KÜNYE
T.C. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Yargılama Yetkisini Kullanan T.C.
- Mercii
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/213
- Karar No
- 2024/654
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
Karar Metni
1.278 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/213 Esas
KARAR NO : 2024/654
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 22/03/2024
KARAR TARİHİ : 22/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı şirket arasında mevcut 01/05/2023 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkilince davalıya ait "zirve soğuk baklava" ünvanlı baklava ürünlerinin satıldığını, bayilik sözleşmesinin sözleşmenin fesih nedenleri bölümünde bayinin bu mukavalede yazılı hükümleri ihlal etme veya bayinin mukaveleyi hitabından evvel fesih etmesi veya şirketin bu makaveleyi hitabından evvel fesih etmesi halinde bayii şirkete cezai şart olarak 50.000-TL ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder hükmü bulunduğunu,
müvekkili tarafından bayilik sözleşmesine aykırı hareket edilmemesine karşın davalı tarafından müvekkiline hitaben keşide edilen .... ... ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin sözleşme şartlarına riayet etmediği, müvekkilinin marka şartlarına uymayarak sözleşmenin fesh edilmesine rağmen müvekkilinin markaya ait tabelaları kullanmaya devam ettiği gerekçesiyle cezai şartın ödenmesine yönelik ihtarname keşide edildiğini, icra takibine ve davaya konu 50.000,00-TL tutarlı 01/05/2023 tanzim tarihli 15/09/2023 vade tarihli senedin teminat senedi olduğunun açık olup,
ihtarnamenin 15/12/023 tarihinde keşide edilmesi sonrasında dava konusu bononun 17/12/2023 tarihinde takibe konulduğunu, bayilik sözleşmesinin düzenleme tarihi ile bononun düzenleme tarihinin aynı olup, müvekkilinin bayilik sözleşmesinin imzalandığı gün davalıdan mal almasının mümkün olmadığını, teminat senetlerinin illet, mücerret olmayıp, sebep ile bağlı olması nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus icra yoluna başvurmayıp ilamsız icra takibine veya alacak davasına konu edilebileceğini, senedin teminat senedi olması nedeniyle davalının cezai şart gerektirecek olguların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunu ispatlaması gerektiğini,
müvekkilince bayilik sözleşmesine aykırı hareket edilmemesi sebebiyle cezai şartın doğmadığını, bonoda malen kaydı bulunmasına karşın müvekkilinin davalı şirkete mal karşılığı borcu bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında bayilik sözleşmesi gereği mal alış verişi olduğunu, davalının müvekkiline Zirve Soğuk Baklava ürünleri sattığını, müvekkilinin ise satış bedelini davalıya ödediğini, davalıya bonoya dayalı herhangi bir borcu bulunmadığını, mal satışları karşılığında fatura bedellerinin davalıya ait banka hesabına gönderildiğini,
her iki taraf tacir olmakla bu hususun taraflar arasındaki ticari ilişki de dikkate alındığında kesin delil niteliğinde olan ticari defterlerin incelenmesi ile mümkün olunduğunu belirterek, yapılacak yargılamada taraflar arasındaki sözleşme kapsamında cezai şart için düzenlenen senedin teminat vasfı taşıdığını ancak aksine kanaat getirilse dahi bonoda malen kaydı bulunmakla müvekkillerinin mal alışları karşılığında davalıya hiç bir borcunun bulunmadığını, bu hususun ticari defterlerin incelenmesi ile anlaşılacağını belirterek,
... ... ... esas sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile icra takibine dayanak 50.000,00-TL tutarlı 01/05/2023 tanzim tarihli 15/09/2023 vade tarihli bononun iptaline ve müvekkili yararına haksız takip nedeniyle %20'den az olmamak kaydıyla haksız takip tazminatına hüküm olunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile müvekkili şirket arasında düzenlenen 50.000,00-TL tutarlı, 01/05/2023 tanzim tarihli, 15/09/2023 vade tarihli bononun ödeme günü geldiğinde davacının müvekkilini oyalamaya başladığını, iyi niyetle verilen süre sonrasında istiyorsan icra takibi yap şeklinde beyanda bulunması üzerine bononun icra takibine konulduğunu, bononun üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, bedelsizlik iddiasına ilişkin olarak ileri sürülen nedenlerin takibe konu senet ile bir ilgisi bulunmadığını, takibe konu bononun kambiyo senedi vasfında olduğundan,
ispat yükümlülüğünün davacıya ait olup, davacının borçlu olmadığını, usulüne uygun yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davacı yanın bedelsizlik iddiasına soyut ve maddi gerçeğe aykırı nedenlere dayandırmış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, Yargıtay ilamlarının da bu yönde olduğunu, davacının iddialarını ispatlar delil sunamadığını, söz konusu davada senet davacı tarafından talil edildiğinden ispat külfetinin de davacıda olduğunu, ticari defterlerin ya da banka kayıtlarının incelenmesinin davayı aydınlatmayacağını,
bu nedenle davacı yanın ticari defter inceleme talepleri de dahil olmak üzere tüm taleplerinin reddi gerektiğini, kötü niyet tazminat taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit davasına ilişkindir.
Davacı vekili ... ... ...
Esas sayılı takip dosyasında müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, dosya borcunun icra veznesine yatırıldığını ancak takip dosyasına dayanak senedin taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında tanzim edilmiş teminat senedi olduğunu, söz konusu hususun sözleşme tarihi ile senedin düzenlenme tarihinin aynı olmasından da rahatlıkla anlaşılabileceğini, bunun yanı sıra senette "malen" kaydı bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını beyan ederek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir ibarenin senet metninde olmadığını, bu nedenle senedin teminat senedi olarak kabulünün olanaksız olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve senet incelenmiştir.... ... ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davalının, davacı aleyhine 18/12/2023 tarihinde 50.000,00 TL asıl alacak ve 4.380,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 54.380,00 TL alacak yönünden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak "50.000,00 TL bedelli, 01/05/2023 tanzim tarihli, 15/09/2023 vade tarihli senet"in gösterildiği, bu kapsamda örnek 10 ödeme emrinin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve davacı tarafından takibe itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği görülmüştür.
Bilindiği üzere, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıda olup, davalı iddia ettiği alacağın varlığı ve miktarını ispat etmek durumundadır. Ancak davalının alacağı borçlunun imzasını taşıyan bir belgeye dayanmakta ise, ispat yükü bu kez davacı borçluya geçmektedir. Borçlunun talep edilen alacaktan dolayı borçlu olmadığını ispat etmesi gerekir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki somut dosya incelendiğinde, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun ... ... ... tarihli ve 50.000,00 TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, senedin taraflar arasındaki bayilik sözleşmenin teminatı olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davacı takibe konu senedin taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini ve bedelsiz olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı taraf ise senedin teminat senedi olmadığını savunmuştur. Mahkememizce öncelikle senedin ticari defter ve kayıtlara ne şekilde kaydedildiği noktasında araştırma yapılmış ve tarafların ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla incelenmiştir. Alınan bilirkişi raporuna göre, tarafların ticari defter ve kayıtlarında takibe dayanak senedin kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Bu tespitin ardından Mahkememizce takibe dayanak senet incelendiğinde, senedin üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin ibarenin bulunmadığı görülmüştür. Kaldı ki, senedin üzerinde teminat senedi olduğunu gösterir ibare bulunması da tek başına senedin teminat senedi olduğunu ispata yeterli değildir. Zira, senedin teminat senedi olduğunun kabulü için yazılı sözleşmede senede açıkça atıf yapılması, atıfta senedin, vade ve tanzim tarihleri ile miktarının belirtilmesi gereklidir.
Diğer bir ifadeyle senedin sözleşmede somutlaştırılması gerekir. Taraflar arasında çekişmesiz olan ve dosyaya sunulan 01/05/2023 tarihli sözleşme incelendiğinde, sözleşmede senetle ilgili hüküm bulunmadığı görülmüş ve bu kapsamda dava konusu senedin teminat senedi olarak verildiğinin kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Davacı senedin teminat senedi olmasını sözleşme tarihi ile takibe dayanak senedin tanzim tarihinin aynı olmasına dayandırmışsa da, yukarıda açıklandığı gibi bu husus tek başına senedin teminat senedi olarak verildiğini kabule yeterli değildir.
Keza davacı senet üzerindeki "malen" kaydının da davalıya borcu olmadığını ispatladığını ileri sürmüşse de, senetteki "malen" kaydının senetteki temel ilişkini varlığını ve düzenleyenin bu ilişkiye dayanarak mal aldığını, dolayısıyla senedin karşılıksız ve bedelsiz bir senet olmadığını göstermesi nedeniyle davacının iddiaları bu yönüyle de dikkate alınmamıştır.
Sonuç itibariyle, davacı teminat iddiasını yazılı delillerle ispat edememiş ve Mahkememizce davanın reddine yönelik olarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... ¸ Hakim ... · ¸
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/213, K. 2024/654, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama