KÜNYE
Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/50 Esas - 2024/519
- Esas no
- .... Esas
- Karar no
- ....
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacılar
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- ....
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 19/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/10/2024
Karar Metni
1.633 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.05.2022 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış.... plakalı motorsiklet sürüci davacıların desteğ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında....'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücü: kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile...Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile açılan dava sonucu araç sürücüsünün ceza aldığını, davalı sigorta şirketinin davacıların zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 100,00.-TL olmak üzere toplam 400,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmemesi nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, hesaplamanın genel şartlarda öngörülen esaslara göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile müteveffanın kusurlu olduğunun belirlendiğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, ceza dosyasının celbi gerektiğini, davacı tarafça eksik evrakla başvuru yapıldığından temerrüdün gerçekleşmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
Bilirkişi raporu,.... Mahkemesinin.... Esas sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/05/2022 tarihinde davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı sürücü .... sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın yaya olan davacılar murisi....'a çarpması sonucunda ölümüne sebebiyet verdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik HMK'nın 107 vd.maddeleri gereğince belirsiz alacak olarak; murisin eşi....için 100,00 TL, oğlu... için 100,00 TL, annesi....için 100,00 TL ve babası.... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.
Davacı vekili daha sonra talebini 11/06/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile; murisin eşi.... için 712.658,20 TL, oğlu .... için 70.144,10 TL, annesi... için 153.560,76 TL ve babası ...için 112.118,09 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince; ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır.
Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, ...
Esas,.... Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır.
Yine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 ve 85.maddeleri incelendiğinde, işletenlerin, bu Kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, zorunlu mali sorumluluk sigortasının ise; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, davalı sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMMS) sıfatıyla bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır.
Dosya kapsamı incelendiğinde; dava konusu trafik kazasına karışan,... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının 29.10.2021-29.10.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiği, kaza tarihi itibarıyla poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin ölüm halinde kişi başına 2.500.000,00.-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak tarafların kusur durumlarının tespiti bakımından kusur bilirkişisi.... tarafından düzenlenen 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile;.... plakalı araç sürücüs....’ın.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 52/a (Sürücüler: Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 101/a (Sürücüler;
kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya ve hemzemin geçitlerine, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.) maddeleri gereği % 25 oranında, müteveffa yaya ...'ın ise.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 68/1-b-1(Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yayalar, bu yerlerden geçerken. Yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde, geçitte yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak zorundadırlar.) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 138/b-1(Karşıdan karşıya geçişler.
Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayalar, taşıt yolunu yaya ve okul geçidiyle kavşak giriş ve çıkışlarından geçmek zorundadırlar. Yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak zorundadırlar.) maddeleri gereği % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
... Mahkemesinin...E. sayılı dosyası ile; dava konusu kazaya karışan araç sürücüsü.... aleyhinde “Taksirle Ölüme Neden Olma” suçu nedeni ile açılan ceza davasının yargılaması sonucunda; taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi ve değeri, sanığın meydana gelen kazada tali düzeyde kusurlu olması ve dolayısıyla taksire dayalı kusurun yoğunluğu gözönüne alınarak sonuç olarak sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, karar kesinleşmiştir.
Müteveffanın mesleğine ve/veya gelir durumuna ilişkin olarak davacı tarafça bir delil sunulmadığı gibi, 02.04.2024 tarihli duruşmada, davacı vekili tarafından müteveffanın gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğunu beyan etmiş olması nedeniyle hesaplamada asgari ücret esas alınmıştır.
Aktüer bilirkişi... tarafından düzenlenen 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; dosya kapsamında yer alan deliller ve TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak yapılan hesaplamaya göre; dava konusu trafik kazası nedeniyle; murisin eşi davacı ...ın 712.658,20 TL, oğlu davacı....nin 70.144,10 TL, annesi davacı...nin 153.560,76 TL ve babası davacı....'nın 112.118,09 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının bulunduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma (maddi) tazminatı istemine ilişkin olduğu, 24/05/2022 tarihinde davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı sürücü .... sevk ve idaresinde olan .... plakalı aracın yaya olan davacılar murisi....a çarpması sonucunda ölümüne sebebiyet verdiği, alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olan.... plakalı araç sürücüsü...'ın %25 oranında, davacılar muris....ın ise %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği,
murisin kaza tarihi itibariyle gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğu, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen hesap raporunda ise; dava konusu trafik kazası nedeniyle; murisin eşi davacı ....'ın 712.658,20 TL, oğlu davacı...nin 70.144,10 TL, annesi davacı....'nin 153.560,76 TL ve babası davacı ...'nın 112.118,09 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının bulunduğunun belirlendiği anlaşılmakla,
davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi nedeniyle TBK'nın 53 ve 2918 sayılı KTK'nın 91 ve 85.maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti (2.500.000,00.-TL) ile sınırlı olmak üzere sorumlu olması nedeniyle dava dilekçesi ve talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip.... · e-imzalıdır Hakim.... · e-imzalıdır
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/50, K. 2024/519, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama