KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/50 Esas - 2024/309
- Esas no
- 2024/50
- Karar no
- 2024/309
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
2.222 kelime·11 dk okuma·11 bölüm
Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. ... : 2- ...
DAVA
Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2024
KARAR TARİHİ : 10/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2024
TALEP
Davacı vekili 05/02/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin "..." esas unsurlu seri marka oluşturacak şekilde tescilli markaları bulunduğunu, davalı şirketin bu seri markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun .... (...) ilânı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini,
fakat söz konusu kararın yerinde olmadığını; zira, dava konusu edilen markanın tescili kapsamına giren 03 ve 05. sınıflardaki "ağartma ve temizlik amaçlı maddeler" ve "kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler" emtiaları ile davacının “...”lu seri markalarının tescilli olduğu emtiaların benzer/türdeş olduklarını, ayrıca bu emtiaların davacının temel faaliyet alanlarını oluşturduğunu, taraf markalarının esas unsuru olan “...” ve “...” ibarelerinin de yakın benzer olduğunu, zira aralarında tek bir harf farklılığının olduğunu, dolayısıyla taraf markalarının görsel,
işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunun kabulünün gerektiği, davacının Türkiye pazarındaki temizlik kağıtları kategorisinin öncüsü ve pazar liderlerinden olduğunu, davalının “...” ibaresini dava konusu edilen emtialarda markasal hüviyette kullanması halinde davacı tarafından "..." ibareli markaları ile yaratılmış olan olumlu algıdan haksız bir şekilde faydalanmasının ve tüketici nezdinde iltibas yaratmasının son derece muhtemel olduğunu, davalının marka tescil isteğinin, müvekkilinin ... tarafından da tanınmışlığının kabul edilerek ilgili sicile şerh edilmiş olan seri markaları arasına sızma girişimi olduğunu ileri sürerek,
... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı ve "..." ibareli markanın tescili halinde 03. sınıftaki "ağartma ve temizlik amaçlı maddeler" ve 05. sınıftaki "kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler" emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının itirazlarına/davasına mesnet aldığı "..." ibareli markalar ile dava konusu edilen “...” ibareli markanın görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, ortalama tüketicilerin dava konusu edilen markayı davacının tescilli markalarından ayırt edebileceklerini, davacı tarafından somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/5 hükmündeki koşulların sağlandığının da ispat edilemediğini ve alınan Kurum kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesi davalı firmaya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı firma davaya cevap vermemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1 ve 6/5'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. İptali istenen ... kararının davacıya 07/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 05/02/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
Davalı firmanın 01, 02, 03, 04, 05, 29, 30, 31, 32 ve 41. sınıflara giren emtialarda kullanılmak üzere dosyaladığı "..." görselli marka başvurusunun tescil edilmek üzere ...’de ilanı üzerine davacının SMK m. 6/1, m. 6/5 ve m. 5/1(ç) hükümlerine ve ..., sayılı markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, bu itirazı inceleyen ...’nın, 12.12.2022 tarihli ve ... sayılı kararı ile, markalar benzer görülmediğinden, davacının itirazını tüm gerekçeleri ve mesnet alınan tüm markalar yönünden bütünüyle reddettiği, bunun üzerine davacının itirazını bu sefer SMK m. 6/1 ve m. 6/5 hükümlerine ve aynı markalara dayalı olarak tekrar ettiği, bu itirazın da ...’in ... ’nun huzurda dava konusu edilen 27.11.2023 tarihli ... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
... ...'in ... sayılı kararında;
"...
Yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. Kararlara karşı dava açılması: ... itiraz işlemleri ile ilgili nihai kararlarına karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili mahkemede dava açılabilir." şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (...) 01, 02, 03, 04, 05, 29, 30, 31, 32, 41. sınıflar.
Davacı Mesnet Markaları "...", "... ... (....) 03, 05, 16, 24. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 26/06/2024 havale tarihli raporda özetle;
"1) Davacının .... sayılı markaları haricinde kalan markaları özelinde, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik olduğu,
2) Davalının markasının kapsamına alınmak istenilen ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği,
3) Davalının markasının kapsamına alınmak istenilen ve dava konusu edilen emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin, bunları satın alırken yüksek olmadığı,
4) Bu değerlendirmelerden dolayı; davacının muhtelif markaları özelinde, dava konusu edilen tüm emtialar açısından, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin/ karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
5) Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalının markasının dava konusu edilen emtialar yönünden tesciline/hükmüne engelinin/etkisinin olabileceği,
6) Dava konusu edilen 27.11.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının, dava konusu edilen emtialar yönünden, (4) ve (5) nolu bentlerdeki değerlendirmeler ile çeliştiği/uyumlu olmadığı,
7) Davacının kısmi hükümsüzlük talebinin, (4) ve (5) nolu bentlerdeki değerlendirmeler ile uyumlu olduğu,." ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 01, 02, 03, 04, 05, 29, 30, 31, 32, 41'inci sınıflardaki:
"03: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri.
05: Kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı taraf huzurdaki davaya davalının markasının kapsamına giren emtialardan sadece yukarıda belirtilenleri (03 ve 05. sınıf) konu etmiş olduğundan, sadece bu emtialar belirtilmiş ve dosya kapsamında değerlendirmeler de sadece bu emtialar esas alınarak yapılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "...." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 03, 05, 16, 24'üncü sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Bu kapsamda; davacının muhtelif markalarının tescilli olduğu 03, 05 ve dahi 16. sınıflara giren emtialar ile dava konusu edilen emtialar aynı/benzer/türdeş emtialar olduğu görülmüştür. Zira bu emtialar benzer alıcılara hitap ederler, benzer ihtiyaçları giderirler, satış yerleri ve dağıtım kanalları aynıdır, birbirlerini tamamlayıcı veya birbirleri yerine ikame edilebilir nitelikleri vardır. Sonuç olarak somut uyuşmazlıkta; davacının muhtelif markaları özelinde, davalının markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen tüm emtialar yönünden emtia ayniyeti/ benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Belirtilen husus dâhilinde somut olayda, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen ve dava konusu edilen emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen seviyesi incelendiğinde; temizlik, kişisel bakım ve hijyen ile ilintili bu emtialar nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerdir ve hitap ettikleri tüketicilerin markaları aynı anda incelemeye tabi tutmaması, küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde incelememesi,
sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışması nitelikleri de gözetildiğinde, bu emtiaların hitap ettiği hedef kitlenin, bu emtiaları satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin yüksek olmadığı değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkışında mal ve hizmetler arasındaki daha az bir benzerliğin markalar arasındaki daha yüksek bir benzerlik düzeyi ile dengelenebileceği kabul edilmektedir.
Somut olay açısından bakıldığında; davacı markalarının "..." esas unsurlu olduğu, davalı markasının ise "..." ibaresinden meydana geldiği, davacının ... sayılı markaları haricinde kalan markaları özelinde, karşılaştırılan markalar arasında, esas/tek unsurları yönünden, görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik olduğu, bu benzerliğin;
potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yaptıkları ve bu nedenle de markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları gerçeği de gözetildiğinde, davacının “...”lu bu markalarını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...”lu markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu değerlendirilmiştir.
Ayrıca, davacının bu markalarının, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen ve dava konusu edilen emtialar ile aynı/benzer/türdeş emtialar yönünden tescilli olduğu ve bu emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin de yüksek olmadığı tespit edildiğinden, bu emtialarda “...” ve “...” ibarelerinin markasal hüviyette farklı kişi ve kuruluşlar tarafından kullanılması halinde tüketicilerin söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu,
tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamaları halinde bile, her iki markanın sahibi arasında idari/işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünebilecekleri, davalının markasının, davacının hedef pazarındaki tüketici/müşteri kitlesi nezdinde karışıklık yaratabileceği değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak somut olayda; davacının .... sayılı markaları haricinde kalan markaları özelinde, dava konusu edilen tüm emtialar yönünden, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin/karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının diğer markaları yönünden ise bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, her ne kadar davacının “...” markasının ... tarafından ... sayı tahtında “tanınmış marka” statüsüne alındığı anlaşılıyor ise de ... içtihatlarında vurgulandığı üzere; bir markanın tanınmışlık özelliği sabit bir olgu değildir ve herhangi bir davada dayanılan markanın tanınmış olduğunun ileri sürülmesi halinde, her bir somut olayda o markanın tanınmış olup olmadığı ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerekir.
Somut olayda ise, davacı taraf “...” markasının tanınmışlığına ilişkin dava/marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunmamıştır. Ancak, “...” markasının ev tüketimine yönelik kağıt sektöründe tanınmışlığı, dosya içeriğinde yeterli delil olmasa dahi, herkes tarafından bilinen fiili bir olgu olduğundan, bu tanınmışlık göz ardı edilerek somut uyuşmazlığın ele alınması da mümkün görülmemektedir.
Bu halde somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markaların benzer olması nedeniyle, davalının “...” ibaresini, davacının “...” markasının tanınmış olduğu, ev tüketimine yönelik kağıt sektörüyle yakın ilişkili/ilintili, temizlik malzemeleri ve hijyen sektöründe kullanması halinde, haksız bir yararın sağlanması,
tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşebileceği ihtimalinin söz konusu olabileceği, bu nedenle davalının bu ilintili sektörlerdeki markasal kullanımının davacı ile ilişkilendirilebileceği göz önüne alındığında, dava konusu edilen emtialar özelinde, davalının davaya konu markasının, davacının “...” markasının bu sektörel tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi ve ayırt ediciliğini zedelemesi durumlarından birinin oluşabileceği değerlendirilmiştir.
3. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 ve 6/5 maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, ancak dava konusu edilen ... sayılı markanın karar tarihinde henüz tescil edilmediği anlaşıldığından, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır. Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 916,00.-TL · Posta Masrafı 935,00.-TL · Bilirkişi Ücreti 7.500,00.-TL · Toplam 9.351,00.-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/50, K. 2024/309, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama