KÜNYE
Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/300 Esas - 2026/189
- Esas no
- 2025/300 Esas
- Karar no
- 2026/189
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/04/2025
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
25/05/2017 tarihinde, davalı şirkete sigortalı ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında araçta yolucu olarak bulanan müvekkilinin yaralandığını ve tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, malul/sakat kaldığını, 18/03/2025 tarihinde davalı şirkete başvuru yapıldığını ancak bir sonuç alınmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de sonuç alınamadığını belirterek,
müvekkili için fazlaya dair dava ve talep hakları ile HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca ileride dava harcını artırarak dava değerini yükseltme saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının emniyet kemeri kullanmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla haksız bakıcı gideri talebinin reddi gerektiğini, kazazedenin maluliyetine istinaden herhangi bir bakıcı giderinin meydana gelemeyeceğinin ortada olduğunu, kazazedenin maluliyet oranının %69'un üzerinde olmadığını, bu nedenle huzurdaki uyuşmazlıkta herhangi bir bakıcı giderinin doğmayacağını, davacı tarafından talep edilen bakıcı gideri zararı yönünden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili 27/03/2026 tarihli dilekçesinde özetle; mahkememiz nezdinde görülmekte olan davada davalılar ile sulh olunduğunu, davadan feragat ettiklerini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili 16/03/2026 tarihli dilekçesinde özetle; davacı vekili ile akdedilen 12/03/2026 tarihli ibraname çerçevesinde sulh olunduğunu, davacı vekilinin davadan feragat etmesi halinde taraflarınca da, hiçbir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunulmayacağını, maddi tazminat yönünden hükmedilecek arabuluculuk ücretinin müvekkili şirket üzerinde bırakılmasını talep ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HMK'unun 307.maddesi uyarınca, davacı vekilinin vekaletnamesinde bulunan feragat yetkisine dayanarak davadan feragat etmiş olması nedeniyle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup, 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 22.maddesinde düzenlenen, "davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır," hükmü doğrultusunda, ön inceleme aşaması tamamlandıktan sonra feragat edildiğinden, karar ve ilam harcının 2/3' sinin alınmasına dair, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/300, K. 2026/189, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama