İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/169 K.2022/113

Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 01/04/2022 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2021/169Karar2022/113Tarih31 Mart 2022Okuma11 dk · 2.148 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
31 Mart 2022
Esas No
2021/169
Karar No
2022/113
Hakim
... ...
Katip
... ...
Dava
Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali
Dava Tarihi
14/06/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.148 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 01/04/2022 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin 1990 yılından günümüze kadar kesintisiz ve fasılasız olarak .... ibareli markanın kullanıldığını, eskiye dayalı kullanımlarına istinaden rüçhan hakkının bulunduğunu, müvekkilinin markasını yoğun şekilde kullanarak ayırt edici nitelik kazandırdığını, başvurunun seri marka izlenimi yaratacağını, davalının başka bir ibare seçme imkanı varken bunu seçmesinin haksız rekabet olduğunu, kötüniyet göstergesi olduğunu, ...numaralı marka başvurusunun da reddedilmesi gerektiğini, davalının ...GROUP olarak faaliyet gösterdiğini,

müvekkilinin ulusal çaptaki tanınmışlığından faydalanmak için ... ifadesi ile başvuru yaptığını, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, önemli harcamalar yaptığını, ulusal çapta başarılar elde ettiğini ve ulusal gazetelere haber olduğunu, başvurunun usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ederek, ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı TÜRKPATENT vekili cevaplarında özetle; somut olayda davalı markasının başvuru tarihinin 18.03.2020 olduğunu, davacıya ait olan ve itiraza mesnet gösterilen 2020/57020 nolu başvurunun ise 03.06.2020 tarihli olduğunu, Bu sebeple sonradan kayıtlara girmiş bir markanın SMK 6/1 kapsamında dikkate alınmasının mümkün olmadığını, SMK 6/3 kapsamında ise markaların benzer görülmediğini, benzer olmayan markalar hakkında herhangi bir eskiye dayalı kullanımın söz konusu olamayacağını, davalı tarafın ilgili hizmetler üzerindeki markasal kullanımının davacının kullanımından daha eskiye dayandığının tespit edildiğini,

somut olayda ise dava konusu marka başvurusu ile davaya mesnet gösterilen markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu olayda tanınmış markadan kaynaklı bir tescil engelinin bulunmadığını, kötüniyetli marka sahibinin amacının, kendisine fayda sağlamaktan ziyade, üçüncü kişilere zarar vermek olduğunu, Türk hukuku bakımından da, sırf başka kişiye zarar verme saikiyle hakkını kötüye kullanan kişinin dürüstlük kuralına aykırı hareket etmiş sayıldığını, bu hususlar ispatlanmadan yapılacak her türlü kötüniyet iddiasının redde mahkûm olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ifade ederek,

davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şahıs vekili cevaplarında özetle; her iki markasının esas unsurunun ...ibaresi olduğunu, işitsel olarak kulağa aynı şekilde hitap ettiğini, görsel olarak çok bir benzerlik söz konusu olmasa da bütünsel değerlendirme yapıldığında markaların benzer olduğunu, davacının müvekkili ile aynı mal ve hizmette faaliyet gösterdiğini, davacı markasının müvekkili markasıyla asıl olarak benzerlik taşıdığını, SMK 6/1 iddiasında müvekkilinin bulunabileceğini, müvekkilinin davacıdan önce önceye dayalı olarak .... markasını kullandığını,

davacının müvekkilinin markasına itiraz etmesi ve sunduğu önceye dayalı kullanıma ilişkin deliller sonucu itirazının kabul edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından verilen karara itiraz dilekçesinde müvekkilinin davacıdan da daha önce önceye dayalı kullanımının bulunduğunu ispatladığını, dolayısıyla YİDK aşamasında müvekkili itirazının kabul edildiğini, davacının tanınmış marka olmadığını, tanınmışlığını ispatlayacak delil sunmadığını, davacının kötüniyet iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin söz konusu marka ile yeni faaliyetinin bulunmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

GEREKÇE

Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, YİDK kararının yerinde olup olmadığı, davacının önceye dayalı kullanım, kötü niyet ve tanınmışlık itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının ...sayılı "...." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.

Dava konusu, davalının ...sayı ve "...." ibareli marka için 18/03/2020 tarihinde 36.,03.Sınıf mal/hizmetleri kaplayacak şekilde tescili için başvuruda bulunduğu, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, başvuruya karşı davacı tarafından 6/1 6/3, 6/5 ve 6/9 maddeleri gerekçe gösterilerek dava dilekçesindeki iddialarla paralel olacak şekilde itirazda bulunulduğu, Başvuru sahibinin ise “redde gerekçe markanın kendi markalarından daha sonra başvurusunun yapıldığı, markaların benzer olmadığı, itiraz sahibinin “Sigorta hizmetleri.

Finansal ve parasal hizmetler. Gümrük müşavirliği hizmetleri.

Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri.” Sınıflarında müracaat ettiği, bir kısım hizmetin davalının tescilini talep etmiş olduğu emtiaları ile çakıştığından “Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri” emtialarının çıkartılmasına karar verildiği, başvuru sahibinin dava başvurusuna bu sebeple itiraz etmediği, başvuru sahibinin kuruluş tarihinin 2002 yılına ait olduğu ve 2002 yılından bu yana kullanıldığının da vergi levhasında açıkça görüldüğü, davalı başvuru sahibinin Muğla ilinde faaliyet gösterdiği,

muteriz firmanın vergi levhasının 01.01.2008 yılına ait olduğu ve başvuru sahibinin kuruluşundan 6 yıl sonra olduğu, başvuru sahibinin 2004 yılında ...

Komisyonculuğu kursuna katılarak belge aldığı, davacı muterizin ise sertifikasının 2008 yılına ait olduğu, başvuru sahibinin Esnaf ve Sanatkâr Sicil Tasdiknamesinde işyeri adının “....” olarak yazıldığı, muteriz firmanın ise yalnızca “ALANYA ....” olarak geçtiği, başvuru sahibinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının 22.11.2002 tarihli olduğu, davacı muterizin işyeri açma ve çalışma ruhsatı bilgilerinde ... isminin yer aldığı, ruhsat tarihinin 10.01.2013 tarihi olduğu, davalının 2002 yılında markasını kullanmaya başladığı dolayısıyla ön hak sahibinin kendisi olduğu” vb. gerekçelerle karşı görüş sunduğu,

İtirazları değerlendiren MDB 18.12.2020 tarihli kararında SMK 6/3 itirazını haklı görerek başvuru markasının reddine karar verdiği, Karara başvuru sahibi itiraz ederek 2002 dahil olmak üzere çeşitli yıllara ait fatura suretleri ile çeşitli deliller sunduğu, davacı muteriz ise aynı gerekçelerle karşı görüş sunduğunu beyan ettiği ve itirazı değerlendiren TÜRKPATENT YİDK’nın ... sayılı kararında;

(…) başvuru sahibinin ilgili hizmetler üzerindeki kullanımlarının muterizin kullanımlarından eski tarihli olduğu anlaşıldığından Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen ret kararının yerinde olmadığı kanaatine varılmış ve başvuru sahibi itirazının kabulü gerekmiştir” gerekçeleri ile itirazın kabulüne ve ret kararının kaldırılmasına karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Davacının Marka İşlem Dosyasındaki Delillerinin, 125 sayfa çeşitli yıllara ait fatura sunulmuş ancak fiziki doldurulan bir kısım faturanın tarihi ve açıklama kısımları okunamadığı, bundan ayrı olarak fiziki yazılı olan faturalarda “başında ...boncuğu görseli ile birlikte ....” markasal kullanımı mevcutken e-faturalarda markasal kullanıma rastlanılmadığı;

Davalının Marka İşlem Dosyası içindeki Delillerinin, Bodrum Esnaf Ve Sanatkârlar Odası, Muğla Emlakçılar Odası (Medeo) Bodrum Emlakçılar Derneği (Bemder) Üyelik Ve Yetkilendirme Yazı Ve Belgeleri (davalının 2002 yılında faaliyete başladığına dair vb. dernek üyesi olduğuna dair evraklar, kimlik kartı sureti vs.), İş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı, faaliyet belgesi, Esnaf ve Sicil tasdiknamesi, ...

Danışmanlığı kursu Sertifikası, Vergi levhası, Ön lisans Diploması, Meslek yüksek okulu diploması, serifikalar, Mesleki yeterlilik belgesi, 101 adet fatura sureti, faturalarda “....” markasal kullanımı bulunmakta, 2002, 2003, 2004 gibi çeşitli yıllara ait fiziki doldurulan faturalar ile e-faturalar yer aldığı, e-faturalarda markasal kullanım bulunmadığı, Whois sorgusu, Hürriyet ...’ta 13 yıldır faaliyette olduğuna dair ekran görüntüsü, nazargorup.com site görseli, sahibinden.com üyeliğinde 13. Yıldır üye olduğuna dair ekran görüntüsü, ilanların yayınlandığı siteler, kartvizit görseli vs. bulunduğu anlaşılmıştır.

Kanun hükmü kısaca bir marka başvurusunun “daha önce yapılmış başvuru” veya “tescilli bir marka” ile “karıştırılma ihtimali” bulunması ve “önceki marka ya da başvuru sahibinin itiraz etmesi koşuluyla” başvurunun reddini öngörmektedir. Şu halde, iltibas ya da karıştırma riskinin varlığı için, tescil kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı ya da benzer ve aynı zamanda başvuru ve markanın (işaretlerin) karıştırma ihtimali bulunacak derecede aynı ya da benzer olması gerekir.

Bu çerçevede karıştırılma ihtimalinde kanundaki yasal düzenlemeye göre aranan koşullar: daha önce tarihli yapılmış bir başvuru olması veya tescilli bir markaya dayanılmasıdır.

Buna göre öncelik ilkesi gereğince önceki marka ya da başvuru sahibinin itiraz etmesi üzerine karıştırılma ihtimaline yönelik değerlendirme yapılabilecektir.

SMK madde 6/3’e göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

Buna göre; bir markayı ihdas ve istimal eden kimse, o markanın gerçek sahibidir ve açıklayıcı etkiye sahip olan tescile karşı üstün ve öncelikli hak sağlamaktadır. Bu ilke uyarınca, bir işaret üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olanların itirazı üzerine maddede yazılı koşulların oluşması şartıyla, bu işaretin aynı veya benzeri olan işaretin başkası adına marka olarak tescil edilmesine karşı çıkma veya tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyecektir.

Tescilsiz markaya kanun ile sağlanan koruma hakkı, sadece tescilsiz markanın ilk kez kullanılması ile doğmaz. Aksine, bunun dışında markanın korunmasını haklı kılacak daha temel ve önemli bir sebep bulunmak zorundadır. Bu sebep, tescilsiz olarak kullanıla gelen markanın; belirli bir yer, bölge veya piyasada bilinir hale gelmiş olmasıdır.

Yani hem Türk Patent ve Marka Kurumu uygulamasında hem Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiş ve tescilsiz marka sahibinin kendisinden sonra yapılan tescilleri engelleyebilmesi veya hükümsüzlük davası açarak haksız yapılmış tescilleri ortadan kaldırabilmesi için tescilsiz markanın yoğun kullanımının kanıtlanması gerekmektedir. Kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanma kavramının en temel unsuru işaretin ilgili tüketici kesimi tarafından marka olarak benimsenmesidir.

Benimsenme ile kastedilen kullanıma konu işaretin ilgili tüketici çevresi tarafından teşebbüsün mal veya hizmetine işaret eden bir marka olarak algılanmasıdır.

Bu deliller, işaretin kullanıldığı coğrafi alan, kullanımın niteliği, süresi, işarete yapılan yatırımlar, işaretin pazar payı ve işaretten elde edilen ciro vb. hakkında olmalıdır. Sınırlı sayıda olamamakla birlikte markasal kullanıma ilişkin faturalar, sipariş formları, mali ve finansal tablolar, ticaret odalarının beyanları, medyaya yansıyan haberler, makaleler, reklam ve tanıtıma yönelik belgeler denetlenebilir olmaları kaydıyla delil olarak sunulabilmektedir. Söz konusu delillerin kullanımın yoğunluğu ve süresi ile etkilenen coğrafi alan, kullanımın süresi, pazar payı ve elde edilen ciro hakkında bilgi verebilir nitelikte ve sayıda olmalıdır.

Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

Davacıya ve davalıya ait Marka işlem dosyasına sunulan delillerde davacıya ait birden fazla fatura olduğu, davalı tarafından ise faaliyet belgeleri, faturalar, sertifikalar, vergi levhası, çalıştırma ve işyeri açma ruhsatnamesi gibi pek çok delil (karşı görüş dilekçesi içerisinde ve ayrıca sunulan bir kısım delil davacı ile kıyaslamalı olarak sunulduğu, örneğin vergi levhaları, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı vb. belgelerde tarihler karşılaştırılmıştır.) sunulduğu, sunulan delillerin incelenmesi neticesinde davalının tescilsiz kullanımlarının davacının kullanımlarından daha önceye dayandığı,

dolayısıyla davacının markasının önceye dayalı kullanımına yönelik davalının kullanımının başladığı 2002 yılından daha önce veya daha sonra yoğun kullanımla ayırt edicilik ve bilinirlik kazandığına dair bir kısım fatura haricinde yeterli bir delile rastlanılmadığı, davacının ret gerekçesi markası bakımından gerçekleştirilen yaygın, yoğun kullanımın ispat edilemediğinden m. 6/3 kapsamında ayırt edicilik kazanarak tüketicilerce marka olarak algılanır hale geldiğinin ortaya konamadığı, davalıdan daha önceki tarihlerde öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmıştır.

Marka işlem dosyasına sunulan delillere bakıldığında ise fatura haricinde ve bir itiraz formu içerisinde nerede, ne zaman yayınlandığına dair herhangi bir bilgi içermeyen gazete fotoğrafı dışında tanınmışlığına yönelik bir belgenin bulunmaması karşısında davacı yanın “....” ibareli markasının, tanınmış olduğu ya da kullanım sonucunda yüksek bilinirlik elde ettiği yönünde bir kanaate varılması mümkün olmadığından SMK’nın 6/5 maddesindeki herhangi bir şartın somut uyuşmazlık bakımından gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Marka tescilinin kötüniyetli olup olmadığı incelenirken, kötüniyetli olarak tescil ettirildiği iddia edilen markanın, kötüniyet iddiasında bulunan tarafa ait marka ile birebir aynı olup olmadığı, markanın ne derece yaratıcı ve ayırt edici olduğu, diğer markalardan habersiz olarak tesadüfen tescil ettirilmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, tescilin diğer markanın tanınmışlığından ve ayırt edicilik gücünden, reklam değerinden haksız yararlanmaya yönelik olup olmadığı gibi hususlar yanında, asıl markanın asli ve tali unsurlarının birebir tescil ettirilip ettirilmediği gibi hususlar dikkate alınacaktır.

Davalının kötü niyetli olup olmadığı hususunun belirlenmesinde genel geçer kriterler bulunmamakta, konunun her somut olay bazında değerlendirilmesi gerektiği, doktrine ve yerleşik içtihatlara göre; kötü niyetli tescilden söz edilebilmesi için başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp, yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik bir davranışta bulunmak kötü niyet göstergesi kabul edilebileceği, somut olayda, davacının, davalının kötü niyetle hareket ettiğine dair iddialarının ispatlanamadığı anlaşılmıştır.

Neticede dosya incelendiğinde, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından;

Öncelik ilkesi de göz önüne alınarak davalıya ait marka başvurusu tarihinin davacı markasından daha önceki bir tarihte olması ve davacının benzerlik iddiasına ilişkin itirazının yasal düzenlemede aranan koşulları sağlamaması sebebiyle markalar arasında karıştırılma ihtimaline ilişkin detaya girilebilmesinin mümkün olmadığı, davacının marka işlem dosyasında sunduğu delillerinde tescilsiz marka kullanımına ilişkin iddiasını ispat etmeye elverişli herhangi bir delil sunmadığından çekişme konusu mallarda davalıdan daha önceki tarihlerde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunun ispatlanamadığı,

davacı markasının tanınmışlığını ispata yönelik dosya içerisinde yeterli delile rastlanılmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu, YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Davanın reddine, Alınması gereken 80,70.-TL maktu harçtan peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 21,40.-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

Davalı kurum ve davalı şahıs kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 7.375,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,

Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine (HMK m.333),

Dair, davacı ve davalı kurum taraf vekillerinin yüzlerine karşı, davalı şahıs vekilinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2022

Kâtip

Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/169, K. 2022/113, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/169
Karar No
2022/113
Tarih
31 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/170 K.2022/112
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/170 K.2022/264
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/170 K.2022/109
  • Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/171 K.2022/95
  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/171 K.2022/91
  • İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/171 K.2022/41

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.