KÜNYE
T.C. Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2022
- T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/121 Esas - 2022/352
- Esas no
- 2022/121
- Karar no
- 2022/352
- Hakim
- ..
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av....
- Davalı
- 1- .......
- Davalı
- 2- ....
- Dava
- Marka YİDK Kararının İptali, Hükümsüzlük
- Dava tarihi
- 31/03/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/11/2022
Karar Metni
1.731 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka ... Kararının İptali, Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, dava konusu başvurunun “..” markasına benzediğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin markası ile aynı malları içerdiğini, dolayısıyla dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğunu ifade ederek, dava konusu ... kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesi ile özetle; emtiaların tüketicilerinin farklı anlam, görünüş ve telaffuzdaki davacı ve davalı markalarının aynı ticari kaynağa veya ticari-ekonomik yönden birbiriyle bağlı firmalara ait olduğunu düşünmeyecek kadar makul düzeyde bilgili, dikkatli, gözlemci ve özenli olduğu dikkate alındığında “Serıe pharmaceuticals greece” ibareli başvuru ile davacının “Servıer” ibareli itiraz markalarının karıştırılabilecek veya ilişkilendirilebilecek derecede gerek görsel, anlamsal ve gerekse de işitsel anlamda benzer markalar olmadıklarını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı şirket yasal süresi içerisinde davanın esasına cevap vermediği gibi dava dosyasına bilahare herhangi bir savunma da sunmamıştır.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, davacı iddiaları karşısında Marka Yidk Kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İşlem dosyası tetkik edildiğinde;
Davalı şirket tarafından, 26.10.2020 tarihinde 2....başvuru numarası ile “serie pharmaceuticals greece” ibareli marka için 05. sınıftaki malları kapsayan marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu... ve Marka Kurumu tarafından kabul edilerek 12.01.2021 tarih ve 364 sayılı Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davacı şirket tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz.... tarafından reddedilmiş, davacı şirket tarafından söz konusu ret kararına ...nezdinde yapılan itiraz, Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından incelenmiş ve Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu tarafından...sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, kararın davacıya tebliğ edildiği ve yasal süre içerisinde işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
DEĞERLENDİRMELER
Taraf Markaları Arasında Karıştırılma İhtimalinin Bulunup Bulunmadığı Yönünden Değerlendirme
6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amir olduğu,
6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliği olduğu, markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçileceği, eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verileceği,
Markalar arasındaki benzerlik incelenirken,
* Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları
* Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik,
* Çağrıştırma,
* Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat,
* Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu,
* Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman
kriterleri ele alınacağı,
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılacağı,
Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı
Davalıya ait dava konusu markanın kapsamındaki malların tamamının davacının redde gerekçe markasının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı,
05. Sınıfa ait malların tüketici kitlesinin uzman tüketici olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim, .... 24.2.2021 tarihli kararında “İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; 05. sınıftaki emtialar bakımından söz konusu sınıfın ilgili tüketici kitlesinin uzman tüketici bulunan doktor, eczacı, diş hekimi, ilaç mümessilleri gibi tüketiciler olduğu ve bu tüketiciler açısından taraf markaları arasında 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.” denilmektedir. Söz konusu karar Yargıtay tarafından onanmıştır. Aynı değerlendirme, .. T. 11.4.2016 tarihli kararında da yapıldığı,
Marka İşaretlerinin Benzer Olup Olmadığı
Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, yukarıda da değinildiği üzere, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerektiği, global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacağı, bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel olmadığı, dolayısıyla aslolan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılması gerektiği,
ATAD kararlarından da izlenebileceği gibi, karıştırma olasılığının değerlendirmesi, aslında ileriye dönük bir tetkik olduğu, bu tetkikte; “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılacağı, karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları” ve “davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak, global olarak yapılmalıdır” .
Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilemeyeceği, markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsur olduğu, markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardan olduğu, markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edileceği,
Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davacı yanın redde gerekçe gösterdiği markalar arasında SMK md. 6/1 uyarınca karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacağı,
Dava konusu “ ...ibareli marka beyaz zemin üzerine, mavi renkte, ilk harfi büyük “serie” ibaresi, bu ibarenin altında “pharmaceuticals” ve “greece” ibarelerinin yer aldığı, herhangi bir şekil unsuru içermeyen kelime markası olduğu,
Dava konusu markada yer alan “Pharmaceuticals” ibaresi İngilizce’de “tıbbi ilaçlar”, .... ibaresinin İngilizce’de “Yunanistan” anlamlarına gelen dava konusu mallar bakımından tanımlayıcı, ayırt edici niteliği olmayan veya ayırt edici niteliği zayıf ibarelerden olduğu, dolayısıyla, dava konusu markanın esas unsurunun “serie” ibaresi olduğu,
Davacının “servier” ibareli markası, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, büyük, kalın harflerle “servier” ibaresinin yer aldığı herhangi bir şekil unsuru içermeyen kelime markası olduğu, dolayısıyla, davacı markasının esas unsurunun “servier” ibaresi olduğu,
Dava konusu markanın esas unsuru olan “... ibaresinin İngilizce’de “s...da “diziler” anlamına geldiği, davacı markasının esas unsuru olan “servier” ibaresinin...’da “hizmetkar” anlamına geldiği,
İşaretlerin karşılaştırılması yapılırken, önceki markanın ayırt edicilik seviyesi, kapsamında yer alan emtia bakımından tanımlayıcılık düzeyi ve bunun neticesinde zayıf bir ibare olup olmadığı veya kullanım neticesinde ayırt edicilik seviyesinin artıp artmadığı veya tüketici nezdinde tanınmış bir marka haline gelip gelmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, işaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın veya ayırt edici unsurların etkisi dikkate alınması gerektiği, işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınacağı,
Bu açıklamalar doğrultusunda, davacı markası ile dava konusu marka, marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak karşılaştırıldığında, markalar arasında kavramsal benzerlik bulunmadığı, markaların bütüncül olarak algılanacağı, dava konusu marka ile davacı markalarının esas unsurlarında “ser” ibaresi ortak olarak yer alsa da davacı markasındaki sonra gelen harfler davacı markasını dava konusu markadan işitsel, görsel ve kavramsal olarak belirli düzeyde farklılaştırdığı, zira dava konusu marka beş harfli olmasına karşı davacı markasının yedi harfli olduğu,
bu farklılıkların somut uyuşmazlıkta görsel, işitsel ve anlamsal bakımından dava konusu markanın üzerinde kullanılacağı emtianın tüketiciler nezdinde davacı markaları ile iltibası önleyici mahiyette olduğu, dolayısıyla işletmeler arasında bir farklılığa yol açacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davacının markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı,
Sonuç olarak, her ne kadar belirtilen dava konusu markanın kapsamında yer alan mallar redde gerekçe markanın kapsamındaki aynı/aynı tür/benzer olarak yer alsa da, dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait marka ile davalıya ait dava konusu markanın arasında özellikle ilaçlar bakımından uzman tüketici olan doktor ve eczacılar ile ortalama tüketiciler olan hastalar bakımından iltibas ihtimali bulunmadığı,
zira ilaçların farklı etken maddeleri içermesi ve farklı hastalıkların tedavisinde kullanılması durumunda iltibas oluşmayacağı, aynı etken maddeleri içermesi ve aynı hastalıkların tedavisinde kullanılması durumunda da doktor ve eczacılar gerek eğitim düzeyleri, gerekse sahip oldukları mesleki bilgiye bağlı olarak ilaç markaları yönünden ortalama tüketiciye nazaran çok daha yüksek bir algıya sahip oldukları, bu nedenle iki markayı karıştırmayacakları, ortalama tüketici açısından da ilaç seçiminin tüketicinin insiyatifinde olmadığı, doktorun reçeteye yazdığı ilacın eczaneden alındığı,
ilacın reçetesiz satılması durumunda da ortalama tüketicinin 05. sınıf emtia yönünden daha dikkatli olduğu, bu durumlarda eczacıya rahatsızlığını söyleyerek ilacı istediği ya da istediği ilacın kutusunu getirerek satın alındığı, bu durumda da araya uzman tüketici eczacı girdiği için iltibas ihtimali bulunmadığı, benzer değerlendirmenin markalarda aynı/aynı tür/benzer olarak yer alan sağlık sektörüne ait diğer mallar/hizmetler için de geçerli olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı,
Neticede, Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Dava konusu markanın kapsamında yer alan malların redde gerekçe markanın kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, Dava konusu marka ile davacı markası arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı, Dava konusu marka ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Davacının tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığı, ...Kararı’nın yerinde olduğu, sonuçlarına ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · e-imzalı Hakim... · e-imzalı
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/121, K. 2022/352, 2 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama