KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen ... Esas Sayılı Dosyasında;
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas no
- 2019/365
- Karar no
- 2023/830
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- ... - (TC:...) ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 01/07/2019
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalılar
- 1- ... - (TC: ...)- ...
Karar Metni
5.424 kelime·27 dk okuma·10 bölüm
2- ... - ... ...
VEKİLİ
Av. ... -... DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 19/07/2019
KARAR TARİHİ : 16/11/2023
K.YAZIM TARİHİ : 15/12/2023
Mahkememizde görülen yöneticinin sorumluğuna dayalı tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle. Müvekkili davacı şirketin 28.09.2016 tarihinde şirketin bölünme yoluna giderek davalı ... hisselerini dava dışı ...’a devrederek, bölünme sonucu ortaya çıkan ...
Bilişim A.Ş’ nin %100 hissedarı haline geldiğini, böylece davalı şahıs bölünme yolu ile şirketten ayrıldığı için yönetim yetkilerine de son verildiğini, davalı ...’in bölünme işlemi öncesine kadar şirketi temsil ve ilzam ettiği ve bir fiil şirketi yönettiğini, bazı dönemler itibari ile şirketin temsil ve ilzamı ... ve ...'in münferit imzasına bağlı kılınmış ise de bu dönemlerde de;
şirket faaliyetleri, harcamalar ve gelir getirici işlemler ile ilgili tüm yönetim ve karar verme yetkisinin ...'e ait olduğunu, taraflar arasında tanzim ve imza edilmiş bölünme sözleşmesinin zeyilname ile değişik "Sözleşmeye ilave madde" başlıklı 7. maddesi hükmü gereğince şirketin bölünme anına kadar her türlü iş ve işlemlerinden ...'in sorumlu olduğunu, özetle; şirketin temsili, yönetimi, muhasebesi, satın almalar, iş geliştirme ve benzeri her türlü konuda şirket adına karar alma süreci ve benzeri yönetim, muhasebe ve finansal işleri ile ilgili tüm yönetim ...’in tasarrufunda olduğunu, davalı ...’in ...
Tic. Ltd. Şti. Şirketinin hissedarı ve yetkili müdürü iken, şirket tarafından ... Binasının 21. ve 22. Katlarında bulunan taşınmazların mülkiyeti satın alındığını, Şirket'e ... teslim edilen taşınmazların tüm tadilat işleri ve mobilyalarının alımı için şirket adına ... tarafından, ... İnş. Tic. A.Ş.
İle 08.01.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, Sözleşme bedeli fahiş bir şekilde KDV hariç 2.700.000,00-TL olup, sözleşme konusu işlerin kalem kalem ekli sözleşme metni içinde yer aldığını, bu sözleşmeye konu taşınmazın alanı 766 metrekare olduğunu, ortaklarca şirketin bölünmesine karar verilmiş olup şirket önce nevi değiştirmiş 20.08.2016 tarihinde ortaklarca bölünme sözleşmesi imzalandığını, bölünme işlemi sırasında ortaya çıkan ...
Bilişim Hizmetler, A.Ş.'nin yüzde yüz hissesinin ...'e, bölünen şirket ... A.Ş.'nin yüzde yüz hissesinin ise diğer ortak ...'a ait olacağı kararlaştırılmış ve ... ... Tic. A.Ş.'deki hisselerini ...'a devrettiğini, Ayrıca; bölünme sözleşmesi gereği ... Binasının 21. Ve 22. Katlarında bulunan taşınmazların mülkiyeti ayrılan ortağın sahibi olduğu ... Bilişim Hizmetler A.Ş.ye bırakıldığını, ...
A.Ş. ise bu taşınmazlarda bir süre kiracı sıfatı ile faaliyet gösterdiğini, ancak taşınmazda yaşanan ısınma ve soğutma problemleri nedeni ile kira sözleşmesini feshederek 2018 yılının Haziran ayında başka bir ofise taşındığını, ... A.Ş.
Tarafından kurulan yeni ofis 1850 metre kare büyüklüğünde olup, ... olduğundan taşınma öncesinde şirket burada da a-plus kalitesinde ve sınıfında bir tadilat yaptırmış ve tüm tadilat, mimarlık işleri ve mobilyaların tamamını 2.700.000,00TL'ye mal ettiğini, hal böyle olunca; müvekkil şirket ... Tic. Ltd. Şti.’nin ... yönetiminde iken 2016 yılı Ocak fiyatlarına göre ...
Binasının 21. ve 22. Katlarında bulunan toplam 766 metrekare büyüklüğündeki ofisin tadilat ve mimari ofis harcamaları incelenmiş ve ... tarafından ...’ da bulunan bu ofisin vergiler hariç 2.750.000,00-TL’ye yaptırıldığının görüldüğünü, bu veriler mukayese edildiğinde: 2018 yılı fiyatlarına göre şirketi.
1.850 metrekare büyüklüğünde ... bir ofisin tüm mimarlık hizmetleri, tadilat, uygulama, malzeme, işçilik ve mobilya ve ofis eşyaları dahil 2.700.000,00-TL’ye mal etmiş iken 2016 yılında şirket; ... yönetiminde, 766 metrekarelik bir ofisin tüm tadilat ve mobilyalarını 2.750.000,00 TL’ye mal etmiş olması karşısında arada astronomik düzeyde fark olduğu ve 2016 yılında ofis tadilat ve mimarlık hizmetleri satın alınırken şirketin ... tarafından açıkça ve fahiş miktarda suiistimal edilerek kötü yönetim sonucu zarara uğratıldığı şüphesinin meydana geldiğini, bu doğrultuda müvekkili şirket tarafından ...
D. İş dosyası ile tespit yaptırıldığını ve bilirkişi incelemesi neticesinde ...
Binasının 21. ve 22. Katlarında bulunan taşınmazlarda gerçekleştirilen tadilat ve mimarlık işlerinin bedelinin, tadilatın yapıldığı 2016 yılına ait fiyatlarına göre işin toplam bedeli KDV dahil 1.855.692.09-TL olarak tespit edildiğini, ... tarafından imzalanan sözleşme bedelinin KDV hariç 2.750.000,00 -TL olduğu düşünüldüğünde şirketin fahiş tutarda zarara uğratıldığı aşikar olduğunu, davalı ...' ...' Sebep Olduğu Zararların;
şirket hizmet satın almalarının fahiş fiyatla yapılması kapsamında: Müvekkili şirket 2014 yılında şirket merkezi olarak kullanılmak üzere gayrı menkul alımına. karar verdiği için her zamanki gibi gayrı menkulün nereden alınacağı, ne fiyatla alınacağı hususlarında tüm yetki ve karar mercinin ...’in olduğunu, ... ... A.Ş. ile anlaşma yaparak ...
Binasının 21. ve 22. katlarının satın alınarak şirket merkez binası olarak kullanılmasının uygun olacağına karar verdiğini, bunun üzerine pazarlık görüşmeleri bizzat ... vasıtası ile yapılmış ve satış sözleşmeleri imzalanarak: 30.09.2014 tarihli faturalar karşılığı KDV dahil. 1.770.000,00-TL bedelle. 82 nolu rezidans , 7.316.000.00-TL bedelle; ... no'lu Loft ofis alanları satın alındığını, Satın alınma tarihini izleyen Aralık ayında ise; ... ... İnş. Ltd.
Şti. tarafından müvekkil şirkete 31.12.2014 tarihli ve KDV dahil 708.000,00-TL bedelli fatura kesildiğinin görüldüğünü, bu fatura içeriğinde ise "..." açıklaması yer aldığını, müvekkili şirkete kesilen fatura bedeli piyasa rayicinin çok üstünde olduğunu, gayrı menkullerin alış tutarının toplamı yaklaşık 9.000.000,00-TL olup, emlak hizmet bedeli yaklaşık olarak yapılan satın almanın % 9’u civarında olduğunu, piyasa rayicinin ise azami %2' olduğunu, Bu husus şirketin piyasadan alacağı ...
3(üç) katından fazla fiyatına satın aklığını gösterdiğini, davalı ... bu hizmetin alımı esnasında da kusurlu hareket ederek şirketin zararına yol açtığını, diğer dikkat çekici hususun ise; bu gayrı menkul faturasının 2014 yılı son günü şirket defterlerine işlenip ve takip eden Ocak ayında fatura bedelinin ödenmesine ilişkin banka talimat yazıları bizzat ...’in münferit imzası ile tanzim edilmiş ve ödemenin gerçekleştirilmiş olması olduğunu, 2016 yılında fahiş fiyatla yaptırılan tadilat ve mimarlık hizmetleri sözleşmesi kapsamında: Davalı ...’in yetkisinde ...
İnş. Tic. A.Ş. ile , 08.01.2016 tarihli ve 2.700.000,00-TL bedelli sözleşme imzalanmış ve sözleşme bedelinin tamamı şirket tarafından dava dışı mimarlık ofisine ödetilmiş olduğunu, sözleşme öncesinde konu ile ilgili sözleşme yapılacak mimarlık ofisinin tayini, sözleşme bedelinin tespiti, pazarlık ve benzeri hususların tamamı ... tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısı ile mimarlık sözleşmesi tamamen ... yetkisinde gerçekleştirildiğini, ...
D.İŞ sayılı dosyasından yapılan tespit sonucu ibraz edilen bilirkişi raporu ile zararın ortaya konduğunu, Türk Ticaret Kanunu Limited Ortak müdürlerinin hukuki sorumluluğunu Anonim Şirket ortaklarının sorumluluğunu düzenleyen TTK 553. maddeye atıf yaparak düzenlediğini, (TTK 644), bu bağlamda Limited şirket müdürünün sorumluluğu TTK 395, 396, 555, 556, 557, 560 ve 561. maddelerde düzenlenmiş olup, Anonim Şirketlere ilişkin hükümlerin Limited Şirketlere ve bunun doğal sonucu olarak Limited şirket müdürünün şirket adına yaptığı tüm işlemlerin sorumluluğunda da uygulanacağına hükmettiğini belirterek.
TTK’ nun 369, 395, 553 ve devamı maddeleri de dikkate alınarak şimdilik 300.000,00 TL zarar taleplerinin kabulüne, alacak taleplerine dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen ... Esas sayılı dosyasında dava dilekçesi özetle. Müvekkili şirketin 22/08/2008 tarihinde kurulduğunu, ... ve ...'in kurucu ortak olduklarını, 31/08/2016 tarihinde şirkette nevi değişikliği yapıldığını, 28/09/2016 tarihinde ise kısmi bölünme yoluna gittiğini, davalı ... tarafından hisselerinin dava dışı ...'a devredildiğini, ...
Bilim A.Ş.'nin %100 hissedarı haline geldiğini, ...'in bölünme yoluyla şirketten ayrıldığını ve yönetim yetkilerine de son verildiğini, şirketin temsili, yönetimi, muhasebesi, satın almalar, iş geliştirme ve benzeri her türlü konuda şirket adına karar alma süreci ve benzeri yönetim, muhasebe ve finansal tüm yönetimci ... tasarrufunda olduğunu, davalı ... ... davacının yetkili müdürü iken şirket tarafından ...
Binasının 21. ve 22. katlarında bulunan taşınmazların mülkiyetinin satın alındığını, şirkete ... teslim edilen taşınmazların tüm tadilat işleri ve mobilyalarının alımı için şirket adına ... tarafından ... İnş. Tic. A.Ş. ile 08/01/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin fahiş bir şekilde KDV hariç 2.700.0000,00 TL olduğunu, sözleşme konusu işlerin kalem kalem ekli sözleşme metni içinde yer aldığını, taşınmazın alanının 766 metrekare olduğunu, ...
D İş dosyasında bilirkişiler tarafından 2016 yılı fiyatlarına göre KDV dahil 1.855.692,09 TL tespit edildiğini, arada fahiş fark bulunduğunu, şirketin 2014 yılında şirket merkezi olarak kullanılmak üzere gayrimenkul satın almaya karar verdiği gayrimenkulün nereden ve ne fiyatla alınacağı hususunda ... yetkili olduğu ... binasının 21. ve 22. katlarının satın alınarak şirket merkez binası olarak kullanılmaya karar verildiğini, ... İnş. Ltd.
Şti. nin 31.12.2014 tarihli 708.000 TL bedelli hizmet bedelinin fahiş olduğunu belirterek, şimdilik 300.000,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle.
Davacı şirketin, 22.08.2008 tarihinde kurulmuş olup kurucu ortaklarının müvekkili ... ve ... olduğunu, şirketin kurulduğu tarihten 28.09.2016 tarihli bölünmeye kadar ortakların birlikte görev yaptığını, şirket müdürlerinin tam teselsül sorumluluğu bulunmakta olup diğer ortak ... hakkında dava açılmadığından işbu dava usulsüz açıldığını, TTK’nun 560. maddesine göre talebin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı şirketin yetkilisi ve bölünmeden önce ise müvekkilin ortağı olan ...’ın şirket tarafından kendisine verilen yükümlülükleri yerine getirmediğini ve basiretli tacir gibi hareket etmediğini,
davacı iddialarının aksine bölünme öncesi tüm dönemlerde tek imza yetkilisinin müvekkilinde olmadığını, çoğu zaman ortakların birlikte yetkili kılındıklarını, yine bazı zamanlarda ... 'ın kendisinin tek başına imza yetkilisi olduğunu ve şirket adına yapacağı tüm tasarrufların da kendi insiyatifin de olduğunun görüldüğünü, ayrıca şirket kurulduğu tarihten bölünme tarihine kadarki süreçte ...'ın imza yetkilisi olduğu müvekkilin imza yetkisinin olmadığı dönemlerin dahi olduğunu, şirket faaliyetleri, harcamalar ve gelir getirici işlemler ile ilgili tüm yönetim ve yetkinin müvekkilinde olmayıp,
şirket her iki müdür tarafından birlikte yürütüldüğünü, birden fazla müdürün olduğu durumlarda müdürlerin şirkete verdiği zarar, diğer müdür ya da müdürlerle birlikte değil de, kişisel eylem ve kararları ile tek başına vermiş oldukları bir zarar ise bu durumda müteselsilen değil, tek başlarına sorumlu olacaklarını, dolayısıyla; hukuki sorumluluğa ilişkin açılacak bir davada mahkeme, öncelikle bir zararın bulunup bulunmadığını, zarar mevcut ise bunun “birlikte verilen zarar” mı, yoksa “tek başına verilen zarar” mı olduğunu açıklığa kavuşturarak,
zararın oluşmasında sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilenler hakkında davanın reddedileceğini, taraflar arasında 20.01.2017 tarihinde "2016 yılı sonu kar payı paylaşımı mutabakat zaptı" imzalandığını, İşbu mutabakat zaptında " tarafların mutabakat zaptın da belirtilen bedellerin ödenmesi koşulu ile birbirlerini karşılıklı olarak ibra etmişlerdir " şeklinde hüküm yer aldığını, nitekim.
06.09.2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde, Ortaklar Kurulu Kararı yayınlanmış olup, kararda "son üç yılın finansal tabloları TTK 188.m gereğince otuz gün önce, son yılın mali verileri de bir hafta önce şirket merkezimizde ortakların incelemesine sunulmuş ve inceleme hakkı kullanılmıştır. bunun sonucu şirket ortakları mali verilerin kaydi değerlerle gerçek durumu yansıttığını görerek onaylamışlardır " şeklinde ifade edildiğini, bu kararın ortaklar kurulu ... ve ... tarafından imza edildiğini, 2016 yılında alınan kararda açıkça görüleceği üzere, mali defterler, veriler, finansal durum oturulup konuşulduğunu, davacı tarafın,
işbu ibraname metnine ve ortaklar kurulu kararına rağmen, eldeki davayı ikame etmiş, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, bölünme işleminin tesciline kadarki dönemde; şikayet, ceza soruşturması ve kovuşturması, tazminat, mali cezalar, iş ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklı ceza ve tazminat doğmamış olup, zaten davacı da herhangi bir şekilde bu zararların gündeme geldiğini iddia etmediğini, muacceliyeti ve mevcudiyeti bulunmayan işbu zararlardan müvekkili ...'in sorumlu olduğu yönünde açıklamaların dava dilekçesinde yer almasının anlaşılamadığını, müvekkili ...’in TTK. md. 626/1 uyarınca,
görevini tüm özeni göstererek yerine getirdiğini ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, her daim gözettiğini sorumluluğa gidilebilmesi için zararın oluşmasının şart olduğunu, müvekkilinin kusur atfedilebilecek herhangi bir eylemi, fiil ve davranışının olmadığını, şirketin tüm tasarrufları, yönetim yetkisi kendisinde olan müvekkilin, yine Ticaret Sicil Kayıtlarından da sabit olduğu üzere kurulduğunda 100.000,00 TL olan sermayesinin çok kısa bir süre sonra 1.000.000,00 TL olması dahi, tek başına müvekkilin şirketi çok iyi bir şekilde yönettiğine delili olduğunu,
ayrıca kurulurken 100.000,00 TL olan şirket sermayesinin bölünme sırasında 16.000.000,00 TL olması, şirketin en başlarda 500.000,00 TL ciro yaparken bölünme sırasında 50.000.000,00 TL ciro yapması da müvekkilin kusuru ve kötü yönetiminin söz konusu olmadığının, şirketi zarara uğratmadığının açık bir kanıtı olduğunu, ... hizmetinin piyasaya oranla 3 katı fiyatla alındığını, bu noktada müvekkil ...'in şirket zararına yol açtığı iddiası kabul edilebilir olmadığını, söz konusu hizmet ile müvekkilin maliyetleri optimum seviyede tutarak tasarruf sağlamak, etkin ve verimli kullanım ile şirketin sermaye getirisini artırmayı amaçladığını,
alınan danışmanlık hizmeti standart bir emlakçı hizmeti olmayıp, lisanslı uzmanların yaklaşımları ve bilimsel analiz teknikleriyle aylarca araştırma hizmeti talep edildiğini, yani ... ... İnş. Ltd.
Şti.'den istenen hizmet emlak komisyonculuğu değil, ...genelinde şirketin iştigal konusuna uygun, bir çok açıdan yapılan değerlendirmeler ile uygun gayrimenkulün seçimi ve hatta yakınen tanınan yerler ile pazarlık görüşmelerine de katılma hizmetlerine kadar geniş bir danışmanlık hizmeti istendiğini, şirketin eski adresinin bulunduğu ... de yaklaşık 6 ay işbu firma tarafından araştırılmış, şirket yetkilisi olarak ... ve ... 'a sunumu yapılmış, gerektiğinde beraberce gezildiğini, araştırmalar neticesinde müvekkili ve ... beraberce gayrimenkulün ...'dan alınmasına karar verildiğini,
bu kararı alırken danışmanlık firması da almış olduğu yetkiler çerçevesinde ... yetkilisi ... ile bizzat kendisi de pazarlıklara girildiğini ve hatta işbu toplu alım ve kendisinin ilişkilerinden o denli indirim sağlanmıştır ki, ... ... İnş. Ltd. Şti.nin bu hizmetinden çok memnun kalan ... ve ... de kendilerine birer rezidans aldırmış olduklarını, sonuçta da alınan gayrimenkul bedel toplamı davacının iddia ettiği gibi.
Alınan gayrimenkul bedelinin yaklaşık 9.000.000,00-TL değil, 10.856.000,00-TL olduğunu, davacı yan %9 dese de kendi hesaplarına göre dahi 9.000.000,00-TL'nin %9 u 810.000,00-TL ederken kesilen fatura 600.000,00-TL + KDV = 708.000,00-TL olduğunu, reel hesaba bakar isek de 6 aylık fizibilite çalışması, gayrimenkul değerlemeleri, gezdirme uğraşları, çözüm ortaklığı ve karar aşamasından sonra da çok ciddi pazarlık ile şirkete milyon üstü indirim sağlanmasının bedeli de velev ki salt 10.856.000,00-TL’ lik alış üzerinden değerlendirsek bile,
%5,5 ‘a tekabül ettiğini, diğer yandan da alım satımlarda anlaşılan tellaliyenin dahi %2 değil, % 6 olduğunu, bu sebeple davacı şirket yetkilisi ..., ... ... İnş. Ltd. Şti. tarafından kesilen 31.12.2014 tarihli 708.000,00 TL bedelli "...
Hizmet Bedeli" faturası ile hizmet bedelinin öğrendiğini ve bedelin piyasa rayicinin üstünde olduğunun iddia edilemeyeceğini, dava dilekçesinde "Piyasa rayicinin azami %2 olduğu” ifade edilmişse de bu durumun gerçekliği bulunmadığını, zira, 05.06.2018 tarihinde yürürlüğe giren Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik ile "alım satım işlemlerinde hizmet bedeli oranı, alım satıma aracılık sözleşmesinde yer alan satış bedelinin katma değer vergisi hariç yüzde dördünden fazla olamaz" şeklinde düzenleme ile %6'dan %4' e düşürülmüş olduğunu,
yani taşınmazın satın alındığı 2014 yılında basit bir emlakçılık hizmeti dahi %6 ve daha fazla komisyon ücretleri ile verilmekte iken ... ... inş. ltd. şti. gibi kurumsal ve profesyonel şirketin, fizibilite çalışmaları ve danışmanlık hizmeti bedelinin %5.5 bedelle alınmasının makul olduğunu, sözleşme yapılacak mimarlık ofisinin, ... ve ... tarafından birlikte tayin edildiğini, sözleşme bedelinin tespiti, pazarlık ve benzeri hususların tamamının ... tarafından gerçekleştirildiğini, öyle ki; ...
İnş. Tic. A.Ş. İle diğer ortak ... pazarlık yaparak 22.01.2016, 22.02.2016, 22.03.2016, 22.04.2016, 23.05.2016, 22.06.2016, 22.07.2016, 22.08.2016, 22.09.2016 düzenleme tarihli, her biri 36.500,00 USD bedelli olan çekleri ... ...Ltd. Şti.'ni temsilen imza ile bizzat keşide ettiğini, çekleri ... İnş. Tic.
A.Ş’ ne verdiğini, şayet böyle bir davanın ikamesi mümkün ise de bu davanın ...’ karşı açılması gerektiğini, ancak, imza yetkisi müvekkil ...'de olduğu halde diğer ortak tarafından imzalanan çeklerin yanlış olduğu anlaşılmış, bu sebeple mimarlık şirketine verilen çekler geri alınmış, müvekkili tarafından imza edilen doğru çekler mimarlık şirketine teslim edilmiş olduğunu, ...
D.iş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu ibraz edilen bilirkişi raporunun bariz hatalar içerdiğini, dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bu rapora itiraz ettiklerini, bu bağlamda, 2016 yılında yaptırılan tadilat ve mimarlık hizmetlerinin fahiş fiyatlarla yaptırıldığını kabul etmediklerini, nitekim, ... İnş. Tic. A.Ş.
İle diğer ortak ... pazarlığa oturup, imza yetkisi olmadığı halde ... imzası ile çek keşide edilmiş ve mimarlık şirketine verildiğini, buna göre 2016 yılında yaptırılan tadilat ve mimarlık hizmetlerinin müvekkil tarafından fahiş fiyatlarla yaptırıldığı, şirketin müvekkil tarafından zarara uğratıldığı yönünde iddiaların kabulünün mümkün olmadığını belirterek, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
ÖN İNCELEME
Mahkememizde dava ve birleşen dava yönünden yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmış; tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş; taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, ön inceleme duruşmasında hazır bulunan taraf vekilleri sulh olmalarının mümkün olmadığını ve arabuluculuğa başvurmak istemediklerini belirtmişlerdir.
DELİLLER
Tarafların delilleri toplanmış, ticaret sicil dosyası getirtilmiş, taraflarca sözleşmeler-ekleri ibraz edilmiş, bilirkişilerden rapor alınmıştır.
Getirtilen ... D.İş sayılı dosyasında alınan SMMM, iç mimar, endüstri mühendisi, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi bilirkişi heyeti raporunda; Davacı tarafın ... Ticaret A.Ş, davalı tarafın ... ... A.Ş olduğu davada, davacı şirkete ait ... binasının, 21. ve 22. Katlarında bulunan ... numaralı bağımsız bölümlerinde; yapılan işler ve tutarının KDV dahil olarak; Mobilya dekorasyon işleri maliyetleri: 926.887,00 TL, Elektrik işleri maliyetleri: 308.866,39 TL, İnşaat işleri maliyetleri: 525.979,10 TL, Mekanik işleri maliyetleri (2.nolu iş): 93.959,60 TL, Toplam tutarı, KDV dahil= 1.855.692,09 TL olduğu,, işçi sigorta bedelleri için ise ;dosya içerisinde işçi listesi ve sigorta bedeliyle ilgili bir ödeme belgesi sunulmadığından işçilik sigorta bedellerinin hesaplanamadığını belirtmişlerdir.
Mahkememizce ilk olarak SMMM, inşaat mühendisi ve şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen 13.11.2020 tarihli raporda sonuç olarak. Davacının tüm tadilat, mimarlık işleri ve mobilyaların maliyetine ilişkin zarar iddiası neticesinde varsa bir zarar miktarı ve hesaplamasının ... D.İş sayılı dosyasından yapılan tespit sonucu ibraz edilen bilirkişi raporunun dosyaya kazandırılmasına müteakip yapılabileceğini, davacı şirketin ...
Ltd.Şti.’den alınmış olan hizmet bedelinin 2014 yılındaki resmi tarife ... odalarından getirilmemiş olduğundan, 2018 yılında yürürlüğe giren yönetmelik uyarınca yaptıkları hesaplamada: % 4 ücretin yarısının alıcı tarafından ödenmesi gerektiği düşünüldüğünde ;493.570,40 TL, % 4 ücretin tamamının alıcı tarafından ödenmesi gerektiği düşünüldüğünde ;279.140,80 TL kadar daha pahalıya alındığını, ancak davacı ticari defterlerinin vergi denetimi nedeni ile sunulamadığını, bu hususta ticari defterlerin incelenmesinden sonra nihai raporun tanzim edilebileceğini belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti 15.10.2021 tarihli ek raporunda sonuç olarak. Davacı şirketin ;2014,2015,2016,2017,2018 yılları defterlerinin zamanında ve usule uygun olarak onayların yaptırıldığını, davaya konu sözleşmelere dair tüm faturaların ve ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacının tüm tadilat, mimarlık işleri ve mobilyalarının maliyetine ilişkin zararı hususunda ... D.İş sayılı dosyasındaki eksik işçiliklere ait ... harcaması hesaplanarak.
1.901.766,14TL-1.855.692,09 TL =46.074,05TL ... gideri hesaplandığını, yapılan işlerin maliyetinin içinde ... gideri de ilave edilerek. 1.901.766,14 TL tutarında toplam maliyet hesabı yapılarak; fazla ödemenin :2.975.000,00-1.901.766,14 =1.073.233,86 TL olarak hesaplandığını, davacı şirketin, dava dışı ... ... İnş. Ltd.
Şti’ den alınmış olan hizmet bedelinin 2014 yılındaki resmi tarife ... odalarından getirilmemiş olduğundan, 2018 yılında yürürlüğe giren yönetmelik uyarınca yaptıkları hesaplamada: % 4 ücretin yarısının alıcı tarafından ödenmesi gerektiği düşünüldüğünde ;416.000,00 TL, % 4 ücretin tamamının alıcı tarafından ödenmesi gerektiği düşünüldüğünde. 232.000,00 TL kadar daha pahalıya alındığının hesaplandığını, dava dışı İlizyon. Ltd.
Şti’’nin, T.T.K’na uygun olarak 18.07.2014 tarihinde tescil ve ilan olunduğunu , davaya konu gayrimenkul alım sözleşmelerinin 18.06.2014,26.06.2014,07.07.2014 tarihlerinde akdedildiği gözetildiğinde, gayrimenkul sözleşmelerinin imzalandığı tarihlerde şirket tüzel kişiliğinin bulunmadığının görüldüğünü, bu durumda şirketin gayrimenkul danışmanlık faturasından kaynaklanan zararının (KDV’si indirime konu edildiğinden) 600.000,00 TL olarak hesaplandığını belirtmişlerdir.
Bilirkişi heyeti 23.09.2022 tarihli ikinci ek raporunda sonuç olarak; ... binasının 21.ve 22. katlarda yapılan mobilya ve dekorasyon işler için, 1.ek raporda bulunan 1.901.766,14 TL tutarının aynı olduğunu, davacı tarafından yapılan ödemenin: 3.020.000,00 TL kabul edilerek, davacı firma tarafından yapılan fazla ödemenin: 3.020.000,00TL-1.901.766,14 TL= 1.118.233,86 TL olduğunu, ... firmasının, davacı firmanın satış sözleşmelerini imzaladığı tarihler olan: 18.06.2014, 26.06.2014, 07.07.2014 tarihlerinde tüzel kişiliği olmadığı için, bu firmaya ödenen Kdv hariç: 600.000,00TL tutarının davacı firmanın zararı olduğunu belirtmişlerdir.
Mahkememizce ikinci olarak SMMM, inşaat mühendisi, gayrimenkul değerleme uzmanı ve şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen 19.04.2023 tarihli raporda sonuç olarak. Ticaret Sicil dökümleri ayrıntısı ile incelenmiş olup, birleşen davada ... AŞ nin davalı konumunda olmasının mümkün olup olmadığı Sayın mahkemenin takdirinde olmak üzere her iki davadaki talepler aynı olduğundan birlikte incelendiğinde: Davacı ... İnt….
AŞ ;Taraflar arasında tanzim ve imza edilmiş bölünme sözleşmesinin zeyilname ile değişik ilave madde" başlıklı 7. Maddesi hükmü gereğince talepte bulunmuş ise de, ... de satın alınan taşınmazlar için yapılan tadilatların ve tellaliye ücretinin bu madde kapsamında olmadığının düşünüldüğü, ancak bu madde nazara alınmaksızın davacının zarara uğrayıp uğramadığı incelendiğinde; ...
D.İş Sayılı dosyasına sunulan 26.12.2018 tarihli tespit raporunda; yapılan tadilatlar ve onarımlar bedeli 1.855.692,09 TL olarak tespit edilmiş olduğu, sayın mahkemece bu bedelin nazara alınmasının kabulü halinde davacı şirket tarafından 10.06.2013 tarihli sözleşme bedeli KDV dahil 3.020.000 TL( KDV hariç 2.750.000 Tl) nın çeklerle 1500.000 TLsının ödendiği tespit edilmiş olmakla birlikte bakiyesinin ödenip ödenmediği tespit edilemediği (defterler sunulmadığından mali açıdan inceleme yapılmadığı), davacı şirket 3.020.000 TL nın tümünü ödemiş ise 3.020.000- 1.855.692,09= 1.164.307,91 TL fazla ödeme yapılmış olacağı,
ancak davacı tarafça sadece 1.500.000 TL ( çeklerle ) ödeme yapılmış ise fazla ödeme söz konusu olmayacağı, ... AŞ nin henüz kurulmadan önceki tarihte üç gayrimenkul satımına aracılık ettiği belirtilerek KDV dahil 708.000 TL talep edilmiş olduğu ve bu bedelin ödendiği görülmekte ise de; ...
AŞ nin üç adet gayrimenkul alım satımına aracılık ettiği ispatlanamadığı dosyaya tellallık sözleşmesi sunulmadığı nazara alınarak bu bedelin davacı şirketin zararına neden olduğunun kabul edilmesi halinde 708.000 TL zarar oluştuğu hesaplanacağı, ... hizmet verdiği ve ücret ödenmesi gerektiği kabul edilmesi halinde ekteki Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişinin hesapladığı gibi 276.000 TL bedele hak kazanacağı ve bu durumda (708.000-276.000=)432.000 TL zarar hesaplanacağı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti 02.08.2023 tarihli ek raporunda sonuç olarak. Asıl davada; ... D.İş Sayılı dosyasına sunulan 26.12.2018 tarihli tespit raporunda; yapılan tadilatlar ve onarımlar bedeli 1.855.692,09 TL olarak tespit edilmiş olduğu, dosya kapsamında çekler ve nakit ödeme toplamı 1500.000 TL. sının ödendiği tespit edilmiş olmakla fazla ödeme tespit edilemediği, ...
AŞ nin henüz kurulmadan önceki tarihte üç gayrimenkul satımına aracılık ettiği belirtilerek KDV dahil 708.000 TL talep edilmiş olduğu ve bu bedelin ödendiği görülmekte ise de; ...
AŞ nin üç adet gayrimenkul alım satımına aracılık ettiği veya yatırım danışmanlığı yaptığı ispatlanamadığı nazara alınarak bu bedelin davacı şirketin zararına neden olduğunun kabul edilmesi halinde 708.000 TL zarar oluştuğu hesaplanacağı, İlüzyon Gayrimenkulün hizmet verdiği ve ücret ödenmesi gerektiği kabul edilmesi halinde Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişinin hesapladığı gibi 276.000 TL bedele hak kazanacağı ve bu durumda (708.000-276.000=)432.000 TL zarar hesaplanacağı, birleşen davada.
Tadilatlar ile ilgili fazla ödeme ve ... firmasına yapılan 708.000 TL ödemeye ilişkin bu dava ... Bilişim AŞ 'e yöneltilmiş olup, davacı ... İnt. …. A.Ş ile imza edilmiş bölünme sözleşmesinin zeyilname ile değişik ilave madde başlıklı 7. maddesindeki tazminat ifadesinden hareketle davacının zarar iddialarının davalı ... AŞ firmasına yönetilip yöneltilemeyeceği Sayın mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili harcını tamamlayarak sunduğu, 26.10.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; 1.872.307,91 TL Maddi tazminatın zararı doğuran eylem ve fiillerin meydana geldiği ve ödemenin gerçekleştiği tarihten (alacağın 1.164.307,91 TL'si için işin teslim edildiğinin kabulü gereken tarih olan 08.09.2016 tarihinden itibaren) (alacağın 708.000,00 TL'si için 31.12.2014 tarihinden itibaren) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak davalılardan tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın, zararı doğuran eylem ve fiillerin meydana geldiği ve ödemenin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiğini belirtmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ
Dava; TTK’nun 553.maddesine göre, yöneticinin sorumluluğuna dayalı maddi tazminat davasıdır. Birleşen dava; Davalı ... yönünden yöneticinin sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat davası, davalı ... … A.Ş yönünden ise, bölünme sözleşmesine maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı .... AŞ tarafından, ... aleyhine açılan asıl davada.
Bölünme işleminin ticaret siciline kaydedilmesine kadar devredenin sorumlu olduğundan bahisle davalı devredenin şirket hissedarı ve müdürü iken şirketi kötü yönettiği ve ... binasının 21. ve 22. katında bulunan taşınmazların mülkiyetini satın aldığı, şirkete ... teslim edilen taşınmazların tüm tadilat ve mobilya alım işleri davalı tarafından yapıldığı, 766 m² ofis için 2016 Ocak fiyatlarıyla KDV hariç 2.750.000,00 TL harcandığı, ayrıca 30.09.2014 tarihinde 1.770.000,00 TL bedelle 82 no.lu rezidans, 7.316.000,00 TL bedelle ... no.lu loft ofisleri satın aldığı, bu taşınmazların alımında ...
İnş. Ltd. Şti. nin 708.000,00 TL bedelli fatura kestiği belirtilerek, bu işlemlerden dolayı uğranılan zararlar için şimdilik 300.000,00 TL’nin davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davacı ... … AŞ tarafından, ... ve ... … A.Ş aleyhine karşı açılan birleşen ... Esas sayılı davada; Asıl dava ile aynı beyanlarda bulunularak, 300.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.
Davalılar vekili asıl davaya sunduğu cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanları ile; Müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığını, yapılan işlerin yasal ve usulüne uygun olduğunu belirterek dava ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Her ne kadar davalıları vekili dava açmak konusunda genel kurul kararının gerektiğini idda etmiş ise de; “şirketin zararı” başlıklı TTK m.555/1 hükmüne göre, "şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.” TTK’da, 6762 sayılı mülga TTK m.341 hükmünden farklı olarak şirketin zararının tazmini konusunda yönetim kurulu aleyhine sorumluluk davasının açılması için genel kurul kararı gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle davalılar vekilinin iddiası yerinde görülmemiştir.
Her ne kadar davalılar vekili zamanaşımı def’i ileri sürmüş ise de; TTK’nun zamanaşımı başlıklı 560. maddesinde; “Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Dosya kapsamına göre; ... Tic. AŞ’nin 25.03.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısına ilişkin karara göre, 82600 paya sahip ... tarafından şirketin temsil edildiği ve tutanak yazmanı ... Oy toplama memuru ... mevcudiyeti ile açılan toplantıda, şirketin bölünmeden önceki dönemde şirket adına yapılan bir takım işlem ve fiiller nedeni ile şirketin zarara uğratıldığının tespit edildiği, TTK 555 vd. md.leri gereği Av. ...’e yetki ve görev verilerek sorumlu müdür hakkında şirketin hak ve menfaatlerinin korunması için hali hazırda tespit edilen usulsüzlüklere karşı derhal dava açılmasına karar verildiği görülmüştür.
Dava konusu edilen sözleşmeler 08.01.2016 tarihli ... Aş ile yapılan sözleşme bedeli ve 31.12.2014 tarihli ... Ltd Şti.ne ödenen bedele ilişkin olup, dava tarihi 01.07.2019 ve birleşen dava tarihi 17.09.2019 olmakla, davanın yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmış, bu nedenle davalılar vekilinin zamanaşımı def’i yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık; davalı şirket yöneticisi ...’inn şirkete zarar verici eylemlerinin olup olmadığı, varsa sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile şirkete ödenmesi gereken tazminat miktarı; birleşen davada davalı ... … A.Ş’nin ise bölünme sözleşmesine dayalı sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce ikinci olarak SMMM, inşaat mühendisi, gayrimenkul değerleme uzmanı ve şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi heyetinin düzenlediği rapor-ek raporun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. (Dosya kapsamına uygun düşmeyen, yeterli gerekçe içermeyen birinci rapor-ek raporlara itibar edilmemiştir).
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tespit dosyası, ibraz edilen ve getirtilen bilgi-belgeler, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında. TTK m.553’e göre, “ Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.”.
Yönetim kurulu üyelerinin sorumlulukları da kusura dayalıdır. Yönetim kurulu üyesi, kanun ya da ana sözleşme tarafından kendisine verilen bir görevi yerine getirmediğinde kusurlu davranışı neticesinde sorumluluğuna gidilebilir. Ancak yönetim kurulu üyesine kararın alınmasında veya uygulanmasında bir kusur isnat edilemiyorsa, zarar doğmuş olsa bile, yönetim kurulu üyeleri bundan sorumlu tutulamazlar.
Dava konusu sözleşmeler incelendiğinde; 08.01.2016 tarihli ... ... adına ... ile ... İç Mimari…. AŞ arasında yapılmış olup 2.750.000 TL bedellidir, 1.250.000 TL faturalandırılmayacak alacak, 1.500.000 TL + KDV faturalandırılacak alacak olarak belirtilmiştir. Bu sözleşme aşamasında henüz şirket nevi değişikliğine gitmemiş ve Ltd Şirkettir. 01.10.2015 tarihli Ticaret Sicil gazetesinde görüleceği üzere Müdürler kurulu üyesi ... ve müdürler kurulu üyesi ... iki yıl süre ile tek başına atacakları imzaları ile şirketi en geniş anlamda temsil ve ilzama, umumi surette ahzu kabza, sulh ve ibraya borç ve taahhüt altına sokabilmeye yetkilidir.
26.06.2014 tarihli ...; ... AŞ ile ... İnternet Güv. Bilişim Tic. Ltd. Şti. arasında yapılmış olup , ... Ltd Şti adına iki imza bulunmaktadır. ... nolu bağımsız bölümün 1.500.000 TL bedelle alımı kararlaştırılmıştır.
07.07.2014 tarihli ...; ... AŞ ile ... İnternet Güv. Bilişim Tic. Ltd. Şti. arasında yapılmış olup ... Ltd Şti adına iki imza bulunmaktadır. ...nolu bağımsız bölümün 1.500.000 TL bedelle alımı kararlaştırılmıştır.
18.06.2014 tarihli ...; ... AŞ ile ... İnternet Güv. Bilişim Tic. Ltd. Şti. arasında yapılmış olup, ... Ltd. Şti. adına iki imza bulunmaktadır. ... nolu 5 adet bağımsız bölümün 6.000.000 TL bedelle alımı kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme ile ilgili zeyilname düzenlenerek ... parselde ... nolu 5 bağımsız bölüm olarak satın alınan bağımsız bölüm noları değiştirilmiş ve sözleşme bedeli 6.200.000 TL olarak yenilenmiştir.
01.04.2014 tarihli Ticaret Sicil gazetesinde belirtildiği gibi 200.000 $ a kadar tek başına imza yetkisi 200.000 $ üzerindeki işlemlerde çift imza gereklidir. Bu sözleşmelerde de davacı şirketi temsilen iki imza atılmıştır.
Bu sözleşmelerle ilgili olarak, ... tarafından toplam 1.476.000 TL bedelli 28/07/2016 tarihi ile 30/03/2016 tarihi arasında düzenlenen 4 adet fatura dosyaya sunulmuştur. ... İnş. Tic. A.Ş’ye ... tarafından bir kısım çeklerin verildiği görülmüş olup bunlar: 22.01.2016-22.09.2016 tarihleri arasını kapsayan 9 adet toplam 328.500 $(984.678,75 TL) bedellidir. Ayrıca, ... … A.Ş tarafından ... A.Ş’ye 08.12.2015 tarihinde 250.000 TL, 06.05.2016 tarihinde 45.000 TL, 22.08.2016 tarihinde 180.000 TL , olarak toplam 475.000 TL ödendiğine dair banka dekontları sunulmuştur. Böylece ABD doları cinsinden verilen çekler ve TL olarak yapılan ödemeler toplamı : 984.678,75 TL + 475.000 TL= 1.459.678,75 TL olduğu belirlenmiştir.
Davacı defterinde yukarıda belirtilen 4 faturanın kaydedilmiş olduğu ve toplam 1.475.000 TL olduğu görülmekle aradaki farkın sadece kurların farklı alınmasından kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Nitekim 1.500.000 TL+ KDV faturalandırılacak bedel, 1250.000 TL faturalandırılmayacak bedel olarak sözleşmede belirtilmiştir.
... … Ltd. Şti. tarafından 31.12.2014 tarihli, ... nolu ... Hizmet Bedeli açıklamalı KDV dahil 708.000 TL bedelli fatura düzenlenmiştir. Ticaret sicil kayıtlarına göre, ... İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin 07.07.2014 tarihinde kurulduğu ve 18.07.2014 tarihinde tescil ve ilan edildiği anlaşılmıştır.
... firması tarafından düzenlendiği iddia edilen fatura dosyaya sunulmuş ise de; yukarıda belirtilen üç adet gayrimenkul alım satımına aracılık ettiği ispatlanamamış, tellaliye sözleşmesi de ibraz edilmemiştir. Bununla birlikte; ... Değerleme firmasına 31.12.2014 tarihli ... nolu ... Hizmet Bedelinin 27.06.2014 tarihinde İş Bankası aracılığı ile ödenmiştir. Anılan firmanın aracılık yaptığı ... ilişkin gerek sözleşmeye rastlanmaması, gerekse danışmanlık yaptığı tarihte henüz şirketin tescil ve ilan edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı şirketin ödediği fatura bedeli olan 708.000,00 TL miktarında zarara uğradığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında asıl davada; Davacının şirket yöneticisi davalı ...’den yöneticinin sorumluluğuna dayalı maddi tazminat isteminde bulunduğu, davalının bu yöndeki sorumluluğunu ortadan kaldıran bir ibraya yönelik bir karar bulunmadığı, davacı şirketin yukarıda açıklandığı üzere, ... Değerleme firmasından gerek gayrimenkul yatırım danışmanlığı aldığına ilişkin sözleşmeye rastlanmaması, gerekse danışmanlık ücretinin ödendiği tarihte henüz şirketin tescil ve ilan edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı şirketin ödediği fatura bedeli olan 708.000,00 TL miktarında zarara uğradığı ve bu miktarı talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
... D.İş Sayılı dosyasına sunulan 26.12.2018 tarihli tespit raporunda; yapılan tadilatlar ve onarımlar bedeli 1.855.692,09 TL olarak tespit edilmiş olduğu, dosya kapsamında çekler ve nakit ödeme toplamı 1500.000 TLsının ödendiği, böylece fazla ödeme bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki talebin yerinde olmadığı görülmüştür.
Belirtilen nedenlerle; Mahkememizin ... Esas sayılı asıl dosyasında; talep artırım da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile; 708.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen ... Esas sayılı dosyasında; Davacı ... …A.Ş asıl davadaki aynı iddia ve beyanlarla, davalı ...’den yöneticinin sorumluğuna dayalı maddi-manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı ... yönünden, aynı iddialarla asıl davada maddi tazminat talebi ile ilgili karar verilmekle ve asıl dosya maddi tazminat yönünden derdest olmakla maddi tazminat talebinin usulden reddi gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise; Davacı manevi tazminat talebine ilişkin bir delil ibraz etmemiş, bilgi de sunmamıştır. Bu nedenle ispatlanamayan manevi tazminat talebinin de reddi gerekmiştir.
Davalı .... A.Ş yönünden ise. Davacı ... …A.Ş asıl davadaki aynı iddia ve beyanlarla, taraflar arasında tanzim ve imza edilmiş bölünme sözleşmesinin zeyilname ile değişik ilave madde" başlıklı 7. Maddesinde göre davalıdan maddi-manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, bu maddede. "Bölünme işleminden sonra devralan üzerinde kalan ... Tic.
A.Ş. ile ilgili olarak asimetrik bölünme işleminin Ticaret Siciline tescil tarihine kadar şirketin gerçekleştirmiş olduğu tüm iş ve işlemlerden doğmuş doğacak sorumlulukların tamamının devredene ait olduğunu taraflar kabul ederler.
Bu meyanda devredenin sorumluluğunda olan dönemde gerçekleştirilen iş ve işlemler hakkında her hangi bir sebeple (şikayet, ceza soruşturması ve kovuşturması, tazminat, mali cezalar, iş ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklı ceza ve tazminatlar ve bunlarla sınırlı olmamak kaydı ile benzeri yükümlülükler) üçüncü kişilerin, bizzat ... ’ın ve/veya kamu kurum ve kuruluşlarının işlemleri nedeni ile doğmuş doğacak her türlü maddi ve manevi talepler veya zararlar sonucunda devralanın şirketinin maddi yükümlülük altına girmesi ve/veya zarara uğradığının tespiti halinde bu yükümlülüklerden kaynaklanan,
her türlü maddi ve manevi zararlar devreden ve bölünme sonrası devredenin hissedarı olduğu şirket tarafından müştereken ve müteselsilen derhal ve ilk talepte karşılanacaktır." Hükmü öngörülmüş olup. Bu maddede devredenin sorumluluğunda olduğu dönemdeki şikayet ceza kovuşturması vs hususlar devreden ve bölünme sonrası devredenin hissedarı olan şirketten talep edilebileceği belirtilmiştir. Davacının dava konusu ettiği hususlar bu madde kapsamına girmemektedir.
Bu nedenle birleşen davadaki ... Bilişim Tek. Tic. A.Ş’nin sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... ….A.Ş yönünden de birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸[e-imza] · Üye ... · ¸[e-imza] · Üye ... · ¸[e-imza] · Katip ... · ¸[e-imza]
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/365, K. 2023/830, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama