KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/457 Esas - 2024/23
- Esas no
- 2020/457 Esas
- Karar no
- 2024/23
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1-...
Karar Metni
3.121 kelime·16 dk okuma·7 bölüm
2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2020
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 23/01/2024
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasında 07/02/2019 tarihli yüklenici sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşmenin süreli olarak belirlenmesine karşın işin belirlenen tarihte bitirilmemiş olması ve davalının feshe ilişkin bildirimi bulunmaması karşısında sözleşme süresinin uzamış kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin alt taşeron olarak istinat duvarı yapım işini üstlendiğini, sözleşme uyarınca davalı yanın da malzeme teminini üstlendiğini, ancak demir temininin geciktirildiğini ve müvekkilinin işinin yavaşlatıldığını ve işçilerinin boşa çıktığını,
müvekkilinin bu hususta pek çok kez başvuruda bulunduğunu, davalı yanın başvurulara istinaden müvekkili işçilerin ücretlerine ilişkin ilave iş kapsamında kısmi ödeme yaparak bu hususu ikrar etmiş olduğunu, 08/08/2019 tarihinde müvekkilinin işinin sözlü olarak durdurulduğunu, müvekkilinin işe yeniden başlama tarihine ve durumun değerlendirilmesine ilişkin yazılı başvurularının bulunduğunu ve 18/11/2019 tarihli yazısı ile işin durdurulması nedeni ile müvekkilinin zarar miktarının 156.745,00 TL'ye ulaştığının ihtar edildiğini, davalının sessiz kaldığını, sonrasında sözlü olarak 26/11/2019 tarihinde işe yeniden başlanması,
13/12/2019 itibariyle de işin durdurulması talimatının verildiğini, müvekkilinin zararının giderilmesi amacıyla önce yazılı başvurunun, sonrasında .... Noterliği'nin 21/01/2020 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, cevabi ihtarname ile davalının işlerin durdurulmadığını ve zarar doğamayacağını savunduğunu, müvekkili tarafından .... değişik iş sayılı dosyası ile işin fiilen durdurulduğunu tespit ettirdiklerini, ....
Noterliği'nin 19/03/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile zarar kalemlerinin ayrıntılı olarak bildirildiğini ve dayanak belgelerin ihtarname ile iadeli taahhütlü posta yolu ile gönderildiğini, pandemi nedeni ile dolan sürelerin sona ermesine rağmen cevap verilmemesi üzerine müvekkilince ....
Noterliği'nin 22/07/2020 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini iddia ederek davalının sözleşmenin 38. maddesine aykırı davranması nedeni sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile işin kısmen veya tamamen durdurulmasından ya da yavaşlatılmasından kaynaklı zararların tespitine ve şimdilik 10.000,00 TL'sinin 18/11/2019 ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle, müvekkilinin menfi zararlarının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL'nin 21/01/2020 ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle,
hakedişlerden %5 oranında yapılan toplam 65.957,67 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsiline, davacıya iade edilmeyen ... A.Ş. ... Şubesinden alınan 24/04/2019 tarih ve ... numaralı 50.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davacıya ya da ilgili bankaya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, bu hususun müvekkilince düzenlenen uyarı yazıları ile sabit olduğunu, sözleşme uyarınca iş programı işverence onaylanmadığı sürece yüklenicinin hiçbir masraftan sorumlu olmayacağını ve iş programının süresinde sunulmadığını, müvekkilince işin durdurulmasına ilişkin yazılı bir bildirim yapılmadığını, davacının ihtarnamesi ile talep edilen zararın sözleşmede yazılı şartlarla talep edilebilir hale geleceğini, bu hususta delil sözleşmesi düzenlendiğini ve bu şartların davacı tarafça yerine getirilmediğini,
sözleşme gereği yüklenicinin sözleşmeyi feshedemeyeceği, davacıya işin durdurulmasına ilişkin yazılı bildirim yapılmadığından feshin geçersiz olduğunu, davacının talepte bulunabilmesi için sözleşmede belirlenen sürelerde bildirim yapılmadığını, davacının yaptığı eksik işe ilişkin .... değişik iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, davacı her ne kadar malzeme eksiği bulunduğundan işinin aksadığını belirtmiş ise de dayandığı yazışmalarda şantiye sahasında bulunduğunu ikrar ettiğini, malzeme bulunmasa şantiyede personel bulundurmasına da yer olmadığını,
işin davacı kusuru nedeni ile tamamlanamamış olması nedeni ile davacının kesintilerin iadesini talep hakkının da bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, sözleşme, hakedişler, taraflar arasındaki yazışmalar, ihtarnameler, ... değişik iş ve ... değişik iş sayılı dosyaları, ... yazı cevabı, idarenin ihale dosyası dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 222. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Talimat mahkemesi aracılığı ile davacı defterleri üzerinde inceleme yapan mali müşavir bilirkişi 09/04/2021 tarihli raporunda özetle, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı defterlerine göre davacının dava tarihi itibari ile masraflar ve işçilik giderleri nedeni ile 571.189,55 TL alacağının bulunduğu bildirilmiştir.
Mahkememiz aracılığı ile davalı defterleri üzerinde de inceleme yapan mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesap bilirkişisi 22/10/2021 tarihli raporunda özetle, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı faturaya dayalı ticari ilişki bulunduğu, davalı adi ortaklığın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, davalı kayıtlarından anlaşıldığı üzere davacının davalıya 7 adet 2.027.252,98 TL bedelli hakediş düzenlediği,
davalının 2.026.294,67 TL ödeme yaptığı, 958,31 TL davalının alacaklı olduğunu, davacının feshinin haklı olup olmadığının Mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının bakiye hakediş alacağı bulunmadığını, davacının nakdi teminat ve teminat mektubu iade şartlarının oluşmadığını, taraflarca aldırılan tespit raporlarında imalat/metraj bedel hesabı yapılmadığını, davacı tarafça sunulan fatura ve gider belgesi vs evrak ile değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını bildirmişlerdir.
Davacı itirazları üzerine yeni bir heyetten alınan 08/12/2022 tarihli ön rapordan sonra düzenlenen 07/06/2023 tarihli raporda, davacının Haziran 2019 - Eylül 2020'ye kadar tespit edilen giderlerinin, 2019 Takvim Yılı Faturalı Giderler 242.120,67 TL, 2020 Takvim Yılı Faturalı Giderler 196.779,72 TL, 2019 İşçilik Giderleri 129.316,65 TL olmak üzere toplam 568.217,05 TL olduğu, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere işçilik giderlerine ilişkin olarak,
yapılan defter incelemelerine göre 129.316,65 TL tespit edilmekle, sözleşmeye göre hesaplama yapılır ise, sözleşmenin 8.16 maddesi ile belirlenmiş ücretlere göre giderin 82.434,55 TL olacağı, davacı yüklenicinin maillerine konu olan ve yüklenici sorumluluğunda olan malzeme teminindeki gecikmeden kaynaklı işlerin geciktiğine ilişkin iddiaların sağlıklı değerlendirilmesini yapacak tutanak, malzeme teslim tutanakları ve sair belgelerin dosyasında sunulu olmadığı, ancak her halükarda davacı altyüklenicinin iş programını sözleşmede öngörülen şekilde ve belirtilen paket programlarda hazırlayarak davalı iş ortaklığına sunmadığı,
işin süresinde bitmesi için gerekli olan adam/gün kriterini sunmadığı için işlerdeki gecikmenin öncelikle davacı altyükleniciden kaynaklı olduğu ve davacı temerrüdünün mevzubahis olduğu, iş programının ve buna bağlı işlerdeki gecikmeye direkt etki eden kritik yolun hesaplanmasının davacı sorumluluğunda olduğu,
şayet faaliyetler arasındaki iş akış diyagramını ve işteki gecikmeye direkt etki eden faaliyetleri içeren kritik yolu belirlenseydi ve her biri faaliyete malzeme, kaynak, iş gücü vs. ataması yapılsaydı sağlıklı bir raporlama sağlanarak işlerdeki gecikmenin sebeplerinin rahatlıkla tespit edilip müdahale edilebileceği, ancak bütün bu iş programının hazırlanması ve takibinin de yüklenici sorumluluğunda olduğu fakat yüklenicinin işbu iş ve işlemleri yapmadığı,
davacının sözleşmenin 38. maddesi gereği sözleşmenin feshinde haklı olup olmadığı hususundaki sözleşme hükümlerinin yorumlanması ve gecikme konusundaki nihai değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacının nakdi teminat ve teminat mektubu iade şartlarının sözleşmedeki düzenlemeler ve huzurdaki uyuşmazlığa ilişkin dava nedeniyle oluşmadığı kanaatinin oluştuğu, takdirinin Mahkemeye ait olduğu, sunulu 7 nolu hakedişe göre davacı hakedişinden toplam 65.957,67 TL'nin kesinti yapıldığı,
taraflar arasındaki sözleşmenin “Nakdi Teminat” başlıklı 17. maddesindeki düzenleme “17./ ...imalatların toplam bedelleri üzerinden yüklenici sözleşmesi Bölüm B madde 17.1 de belirtilen oranda hesaplanan nakdi teminat yapılan işin “performans garantisi” olarak işveren nezdinde tutulacaktır,” şeklinde olduğu, nakdi teminatın iadesine ilişkin düzenlemeleri içeren sözleşmenin “19.1. - Nakdi teminatın iadesi” hükümlerinin yorumlanması takdirinin Mahkemede olduğu, kök raporda da yer aldığı üzere; dosyaya hesap kesme/fesih hakedişi ve diğer hakedişler sunulmadığından işin ne kadarlık kısmının ikmal edildiği,
damga vergisinin ne kadar kesildiği ve teminat mektubu için ne kadar masraf yapıldığı dosya kapsamından hesaplanamadığı, İş bu masraf ve giderlere ilişkin hesap dosyası ve belgelerinin ayrıca düzgün bir şekilde sunulması durumunda gerekli hesaplamalar yapılabileceği bildirilmiştir. Davacı itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan 19/11/2023 tarihli ek raporda, 07/06/2023 tarihli rapordaki beyanlarını tekrar etmişlerdir.
Raporlar benzer mahiyette olmakla, oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Talimat mahkemesi aracılığı ile dinlenen davacı tanığı ..., "Ben ... İnşaat Taahhüt'de işveren vekili olarak 2018 yılından beri görev yapmaktayım. 2019 yılının Şubat ayının başında ... ile ... arasında taşeronluk sözleşmesi yapıldı. Sözleşmenin bir kısmına ben, bir kısmına da ... imza attı, bu nedenle sözleşme hakkında bilgi sahibiyim. Yapılacak iş istinat duvarı yapım işiydi.
İşin yapılması için gerekli demir ve hazır betonu ... temin etmekte ve istinat duvarının yapılacağı yere nakliye işini de yapmakta, ... ise işçilik işlerini yapmaktaydı, ...'nın talebi üzerine personel sayısını 41'e kadar çıkarttık, ancak ... tarafından işin yapılması için gerekli demir ve hazır beton tedarikinde sıkıntılar ortaya çıktı.
Demir ve hazır beton tedariki yapılamayınca ...'nın personellerinin önemli bir kısmı boşa çıktı, bu nedenle personellerden bir kısmını gönderdik. Biz demir ve hazır beton temini yapılması için ...'na yazışmalarla bildirimde bulunduk, ancak ekonomik durumları sebebiyle demir ve hazır betonları kullanıma hazır hale getiremediler. Bu sebeple ...'nın personel masrafları ... bakımından önemli bir zarar kalemi oluşturdu.
2019 yılının Haziran ayı ile Ağustos ayları arasında işin yapıldığı yerde ... dışındaki taşeronların da paralarının ödenmemesi nedeniyle bu taşeron firmalar da işlerini yapamamaya başladılar. ...'nın işini yapabilmesi için önce orada çalışması gereken başka taşeron firmalar bulunmaktaydı. Örneğin; istinat duvarı yapımından önce alt yapı işini yapan taşeron firmanın işini bitirmesi gerekmekteydi.
Bunun gibi ...'nın işe başlayarak tamamlayabilmesi için başka taşeron firmaların işlerini yapması gerekmekteydi. Ancak, bu taşeron firmalar işlerini yapamayınca ...'da işini yapmaya devam edemedi. 2019 yılının Ağustos ayında ... bize haricen ödemelerde sıkıntı olduğunu, ödemeyi yapamayacaklarını beyan ettiler. 2019 yılının Kasım ayına kadar bu şekilde bekledik. 2019 yılının Kasım ayında bize ödeme geldiğini, işe yeniden başlamamızı söylediler.
Biz de işi yapacak ekibi toplayarak işe yeniden başladık, 3 hafta kadar çalıştıktan sonra yeniden haricen ödemelerde sıkıntı olduğunu, bu nedenle ödeme yapamayacaklarını söylediler. Biz bunun üzerine yeniden işi durdurduk.
İşin yapılması için ... tarafından 3.kişi firmadan endüstriyel kalıp malzemeleri kiralanmıştı, işin 6 ay içinde biteceğini öngörerek kiralamayı yapmıştık, ancak ... tarafından ödemelerin yapılmaması, malzemelerin temin edilmemesi nedeniyle işler uzayınca ...'nın kiraladığı endüstriyel kalıp malzemeleri için ödediği ücretler ciddi anlamda zararına sebep oldu, bu nedenle ...'na 'ya işi yapalım paramızı ödeyin ya da sözleşmeyi feshedin, zararımızı karşılayın' dedik. ...'ndan olumlu bir cevap alamadık, bunun üzerine dava açıldığını biliyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat mahkemesi aracılığı ile dinlenen davacı tanığı ..., "Ben inşaat yüksek mühendisiyim davacı şirkette 23/05/2019 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar sigortalı olarak ve şantiye şefi olarak çalıştım. Dava ve sözleşme konusu işin yapıldığı sırada ben şantiye şefi olarak çalışıyordum. ... istinat duvarı ve lojistik koridor yapım işi üstlenilmiştir. Demir ve beton temini ... firması tarafından yapılıyordu.
Kalıp ve demir işçiliği ile kalıp malzemeleri temini davacı şirkete aittir. Sözleşme konusu iş yaklaşık 4-5 ay içinde tamamlanacak bir işti. Ancak ... firması demir temininde sıkıntı yaşadığı için demir sevkiyatı sürekli gecikiyordu. İlk önce Ağustos 2019 ayı içinde iş durduruldu. Davacı şirket dışında başka bir kalıp firması daha vardı. Onlarda işi bırakmak zorunda kaldı.
Bize davalı şirketten gelen talimat Kurban bayramından 2 hafta sonraya kadar işin durdurulması yönündeydi. Sevkiyatı yapılacak olan demir yaklaşık 500 ton demir sahaya indirilecekti. Ancak bu demir sevkiyatı Kasım ayına doğru yapılabildi. İş durdurulduğu için bu dönemde davacı şirket hiç bir hak ediş düzenlememiş ve ödeme de almamıştır. Ekipte çalışan kalıp ustaları ve işçilerin geri gönderilmesi gerekti.
Bu çalışanların şantiyede konaklama, barınma, yeme içme maliyetlerin tamamı davacı şirkete aitti. Bu da firmaya ciddi bir mali yük getirdiğinden ... firmasının bildirimi üzerine bu işçiler gönderilmek zorunda kaldı. Bu dönemde ana yüklenici firma ile e-mail yoluyla sürekli iletişim kurulmuş ve gerekli bildirimler yapılmıştır. Hatta ben şantiye şefi olduğumdan bu bildirimleri bizzat ben kendim yaptım.
Kasım ayında işe yeniden başlandığında 2 haftalık bir çalışma oldu ancak hakedişlerin ödenmeyeceği ve sıkıntı yaşanacağı konusunda davalı ... firması tarafından davacı şirket yetkilisine bildirim yapıldığından iş yeniden durduruldu. İşçiler ve teknik personel dahil tüm çalışanlar gönderildi. İş tamamen durduruldu. Kasım ayı itibariyle işe yeniden başlandığında biz lojistik koridorında perde beton imalatına devam ediyorduk.
Üç kısım döküm yapıldı daha sonra devam etmemize izin verilmedi. Yaklaşık 5 kısım için yapılmış ve beton dökülmesi için hazır olan demir imalatı bulunmasına rağmen bizim beton dökmemize izin verilmedi. Biz ayrıldığımızda davacı şirkete ait kalıp malzemeleri lojistik koridorunda istifli bir şekilde bırakılmıştır. Benim burada çalıştığım dönemde davalı şirket hakediş ödemelerini zamanında yapmıyordu. Hatta haziran hak edişinin 3 taksit olarak ödenmiştir.
Davacı şirket tüm teknik personel, ekip ve ekipmanıyla iş sahasında hazır olduğu ve üzerine düşen edimleri yerine getirmiş olduğu halde kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle davalı şirket tarafından çalıştırılmamıştır. Davacı şirket tarafından kullanılan kalıp malzemeleri kiralıktı. Buna rağmen bu malzemeler sahada tutulmaya devam edilmiştir ve ekstra maliyetler olmuştur. Davacı şirket sözleşmeyi feshetmeye mecbur kalmıştır.
Hiçbir hak ediş ödemesi yapılmadığından gerekli ödemeleri davacı şirket kendisi yapmak zorunda kalmıştır," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat mahkemesi aracılığı ile dinlenen davalı tanığı ..., "Ben davalı ... oluşturduğu Adi ortaklıkta halen daha İdari İşler Şefi olarak çalışmaktayım, davacı ve davalılar arasında ki sözleşmeden bilgim vardır, taraflar arasında birkaç sözleşme vardır, bu dava konusu sözleşme istinat duvarına ilişkindir, davacının şantiyeye ilk giriş ince işler için girmiştir sonra yaptığı işler beğenilince kendisiyle istinat duvarının yapımı için anlaştık, benim bildiğim kadarıyla davacı istinat duvarını yaptı ancak fiyat farkı talebi oldu davacının, maliyetlerin arttığını söyledi, biz sözleşmede belirtilen rakam üzerinden ilerledik,
ödenip ödenmediği konusunda bilgim yoktur, fiyat farkını kabul etmedik, davacı da kendisi işi bıraktı, benim bildiğim istinat duvarını yaptı ancak teknik olarak çokta bilgim yoktur, ben şantiyede personellerle ilgilendiğim için teknik konularda çok bilgi sahibi değilim, malzemenin temin edilemeyip davacı tarafın iş yapmasının geciktirilerek ek maliyetleri olup olmadığı konusunda malzemenin temin edilip edilmediği konusunda bilgim yoktur, biz şantiyede 2020 yılı Nisan ayından sonra ancak şantiye için konuşuyorum, genel olarak şantiyede pandemi dolayısıyla personel sayımızı düşürdük,
ancak davacının işi bıraktığı 2019 yılında sayılarımızda herhangi bir azalma yoktu, harfiyat firmasıyla ilgili bilgim yoktur, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat mahkemesi aracılığı ile dinlenen davalı tanığı ..., "Ben davalıların iş ortaklığında proje alt şefi olarak çalışmaktayım, biz çalıştığımız hiçbir firmaya bu işi artık bırak diyemeyiz, çünkü arada bir sözleşme vardır, benim davalı iş ortaklığının davacıya işi bırak vs diyip demediği konusunda hiçbir bilgim yoktur, davacı taraf işin %50'sini tamamladı, sonrasında şantiyede genel olarak işler yavaşladı, sadece davacı için değil diğer firmalarda da bu şekilde oldu, biz kendi bünyemizdeki personeli azaltmadık ancak maddi durumlardan dolayı bizle çalışan taşeron firmalar personellerini azaltma yoluna gittiler,
ancak davacıyla ayrılalı 2 yıldan fazla bir süre olduğu için onun personelleri konusunda bir bilgim yok, biz sadece demir ve betonu taşeronlara temin ederiz, diğer malzemeleri taşeron firmalar kendileri temin eder, demir ve beton malzemesi teminin doğasında gecikmeler yaşanabilir, demir bitmeden 15 gün önceden sipariş verilir ancak temininde sıkıntı olabilir, çünkü nakit parayla alınır, demir temininde 15-20 günlük gecikmeler olabilir, ben davacıya demir temininde gecikme olup olmadığını hatırlamıyorum, ancak olmuş olabilir, taşeronların pesonel azaltmasıyla ilgili olarak maddi sıkıntılar yaşandı, bunda %50 %50 biz ve taşeronlar sorumludur,
biz de bazı ödemeleri yapamadık, taşeronların da bazı maddi sıkıntıları olduğundan şantiyede personel azaltma yoluna gittiler, davacı firma tarafından zararları olduğuna ilişkin bize yazı yazılmışsa illa ki bana yazı gelmiştir, ancak ben şu anda yazıların içeriğini hatırlamıyorum, biz çalıştığımız taşeronlara sadece işi yavaşlatın 10 güne değil de 20 güne bitirin ona göre personel sayısı hazırlayın, işi bırakın demeyiz, davacıya da demedik, davacı %50'sini tamamlayıp işi bırakmıştır, benim sorumlu olduğum firmalarda sadece davacı firma işi bırakmıştır, başka firmalardan da sorumlu olmadığım için bilmiyorum, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DEĞERLENDİRME
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan haklı feshin tespitine, sözleşmeden doğan ilave alacak, menfi zarar ve teminat mektubunun iadesi istemlerine ilişkindir.
Davacı ile davalı adi ortaklık arasında istinat duvarı yapım işi konusunda sözleşme düzenlendiği, davacının davalı yanın malzeme teminini zamanında yapmaması nedeni ile ek personel ve kiralık ekipman masrafı yapmak zorunda kaldıklarını, zararın karşılanmaması nedeni ile sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini iddia ederek haklı feshin tespiti, menfi zararların tespiti ile tahsili, hakediş kesintilerinin ödenmesi ve teminat mektubunun iadesi istemi ile eldeki dava açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının feshin haklı olduğunun tespitine ilişkin iddiasının değerlendirilmesinde; bir kısım malzeme temininin sözleşme gereği iş programına uygun olarak davalı işverene ait olduğu, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2.1 maddesi uyarınca davacının süresinde iş programını sunmadığı, bilirkişilerce yapılan tespitlerden anlaşıldığı üzere davacının da iş programına uygun davranmadığı, iş bitim tarihinin sözleşme ile 20/06/2019 olarak belirlendiği, iş tamamlanmadan davacı tarafça 19/03/2020 tarihli ihtarname ile feshedildiği görülmüştür.
Sözleşmenin 31. maddesine göre işin durdurulmasının ancak yazılı bildirim ile yapılabileceği, dosya arasında yazılı bildirime ilişkin bir belge bulunmadığı, davacı yanın bildirimin kötü niyetli olarak sözlü yapıldığına ilişkin iddiada bulunduğu, davacının eksik malzeme temini talebine ilişkin bildirimlerinin sözleşmenin 47.6 maddesine göre yazılı olarak yapıldığı ancak bu hususta davalı yanın kabule ilişkin cevabına veya taraflarca birlikte düzenlenmiş tutanağa rastlanmadığı, davalı yanın temin edeceği malzemelerin süresinde temin edilmediğine ilişkin taraflarca imzalanmış tutanak vs. belge bulunmadığı,
yine sözleşmenin 43. maddesi uyarınca süre uzatımı ya da ek ödeme talebinin yapılmasının yazılı prosedüre bağlandığı ve bu hususun delil sözleşmesi niteliğinde kabul edildiği, davacının işin davalıdan kaynaklı nedenlerle gecikmesinden doğan zararlarını 19/03/2020 tarihli ihtarnameye kadar bu usule uygun olarak talep ettiğine dair dosya içinde bir belge bulunmadığı, mevcut tutanakların davalı tarafça, dayanak gösterilmemesi ve denetime olanaksız olması nedeni ile kabul edilmediği,
bilirkişilerce tespit edildiği üzere ihtarname ekindeki evrakın da bir kısmının sözleşme kapsamında bulunmayan imalatlara, bir kısmının ise yüklenicinin sorumluluğunda olan demirbaş niteliğindeki eşyaya ilişkin olduğu, tespit dosyalarında işin kim tarafından durdurulduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığı hususları hep birlikte gözetildiğinde davacının işin süresinde malzeme temin edilmemesi nedeni ile haklı olarak feshedildiğine dair iddiasının sübut bulmadığı, dolayısıyla feshin haklı olduğuna ilişkin iddiasının ispat edilemediği değerlendirilmiştir.
Bu hali ile işin gecikmesi, durdurulması veya yavaşlatılmasından kaynaklı ve fesih nedeni ile menfi zararlarının tahsili talebinin de sübut bulmadığı ve davanın bu talepler yönünden reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Davacının hakediş alacağına ilişkin bir talebi bulunmadığı, hakediş kesintilerinin iadesi talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin bitiş tarihinin 20/06/2019 olduğu, düzenlenen son .... nolu hakedişin düzenlenme tarihinin 01/01/2020 olduğu ve 01/12/2019-01/01/2020 tarih aralığını kapsadığı,
hakedişin itirazi kayıt olmaksızın imzalandığı ve bilirkişi raporlarından belirlendiği üzere hakediş bedellerinin ödendiği hususları gözetildiğinde itirazı kayıt olmaksızın imzalanan ve ödemesi alınan kesintilerin ve kesin teminat mektubunun iadesi talebinin sözleşmenin 19. maddesi uyarınca incelenmesi gerektiği, iadenin mümkün olabilmesi için geçici kabulün yapılması, geçici kabulde yer alan ve nakdi teminatın ödenmesine engel teşkil etmediği açıkça belirlenmiş olanlar dışında eksik olan işlerin tamamladığını gösterir işveren tarafından onaylı tutanağın tanzimini müteakip 30 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı,
davalı tarafça yaptırılan delil tespiti kapsamında davacının ifa ettiği işte eksik ve ayıba rastlanıldığının tespit edildiği, sözleşmenin 18.2 maddesi uyarınca da uyuşmazlık hallolana dek teminatların iade edilmeyeceğine ilişkin düzenleme yapıldığı hususları hep birlikte gözetildiğinde davacının bu yöndeki taleplerinin de yerinde olmadığı ve reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacı her ne kadar, bilirkişilerce taraflar arasındaki e-posta yazışmalarına itibar edilmediğini bildirmiş ise de sözleşmenin 47.2 maddesi uyarınca yalnız gündelik bildirimlerin e-posta şeklinde yapılabileceği, işin durdurulmasına ilişkin 31. madde ile yazılı bildirim şartı getirildiği, süre uzatım ve ek ödeme taleplerinin de 43. madde uyarınca delil sözleşmesi mahiyetinde bir prosedüre bağlandığı gözetildiğinde bilirkişi raporuna bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı ve alacağın miktarı da gözetildiğinde tanık anlatımlarına üstünlük tanınmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Yine davacının iş planı ve malzeme teslimine ilişkin ispat yükünün üzerinde olmadığına dair itirazlarının, iş programının düzenlenmesinin sözleşme gereği davacıya yüklenmiş olması, eldeki davanın malzemenin süresinde teslim edilmediği iddiası ile açılması karşısında ispat yükünün davacı üzerinde olduğu gözetilerek bu yöndeki rapora itirazlarına da itibar edilmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/457, K. 2024/23, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama