KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/675 Esas - 2024/4
- Esas no
- 2020/675 Esas
- Karar no
- 2024/4
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Av. .... Av. ... Av. ... DAVALI : 2- ...
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2020
KARAR TARİHİ : 09/01/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 22/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/09/2020 tarihinde müvekkilinin aracının karıştığı kazada hasarlandığını ve pert total işleminin uygulandığını, davalı ...'ın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu ve kaza tarihi itibari ile diğer davalının aracının kasko sigortacısı olduğunu, araçta meydana gelen zararın karşılanmasına ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL hasar bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 31/01/2022 tarihli dilekçesi ile, alacak talebini 35.490,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, gerçek zararın ispatlanması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermediği gibi duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısından poliçe kapsamında zararın tazmini talebidir.
Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu değerlendirilmiş, davalı sigortanın belirsiz alacak davasına ilişkin itirazının, zararın belirlenmesi için yargılama yapılması gerektiğinden, başvuru dava şartına ilişkin savunmasının dosyadaki başvuru evrakı gözetilerek, zamanaşımı itirazının kaza tarihi gözetilerek yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı nezdinde düzenlenen sigorta poliçesi ve hasar dosyası, aracın Tramer kayıtları, .... soruşturma sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
Kusur oranının ve zararın tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, trafik kazasından anlar makine mühendisi bilirkişi ve sigortacı bilirkişi 27/09/2021 tarihli raporunda; kazanın oluşumunda davalının sigortalısının tam kusurlu olduğu ve davacının zararının 11.200,00 TL olduğuna ilişkin kanaatini bildirmiştir. Taraf itirazlarının giderilmesi hususunda alınan 03/01/2022 tarihli ek raporda özetle, araç fiyatlarındaki artış ile TÜFE endeksindeki artışın farklı olması nedeni ile kök raporun hatalı düzenlendiğini, davacının zararının 35.490,00 TL olduğunu bildirmişlerdir. Davalı tarafın itirazları üzerine bilirkişi heyetinden alınan 26/07/2022 tarihli raporda, ek raporda hesaplama hatası yapıldığını, davacının aracında meydana gelen ve karşılanmayan zararın 2.450,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Raporlar arasında çelişki oluşması nedeni ile yeni bir trafik kazasından anlar makine mühendisinden alınan 03/05/2023 tarihli raporda, davacının %25 oranında, davalı sigortalısının %75 kusurlu olduğunu, davacının talep edebileceği bakiye zararının 1.837,50 TL olabileceğini bildirmiştir.
Kusur belirlemesine ilişkin de çelişki oluşması üzerine 3 kişilik makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten oluşan 14/09/2023 tarihli raporda, davacının %25 oranında, davalı sigortalısının %75 oranında kusurlu olduğu, davalının 39.750,00 TL zarardan sorumlu olacağını bildirmişlerdir. Rapor çelişkileri giderecek mahiyette ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlendiğinden son rapora itibar edilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili, davalı sigortanın ilk kök rapora itiraz etmediğinden usuli kazanılmış hakkı doğduğunu bildirmiş ise de, davalının cevap dilekçesi ile davayı inkar ettiği, ek raporlarda yeniden yapılan hesaplamaya itiraz hakkının bulunduğu anlaşılmakla usuli müktesep haktan söz edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Toplanan delillere göre davalı yanın işleteni ve sigortacısı olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü ve tam ziya durumuna düştüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun ve davalı sigortalısının %75 oranında kusurlu olduğunun değerlendirildiği, davacının aracında meydana gelen hasar ve zarar miktarının belirlendiği,
TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, davacının ilk ek bilirkişi raporuna göre talebini artırdığı, bu hali ile davalı sigortanın kasko poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/675, K. 2024/4, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama