KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/861 Esas
- Karar no
- 2024/126
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - TC:... ...
- Vekili
- Av. ... - ....
- Davalı
- ... - ... ....
- Vekili
- Av. ... -...
- Dava
- Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/12/2022
- Gerekçeli karar tarihi
- 26/02/2024
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu,10/12/2013 tarihli istifanamesi ve kendisine isabet eden taşınmazı 04/05/2011 tarihinde tapudan devrettiğini ve davalı kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, bildirilen tüm ödemelerin yapıldığını, buna rağmen Eylül 2021-Nisan 2022 dönemine ait aidat borcunun tahsili amacıyla ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine haksız olarak icra takibine başlandığını iddia ederek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine alacağın %20 icra tazminatına hükhükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatife sunulan geçerli bir istifası bulunmadığını, davacının bu yöndeki talebinin yönetim kurulunun 18/12/20013 tarihli kararı ile reddedildiğini, müvekkili kooperatifin tasfiye aşamasına geçmediğini, davacının tahsis edilen kooperatif hissesini de iade etmediğini, genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda davacının borçlu olduğunu, .... esas sayılı dosyasında müvekkilinin aidat alacağının tahsili talebinin kabul edildiğini, davacının bildirdiği aksi yöndeki .... esas sayılı dosyasının kesin hüküm oluşturmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
DELİLLER
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... esas, .... esas, .... esas sayılı gerekçeli kararları, istifaname, tapu kaydı, davacı kooperatife ait genel kurul toplantı tutanakları ile davalı kooperatif kayıtları dosya arasına alımıştır.
Kooperatif konusunda uzman bilirkişi 25/08/2020 tarihli raporunda özetle, davacının kooperatifin aktif üyesi olduğu, kooperatifin tasfiye edilmemiş olması nedeni ile istifasının geçeri sayılamayacağını, 2018-2019 ve 2020 yılı olağan genel kurullarında aidat toplanması ve faiz alınması konusunda karar verildiğini, kooperatif defterleri uyarınca davacının yapmış olduğu ödemeler de dikkate alındığında Eylül 2021-Nisan 2022 tarihlerine ait aidat borcundan sorumlu olduğu, takip tarihi itibari ile davacının ödenmemiş 10.152,00 TL asıl ve 2.118,00 TL işlemiş faiz borcunun bulunduğunu bildirmiştir.
Taraf itirazları üzerine bilirkişiden alınan 28/11/2023 tarihli ek raporda özetle, kök rapordaki beyanlarını tekrar etmiştir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacının davalı kooperatifin ... nolu üyesi olduğu, aidat borcunun tahsili amacıyla davacı aleyhine aidat alacağı ve işlemiş faiz alacağı üzerinden ilamsız takip yapıldığı, davacının tahsis edilen taşınmazı tapuda devrettiği ve noter kanalı ile istifa ettiği iddiası ile borçlu bulunmadığı iddiası ile eldeki davayı açtığı görülmüştür.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1. maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin amacı karşılıklı yardım ve dayanışma içinde ortaklarını konut veya işyeri sahibi yapmaktır. Kooperatifler giderlerini ortaklarından topladıkları aidatlar ile karşılamak zorunda olduklarından, ortağın da konut isteyebilmesi için yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi ve kooperatife borcu olmaması gerekir.
İstifa eden ortak ise ancak Kanun'un 17. ve anasözleşmenin 15. maddesine göre kooperatiften istifa ettiği yıla göre genel gider payı düşüldükten sonra ödediği aidatın iadesini isteyebilir. Çıkan veya çıkarılan ortağın, kooperatif ortaklığı nedeniyle edindiği hakları da kooperatife iadesi gerekir. Bunun istisnası Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan kanun maddesinin 5983 sayılı Kanunu'nun 2. maddesi ile değiştirilen 2. fıkrası hükmüne göre; amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının davalı kooperatife 19/02/2005 tarihi itibari ile üye olduğu, sonrasında kendisine isabet eden taşınmazın hissesini tapuda 04/05/2011 tarihinde dava dışı ...'e devrettiği, 10/12/2013 tarihli noter aracılığı ile davalı kooperatife istifa beyanının gönderildiği, davalının istifa talebinin 18/12/2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile reddedildiği, kooperatifin tasfiye aşamasında bulunmadığı ve peşin ödemeli ortak olduğuna dair bir iddia ve delil bulunmadığı,
bu hali ile davacının istifasına sonuç bağlanarak aidat borçlarından sorumlu olmadığının değerlendirilemeyeceği, bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve davacının diğer aidat borçlarına ilişkin açılan davalar da dikkate alındığında davacının Eylül 2021-Nisan 2022 tarihlerine ait aidat borcu bulunduğu ve takip tarihi itibari ile davacının ödenmemiş 10.152,00 TL asıl ve 2.118,00 TL işlemiş faiz borcunun bulunduğu,
bu hali ile davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebinin yerinde olmadığı ve davanın reddi gerektiği, davacı aleyhine şartları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/861, K. 2024/126, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama