KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/613 Esas - 2024/230
- Esas no
- 2023/613
- Karar no
- 2024/230
- Başkan
- ....
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ....
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.030 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Av. ... DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 06/11/2018
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
K. YAZIM TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; .... 22.07.2013 tarih ve .... sayılı Kararıyla onaylanarak 24.07.2013 tarih ve 28717 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İmar Planına sahip olan ... adına kayıtlı ... parsellerde (yeni ... parsel) yer alan toplam 332.127,93 m2 (yeni 332.120,83 m2) yüzölçümlü taşınmazın özelleştirilmesi için ihaleye çıktığını, ihale sonucunda taşınmaza en yüksek teklifi veren ...
Şirketi'nin sorumluluklarını yerine getirmemesi sebebiyle, müvekkili İdare lehine verilen geçici teminat mektubu nakte çevrilerek irat kaydedildiğini, bunun üzerine, ihaleye en yüksek ikinci teklifi veren davalılardan ... ile müvekkili idarenin arasında 09.11.2016 tarihinde satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca, vadeli ödeme seçeneği seçilmek suretiyle beş eşit taksitte (ilk taksidi sözleşme tarihinde peşin ve kalanı dört eşit taksitte olmak üzere) ödeneceği kararlaştırıldığını, davacı tarafından sözleşmeye göre 2. ve 3. yılın sonunda ödenmesi gereken taksitler ödenmediğini,
sözleşmenin uyarlanması talebi ile müvekkili İdare aleyhine açılan 2 ayrı dava birleşerek Mahkememizin .... esas sayılı dosya ile görüldüğünü, taşınmaz satış sözleşmesi gereğince, müvekkili İdare taşınmazı davalıya teslim etmiş olduğunu, taşınmaz hali hazırda davalılardan ... tarafından kullanıldığını, ancak davalı ... taşınmazı teslim alıp kullandığı halde satış bedelini ödemediğinden bahisle davalı borçlu ....
A.Ş. adına kayıtlı olan haczedilebilir taşınır, taşınmazların üzerine ve banka hesaplarına alacak miktarımızı karşılayacak oranda ihtiyati haciz konulması, bu talebimizin kabul edilmemesi halinde taraflar arasında imzalanan sözleşme konusu .... ) numaralı taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle. Her iki teminat mektubuna ilişkin olarak. Mahkememizin .... Esas sayılı dosyasından 30/03/2022 tarihinde,....
Mahkemesi’nin 26/10/2018 tarihli.... sayılı kararı ile konulan teminat mektubu üzerindeki tedbiri kaldırılmasına, dava sonuçlanıncaya kadar söz konusu teminat mektubu üzerine tedbir konulmasına, yine mahkememizin .... Esas sayılı dosyasından 30/01/2023 tarihinde, ... Mahkemesi’nin 01/11/2019 tarihli ....
D.İş sayılı kararı ile konulan teminat mektubu üzerindeki tedbirin kaldırılmasına, dava sonuçlanıncaya kadar söz konusu teminat mektubu üzerine tedbir konulmasına karar verildiğini, ancak söz konusu kararların ..... tarafından kaldırıldığını, dolayısıyla tedbir kararların .... tarafından ortadan kaldırıldığını belirterek haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın müvekkili banka yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle.
Cezai şart bedelinin ve faiz talebinde bulunduğunu, davacının lehine haksız bir netice elde etmek için taraflar arasında bugüne kadar olan süreçleri eksik ve hatalı aksettirdiğini, davacının ihale şartnamesine ve ... (...) kararına aykırı hareket ettiğini, davada ihtiyati tedbir ve haciz şartlarının oluşmadığını, ihtiyati tedbirin ihtilaf konusu şey üzerinde uygulanabileceğini, davacının davasının asıl alacak, faiz ve cezai şart iddiasına dayalı para alacağı olduğunu, para alacağının söz konusu olduğu bir durumda taşınmaza tedbir uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının bugün kendisinin herhangi bir temerrüdü söz konusu değişmiş gibi,
alacak iddiasında bulunması ve kendince yaptığı hesaba göre ihtiyati haciz istemesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin mal kaçırma, iflas, ekonomik sıkıntı gibi bir durumunun olmadığını, mülkiyetinde talep edilen tutarın çok üstünde taşınmazlarının bulunduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ
Dava, taraflar arasındaki sözleşme ve teminat mektuplarına dayalı alacak istemine ilişkindir.
HMK'nun 114. maddesinde dava şartları sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 S.Y'nın 20. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında; "Bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü öngörülmüştür.
Dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise;
HMK'nun 115/2. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder" hükmü öngörülmüş,
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında da; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda; Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin 1. fıkrasında belirtilen davalardan olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Aynı zamanda, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde, davacı arabulucuya başvurmak ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini de dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Davacının ise, dava dilekçesine bu hususta herhangi bir bilgi ve belge de eklemediği, davadan önce arabuluculuğa başvurmadığı anlaşılmıştır. HMK'nun 115/2. maddesinde göre ise, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle; Davacının dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadan davayı ikame ettiği anlaşıldığından HMK'nun 114/2 delaletiyle TTK'nun 5/A, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ve HMK'nun 115/2. maddeleri gereğince arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ..... · ¸[e-imza] · Üye .... · ¸[e-imza] · Üye .... · ¸[e-imza] · Katip .... · ¸[e-imza]
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/613, K. 2024/230, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama