KÜNYE
- Mercii
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/625
- Karar No
- 2024/640
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·18 bölüm
T.C. ANKARA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/09/2023
KARAR TARİHİ : 10/09/2024
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ: 13/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların oluşturduğu adi ortaklık ile aralarındaki ticari ilişki nedeni ile fatura düzenlendiğini, takipten sonra davadan önce kısmen ödeme yapıldığını, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine .... 'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek şimdilik 9.569,12 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında vadeye ilişkin sözlü anlaşma yapıldığını ancak davacının haksız olarak vadesinden önce takip başlattığını, müvekkillerinin buna rağmen iyi niyetli olarak bakiye borcun tamamını ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tarafların bildirdiği deliller toplanmış...i'nin... esas sayılı dosyası,... formları dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 220. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, davalı tarafça defterler ibraz edilmemiş, davacı tarafça sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi 09/06/2024 tarihli raporunda özetle, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve ticari defter kayıtlarına göre davacının 42.803,60 TL alacağı bulunduğu, davalının yapmış olduğu 85.607,20 TL ödeme ile bakiye borç kalmadığı bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ticari ilişki ve faturaya konu malzemenin teslimi, 14.06/2024 tarihi itibari ile (dekont örneği gözetilerek) 42.803,60 TL ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı yanın taraflar arasında vadeye ilişkin sözlü anlaşma bulunduğu ve davacının vadesinden önce takip başlattığı hususunda savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı yan vadeye ilişkin savunmada bulunmuş ise de, buna ilişkin faturada ya da yazılı bir sözleşmede belirleme bulunmadığı, davalının bu savunmasını ispata elverişli delil ibraz etmediği, bu hali ile 07/06/2023 tarihli takibin vadeden önce yapıldığına ilişkin savunmanın sübut bulmadığı ve bilirkişi raporunda belirlendiği üzere takip tarihi itibari ile davacının alacaklı olduğu ve takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davalının takas-mahsup savunması da bulunmamaktadır.
Yine davalı ödeme savunmasında bulunmuştur. Davalı defterlerinin bulunduğu yer bildirilmiş ancak talimat mahkemesine ibraz edilmediğinden incelenememiştir. Davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu da sabittir. Davacı defterlerinde 01/10/2023 tarihli "tahsil edilen senetler" açıklaması ile ödeme kaydı bulunduğu, ancak tahsilatı tevsik edici belge bulunduğuna dair belirleme bulunmadığı, yalnız kaydın bulunduğu ve davacı yanca defterde yapılan düzeltme kayıtlarının sunulduğu, davalı yanca da 85.607,20 TL ödeme yapıldığına ilişkin bir savunma veya beyanda bulunulmadığı dikkate alındığında düzeltme kayıtlarına itibar edilmiştir.
Her ne kadar tarafların kabulünde olduğu üzere ödeme takipten sonra tebliğden önce yapılmış ise de, Türk Borçlar Kanunu'nın 89. maddesi gereğince, para borçları ödeme zamanındaki alacaklı yerleşim yerinde ifa edilir. Yani para borcu götürülecek borçlardan olduğundan, alacaklıya bizzat ya da bildirdiği yere götürülerek ödenerek sonlandırılabilir. TBK'nun 100. maddesinde de, ''Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir,'' hükmü yer almaktadır. Takipten sonra, tebliğden önce banka hesap numarasına yapılan ödemeden davacının haberdar edildiğine ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmamaktadır. Bu hale göre davalının yapmış olduğu ödemenin takipten sonra kısmi ödeme olduğunun kabulü gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle davanın kabulü ile yapılan ödemenin icra dairesince infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği ile alacak faturaya dayanmakla likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce kısa kararda, takipten sonra yapılan ödemenin miktarı sehven 85.607,20 TL olarak belirtilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere dekont bedeli 42.803,60 TL olmakla bu hususun maddi hata niteliğinde olup tarafların hak ve menfaat dengesi ile usul ekonomisi ilkesi gözetildiğinde gerekçeli kararın düzeltilmesi gerektiği ve bu hususun kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmayacağı kanaati ile gerekçeli kararda bu husus düzeltilmiştir.
Katip Hakim · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/625, K. 2024/640, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama