KÜNYE
T.C. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/291 Esas - 2025/656
- Esas no
- 2025/291 Esas
- Karar no
- 2025/656
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av....
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Av. ... DAVALI :... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/04/2021
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/06/2018 tarihli trafik kazasında müvekkilinin sakat kaldığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyle veren aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı sigorta tarafından yapıldığını, maluliyet tazminatının ödenmesine ilişkin başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.500,00 TL geçici iş göremezlik ve 3.000,00 TL daimi iş göremezlik, 15.500,00 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce başvuru şartının usulünce yerine getirilmediğini, davadan önce davacıya 77.290,93 TL ödeme yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının sürekli sakatlığının ...'nden alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, zararın hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini,
müvekkil şirketin faizden yalnızca dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve bu faizin yasal faiz olması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeni ile tazminattan indirim yapılmasının gerekeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yanın sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine ... sayılı ilamı ile, "Davacının kaza tarihinden rapor tarihine kadar olan maaş bordrolarının çalıştığı işyerlerinden getirilmesi ve kaza tarihinden rapor tarihine kadar davacının aylık gelirinin net olarak belirlenmesinden sonra iş göremezlik zararının hesaplanması gerektiği, ... tarafından ödendiği bildirilen 5.323,89TL'nin geçici iş göremezlik tazminatından mahsubu gerektiği, taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceği" gerekçeleri ile kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya Mahkememize tevzi edilmiştir.
Kaldırma ilamından sonra davacıya ait kaza tarihi ve rapor tarihi arasındaki maaş bordroları celp edilmiştir.
Aktüer bilirkişiden alınan 03/09/2025 tarihli ek raporda, davacının kaldırma ilamı doğrultusunda hesaplanan alacağının 12.475,04 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 3.044,25 TL bakıcı gideri tazminatı, 282.709,97 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olabileceği bildirilmiştir. Kaldırma ilamı doğrultusunda, davacının istinafı ile usuli kazanılmış haklara riayet edilerek düzenlenmiş olması nedeni ile hükme esas alınmıştır.
Her ne kadar davalı emniyet kemeri nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin kaza tespit tutanağında ya da dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, sigortalı aracın takla atması ve davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği gözetildiğinde davacının emniyet kemeri takmadığı ya da zararın bu nedenle arttığı yönündeki savunmaya itibar etmenin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Hatır taşımasına ilişkin olarak ise kaldırma ilamı doğrultusunda indirim yapılmasına yer olmadığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere göre davalının sigortalısı aracın da karıştığı trafik kazasında davacının yaralanarak zarar gördüğü, zararın TBK'nun 49. ve 54. maddeleri uyarınca tazmininin gerektiği, davacının maluliyet durumunun usulüne uygun bulunan raporla belirlendiği, ... tarafından da tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkememizce de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davacının talep edebileceği tazminat miktarının aktüer bilirkişi tarafından yukarıda açıklandığı üzere hükme esas alınan ek raporla belirlendiği,
davacının bilirkişi raporuna göre 16/09/2022 tarihli dilekçesi, kaldırma ilamı sonrasında 17/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırdığı anlaşılmıştır. Davanın HMK'nun 107/2 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılması nedeni ile ıslah dilekçesine itibar edilmiştir.
İlk talep artırım dilekçesi ile talep edilen geçici işgöremezlik tazminatı yönünden hesap edilen miktarın fazlasına ilişkin talebin reddi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan sürekli işgöremezlik zararı ve bakıcı gideri zararı talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle, davalının ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının davasının bu hali ile kısmen sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸¸ ¸¸
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/291, K. 2025/656, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama