KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/103 Esas - 2024/44
- Esas no
- 2023/103
- Karar no
- 2024/44
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ....
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
- Dava tarihi
- 13/01/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 09/03/2024
- Talep
- —
Karar Metni
2.792 kelime·14 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili 10/01/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin .... sayılı "......", "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı tarafın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket başvurusunun, ....'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini ancak bu red kararının yerinde olmadığını;
markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davacı şirketin gelişen ticari hayatı kapsamında 1989 yılından bu yana tescil aldığı muhtelif ... ibareli markalar olduğu ve bunların .... sınıflarda tescilli bulunduğu, ... markasının ... sayılı karar ile tanınmış marka olarak kabul edildiği, davacı markaları ile dava konusu marka arasında benzerlik bulunduğu, dava konusu markanın asli unsurunun “...” olduğu ve bu hali ile davacının seri markaları içerisine girme ihtimali bulunduğu, dava konusu markanın 35 ve 37. sınıfta başvuru yaptığı ve kullanmak istediği herhangi bir sektör seçmediği,
dava konusu markaya benzer başvurulara davacının markaları mesnet gösterilerek yapılan itirazların ... tarafından daha önce kabul edildiği, bu durumun çelişki yarattığı, kötü niyetle tescil edilmiş olan davalı markasının hükümsüzlüğü gerektiğini ileri sürerek ve ... ..., ... sayılı markalarını davasına mesnet göstererek, .... sayılı ... kararının iptali ile ... sayılı markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının açmış olduğu davanın mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu, davalı markasının bebek kıyafetleri satmak üzere oluşturulduğu ve sektörel anlamda davacı markalarına hiçbir benzerlik arz etmediğini, davalı markasının asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin çocukları çağrıştırması nedeni ile tercih edildiği, birlikte okunduğunda bile ... olarak telaffuz edilmesinin mümkün olmadığı, “....” şeklinde okunmasını isteyerek oluşturulan markanın “...." olarak okunduğu, davacı iddialarının bilimsel gerçeklere ve dil yapısına aykırı olduğunu, haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddinin gerektiğini belirtmiştir.
.... KARARI
Mahkememizin 11/10/2020 tarih ve ..... sayılı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararı, .... Dairesi'nin 26/01/2023 tarih ve ....sayılı kararıyla ÖZETLE:
"...Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece 07.07.2022 tarihli oturumda, davacı ile davalı ... vekillerince dördüncü kez mazeret dilekçesi verildiği, tevkil yetkilerinin de bulunduğu, duruşmaya katılan davalı Kurum vekilinin ise mahkemenin mazeretleri kabul etmemesi durumunda davayı takip etmediklerini beyan ettiği nazara alınarak mazeretlerin reddine, HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına ve üç aylık yasal süre içerisinde taraflarca yenilenmediği gerekçesiyle davanın HMK’nın 150/1.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ancak dosyada gerekli gider avansı da bulunduğuna göre, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmediğine dair ara kararının davacı vekiline tebliğ edilmesi, davacı vekilinin mazeretin kabul edilmediğine ve dosyanın işlemden kaldırıldığına ilişkin ara kararından haberdar edilmesi ve böylece davacı vekilinin 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde davayı yenileme yasal hakkını kullanmasının sağlanması gerekirken, bu usuli işlemler yerine getirilmeyerek, davanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden bahisle yazılı gerekçe ile HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir. Yargıtayın bu konudaki uygulaması da aynı yöndedir (.....).
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki karar ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.
BAM ORTADAN KALDIRMA KARARI SONRASI DEĞERLENDİRME
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; .... sayılı kararının iptali ve tescili halinde davalı şirkete ait .... sayılı, “...” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi ... sayılı davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceğine ilişkindir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3)Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Madde kapsamında SMK 6/3 'e ilişkin olarak;
Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilir. SMK 6/3 kapsamında sağlanması gereken bir koruma için markaların tescilli olması gerekmediği gibi Türkiye’de satış yapılmasının dahi gerekmediği yönünde doktrinde görüşler ve ... kararları bulunmaktadır. Örneğin, ... 2009 yılında verdiği 07/07/2009 tarihli ve .... sayılı ilamı ile Türkiye’de tescili bulunmayan ve Türkiye’de satılmamış olan “...” markasına yönelik olarak yurt dışında var olması ve gerçek hak sahibi olduğunun tespit edilmesi dahilinde davalı markasının tescilin mümkün olmadığı yönündeki yerel mahkeme kararını onamıştır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında: Davalı başvuru Markası "..." (...) 25, 35. sınıflar
Davacı Markaları "... "...", "..." (....) 18, 25, 35. sınıflar.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 25, 35'... sınıflardaki: "25. Sınıf: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.
35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları.
Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar.
Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar.
Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markasının ise "...." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında ... Sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin olduğu görülmektedir.
Buna göre, açıklanan kriterler çerçevesinde yapılan değerlendirmede; davacı şirketin itiraza mesnet olarak gösterdiği markalarından ... sayılı "... sayılı "..." ibareli ... sayılı "..." ibareli markasının tescilli olduğu sınıflardan 25. ve 35. sınıf ile aynı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirketin dava dilekçesinde gerekçe olarak gösterdiği markalarından ... sayılı "... ..." ibareli, ... sayılı "..." ibareli, ...sayılı "... ibareli, ... sayılı "... ..." ibareli, ... sayılı "... " ibareli, ... sayılı "... " ibareli, ... sayılı ".... ..." ibareli, ... sayılı ".... ..." ibareli, ... sayılı "..." ibareli markasının tescilli olduğu sınıflardan 25. ve 35. sınıflar ile aynı olduğu da anlaşılmıştır.
Dolayısıyla taraf markaları arasında hem ... iptali aşamasında ileri sürdüğü hem de davasına mesnet gösterdiği emtialar yönünden yönünden emtia ayniyeti/ benzerliği/ türdeşliği şartının oluştuğu değerlendirilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, 25. ve 35. sınıf mallar bakımında gerek yerleşik içtihatlar uyarınca gerek ise genel kanaat uyarınca tüketici kitlesi ortalama tüketici kitlesidir. Dolayısı ile karıştırılma ihtimali dikkate alınırken ortalama derecede dikkatli ve özenli ve ortalama zekadaki bireylere göre değerlendirme yapılmaktadır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davacı şirketin itiraza mesnet markaları incelendiğinde siyah beyaz farklı kompozisyonlar üzerine yerleştirilmiş açık ve tek bir kelimeden oluşan “...” ibaresini görmek mümkün olup, ... sayılı markaya 100. Yıl kutlaması için yeşil renkli italik rakamlar ile "100" yazıldığı, ... sayılı markaya üst ve altında noktalar olan İ harfi eklendiği, ... sayılı markanın ise düz siyah zemin üzerine kalın beyaz harfler ile ... yazıldığı görülmektedir.
Davacı şirketin hükümsüzlük talepli açmış olduğu davaya mesnet markaları incelendiğinde ... sayılı markanın beyaz zemine pembe renklerden oluşan kelebek ve kalpler dizayn edilmiş şekilde “....” yazılı olduğu, ... genel marka oluşturulmasına uygun şekilde beyaz zemin üzerine siyah ya da siyah zemin üzerine beyaz harfler ile ... ve sair unsurlar ile bütünleştirildiği gözlemlenmektedir.
Bütünsel ve görsel olarak markalara bakıldığında davacı markası ile davalı markalarının birbirinden görsel olarak yeterince farklılaşmış olduğu, bebek figürlü ve farklı renklerden oluşan dava konusu markanın ... ibareli kompozisyon haldeki davacı markalarından hem ... karar iptal talebi aşamasında incelenebilecek hem de hükümsüzlük talebi aşamasında incelenecek markalar açısından benzerlik ihtiva etmediği değerlendirilmiştir.
Tüketicinin görsel ve bütüncül olarak markalara baktığında aynı seri içerisinde markaları değerlendirme ihtimali bulunmadığı kanaati oluşmuştur.
Dolayısı ile davacı şirket itiraza mesnet ve davaya mesnet markaları ile dava konusu marka arasında görsel açıdan bir benzerlik bulunmadığı düşünülmektedir.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; dava konusu marka “...” ya da “...” olarak telaffuz edilmekte iken, davacı şirket markaları “....” olarak telaffuz edilmektedir. Davacı markası ile davalı markalarının okunuşlarının son heceleri aynı olmakla birlikte tüketici nezdinde işitsel olarak birbirinden yeterince farklılaştığı, dava konusu markanın ... markasına yaklaşmadığı bilakis, "..." olarak okunduğunda anlamlı bir bütün olduğu düşünülmektedir. Buradan hareketle dava konusu markanın davacı markalarından işitsel olarak da yeterince farklılaştığı kanaati mevcuttur. Dolayısı ile "..." ibareli davacı markaları ile "en ..." şeklindeki davalı markası arasında işitsel olarak benzerlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Kavramsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; dava konusu markanın bebek ürünleri satmak maksadı ile oluşturulduğu, bir bebek figürünün marka kompozisyonuna yerleştirilmek sureti ile bütüncül bir anlam kazandırıldığı ve “...” kelimesinin de bebeklerin kullandığı bir ifade olmasından yola çıkarak bebek ürünleri anlamında anlamlı bir kompozisyon olduğu gözlemlenmektedir. Diğer yandan davacı markaları “...” ibaresi olup; “istiridye ve benzeri kimi kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan ve genellikle süs eşyası yapımında kullanılan, çok değerli, küçük, yuvarlak, sert ve sedef renkli tane.” (kaynak: ...) anlamına geldiği görülmüştür. Buradan hareketle markaların kavramsal olarak da farklı olduğu değerlendirilmiştir.
4-SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Hak elde etme, ancak marka üzerinde başvuruya konu mallarla/hizmetlerle ilgili olarak Türkiye'de kesintisiz ve süreklilik arz eder biçimde, ticari etki oluşturacak şekilde ve yeterli düzeyde kullanımla ortaya çıkar. Hak elde etmek için bu kullanımın üç açıdan değerlendirilmesi gerekir:
- Kullanımın niteliği- Markanın temel işlevine uygun kullanım
- Kullanım alanı- Yurtiçinde kullanım
- Kullanımın yoğunluğu
İşaret ile mal arasında fiziksel bağlantı kurulamadığı durumlarda, işaretin kullanıldığı mal ya da hizmetle bağlantı kurulabilecek şekilde kataloglarda, reklamlarda ve işletme evraklarında kullanım da yeterli kabul edilir. Hak elde etmek için kullanımın mutlaka Türkiye'de olması gerekir.
Hak elde etmek için ise önemli olan diğer kıstas kullanımın yoğunluğudur. Kullanım yoğunluğunun yeterli olup olmadığı somut olayın özelliklerine göre belirlenir:
- İşaretin üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin türü
- Satış miktarı
- İşaretin markanın temel işlevine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı
- İlgili mal veya hizmetler bakımından pazar payı yaratılıp yaratılmadığı
- Hitap ettiği müşteri çevresi.
Yukarıda sunulan ve değerlendirilen deliller dikkate alındığında, davacı yanın sunmuş olduğu deliller arasında eskiye dayalı hak sahipliğine yönelik herhangi bir delil bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Diğer yandan, benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığından, eskiye dayalı hak sahipliğine yönelik herhangi bir delil bulunmaması da davanın seyrini değiştirmeyecektir.
2.SMK 6/5 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır.
3.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalının kötü niyetli olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır.
5-HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/103, K. 2024/44, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama