KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas no
- 2023/215 Esas
- Karar no
- 2024/113
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ....
- Davalı
- ... - ....
- Vekili
- Av. ... - ....
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/04/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/04/2024
- Talep
- —
Karar Metni
1.697 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili 24/04/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle: Müvekkilinin 26.12.2001 tarihinden itibaren uzun yıllardır elektrik motorları, jeneratörler ve motor jeneratör setlerinin bakım ve onarımı alanlarında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin "..." markası ile uzun yıllardır sektörde aranan, uzmanlaşmış ve büyük bir üne kavuşmuş oldukça tanınan bir marka haline geldiğini, müvekkilinin "..." ibaresini 07/01/2022 tarihinde ... sayı ile tescil ettirdiğini ve bu marka ile halen çalışmalarına devam ettiğini,
davalının "..." ibaresini müvekkili şirketle aynı iş sektöründe birebir aynı faaliyetlerde kullanılmasının müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, davalının dava konusu markayı "..." olarak tescil ettirmesine rağmen "..." şeklinde kullanımlarının olduğunu, bu durumun da müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkili markasının taklit edildiğini ve ....’da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek;
davalının müvekkili adına tescilli olan ve aynı faaliyet alanında kullandığı ... ibaresini haksız bir şekilde kullanmakta olduğunun tespitine ve müvekkilinin marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'ine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ve sair beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin her türlü ... üretimi satışı ve tamiri hizmetlerinde faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetlerini 04/01/2022 tarihinde 07, 09. sınıflarda tescil ettirdiği ... sayılı markası ile sürdürdüğünü, markalar arasında ortak sınıfın 07.sınıf olduğunu , müvekkil şirketin markasının koruma süresinin başlangıcının davacı şirketten önceki tarihli olduğunu, bu haliyle müvekkilinin, davacının tescilli markasına tecavüz etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin usulüne uygun tescilli markasını kullandığını,
bu kullanımın yasalara aykırı bir kullanım olmadığı gibi müvekkil markasının önceki tarihli olması sebebiyle muhatap firmanın marka hakkına tecevüz oluşturmasının da mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Davanın, tescilli marka hakkına dayalı tecavüzün tespiti ve men'i taleplerinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller toplanmış, tasarım konusu bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının tescilli marka hakkına tecavüzün tespit edilmesine, önlenmesine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 04/03/2024 havale tarihli raporda özetle; "Davalının ... sayılı ve “... ... MÜH. İNŞ. SAN. ve TİC. LTD. ŞTİ.” ibareli markasının davacın markasından önceki tarihli olduğu ve tüm kullanımlarında tescilli markasını kullanmasından kaynaklı, davalının söz konusu eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği, görüş ve kanaatlerine takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7 ve 29. maddeleri şu şekildedir:
Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları
Madde 07,
(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller
Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.
Davacıya ait ... sayılı "..." ibareli marka (Tescil Tarihi: 08/05/2022, Koruma Tarihi:07/01/2022) 07, 11, 40. sınıflardaki; "07.sınıf: Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. 11. Sınıf: Buhar, gaz ve sis (duman) üreteçleri (jeneratörleri): buhar jeneratörleri (kazanları), asetilen jeneratörleri, oksijen jeneratörleri, nitrojen jeneratörleri. 40. Sınıf: Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri." bakımından tescillidir.
Davalıya ait de ... sayılı tescilli marka bulunmakta olup, markanın ".... Müh.İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti." ibaresinden oluştuğu (Tescil Tarihi: 01/08/2022, Koruma Tarihi:04/01/2022), 07 ve 09. sınıflardaki;
"07. sınıf: Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Elektrikli açma kapama mekanizmaları. Makine ve motorlar için silindir contaları.
09. sınıf: Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri." bakımından tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, tarafların 07.sınıfta yer alan “Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler.” malların ortak olduğu, söz konusu malların aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili olduğu anlaşılmıştır.
Yine somut uyuşmazlıkta, davalının tescilli markasının "... Müh.İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti." şeklinde olduğu, davacının tescilli markasının ise "..." şeklinde olduğu görülmüştür.
Davacı markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı markasında ise ... ibaresinin esas unsurunun bir parçası olarak yer aldığı ve söz konusu kelimenin dilimizde ya da diğer dillerde bir anlamının bulunmadığı, "..." kelimesinin ortak olan emtialar açısından ise ayırt ediciliği haiz olduğu ve söz konusu ibarenin taraf markalarında tescilli marka işareti olarak kullanıldığı görülmektedir. Dolaysıyla, "..." kelimesi tarafların çekişme konusu kullanımında ortak unsur olarak yer almaktadır.
Davalı markası; dikdörtgen bir kırmızı zemin üzerine sarı/beyaz renk ile ... MAK. MÜH. İNŞ. SAN. Ve. TİC. LTD.ŞTİ. şeklinde ticaret unvanı barındırdığı, ibarenin başında ibareye nazaran daha büyük punto ve büyük harfler ile yazılmış .... ve Güç ibarelerinin baş harflerinin seçildiği) harflerini yer aldığı, harfin orta kısmında şimşek figürünü şekil unsuru olarak kullanıldığı görülmüştür.
Davacının ... sayılı markasının "..." şeklinde olduğu, beyaz zemin üzerine siyah renk kullanılarak tümünün büyük harflerle oluşturulmuş herhangi bir figüratif unsur barındırmayan ibareden meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davacı markasında ... ibaresinin esas unsur olduğu, davalı kullanımlarında da ... ibaresinin baskın unsur bulunduğu, tescilli marka ile kullanımlarda bulunan ortak ... ibaresinden kaynaklı düşük düzeyde benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı markasını oluşturan ... ibaresi, davalının markasında ve logosunda esaslı unsurunun bir parçası olarak yer almaktadır.
Taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinden kaynaklı olarak; görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu ve davacı markaları ile davalı markasına ilişkin kullanımlarının biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile bıraktıkları genel izlenim itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik olduğu kanaatine varılmış ise de;
yapılan incelemeler neticesinde davalının davaya konu “... müh. inş. san.ve tic. ltd. şti” ibareli markasının, davacının “...” markasından önceki (davalı 04.01.2022- davacı 07.01.2022) tarihte koruma altına alınarak tescil edildiği ve dolayısıyla davalının markasının korunmaya başladığı tarihin davacı markasından önce olduğu tespit edilmiş, davacının “...” ibareli markasının başvuru tarihi olan 07.01.2022’nin davaya konu markanın tescil tarihi ile aynı olması nedeniyle ve davacının “...” ibaresini davalıdan çok önce markasal kullanıma konu ettiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delilin de bulunmadığı anlaşılmakla,
davalının dosya kapasında yer alan kullanımlarında tescilli markasını kullandığı görüldüğünden, davalının markasal kullanımının, davacı marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığı, davalının fiili kullanımlarının tecavüz oluşturmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/215, K. 2024/113, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama