KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/268 Esas - 2023/402
- Esas no
- 2023/268
- Karar no
- 2023/402
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
2.646 kelime·13 dk okuma·12 bölüm
Av. ... Av. ...
DAVALILAR : 1- ... : Av. ... : 2- ... : Av. ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 26/05/2023
KARAR TARİHİ : 26/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/01/2024
TALEP
Davacı vekili 26/05/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "..., "...", "...", "... ...", "... ..." esas unsur ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şahıs başvurusunun, ...'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazların nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını, müvekkilinin ...
A.Ş.’ye bağlı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, ticari faaliyeti kapsamında dava dışı ... A.Ş. ile yarı yarıya maliki oldukları “...”ni ve konut, ofis ve alışveriş merkezi bloğundan oluşan “...”nı işletmekte olduğunu; dava konusu “...” ibaresinin, itiraz sahibince sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda itiraz eden firmanın ... San. ve Tic. A.Ş. olduğu ancak sunulan delillerde kullanımın "...... ve Paz.
A.Ş.” tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, itiraz aşamasında sunulan belgelerde yer alan ...... ve Paz. A.Ş.'nin ortaklarından birinin aynı zamanda müvekkili şirketin de ortağı olan ... A.Ş. olduğunu, diğer ortağın ise ... A.Ş. olduğunu, ... kararında adı geçen .. Paz. A.Ş.’nin müvekkili şirket ile birlikte ... A.Ş.'nin iştiraki olduğunu.
Grup şirketlerin biri adına tescilli markanın, diğer şirket tarafından lisans sözleşmesi olmadan dahi kullanılabilmesinin mümkün olduğunu, “...” markası ile müvekkilinin markaları arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali olacak şekilde benzerlik bulunduğunu; “...” ibaresinin ayırt edici özelliği bulunmadığını, “...” ibaresinin müvekkili adına tescilli olan "..." esas unsur ibareli markalar ile birebir benzemekte olduğunu; davalı tarafın müvekkiline ait markanın toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden faydalanmak istediğini, “...” markasının yurt içi ve yurt dışında bilinen ve tanınan bir marka olduğunu ileri sürerek,
... ...'nun ... sayılı kararının iptali ile ... sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınana kararların usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde ve sair beyanlarında özetle: Dava konusu "..." markası ile ".. ..., ... ..." markalarının ne yazılış ne de okunuş itibariyle aynı olmadığını, "..." adlı markanın daha çok giyim üzerine oluşturulmuş bir internet sitesi olduğunu, bu sitenin "... ..." adlı ibare ile nasıl karıştırılacağının anlaşılamadığını ve bu hususun davaya konu diğer markalar için de geçerli olduğunu; davacının itiraza mesnet markaları ile davalı müvekkilinin başvurusuna konu internet sitesi arasında görsel, fonetik ve genel intiba bakımından benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5' e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ile ... sayılı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraza mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiası ile SMK 19/2 kapsamında davalı tarafından ileri sürülen kullanmama def'i şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... karar tarihinin 31/03/2023 olduğu, 26/05/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "....." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Yapılan incelemedesözkonusu dilekçede imzacı olarak ... ŞİRKETİ ile ... A.Ş. nin yer aldığı, kullanım ispatına yönelik sunulan evraklardaki ...... A.Ş. ile muterizin yer almadığı, bu nedenle muterizin kullanım ispatına konu olan markaları ile ...... A.Ş. arasındaki ticari ilişkiyi somut delil olarak kuracak mahiyette olmadığı anlaşıldığından, kullanımın ispatlanamadığı tespit edilmiş, sonuç itibariyle kullanım ispatının belirtilen markalar için 6769 s. SMK madde 6/1 incelemesinde esas alınması mümkün görülmemiş ve ... tarafından verilen karar yerinde görülmüştür. Sayılan nedenlerle işbu itirazın da reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
Madde 19: Yayıma itirazın incelenmesi
(2) 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 19/2. maddesi anlamında kullanmama def'i hususunda; SMK 29/2 yollaması ile 19/2 kapsamında kullanmama def'inde; benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası "..." (...) 35.Sınıf
Davacı Markaları "... ..." ibareli markalar (...) 19. 35. 36. 37. 38. 41. 42. 43. 44. 45. Sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan 12/10/2023 havale tarihli raporda özetle; "1.... kararı iptali istemi bakımından dosya kapsamındaki delillerin davacının dayanak markalarının kullanımını ispatlamaya yeterli olmadığı; 2)... kararı iptali istemi bakımından marka işlem dosyası kapsamındaki delillerin davacının dayanak markalarının tanınmışlığı ispatlamaya yeterli olmadığı; 3)Somut olayda ... kararının iptali koşullarının oluşmadığı;
4)Hükümsüzlük istemi bakımından, dava konusu marka ile davacının dayanak markaları arasında “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.
Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” bakımından ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu;
5)Hükümsüzlük istemi bakımından dava dosyası kapsamındaki delillerin ile davacının dayanak markalarının tanınmışlığı ispatlamaya yeterli olmadığı; 6)Markanın tescil edilmiş olması halinde (4) numaralı sonuç altında belirtilen hizmetler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu;" ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
1) KULLANMAMA DEF'İ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Mevzuatımızda yer alan düzenlemeye göre; yalnızca benzerlik ve karıştırılma ihtimali kapsamında yapılan itirazlarda (SMK m. 6/1), itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
Dolayısıyla benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı ileri sürülen itiraz veya hükümsüzlük taleplerinde, uyuşmazlık konusu markanın başvuru tarihinde veya dava tarihinde, itiraza/hükümsüzlük talebine gerekçe olarak gösterilen markanın en az beş yıldır tescilli olması halinde, ilgili markanın tescil kapsamındaki emtialarda ciddi bir biçimde kullanılıp kullanmadığını ispata davet müessesi düzenlenmiştir.
İtiraz sahibi/davacı tarafından sunulan delillerin itiraza konu markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından kullanımın niteliği, yeri, zamanı, kapsamı ve markanın kullanım şekli hususlarına dair yeterli bilgiyi içermesi gerekir. Marka mevzuatında “ciddi biçimde kullanma” kavramına ilişkin açık bir düzenleme yer almamasına rağmen, söz konusu kavramla; markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması kastedilmektedir.
Somut olayda, dava dışı ... ... A.Ş.'nin ve ...'nın markasal kullanımına davacının icazet verdiği anlaşılmıştır. Ancak dosya kapsamında sunulan tarihsiz görseller tek başına ciddi kullanım sayılamayacak olup, ciddi kullanıma ilişkin 20 adet fatura sunulduğu ve faturaların toplam değerinin 3.841,77 TL olduğu görülmekle, bu kullanımın da ciddi kullanım sayılamayacağına kanaat getirilmiştir. ... karar iptali talepli dava bakımından, mahkememizce itiraz aşamasında sunulan deliller dikkate alınarak bu değerlendirme yapılmıştır. SMK 19/2 hükmü dolayısıyla, ciddi kullanımın ispatlanamadığı durumda SMK 6/1 dikkate alınamayacak olup, nispi tescil engeli ileri sürülemeyecektir.
HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Hükümsüzlük talepli dava bakımından ayrıca ve açıkça kullanmama def' ileri sürülmemiştir. Bu sebeple hükümsüzlük davası bakımından davacının dayanak olarak ileri sürdüğü markaların tamamının dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir.
Dava konusu yapılan ... başvuru numaralı “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.
Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.
Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri” ile davacının dayandığı ...tescil numaralı markaların kapsamındaki mal/hizmetlerin aynı olduğu anlaşılmıştır.
Karşılaştırma konusu taraf markalarının gerek asli unsurları bakımından gerek bütünsel karşılaştırmaları bakımından ... ve ...sözcüklerinin görsel işitsel veya anlamsal olarak birbirlerine benzer oldukları kanaatine ulaşılmıştır.
Çünkü her ne kadar ilgili tüketici kesimi içinde dikkat seviyesi daha yüksek olan bilinçli tüketiciler de bulunsa da karşılaştırma konusu markaların her zaman yan yana getirilmesi söz konusu olmayacağından tüketiciler, zihinlerinde kalan imaj üzerinden veya ortaya çıkan çağrışım üzerinden de hareket edebileceklerdir.
Bu durumda asli unsur durumundaki sözcüklerin ortasında yer alan tek harften kaynaklı ve detay düzeyinde olan farklılığın ilgili tüketici nezdinde taraf markalarının kesin olarak birbirinden ayırt edilmesine imkân verecek düzeyde olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Bütünsel izlenim açısından da aynı durum geçerli olup tüketicilerin anlamlandırabildikleri unsurlar üzerinden tercihleri ortaya çıkacağından markaların birbiri ile benzer veya ilişkili olarak algılanmasının söz konusu olabileceği kanaati oluşmuştur.
Somut olayda, dava konusu marka kapsamında yer alan ve yukarıda işaret edilen hizmetlerin davacının dayanak markalarında yer alan hizmetler ile aynı olduğu ve dava konusu marka ile davacının dayanak markalarının esas ve ayırt edici unsurlarının benzer olduğu dikkate alındığında, sayılan hizmetler açısından dava konusu markanın davacının dayanak markaları ile ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu değerlendirilmiş, hükümsüzlük talepli dava bakımından belirtilen sınıf açısından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Ancak dava konusu edilen markanın henüz tescil edilmediği görüldüğünden, bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmiştir.
2.SMK 6/5 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine; hükümsüzlük talepli dava bakımından ise karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip... · ¸ Hakim ... · ¸
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/268, K. 2023/402, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama