İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/418 K.2024/316

Davacı vekili 03/11/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..."…

Esas2023/418Karar2024/316Tarih12 Eylül 2024Okuma15 dk · 2.920 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
12 Eylül 2024
Esas no
2023/418
Karar no
2024/316
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... -
Vekili
Av. ... -...
Davalı
1- ... ....
Vekili
Av. ... - ... ....
Davalı
2- ... - ...
Vekili
Av. ... -...
Dava
Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Dava tarihi
03/11/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
30/09/2024
Talep
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.920 kelime·15 dk okuma·7 bölüm

Davacı vekili 03/11/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, .... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını,

zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, aralarındaki tek farkın davacının markasının sonunda yer alan “-a” harfinin dava konusu markanın ortasında kullanılması olduğunu, her iki markanın da altı harften ve üç heceden oluştuğunu ve ihtiva ettikleri harflerin aynı olduğunu, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer/türdeş emtiaları kapsadığını, ayrıca davacının “...” markasının tanınmış bir marka olduğunu, bu markanın çok uzun yıllardır dünyada çeşitli ülkelerde tescilli olduğunu,

zira davacının İrlanda menşeili bir firma olarak 1960 yılından beri veteriner ilaçları ve hayvan sağlığı ürünlerinin üretimi, dağıtımı ve pazarlanması faaliyetleriyle iştigal ettiğini, dava konusu edilen markanın tescilinin SMK m. 6/4 ve m. 6/5 hükümlerine de aykırı olduğunu, davalı şahsın davacının tanınmış markası ile bu derecede benzer bir markayı tercih etmiş olmasının davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, ... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı ve "..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu edilen marka ile davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markanın görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, genel izlenimlerinin de farklı olduğunu, ayrıca karşılaştırılan markaların üzerinde kullanılacağı emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin de dikkat/özen seviyesinin yüksek olduğunu, davacının somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/4, m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleştiğini somut delillerle ispat edemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde özetle: Huzurdaki davanın yasal süresi içerisinde açılmamış olduğundan usulden reddinin gerektiğini, ayrıca her ne kadar taraf markalarında geçen harfler aynı olsa da harf dizilimi ve tesir bakımından bu ibarelerin birbirinden tamamen ayrıştığını, dolayısıyla ortalama bir tüketicinin taraf markalarını karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, ayrıca taraf markalarında geçen “...” hecesinin başta ilaçlar olmak üzere tıbbi ürün markalarında yoğunlukla kullanılan,

İngilizce’de “sağlık ürünleri” terimi olarak kullanılan “...” ve “...” kelimelerinin kısaltması olduğunu dolayısıyla 05. ve 10. Sınıflara giren emtialar yönünden markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacının iddialarının aksine “...” markasının tanınmış bir marka olmadığını, davacının SMK m. 6/3 hükmüne dayalı iddialarını ve davalının kötü niyetini de somut delillerle ispat edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

MUHAKEME

HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR

Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.

Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,

06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve

GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/4 maddesine göre .... Sözleşmesi'nin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamında tanınmış marka olup olmadığı iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının

alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.

İptali istenen ... kararının davacıya 05/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 03/11/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.

İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ

... başvuru sayılı markanın işlem dosyasının örneği incelendiğinde; davalı şahsın 05 ve 10. sınıflara giren emtialarda kullanılmak üzere dosyaladığı "..." ibareli marka başvurusunun ... tarafından tescil edilmek üzere ....’nde ilanına, davacı tarafın SMK m. 6/1, m. 6/3, m. 6/4, m. 6/5, m. 6/6 ve m. 6/9 hükümlerine ve ... sayılı markasına dayalı olarak itiraz ettiği, davalının bu itiraza karşı görüş sunarken davacının itirazına mesnet aldığı markasının tescilli olduğu tüm emtialarda kullanıldığının ispat edilmesini talep ettiği, davacının bu talebe cevaben marka işlem dosyasına.

27.06.2014 ve 13.04.2018 tarihli, “...” ila “...” isimli ürünlerin Türkiye’de satışına ilişkin iki adet belgeyi, davacının ürünlerinin ".... uzantılı web sitelerinde/e-ticaret platformlarında satıldığına ilişkin ekran görsellerini, davacının “...” ibareli sosyal medya hesaplarına ait ekran görüntülerini, davacının "..." uzantılı resmi web sitesinden alınmış görselleri, davacının ürünlerinin tanıtıldığı, “...” ibaresinin çatı markası hüviyetinde kullanıldığı İngilizce broşürlerin görsellerini sunmuş olduğu, davacının itirazını ve sunduğu belgeleri değerlendiren ...’nın 04.04.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile,

davacının itirazını tüm gerekçeleri yönünden reddettiği, itirazı reddedilen davacının itirazını aynı markaya ve aynı hükümlere dayalı olarak tekrar ettiği, bu itirazın da ...’in ’nun huzurda dava konusu edilen 31.08.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile bütünüyle ve nihai olarak reddedildiği anlaşılmaktadır.

... ...'in ... sayılı kararında;

"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, diğer fikri haklar ve kötü niyet gerekçeleriyle

...

Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markayı bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen marka bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmamıştır. Md. 6/1 gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

...

Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/IV ve 6/V maddeleri hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı görülmemiştir.

...

Kurul belirtilen tespiti paylaşmaktadır ve incelenen başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasını, tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ispatlayan bir husus olarak kabul etmemektedir. İtiraz sahibinin, markaların benzer olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması dikkate alındığında ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından kötü niyet gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır.

Son olarak, itiraz sahibinin eskiye dayalı kullanım ve diğer fikri haklar veya kişi hakları gerekçeli itirazları ise, itiraz ekinde söz konusu iddiaların ispatlanamamış olması nedeniyle haklı bulunmamıştır.

Sayılan nedenlerle, işbu itirazın reddi gerekmiştir.

KARAR

İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası Davacı Markası "..." "..." (...) (...) 05, 10. sınıf. 05. sınıf.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 28/05/2024 havale tarihli raporda özetle;

"1. Dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki “hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler” mallarının davacının markasının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı,

2. Dava konusu marka başvurusu ile davacı markası arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunmadığı,

3. Dava konusu marka ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı,

4. Davacının SMK 6/6 maddesi kapsamındaki itirazının yerinde olmadığı,

5. Dava konusu ... Sayılı ... kararının yerinde olduğu,

6. Dava konusu marka bakımından hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı" ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin, ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.

KULLANMAMA DEF’İ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME

Davalı taraf, ... nezdinde dosyaladığı karşı görüşlerde davacının itirazlarına mesnet aldığı markasının tescilli olduğu tüm emtialarda kullanıldığının ispatlanmasını talep etmiştir. Ancak, eldeki davada davalı taraf kullanmama def'i ileri sürmemiştir. Dolayısıyla, kullanmama def'i ... iptal talepli dava açısından incelenecek olup, hükümsüzlük talepli dava bakımından incelenmeyecektir.

Davalının kullanmama def’inin dinlenebilmesi için, SMK m. 19/2 hükmüne göre, davacının kullanmama def’ine muhatap davacı markalarının, dava konusu edilen markanın başvuru tarihinden en az 5 yıl süreyle tescilli olmaları gerekir. Davacının itirazlarına mesnet aldığı ... sayılı markasının 03.03.2009 olan tescil tarihinin dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 01.04.2022 tarihinden geriye dönük beş yıl hesaplandığında ulaşılan 01.04.2017 tarihinden önce olduğu tespit edildiğinden, davacının bu markasının davalının kullanım ispatı talebine muhatap olabileceği değerlendirilmiştir.

Somut olayda, incelenmesi gereken hususlar, davacının ... sayılı görselli markasının; davacı tarafından, tescilli olduğu emtialarda, Türkiye sınırları içerisinde, ciddi bir şekilde, markasal hüviyette, 01.04.2017-01.04.2022 tarihleri aralığında ve tesciline uygun olarak kullandığının ispat edilip edilemediği, noktalarında toplanmaktadır.

Davacının marka işlem dosyasına sunduğu "...." uzantılı e-ticaret sitelerinden alınmış çıktılardan, davacının“....” markaları altında hayvan sağlığına ilişkin satışa arz ettiği ürünlerde çatı marka olarak “...” ibaresinin kullanıldığı ve bu ürünlerin Türkiye’den de sipariş edilebildiği görülse de, bu markasal kullanımların ülkemizde gerçekleşmiş ciddi kullanım sayılmaya yeterli nicelikte ve nitelikte olduğunu söylemek mümkün değildir. Aynı husus; düzenleyenin davacı olduğu belli olmayan 2 adet satış belgesi ve İngilizce broşür açısından da söylenebilecektir. Son olarak; davacının sosyal medya hesaplarının “...” isimli olmasının da bir markasal kullanımı tevsik edebilen bir yanı olmadığı değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak; marka işlem dosyası kapsamında, davacının gerekli tarih aralığında “...” esas/tek unsurlu markasını Türkiye sınırları içerisinde ciddi biçimde kullandığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile tevsik edilemediği düşünüldüğünden, ... kararının iptali talepli dava yönünden, davacının ... sayılı markasına dayalı olarak, SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı kanaatine varılmış ve bu nedenle ... iptal talepli dava reddedilmiş, aşağıdaki değerlendirmeler ise hükümsüzlük talepli dava bakımından yapılmıştır.

TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 05, 10'uncu sınıflardaki:

"05: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.

Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler.

İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.

10: Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (kondom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.

İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise ... sayılı "..." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 05. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda dava konusu edilen markanın kapsamına giren “hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler” emtiaları, davacının markasının kapsamına giren emtiaların farklı kelimelerle ifade edilmiş halidir.

Zaten de bu emtialar; benzer alıcı çevresine hitap ederler, sağlık ile ilintili olmalarından dolayı benzer ihtiyaçları giderirler ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri yüksektir, aynı yerlerde satışa sunulurlar ve dağıtım kanalları aynıdır. Ancak; dava konusu edilen markanın kapsamına giren -beslenme ile ilintili olanlar dahil- diğer emtiaların bu özellikleri haiz oldukları söylenememektedir.

Sonuçta; dava konusu edilen markanın kapsamına giren; “hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler” özelinde somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu, diğer emtialar yönünden ise bu şartın gerçekleşmediği değerlendirilmiştir.

B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.

Taraf markaları, şekil unsurlarından yoksun birer kelime markasıdır; davacının markasında “...” ibaresi, düz yazım karakterindeki siyah renkli büyük harflerle, davalının markasında ise “...” ibaresi, yine düz yazım karakterindeki siyah renkli küçük harflerle yazılmış ve işaretlerde başkaca bir unsur da kullanılmamıştır.

Bu kelimelerdeki harf ve dizin ortaklıklarının ve tarafların markalarının kelime markası hüviyetlerinin, somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan işaretleri görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer kıldığı değerlendirilmiştir. Zira; “...” ve “...” kelimelerinde geçen altı harfin tamamı da ortaktır ve bu ibarelerin ilk iki harfinin dizinleri de aynıdır.

Taraf markalarında harflerin bazılarının yer değiştirmiş olmasının, harflerdeki ortaklığın yaratmış olduğu yakınlaşmayı ortadan kaldıracak, yani karşılaştırılan markaları görsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan kurtaracak güçte ve nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Bu dizin farklılıkları, markaları “birebir aynı” olmaktan çıkarmakta, ancak SMK’nın 6/1 hükmü kapsamında “ayırt edilemeyecek derecede benzer” olma durumundan kurtaramamaktadır.

Ayrıca, potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacaklardır. Davacının “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...” markasıyla karşılaştığında Görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında da, aynı sonucu vermektedir.

Buna göre; somut olayda hükümsüzlük talepli dava özelinde; karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

2.SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME

SMK m. 6/3 ile “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir” hükmü düzenlenmiştir.

Burada söz konusu olan, tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. Bir kişinin marka olarak tescil ettirmek istediği bir işaretle ilgili olarak üçüncü kişinin, bu işaret üzerinde, başvurudan veya rüçhan haklarından önceye dayanan herhangi bir hakkı ve bu haktan kaynaklanan bir itiraz yetkisi bulunabilir. Önceye dayanan böyle bir hakkın varlığı halinde başvurusu yapılan markanın tescili mümkün değildir. İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını gerekli kılar.

Davacı taraf; dava konusu edilen “...” ibaresinin, davalının markasının kapsamına giren emtialarda, kendisi tarafından Türkiye genelinde kullanıldığını ve bu şekilde gerçek hak sahipliğinin doğduğunu tevsik eden herhangi bir delili, dava/marka işlem dosyasına sunmuş değildir. Bu nedenle de somut olayda, davacının önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının, davalının markasının kapsamına giren emtialarda tesciline/hükmüne bir etkisinin olamayacağı değerlendirilmiştir.

3. SMK 6/4 ve 6/5 MADDELERİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME

Davacının dava/marka işlem dosyasına sunduğu delillerden, davacının “...” markasının, dava konusu edilen markanın kapsamına giren emtiaların hitap ettiği sektörlerdeki bilinirliği, bu markaya ve markanın tanıtımına yapılan yatırımlar, bu markanın piyasa payı anlaşılamadığından, bu markanın bu sektörlerde “tanınmış” olduğunun söylenmesi mümkün görülmemiştir.

Kaldı ki; somut olayda SMK m. 6/5 hükmü gereğince tanınmış marka korumasından yararlanılabilmesi için, davalı tarafın davaya konu markasının, davacının markasının “tanınmışlığı”ndan haksız yarar sağlaması, “tanınmış marka”nın itibarına zarar vermesi ve ayırt ediciliğini zedelemesi durumlarından birinin oluşmuş/oluşma ihtimalinin yüksek olması gerekir.

Taraf markaları, davacının bir kısım markaları özelinde taraf markalarının benziyor olması halinde dahi, SMK 6/5 maddesi hükmünde sayılan şartların “otomatikman” gerçekleştiği veya gerçekleşebileceği anlamına gelmez.

Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markası açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/4 ve 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

4. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

5. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME

Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 maddesi kapsamında, yine gerekçeli kararda yukarıda benzer olduğu belirtilen mal/hizmetler kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, ancak dava konusu edilen ... sayılı markanın karar tarihinde henüz tescil edilmediği anlaşıldığından, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-... iptali talepli davanın REDDİNE,

2-Hükümsüzlük talepli dava bakımından dava konusu edilen ... sayılı markanın henüz tescilli olmadığı anlaşıldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

3-Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 269,85TL harcın düşümü ile 157,75 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,

Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/09/2024

Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.

Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/418, K. 2024/316, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. Muhakeme
  5. Uyuşmazlığın Tespiti Ve Diğer Hususlar
  6. Gerekçe
  7. İdari Aşamanın Özeti
  8. Karar
  9. Kullanmama Def’i İle İlgili Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/418
Karar No
2024/316
Tarih
12 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/419 K.2024/599
  • Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/419 K.2024/314
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/419 K.2024/627
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/420 K.2024/604
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/420 K.2024/677
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/421 K.2024/705

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.