KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/432 Esas - 2024/321
- Esas no
- 2023/432
- Karar no
- 2024/321
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
Karar Metni
1.983 kelime·10 dk okuma·13 bölüm
Av. ...
DAVA
Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 13/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2024
TALEP
Davacı vekili 13/11/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin ... (...) nezdinde ...sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ... yayınlanması üzerine davalı şirketin kötü niyet gerekçesiyle yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin ...'in ... sayılı ... (...) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira “...” markasının yurtdışındaki tüm haklarının müvekkiline ait olduğunu, taraf markalarının benzer dahi olmadığını,
müvekkili markasının esas unsurunun “...” olduğunu, “...” ibaresinin uyuşmazlık konusu emtialar yönünden cins bildirdiğini, kötü niyet tespitinin hatalı olduğunu, müvekkilinin 31.12.2021 tarihinde ....Noterliği’nde yaptığı sözleşme ile ... bünyesinde bulunan ...
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne markanın kullanımı ile ilgili lisans verdiğini, bu şirketin 03. Sınıf malların üretimini yaptığını, itiraza gerekçe olarak gösterdiği belgeler arasında yer alan distribütörlük sözleşmesinin sadece ... markalı ürünlerle ilgili olduğunu, “...” markasının hali hazırda ...
Cumhuriyeti’nde ... firması adına tescilli olduğunu, müvekkilinin davalı yana fason üretim yaptığını, müvekkilinin bu ürünleri ...’ta kendisinin pazarladığını, “...” markasının ilk olarak 2004 tarihinde ... firması adına ... sayısı ile ...’ta tescil edildiğini, asıl kötü niyetli olanın müvekkilina ait tescilli markayı Türkiye’de 2021 yılında tescil ettiren davalının olduğunu ileri sürerek, ...’in ... sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Verilen kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçe ve beyanında özetle: Müvekkilinin “...” markası üzerinde, davacı yandan çok daha evvelden hak sahibi olduğunu, müvekkilinin “...” tanınmış markasının sahibi olduğunu, "...” markasının ise ilk olarak ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiğini, “...” ürünlerinin şişe kapak tasarımlarının dahi ... sayısı ile müvekkili adına tescilli olduğunu, taraflar arasında 2004 yılından beri süregelen ticari ilişkinin bulunduğunu,
04.01.2016 tarihli distribütörlük sözleşmesi ile müvekkili firmaya ait ürünlerin ... pazarında davacı firma tarafından distribütör sıfatıyla satışı hususunda anlaşılması suretiyle ticari ilişkinin sürdürüldüğünü, davacı iddialarının aksine müvekkili firma tarafından üretilen “...” marka şampuan ve saç kremi ürünlerinin de anılan distribütörlük sözleşmesi kapsamında ...’ta satışa sunulmak üzere ihracat kayıtlı olarak ... San. ve Tic.
A.Ş’ne satılmış bulunduğunu, davacı yanın müvekkilinin “...” markasını kendi adına tescil için ...’ta başvuru yapması üzerine taraflar arasındaki distribütörlük ilişkinin sona erdiğini, taraflar arasında ceza soruşturmalarına konu dosyalar bulunduğunu, davacının açıkça kötü niyetli olduğunu, davacı marka sahibinin sayısız seçeneği varken, müvekkil ile aynı sektörde kullanmak ve tescil ettirmek üzere müvekkiline ait “...” markası ile aynı renkte ve aynı yazı şeklinde ve yine “...” ibaresinin ön plana çıkarıldığı neredeyse birebir aynı şekilde kopyaladığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/9'a dayalı olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şirketin ...başvuru sayılı markası ile ilgili olarak, SMK 6/9 maddesine göre başvurunun kötü niyetli yapılmadığı iddialarının ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen ... kararının davacıya tebliğ tarihinin 11/09/2023 olduğu, 13/11/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
Dava konusu "... ..." ibaresinin 03. Sınıf emtialarda tescili amacıyla 01.05.2022 tarih ve ... numarası ile başvuru konusu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.05.2022 tarih ve 397 sayılı Bültende ilana çıkarıldığı görülmüştür.
Anılan ilana karşı davalı yanın SMK m. 6/1 ve 6/9 düzenlemeleri kapsamında itirazda bulunduğu, ...’nın 15.03.2023 tarihli kararı neticesinde davalı itirazlarının yalnızca SMK m. 6/9 düzenlemesi uyarınca kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiği görülmüştür.
Söz konusu ret kararına karşı bu defa davacı başvuru sahibi tarafından itiraz edilerek .... tarafından verilen kararın kaldırılması talebinde bulunulduğu, ... sayılı ... kararı neticesinde özetle;
"...başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(9) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
Bilindiği üzere kötü niyet kavramı, "bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak veya başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu" olarak tanımlanabilir.
Marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı şekilde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız yarar elde etmek, markayı gerçekte kullanmayıp yedeklemek, marka ticareti yapmak, gerçek hak sahibinin piyasaya girişini engellemek, gerçek hak sahibine maddi veya manevi zarar vermek vb. amaçları yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir.
Gerçek hak sahibi ile arasında sözleşme yahut ön sözleşme bulunan başvuru sahibinin, tescil yolu ile ve dürüstlük ilkelerine aykırı biçimde marka üzerinde hak temin etme girişimi de kötü niyet olarak kabul edilir.
Kurul tarafından bu çerçevede yapılan değerlendirme neticesinde taraflar arasında ticari ilişki olduğu tespit edilmiş olup, itiraza gerekçe olarak gösterilen ... numaralı tescilli marka örneğinde yer alan stilize edilmiş, karakterize “...” ibaresinin işbu marka başvurusunda da birebir olarak kullanılmasının tesadüfen gerçekleştirilmiş olması mümkün görülmemekte ve dolayısıyla bu durum da başvuru sahibinin iyi niyetli olarak başvuruda bulunmadığı kanaatini doğurmakta olup ... kararı yerinde görülmüş ve sayılan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı Başvuru Markası "... ..." (...) 03. sınıf.
Davalı Markaları "..." (..., ..., ..., ... ) 03. sınıf.
Bilirkişi heyetinden alınan 22/07/2024 havale tarihli raporda özetle; "- Rapor kapsamında ayrıntılarına yer verilen tespitler çerçevesinde kötü niyetin varlığına delalet teşkil edebilecek hususlar rapora yansıtılmış olmakla birlikte, bu anlamda nihai takdirin hukuki bir yorum gerektirmesi nedeniyle Mahkemeye ait olması gerektiği," ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Kapsamında Değerlendirme
Dava konusu "... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 03. Sınıftaki: “Saç bakım ürünleri (şampuan, saç kremi, saç losyonu, saç boyası, saç jölesi, saç spreyi ve saç köpüğü).” mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır. İtiraza dayanak davalı markasının ise ... sayılı markaların koruma kapsamında 03. Sınıftaki aynı mal/hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davalı yanın kötü niyet iddialarını itirazlarını somutlaştırmak adına sunduğu deliller incelendiğinde; müvekkilinin ilk olarak ... sayısı ile 07.11.1997 tarihinde başvuru konusu ettiği ve 03. Sınıf “Saç bakım ürünleri (şampuan, saç kremi, saç losyonu, saç boyası, saç jölesi, saç spreyi ve saç köpüğü).” ürünlerini kapsayan ... ibareli marka tescilini, ... sayılı ve (...) görseline haiz 03. Sınıf emtialarda tescilli marka örneğini, ... sayılı ve ... logolu markanın 03. Sınıftaki hak sahibi olduğunu gösterir belgeleri, davacı yan ile ... ve Tic.
A.Ş arasında 04.01.2016 tarihli olarak imzalanmış “distribütör sözleşmesi” başlıklı ve sözleşmenin 2. maddesine göre “...” markasını taşıyan temizlik ve kişisel bakım ürünlerinin ... ülkesine ihracatı faaliyetini kapsayan bir sözleşmeyi, davacı yan ile dava dışı ve fakat davacı şirketin bağlı olduğu grup firmalarından ... ve Tic.
A.Ş. isimli firma arasında çok uzun yıllardır ticari faaliyetlerin mevcut olduğunu gösterir ticari kayıtları, .... e-posta adresi üzerinden yapılan başvurudan önceki tarihli yazışma içeriklerini (... şampuan markaları ürünlere ilişkin), davacı başvuru sahibinin, Zergroup bünyesindeki firmalardan biri olduğunu gösterir kayıtları (bu hususun davacı tarafça da kabul edildiği görülmektedir) sunduğu görülmüştür.
Davacı başvuru sahibi ise dava dışı ... ve Tic. A.Ş. firmasına ... sayılı “...” marka tescilinden doğan haklarına ilişkin verdiği lisans hakkına dair 31.12.2020 tarih ve ... yevmiye sayılı .... Noterliğince onaylanmış lisans sözleşmesi örneğini, bu firmaya ilişkin faaliyet ve oda kayıt belgelerini, ..” markası altındaki faaliyetlerine ilişkin ürün görsellerini, taraflar arasındaki (... ve Tic.
A.Ş adına) ticari ilişkileri tasdikleri fatura örneklerini, “...” markasının ilk olarak 2004 yılında ... sayısı ile ...’ta ... ve Tic. A.Ş adına tescilli olduğunu gösterdiğini iddia ettiği kaydı, ...’taki bir kısım ticari faaliyetlerini gösterir belgeleri sunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerde, esasen kötü niyetin nihai anlamdaki “...” markası üzerinden 1997 yılından itibaren tescile dayalı hak sahipliğinin davalı taraf üzerinde olduğu, tarafların uzun yıllardır aralarında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, taraflarca sunulan satış faturalarında açık bir şekilde “... ” ibarelerinin yer aldığı, davacı beyanlarından, davacı yanın davalı adına fason üretim yaparak ...’ta pazarladığı anlaşılmıştır.
Davacı yanın, dava konusu marka başvurusundan önceki tarihli “...” ibaresini içerir herhangi bir marka kaydının (... nezdinde) mevcut olmadığı, marka örneğindeki “...” kelimesinin ise ... sayısı ile tescilli olacak şekilde 29.05.2009 tarihinden bu yana davacı adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Davacı tarafça, davaya konu “...” markası ile ilgili olarak ...’ta elde edilen ilk tescilin ... sayısı ile 2004 yılında tescil edildiği iddiası ile ilgili sunduğu belgeden başvurunun “11.12.2018” tarihinde yapıldığı gözlenmiştir. Davacı yanın beyanı ile sunulan belge ve içeriğinin bu bağlamda örtüşmediği görülmüştür.
Söz konusu deliller çerçevesinde davacı yanın “...” markası üzerinde, davalı tarafın hak sahipliğinden daha eski tarihlerde, ülkesellik prensibi uyarınca Türkiye’de hak sahibi olduğunu gösterir belgelerinin mevcut olmadığı, 04.01.2016 tarihli olarak imzalanmış “distribütör sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin konusu “...” markaları ile ilgili olmamakla birlikte özellikle fatura içeriklerinden tarafların (esasen davacı şirketin bağlı şirketlerinden ... firmasının) yıllardır ticari faaliyet ilişkisi içerisinde oldukları ve bu ticari faaliyetlerine konu ürünler arasında “...” markalarını taşıyan şampuan/saç kremi ürünlerinin de olduğu,
davacı yanın davalı firma için fason üretim yapmakta olduğunu ikrar ettiği, davalının en eskisi 1997 tarihli olmak üzere “...” şeklindeki tescilli markalarının yanı sıra ... sayılı ve ... logolu markası ve ... ... marka örneği ile yapılan dava konusu başvurudaki “...” ibaresinin renk ve yazım biçimlerinin birebir aynı görseli içerir bir markasının da bulunduğu, her iki markada da “...” ibaresine esasen markasal bir vasıf yüklenilerek ön plana çıkarıldığı,
dolayısıyla başvuru konusu edilen logoların görsel anlamda yakın düzeyde bir benzerlik ilişkisi taşıdıkları, dolayısıyla davacı yanın, davalı adına tescilli logo ile birebir aynı logoyu tercih ederek yaptığı başvuru ve taraflar arasındaki ticari ilişki itibariyle (dava konusu markanın başvuru tarihi olan 08.01.2022 tarihi gözetilerek), davalının tescilli markalarından haberdar olan tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır.
Neticeten, yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkememizce, davacının davalı markasından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerekirken böyle davranmayıp, davalı markası ile birebir aynı yazım şeklini içerir markayı tescil ettirmek istemesinin davacı başvurusunun kötü niyetle yapılmış olduğunu gösterdiği kanaatine varılmıştır. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır.
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/432, K. 2024/321, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama