KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/13 Esas - 2024/312
- Esas no
- 2024/13
- Karar no
- 2024/312
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11/09/2024
- Talep
- —
Karar Metni
3.162 kelime·16 dk okuma·7 bölüm
Davacı vekili 12/01/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin seri marka oluşturacak şekilde "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, .... (...) ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini,
ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, davacının tanınmış ve seri “...” ibareli markaları bulunduğunu, davacının ülkemizde öncüsü olduğu bankacılık sektöründe ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmış bir firma olduğunu, “...” markalı kredi kartlarının ilk defa 2001 yılında piyasaya sunulduğunu, davacının “... ...” için 2002 yılından beri yürüttüğü kampanyalar ile bu ürünün perakende sektöründe vazgeçilmez bir iş ortağı konumuna geldiğini, “...’da” gibi başlıklar altında moda, eğlence, market, sinema, akaryakıt, seyahat, dekorasyon, araç bakım ve lastik gibi sektörlerde yıla yaygın olarak kampanyalar düzenlenmekte olduğunu,
davacı markasının tanınmışlığın ... tarafından da kabul edilerek ... sayı tahtında ilgili sicile şerh edilmiş olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, dava konusu edilen markada esas unsurun “...” ibaresi olduğunun kabulünün gerektiğini, ayrıca markada geçen “...” ibaresinin davacının tanınmış “...”lu markalarının rengi olan pembe renkli harflerle yazılmış olduğunu, yani markanın bütünsel açıdan davacının tescilli ve tanınmış seri markalarıyla ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, ayrıca taraf markalarının aynı hizmetlerde kullanılacağını ileri sürerek,
... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı ve "... ..." ibareli marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar vewrilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının otomotiv sektöründe 40 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren saygın ve tanınmış bir firma olduğunu, davalının faaliyetlerini büyütmek amacıyla halihazırda yürüttüğü yedek parça alışverişinin yapıldığı online pazaryeri hizmetini bir marka altında ilgili müşterilere sunmak istediği için huzurda dava konusu edilen marka başvurusunu dosyalamış olduğunu markada geçen “...” ibaresinin yerleşik anlamı itibariyle herkes tarafından tercih edilebilecek ve markasal kullanımı kimsenin tekeline verilemeyecek bir ibare olduğunu,
davacının müvekkilinin davacı markalarının tanınmışlığından yarar elde etme gayesine ve kötü niyetine ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğunu, ayrıca taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini ve davacının markalarının 37. Sınıfa giren hizmetlerde tescilli olmadığını, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddi talep etmiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının
alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 15/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 12/01/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
Davalı firmanın 35 ve 37. sınıflara giren hizmetlerde kullanılmak üzere dosyaladığı "... ..." görselli marka başvurusunun tescil edilmek üzere ...'de ilanı üzerine davacının .... sayılı markalarının tescilli oldukları tüm emtialarda kullanıldığının ispatlanmasını talep ettiği, bunun üzerine davacının marka işlem dosyasına;
“...” markasının bankacılık hizmetlerinde/kredi kartı ürününde kullanıldığına ilişkin, toplam 11 sayfalık ...’dan alınmış reklam görsellerini ve davacının “...” kredi kartının tatil harcamalarında kullanılmasının avantajlarını anlatan, başka firmalara ait tatil/rezervasyon hizmetlerine ait tanıtım görsellerini sunmuş olduğu, bu belgeleri ve davacının itirazını inceleyen ...’nın 06.01.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile davacının itirazlarını tüm gerekçeler ve mesnet alınan tüm markalar açısından reddedilmesi üzerine,
davacının itirazını aynı gerekçelere ilaveten SMK m. 6/3 hükmüne ve aynı markalara dayalı olarak tekrar ettiği, ancak bu itirazların da ... ’nun huzurda dava konusu edilen karar ile reddettiği anlaşılmıştır.
... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9 maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ...
Yapılan inceleme sonucunda, markalarda ortak unsur konumunda bulunan ".../..." ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük olması, markaların ".../..." ibaresi dışında ihtiva ettiği diğer unsurlar ve tertip tarzları bakımından herhangi bir benzerlik taşımaması, başvuru konusu markanın kavramsal bir bütün oluşturacak şekilde "... ..." ibaresinden oluşması,
başvuru konusu markanın kapsamında bulunan hizmetlerin muterize ait markanın tanınmış olduğu bankacılık sektörüyle ilişkili olmaması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır.
Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından, kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
Ayrıca, itiraz dilekçesinde belirtilen eskiye dayalı kullanım iddiası incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, bu iddianın, yeterli bilgi, belge, delil ile desteklemediği anlaşılmış ve bu nedenle eskiye dayalı kullanım gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. Md. 6/4 kapsamında yapılan inceleme sonucunda "... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir" hükmünde belirtilen koşulların oluşmadığı kanaatine varıldığından itiraz gerekçesi yerinde bulunmamıştır.
Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir.
Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir.
Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "... ..." (...) 35, 37. sınıflar.
Davacı Markaları "..." (....) 07, 08, 09, 10, 16, 18, 21, 24, 28, 35, 36, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 25/01/2024 havale tarihli raporda özetle;
"1) Davalının marka işlem dosyasına sunmuş olduğu kullanım ispatı talebine muhatap davacı markalarının ciddi biçimde kullanıldığına ilişkin olarak yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil sunulmamış olduğu, dolayısıyla ... kararının iptali talepli dava özelinde, davacının bu markalarına dayalı olarak SMK m. 6/1 hükmü kapsamında bir koruma talep edemeyeceği,
2) Karşılaştırılan işaretlerin/markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığı,
3) Hem ... kararının iptali, hem de hükümsüzlük talepli davalar yönünden, davacının muhtelif markaları özelinde, dava konusu edilen markanın kapsamına giren 35. Sınıftaki hizmetler yönünden emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiği, 37. Sınıfa giren emtialar yönünden bu şartın gerçekleşmemiş olduğu,
4) Dava konusu edilen markanın kapsamına giren hizmetlerin hitap ettiği alıcı kesiminin dikkat/özen/seçicilik seviyesinin düşük olmadığı, 5) (2) ve (4) nolu bentlerde yer alan değerlendirmelerden dolayı, (3) nolu bentteki tespite rağmen, hem ... kararının iptali hem de hükümsüzlük talepli davalar yönünden, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
6) Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalı markasının tesciline/hükmüne bir etkisinin olamayacağı,
7) Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği,
8) Dava konusu edilen 14.11.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu,
9) Davacının hükümsüzlük talebinin bu değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı," ifade edilmiştir.
KULLANMAMA DEF'İ BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Davalı firma ... nezdinde, davacı itirazına karşı görüş bildirdiği aşamada kullanmama def'i ileri sürmüş, eldeki davada ise kullanmama def'i ileri sürmemiştir. Dolayısıyla, ... iptal talepli dava açısından kullanmama def'i dikkate alınacak, hükümsüzlük talepli dava açısından ise dikkate alınmayacaktır.
Davalı taraf, ... nezdinde dosyaladığı karşı görüşlerde davacının itirazlarına mesnet aldığı .... sayılı markalarının tescilli oldukları tüm emtialarda kullanıldığının ispatlanmasını talep etmiştir.
Davalının kullanmama def’inin dinlenebilmesi için, SMK m. 19/2 hükmüne göre, davalının kullanmama def’ine muhatap davacı markalarının, dava konusu edilen markanın başvuru tarihinden en az 5 yıl süreyle tescilli olmaları gerekir. Davacının söz konusu markalarının tescil tarihlerinin dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 17.01.2022 tarihinden geriye dönük beş yıl hesaplandığında ulaşılan 17.01.2017 tarihinden önce olduğu tespit edildiğinden, davacının markalarının davalının kullanım ispatı talebine muhatap olabileceği değerlendirilmiştir.
Somut olayda incelenmesi gereken husus, yukarıda belirtilen davacı markalarının: davacı tarafından, tescilli oldukları emtialarda, Türkiye sınırları içerisinde, ciddi bir şekilde, markasal hüviyette, 17.01.2017-17.01.2022 tarihleri aralığında ve tescillerine uygun olarak kullandığının ispat edilip edilemediği, noktalarında toplanmaktadır.
Davacının marka işlem dosyasına sunduğu toplam 11 sayfalık ...’dan alınmış reklam görselleri ve davacının “...” kredi kartının tatil harcamalarında kullanılmasının avantajlarını anlatan, başka firmalara ait tatil/rezervasyon hizmetlerine ait tanıtım görsellerinin, davacının “...”lu markalarının, dava konusu edilen markanın kapsamına giren -dolayısıyla somut uyuşmazlık açısından önem arz eden- 35 ve 37. sınıflardaki hizmetlerde ciddi biçimde kullanıldığına ilişkin yeterli nicelik, nitelik ve içerikte delil olduğu kanaatine varılamamıştır. Bu durumda ... iptal talepli dava bakımından kullanımın ispatlanamadığı anlaşılmış ve dava bu talep bakımından reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "... ..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 35, 37'inci sınıflardaki:
"35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.
Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (01-34.
Sınıflara giren tüm emtiaların) bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)
37: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları ... istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri.
Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri.
Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
Hükümsüzlüğe dayanak; .... sayılı davacı markalarının kapsamında 07, 08, 09, 10, 16, 18, 21, 24, 28, 35, 36, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Bu kapsamda davacının davasına mesnet aldığı markalarının büyük kısmı, dava konusu edilen markanın kapsamına giren, 35. sınıftaki hizmetlerin birebir aynıları veya farklı kelimelerle ifade edilmiş halleri yönünden tescillidir. Dolayısıyla; somut uyuşmazlıkta, 35. Sınıfa giren hizmetler yönünden emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu söylenebilecektir.
Ancak, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı hiçbir markası, dava konusu edilen markanın kapsamına giren 37. sınıftaki hizmetler yönünden tescilli değildir. Davacının markalarının kapsamına giren.
07, 08, 09, 10, 16, 18, 24, 21, 28, 35, 36, 38, 39, 40, 41, 42,43, 44 ve 45. sınıflardaki mal ve hizmetlerin de 37. sınıfa giren hizmetler ile benzer alıcı çevresine hitap ettiği, benzer ihtiyaçları giderdiği, aynı kaynaklardan piyasaya arz edildiği, aynı yerlerde satışa sunulduğu, birbirleri yerine ikame edilebilir niteliği haiz olduğu söylenememektedir.
Dolayısıyla; somut uyuşmazlıkta, davalının markasının kapsamına giren 37. sınıftaki hizmetler yönünden, emtia ayniyeti/benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleşmediği değerlendirilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen 35 ve 37. Sınıflara giren hizmetlerinin hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/ özen seviyesi incelendiğinde; bu alıcıların söz konusu hizmetleri satın alma kararını verdikleri süreçte daha uzun vakit geçirdiği, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış/eksik/kalitesiz hizmet alma riskini azaltmaya çalıştığı, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını verdiği,
bu hizmetlerin bir kısmının da daha ziyade alıcıların profesyonel meslekleri/iştigal alanları ile alakalı olarak satın alınan hizmetler olduğu fiili gerçekleri gözetildiğinde, alıcıların bu hizmetleri satın aldığı anda bilgi/bilinç/dikkat/ özen seviyelerinin düşük olmadığı değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Davacının bir kısım markası, renk, şekil ve kelime unsurlarını hep birlikte ihtiva eden karma markalardır, bir kısmı ise renk ve şekil unsurlarından yoksun kelime markalarıdır. Bütün bu markalarda ortak olan “...” ibaresi, davacının çatı markasıdır ve itirazlara/davaya mesnet alınan markaların birçoğunda, ilk bakışta göze çarpan esas unsur hüviyetinde kullanılmıştır.
Dava konusu edilen işaret ise şekil unsurundan yoksun bir kelime markasıdır; işarette büyük ve düz yazım karakterindeki, gri renkli harflerle yazılmış “...” ve kırmızı renkli harflerle yazılmış “...” ibarelerinden meydana gelmektedir. Davalı markasındaki kelimelerin her ikisinin de yerleşik birer anlamı olması nedeniyle, bir arada kullanıldıkları zaman “... ...” şeklinde bir sıfat tamlaması olarak, yani kavramsal açıdan bütünleşik şekilde algılandıkları değerlendirilmiştir.
Somut uyuşmazlık açısından önem arz eden husus; taraf markalarında geçen “.../...” ibarelerinden kaynaklı iltibas oluşup oluşmayacağı hususudur.
Davalının markasında “...” ibaresi bulunuyor olması sebebiyle işaretlerin benzer olduğu değerlendirilmiştir. Öte yandan; davacının "..." ibareli seri markalarının bulunuyor olduğu hususu göz önüne alındığında, davalının "... ..." ibareli marka başvurusunun davacının seri markaları arasına sızma girişimi olarak değerlendirilebileceğine kanaat getirilmiştir.
Neticeten; yukarıda benzerlik tespit edilen (35. Sınıfa giren hizmetler özelinde) davacı seri markaları ile davalı markası arasında iltibas oluşabileceği kanaati hasıl olmuştur. Benzerliği tespit olunamayan 37. sınıf kapsamında ise iltibas oluşmayacağı değerlendirilmiştir.
2. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Somut olayda davacı taraf gerek dava dosyasına, gerekse marka işlem dosyasına, “...”lu markalarının ilgili sektörde tanınmışlığına ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. Ancak genel hayat tecrübesi ve .... Dairesi kararları itibariyle (.... sayılı ilamı), davacının "..." ibareli markalarının özellikle "banka kartları" sektöründe yüksek düzeyde tanınır olduğu değerlendirilmiştir. Ancak, bununla beraber marka başvurusu kapsamında bu tanınmışlığın 37. Sınıfa giren emtialara sirayet etmeyeceği kanaati hasıl olmuştur. Benzerliği tespit olunan 35. Sınıf hizmetler yönünden ise SMK 6/5 şartlarının oluştuğu değerlendirilmiştir.
3. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
4. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 ve 6/5 maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmış, dava konusu edilen ... sayılı markanın kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını belirtmiş ise de; ... 08.06.216 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunduğu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimali koşullarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, ... iptali talebi yönünden davanın reddine, hükümsüzlük talebi yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır. Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 916,00.-TL · Posta Masrafı 237,00.-TL · Bilirkişi Masrafı 10.500,00.-TL · Toplam 11.653,00.-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/13, K. 2024/312, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama