KÜNYE
Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/55 Esas - 2024/337
- Esas no
- 2024/55
- Karar no
- 2024/337
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
2.255 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
Av. .... Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ...
DAVA
Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/10/2024
TALEP
Davacı vekili 06/02/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin "..." ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, ... (...) ilanı üzerine müvekkili tarafından .... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... (...) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını,
zira davacı şirketin taşımacılık sektöründe tüm Türkiye çapında ve uluslararası düzeyde faaliyetleri bulunan ve ülkede yüksek tanınmışlığa sahip bir şirket olduğunu, ... ibaresinin davacı şirketin kurucusu tarafından ilk kez 1979 yılında ticari faaliyetlerinde kullanılmaya bağladığını, davacı şirketin aynı zamanda ticaret unvanındaki esaslı unsur olan "..." ibaresini markalarında da esaslı unsur olarak kullandığını, davacı şirket adına tescilli ... ibareli çok sayıda markanın bulunduğunu, işaretler arasında yüksek seviyede benzerlik olduğunu,
markaların kapsamında yer alan malların/hizmetlerin da aynı tür/benzer olduğunu ileri sürerek ... sayılı kararının iptaline ve marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı gerçek kişiye dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak, davalı davaya cevap vermemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanına dayalı hak iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının iddialarının
alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 07/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 06/02/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
Dava konusu ... sayılı marka başvurusunun ...'de ilanı üzerine, davacı şirket tarafından ... sayılı markaları gerekçe gösterilerek itiraz edilmiştir. İtirazın reddi üzerine ... ...'in ... sayılı kararında:
" ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Karıştırılma ve ilişkilendirilme olasılığı gerekçeli ret kararına karşı yapılan itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Yapılan değerlendirmede, başvuruya konu markanın tertip tarzı itibariyle itiraz gerekçesi markalardan farklılaştığı ve ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır.
Bununla birlikte, muterizin md. 6(3), 6(5), 6(6) ve 6(9) gerekçeli itirazları, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda yapılan markalar arasında işaret benzerliği bulunmadığı yönündeki değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır.
Son olarak, itiraz sahibinin emsal kararlar gerekçeli itirazı, farklı markalar hakkında verilen kararların incelenen başvuruyla ve bu başvuru hakkındaki kararla bağlantısının bulunmaması nedeniyle haklı bulunmamıştır.
Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "..." (...) 39. sınıf.
Davacı Markaları
"...."
(....)
09, 16, 35, 36, 38, 39, 41, 43. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 28/06/2024 havale tarihli raporda özetle:
"Taraf markalarının bir bütün halinde bıraktığı izlenimin benzer olduğu ve ilgili tüketici yönünden uyuşmazlık konusu mal/hizmetler yönünden SMK 6/1 uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
Huzurdaki uyuşmazlık açısından SMK 6/3 maddesinde anılan şartların oluşmadığı, 6(5) ve 6(6) maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı,
Dosya içeriğinde davalının başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut bilgiye rastlanmamış, mevcut bilgiler ışığında bu yönde kanaat oluşmamakla birlikte takdirin Sayın Mahkemede olduğu," ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 39'uncu sınıftaki:
"39: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ise .... sayılı "...." ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 09, 16, 35, 36, 38, 39, 41, 43. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda dava konusu marka kapsamında 39. sınıfta yer alan hizmetlerin tamamının davacının itiraza mesnet markalarında aynen yer aldığı tespit edilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, 39. sınıftaki hizmetlerin tüketici kitlesinin dikkat seviyesi yüksek olduğu, bu tüketici kitlesinin alışkanlıkları, eğitim ve eğilimleri, anılan mal ve hizmetlerin üretim ve dağıtım kanalları, satış noktaları, satın almaya ayrılan süre, alım sıklığı itibariyle yüksek seviyede özenli ve seçici oldukları, tüketicinin anlık kararlar ile bu mal ve hizmetlerden yararlanmadıkları değerlendirilebilir.
Açıklanan nedenle, dava konusu hizmetler yönünden bilinçli ve dikkatli tüketicilerin dikkate alınması gerekmektedir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Görsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davalı markası kırmızı renkte "..." ibaresi ile bu ibareye bitişik aynı boyutta siyah renkte "..." ibaresinden oluşmaktadır.
Davacının itiraza mesnet markalarının bir kısmı düz yazı ile küçük harflerle "..." ibaresinden, bir kısmı bu ibare ile birlikte "kurye, burası, akademi" gibi kelimelerden oluşmakta iken bir kısmı ise "..." ibaresi ile birlikte "..." gibi iki kelimenin birleşimi ile kırmızı mavi renkte farklı figüratif unsurlardan oluşmaktadır.
Taraf markalarında ortak olarak "..." ibaresi bulunduğu gibi "..." ibaresini oluşturan yazı karakteri ile markalara hâkim renkler de benzerdir (kırmızı). Markalar kompozisyon olarak farklı olsa da davacının ... şeklindeki markaları ile davalı markasının görsel olarak benzer olduğu değerlendirilmiştir.
İşitsel benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; davalı markası "..." ve "..." kelimelerinin birleşmesinden oluşmaktadır. ... kelimesi İngilizce kökenli olup yaygın kullanımı ile dilimize de yerleşmiş olup, dilimizde "..." olarak okunmaktadır. Davalı markası 13 harften oluşmaktadır. Davacı markaları ise tek başına ... kelimesinden ya da yanına eklenen akademi, burası, kurye vb. kelimelerin birleşiminden taraf markalarında ortak olarak ... ibaresinin yer alması nedeniyle, markaların işitsel olarak benzerlik taşıdığı anlaşılmıştır.
Anlamsal benzerlik açısından değerlendirme yapıldığında; kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya şekil markalarının tekabül ettikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Davacı markalarının esaslı unsuru olan “...” kelimesi “....”, “İnsanda saygı uyandıran görünüş, görkem.”, “Kendisininmiş gibi sahip çıkılan, bulunmuş mal.” anlamlarına geldiği tespit edilmiştir. Davalı markası bir bütün halinde “...” şeklinde olup; yapılan araştırmada ... kelimesinin bir cilt hastalığının ismi olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; markalar arasında kavramsal benzerlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlık konusu taraf markaları incelendiğinde, davacı markalarının esaslı unsuru olan "..." ibaresi davalı markası içinde aynen yer almaktadır. Her ne kadar davalı markasında "..." ifadesinin önünde "b" harfi bulunup, "..." olarak okunsa da "b" harfinin "..." kelimesinin söylenişinde fark yaratmadığı ve, ifadeler arasındaki ayniyeti ortadan kaldırmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı markasında yer alan "..." ibaresinin "aktarma, taşıma, devretme" anlamlarına gelmesi nedeniyle uyuşmazlık konusu olan ve 39. sınıfta yer alan hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşüktür. Davacı markalarına kırmızı, mavi siyah renkler hâkim olup, davalı markasında da kırmızı-siyah renkler hakimdir. Davalı markası, davacı markalarını hatırlattığı gibi, işitsel ve görsel olarak da benzerlik taşımaktadır.
Markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; markaların kapsamındaki mal/hizmetlerin de aynı oldukları dikkate alındığında, markaların tüketici zihninde bıraktığı genel izlenimin benzer olduğu ve davacı markalarını tanımış ve bilen bir tüketicinin davalı markasını gördüğünde davacının seri markalarından biri sanacağı ve böylelikle markalar arasında iltibas oluşacağı değerlendirilmiştir.
2. SMK 6/3 MADDESİ UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME
SMK m. 6/3 ile “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir” hükmü düzenlenmiştir.
Burada söz konusu olan, tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. Bir kişinin marka olarak tescil ettirmek istediği bir işaretle ilgili olarak üçüncü kişinin, bu işaret üzerinde, başvurudan veya rüçhan haklarından önceye dayanan herhangi bir hakkı ve bu haktan kaynaklanan bir itiraz yetkisi bulunabilir. Önceye dayanan böyle bir hakkın varlığı halinde başvurusu yapılan markanın tescili mümkün değildir. İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını gerekli kılar.
Davacı yan önceye dayalı kulanım iddiasını, sahibi olduğu "..." alan adına dayandırmıştır. Davacıya ait alan adı "..." şeklinde olup; alan adında esaslı ve ayırt edici unsur bir bütün halinde "..." ibaresidir. Jenerik üst düzey alan adı ve ülke kodlu üst düzey alan adının (com.tr vb.) ayırt edici işlevi bulunmamaktadır. Çünkü, bu üst düzey alan adlarının, alan adında zorunlu olarak bulunması gerekir ve her alan adında aynı ya da farklı olarak bulunur. Dava konusu marka ise “...” ibaresinden oluşmaktadır. Alan adının yapısı konusunda bilgi sahibi olan ve hangi unsurun ne anlama geldiğini bilen kişi, alan adını bir bütün olarak kavrayıp, bu şekliyle ayırt edici bulacaktır. Açıklanan nedenle, SMK 6/3 maddesinde anılan şartların oluşmadığı değerlendirilmiştir.
3. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay davacı yanın "..." ibareli markasının tanınmış marka olduğunu, ... tanınmış marka sicilinde tescilli olduğunu beyan etmiş ve mahkememizce davacının markasının, özellikle "kurye/taşımacılık" hizmetlerinde ülkemizde belirli bir tanınırlığa ulaştığı değerlendirilmiş ise de kanunda aranan yukarıda belirtilen şartların sağlanmadığı ve dolayısıyla, huzurdaki uyuşmazlık açısından 6(5) maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
4. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME
Somut olayda, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
5. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ BAKIMINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, ancak dava konusu edilen ... sayılı markanın karar tarihinde henüz tescil edilmediği anlaşıldığından, hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle dava konusu ... kararının yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır. Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 916,00.-TL · Posta Masrafı 290,00.-TL · Bilirkişi Ücreti 7.500,00.-TL · Toplam 8.706,00.-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/55, K. 2024/337, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama