KÜNYE
T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Türk Milleti Adına Karar Vermeye Yetkili T.C. Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/75
- Karar no
- 2024/351
- Hakim
- ... ...
- Katip
- .....
- Davacı
- ... -
- Vekilleri
- Av. ... - .....
Karar Metni
2.071 kelime·10 dk okuma·15 bölüm
Av. ... - ..... Av. ... - .....
DAVALI
1- ... .....
VEKİLİ
Av. ... - ... .....
DAVALI
2- ... -... ...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 19/02/2024
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2024
TALEP
Davacı vekili 19/02/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin ..... sayılı " ..... " ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ..... kod numarası alan başvurunun, ..... ilanı üzerine müvekkili tarafından ..... itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak ... ..... tarafından reddine karar verildiğini,
ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira müvekkilinin tanınmış “...” markasının sahibi olduğunu, 1976 yılından beri dünyanın en büyük otel zincirlerinden olduğunu, yaklaşık 20 ülkede tescil ile korunduğunu, ülkemizde de ..... sayılı markalarının bulunduğunu, başvuruya yönelik itirazlarının 43. Sınıf bir kısım hizmetler yönünden kabul gördüğünü, bununla birlikte kalan hizmetler yönünden verilen kararın hatalı olduğunu, davalı başvurusunun açıkça kötü niyetle yapılmış bir başvuru olduğunu, davalının orijinal bir ibare olan “...” markasını tesadüfen seçmiş ve otelcilik hizmetlerini kapsar şekilde kullanmasının mümkün olmadığını,
davalının fiili kullanımlarının açıkça müvekkili markalarından yararlanma amacı taşıdığını, hatta davalının müvekkilinin web sitesini dahi kopyalayarak benzer açıklamaları kullandığını, başvurunu ayrıca SMK m. 6/1 uyarınca tümden reddi gerektiğini, dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetlerin müvekkilinin otelcilik faaliyetleri içerisinde kaldığını ileri sürerek ...sayılı kararının iptaline ve dava konusu marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilimesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahsa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak, davalı şahıs davaya cevap vermemiştir.
MUHAKEME
HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1 ve 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ...sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş,
06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 18/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 19/02/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ..... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ
Dava konusu "..." ibaresinin 43. sınıf hizmetleri kapsar şekilde 14.12.2021 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 28.03.2022 tarih ve 393 sayılı ..... ’nde yayımlanmasına karar verildiği görülmüştür.
Anılan ilana karşı davacı yanca itirazda bulunulduğu, ...’nın 26.10.2022 tarihli kararı ile davacı itirazlarını SMK m. 6/1 kapsamında “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” yönünden kısmen kabul edildiği, sair hizmetler yönünden ise reddettiği görülmüştür.
... ...'in ...sayılı kararında;
"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..... sayılı "... ", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...
Karıştırılma ihtimali incelemesi yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde yapılmıştır.
Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında benzerlik bulunduğu tespit edilmekle birlikte başvuru kapsamında kalan hizmetler ile itiraz gerekçesi markaların tescil kapsamındaki hizmetlerin aynı veya benzer hizmetler olmadığı, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Öte yandan başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddianın somut delillerle ispatlanamadığı tespit edilmiş, ayrıca markalar arasındaki benzerlik iddiası, tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli görülmediğinden ( ..... ) kötü niyet gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir.
Sayılan nedenlere işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında: Davalı Başvuru Markası Davacı Markaları " ..... " "... , "..." (...) ( ..... ) 43. sınıf. 35, 36, 39, 43. sınıflar.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 01/08/2024 havale tarihli raporda özetle;
" Dava konusu marka başvurusunun, davacı yanın 2014 yılından beri tescil ile hak sahibi olduğu ve bir otel zincirinin adı olarak kullandığı anlaşılan, Türkçe’de somut anlam ifade etmediği gibi İngilizcede de karşılığı bulunmayan “...” esas unsurlu markaları ile birebir aynı esas unsuru içermesi ve yine “geçici konaklama hizmetleri”ni kapsar şekilde başvuruya konu edilmiş olunmasının kötü niyete esas teşkil edecek bir başvuru olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin nihai takdirinin Mahkemeye ait olduğu,
... kararı sonrasında başvuruda kalan hizmetler yönünden, taraf markalarının aynı ya da benzer hizmetleri kapsamadıkları, bu nedenle SMK m. 6/1 koşullarının oluşmayacağı," ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 43'üncü sınıftaki: "Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. " alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının kapsamında ise 35, 36, 39, 43. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu kapsamda dava konusu başvuru kapsamında ... kararı sonrasında kalan hizmetler ile davacı yanın önceki tarihli tescilleri kapsamında yer alan hizmetler arasında bir benzerlik bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı yanın dava konusu marka kapsamında kalan hizmetlerin, konaklama hizmeti sunan işletmeler tarafından da sunulabildiğini ileri sürerek bu bağlantının kurulması gerektiğini itiraz konusu etmiş ise de söz konusu hizmetler, konaklama hizmeti altında sunulan bağımsız nitelikteki hizmetler olmayıp, konaklama hizmetinin bağlantılı hizmetleri sayılabilecektir.
Karıştırılma ihtimalinin öncelikli şartı taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından aynı veya benzerlik düzeyinde bir ilişki bulunmasıdır. Somut olayda ise başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden bu şart meydana gelmediğinden, karıştırılma ihtimali açısından incelenmesi gereken ikincil kriter olan işaretlerin, ilgili tüketiciler nezdinde birbirleri ile ilişkilendirilebilir bir benzerlik hali taşıyıp taşımadıklarının incelemesinin yapılmasına gerek duyulmaksızın SMK m. 6/1 düzenlemesinde yer alan şartların somut uyuşmazlık açısından meydana gelmediği görüş ve kanaatlerine varılmıştır.
2.KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Davacı yan iddialarının temelinde müvekkilinin “...” markasını taşıyan otellerinin birçok ülkede faaliyet gösteren bir zincir olduğunu, davalının websitesinde dahi müvekkili web sitesini ve müvekkilinin kullandığı sloganı taklit eden kullanımları olduğunu, dolayısıyla davalı yanın aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili markalarından haberdar olmamasının beklenemeyeceği, tercih ettiği işaretin tesadüfi olarak seçilmiş olamayacağı iddiaları yer almaktadır.
Kötüniyetli marka başvurusu; kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir.
... "..." kararında; kötü niyet iddiasında bulunan kimsenin, itiraza konu marka ile aynı veya benzer mal veya hizmetler için daha önceki bir markanın sahibi olması veya bir iltibas olasılığının belirlenmesi gerekmediğini kabul etmiştir. ( ..... ) Aynı kararda ..... bir markanın;
a)Marka tescil başvurusu yapan kimsenin, başvuru anında, başkalarının menfaatlerini zedelemeyi amaçlaması, bu bağlamda özellikle adil rekabet ya da dürüst ticari uygulamalar ile bağdaşmayan marka başvurusunda bulunması durumunun bağlantılı tüm faktörlerin birlikte değerlendirilmesi ile açıkça anlaşılması,
veya
b)Marka tescil başvurusu yapan kimsenin, başvuru anında, belirli başka bir kimseyi hedef haline getirmeye gereksinim duymaksızın, bir markanın fonksiyonları, özellikle markanın temel fonksiyonu olan köken gösterme fonksiyonundan ziyade, başkaca amaçlar için markanın sağladığı inhisari yetkileri elde etmeyi amaçlaması halinde, o markanın kötüniyetli bir marka başvurusu olduğunu kabul etmektedir.
..... 'nun 16.07.2008 tarih ..... sayılı kararında; başvuru sahibinin, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hali, kötü niyetin varlığı bakımından önemli bir kriter olarak görülmektedir.
Karara konu olayda HGK; “…Davalının giysi üretiminde bulunan ve tekstil alanında faaliyet gösteren bir kişi olduğu, bu itibarlı müdebbir bir tacir gibi davranmasının gerektiği, kullanacağı işaretin her hangi bir kişiye ait olup, olmadığını araştırmasının gerektiği, ihtilaf konusu ibarenin her hangi bir anlamı olmayan harfler ve rakamlardan oluşması nedeniyle, davacı seçiminin tesadüften ibaret olamayacağı ve bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağı, davalının fantezi bir ibare olan ... ibaresini tescil ettirmesinin, faaliyet alanı nedeniyle varlığından haberdar olduğu davacı markasından faydalanma kastını gösterdiği,
davacının bu işaret üzerinde öncelikli kullanım hakkına sahip olduğu, bu nedenle davalının kötü niyetli tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği…” şeklinde değerlendirmede bulunarak, tescile konu markanın orijinal ve anlamsız bir kelime olup olmaması, başvuru yapan kimsenin ticari hayatta etkinliğinin bulunup bulunmaması, marka olarak seçilen işaret dolayısıyla faydalanma kastı bulunup bulunmadığı gibi hususları da kötü niyetli marka başvuruları bakımından değerlendirme kriteri olarak kabul etmiştir.
Dosya kapsamında mevcut bilgilerde davacı yanın 2014 yılından bu yana ... markası altında faaliyet gösterdiği, davacı yanca dayanılan " ..... " alan adı incelendiğinde davacı yanın 30u aşkın farklı noktada dünya genelinde otellerinin bulunduğu, anılan markanın 2014 yılından bu yana birçok ülkede tescilli bir şekilde davacı yan adına korunduğunun ..... arama motoru kayıtları aracılığıyla görülebileceği, yine ..... genelinde ... sayısı ile 23.07.2014 tarihinden bu yana korunduğu, davacı markasının "..." görseline haiz olduğu,
davalı yanın " ..... " alan adı üzerinden faaliyet gösterdiği gibi "..." görseli ile ve “(43-1) Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. (43-2) Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. (43-3) Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
(43-4) Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” sınıflarında işbu dava konusu başvuruyu gerçekleştirdiği, “...” kelimesinin bilinen bir İngilizce anlamının tespit edilemediği, dolayısıyla anlamı bilinmeyen bir yabancı sözcük ya da yaratım bir ibare gibi algı yaratacağı, davacı yanın temel faaliyet alanı olduğu görülen “konaklama hizmetleri” alanını kapsar şekilde gerçekleştirildiği görülen dava konusu başvurunun tesadüfi olarak tercih edilmiş bir ibare olarak yorumlanamayacağı, davalının konaklama hizmet sektöründe faaliyet gösterirken,
dünya çapında faaliyetleri bulunduğu görülen davacı markasından haberdar olmaksızın bu şekilde bir ibareyi marka olarak tercih etmiş olabileceği yönünde bir yorumun, hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği değerlendirilmiştir.
"..." ibaresinin tek başına anlamının bulunmayışı ve tesadüfen türetilebilecek bir ibare olmaması, davalının ".../" ibareli alan adı üzerinden gösterdiği faaliyet ve başvuru yapıldığı esnada otelcilik hizmetlerinin de kapsamda bulunması karşısında, davalının sanki davacının İstanbul şubesi imiş gibi hareket etme kastı bulunduğunun anlaşıldığı, böylelikle davalının davacı markasından haksız yararlanma amacı taşıdığı ve dava konusu başvurunun dürüst ticari uygulamalar ile bağdaşmayan bir marka başvurusu olduğu, böylelikle davalının kötü niyetli olduğu, kötü niyet de bölünemeyeceğinden benzer olmayan mal/hizmetlerin tescilinin davalıya sağlanmasının hakkaniyete uygun olmayacağı ve davanın tümden kabulü gerekeceği kanaatine varılmıştır.
3.HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
Yukarıda açıklanan gerekçelerle SMK 25 yollaması ile SMK 6/9 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının da oluştuğu anlaşılmış, dava konusu edilen ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu ... kararının yerinde olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ..... · e-imzalıdır. Hakim ... · e-imzalıdır. Davacı Masraf Dökümü: · İlk Masraf 1.620,50.-TL · Posta Masrafı 1.110,00.-TL · Bilirkişi Ücreti 7.500,00.-TL · Toplam 10.230,00.-TL
Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/75, K. 2024/351, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama