KÜNYE
T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mart 2022
- Esas no
- 2021/597 Esas
- Karar no
- 2022/216
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ... ...
- Davalı
- ... - .......
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/10/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 22/04/2022
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında satıma ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklı cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine müvekkilinin Ankara...
Müdürlüğü'nün 2021/7705 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının takibe haksız itirazı ile takibin durduğunu, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik yapmış olduğu itiraz bakımından ise, takip konusu alacağın esas itibariyle sözleşmeden doğan bir para borcu olduğunu, edimin ifasının bir miktar paradan ibaret olduğu durumlarda ifa yerinin neresi olacağının BK 89. madde ile düzenlendiğini, ara borcu, götürülecek borçlardan olduğundan, aksi sözleşme ile veya yasanın özel bir hükmü ile belirlenmiş olmadıkça, alacaklının ikametgahında ödeneceğini, davacı şirketin ikametgah adresinin Yenimahalle/ Ankara olduğunu,
HMK 10. maddede düzenlenmiş olan özel yetki kuralı gereğince, alacaklının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinin yetkisinin İİK md.50 atfıyla icra daireleri için de uygulama alanı bulacağını, belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, alacak doğurur şekilde davacı tarafından davalıya verilmiş bir hizmet ve/veya teslim edilmiş bir mal da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
NİTELEME
Dava, cari hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı taraf, yapılan takipte icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiş olup, sonra açılan eldeki davada da, mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir. Bu sebeple, öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın değerlendirilmesi elzemdir.
İcra Dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmayıp, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, icra dairesi kendiliğinden yetkisizliğini gözetemeyeceği için borçlunun itiraz yolu ile bunu ileri sürmesi gerekir.
Davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi durumunda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenmelidir.
2004 sayılı İİK'nun 50. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. 6100 sayılı HMK’nun 6. maddesi, aksine bir hüküm olmadıkça, her davanın, açıldığı tarihte davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini öngörmektedir. Bu hükme göre, genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir.
İlamsız icrada yetki hususunda da aynı hüküm geçerlidir. Bu durumda, ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi HMK.nun 6. maddesi gereği borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesidir.
Öte yandan, HMK’nun 10. maddesine göre, itirazın iptali davasına konu alacak sözleşmeden kaynaklanıyorsa dava, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Borcun ifa yeri Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesine göre tayin edilmelidir. Bu hükme göre borcun ifa yeri açık veya örtülü olarak belirlenmişse dava belirlenen bu yer mahkemesinde açılabilir. Borcun ifa yeri sözleşmeden açık veya örtülü olarak anlaşılamıyorsa ve borç bir miktar paradan ibaretse alacaklının ödeme zamanındaki ikamet mahkemesinde dava açılabilir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, takibin konusunun cari hesap ekstresi olduğu, davalının cevap dilekçesinde davacı ile aralarında olan ticari ilişkiyi inkar ettiği, bu doğrultuda somut olayda,TBK 89. madde hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı görülmektedir.
Ayrıca ifade etmek gerekir ki, TBK 89 Hükmünü uygulanması gerektiğinden hareket edilse dahi, UYAP sistemindeki adres kayıtlarına göre davacının takip tarihindeki ve dava tarihindeki yerleşim yeri adresinin ... olduğu, davacı adresinin Ankara...Adliyesi yargı sınırları içerisinde kaldığı görülmüştür.
Davalı yanca takibe itiraz dilekçesinde açıkça icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ve yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü olduğu bildirilmiştir.
Yukarıda anlatılan nedenlerle, davanın dayanağı takibin yetkili icra dairesinde yapılmaması, davalının süresinde, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olması, genel yetkili davalının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesinde icra takibinin yapılması gerektiği hususları ve davacının yerleşim yeri adresinin ... olduğu hususu birlikte değerlendirilmiş ve neticede yetkili icra dairesinde usulüne uygun bir icra takibinin bulunmadığı, geçersiz takibe dayalı olarak eldeki davanın açıldığı sonucuna varılarak davanın bu nedenle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
22/03/2022 Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/597, K. 2022/216, 22 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama