KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/154
- Karar No
- 2023/838
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
Karar Metni
1.047 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/156 Esas - 2023/884 T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO
2022/156 Esas
KARAR NO : 2023/884
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2022
KARAR TARİHİ : 01/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili 04/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27/01/2015 tarihinde binmiş olduğu toplu taşıma aracından inerken yaralanmasının, araç şoförünün bir takım maddi endişeleri gereğince hızlıca hareket etmek istemesi nedeni ile meydana geldiğini, dolmuş şoförünce araca binen ve inen müşterilerin tam olarak inişi gerçekleştirip yahut dolmuşa binip sabit duruncaya kadar hareket edilmemesi gerektiğini, zira yolcu bindirmek ya da indirmek için duraklama yapıldığında kapının açılmasının başlı başına tehlikeli bir iş olup,
kapı açılıp kapı arasındaki sirkülasyon bitene kadar ala hareket edilmemesi yahut kontrolsüz şekilde kapının kapatılmaması gerektiğini, somut olayda da müvekkilinin başına gelen kazada dikkatsiz ve sorumsuzca davranılması gözetim ve kontrol yükümlüsü olan şoförün araçtaki stabilizeyi sağlamadan iniş ve biniş kapısını kontrol etmeden bir an önce yola çıkmak istemesinden kaynaklandığını, müvekkilinin dolmuş içine değil dışarıya düştüğünü, merdiven basamağından inilip dışarıya adım atılması sırasında kapının açık olduğunun bari olduğunu,
haliyle şoförün kapı cenahını kontrol etmeden kapıları kapatmaya çalışıp hareket ettiğinden müvekkilinin düştüğünü, oysa ki kapı kapama düğmesine gerek basılmadan gerekse de basıldıktan sonra bakılsa en azından araç hareketi olmayacağı ve müvekkilinin daha az bir zarar ile belkide kazayı atlatacağını, müvekkilinin geçirdiği kaza öncesinde hayat ile barışık, yurtdışı seyahatine dahi tek başına gidebilen, neşe dolu bir insan olduğunu fakat kaza sonrasında müvekkilinin bir çok ameliyata girmiş olmasına rağmen bir türlü eski sağlığına kavuşamadığını, hayatının;
evi ve hastane arasına sıkıştığını, evinin odaları arasında dahi yürümeye zorlanır halde olduğunu, müvekkilinden alınan vekalet için dahi noter evine gitmek mecburiyetinde kalındığını, tek başına seyahatler eden müvekkilinin şimdi kızının gelip arabasına binmekten ve hastaneye kızı tarafından götürülmekten başkaca bir faaliyet yapamadığını, kaza sonrası meydana gelen yaralanma sonucundaki kırıkların şiddetli ağrıları, şekil bozuklukları ve gene kaza sonrasında girdiği ameliyatların acıları ve bu tedavilerin doğal sonucu olarak meydana gelen diğer aksaklıklar, nihayetinde de artık evinin içinde dahi yürümeye zorlanması,
tek başına bir birey iken başkalarına muhtaç kalması müvekkilini kahreder halde olduğunu, yüreğinin acı ve elemle dolu olduğunu, psikolojisi dahi bu durumdan etkilenen müvekkilinin dışarı çıkmaktan korkmakta ve sürekli evine kapanmak istediğini, haliyle müvekkilinin uğramış olduğu derin üzüntü ve ızdırap için 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 18/03/20222 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin poliçe kapsamındaki sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve kasko sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yılda içine zaman aşımına uğradığını, dava konusu kaza nedeni el zaman aşımı süreleri dolduğu için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
kasko poliçesi kapsamında sağlanan teminatın her halükarda ödenmese gereken bir teminat olmayıp zorunlu mali mesuliyet poliçesinin üstünde kalan zararlar için devreye gireceğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak ve ancak sigortalının kusuru oranında ve ihtiyari mali mesuliyet teminat limiti ile sınırlı olarak doğduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için hem Adli tIp Trafik İhtisas Dairesi'nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacı tarafından manevi tazminat talep edilmişse de dava dilekçesindeki iddiaların soyut,
delillendirilmemiş ve birkaç cümlelik bir iddiadan ibaret olup, talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu ve bu nedenle reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; "Davalının genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan araçta davacının yolcu olduğu, açık kapıdan düşerek yaralandığı iddiasına dayalı manevi tazminat " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, davacının tedavi evrakı, ... 66. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/501 Esas sayılı dosyası, ... 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/748 Esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/61182 Sor. sayılı dosyası, davacının sosyo-ekonomik durum araştırması, SGK yazı cevabı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 06/03/2023 tarihli maluliyet raporu, makine mühendisi bilirkişinin 15/05/2023 tarihli raporu ve 30/10/2023 tarihli ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
06/03/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle; 27/01/2015 tarihli kazaya bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %49 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 4 ay olduğu, iyileşme süresinin 12 ay olduğu kanaatinde olunduğu bildirilmiştir.
15/05/2023 tarihli makine mühendisini bilirkişinin kusur raporunda özetle; davalı... sigorta A.Ş.nin ZMVIVİS5 sigortalısı ... plakalı araç sürücüsü ...'in olayda %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'ün olayda %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
30/10/2023 tarihli makine mühendisi bilirkişisinin kusur ek raporunda özetle; davalı ... Sigorta A.Şnin ZMMS sigortalısı ... plakalı araç sürücüsü ...'in olayda %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'ün olayda %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda içerikleri açıklanan bilirkişi raporları dikkate alındığında davacının manevi tazminat isteminin değerlendirilmesinde; TBK-56 uyarınca kazanın meydana geliş biçimi, tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları, davacının maluliyet oranı dikkate alınarak davanın 50.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/154, K. 2023/838, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama