KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/827
- Karar No
- 2024/688
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
Karar Metni
1.497 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/827 Esas - 2024/688
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2023/827 Esas
KARAR NO : 2024/688
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/12/2023
KARAR TARİHİ : 08/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalı şirket ile davacı şirket arasında ... ... ... ... ... ...
Sözleşmesi yapıldığını, diğer davalı... ... ... ... ... ... ın ise, 03.12.2020 tarihli kefaletname ile davalı şirket lehine kefalet limiti dahilinde müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, davacının bayilik sözleşmesi ve ekleri gereği, üzerine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini, davalının da edim ve taahhütlerini yerine getireceği inancıyla, istasyonuna, 03.12.2015 tarihli Ariyet Sözleşmesi çerçevesinde, ariyeten, 17.842,00-USD+KDV(%18) tutarında Kurumsal Kimlik ve otomasyon yatırımı yapıldığını,
ancak davalı şirketin bayilik sözleşmesi ve eklerinde belirtilen koşulları ve tarafına düşen edimleri yerine getirmediğini ve davacının zarara uğradığını, Davalı şirketin, yazılı ve şifahi uyarılar sonucu edim ve taahhütlerine uyması beklenirken basiretli tacir olmanın gereklerine ve ahde vefa ilkesine aykırı olarak sözleşmenin olağan hitam süresinden önce ... ... ... ... ... ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle hiçbir haklı hukuki gerekçe belirtmeksizin sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini,
davacının da durumu bildirmek ve müvekkili şirketi uğrattığı ve karşılanmasını istediği zararları talep etmek adına ... ... ... ... ... ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname gönderdiğini, Davalı tarafça, müvekkiline gönderilen ihtarnameye cevap olarak "ariyetli malların bayiden gelip alınabileceği" ihtarını çektiğini ancak davalı tarafından sadece kanopi logo teslim edildiğini diğer ariyetli malların iadesinin yapılmadığını, Taraflar arasında imzalanan Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi’nin 7. Maddesinde yer alan “…Sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi halinde işbu malzemeler tüm söküm masrafları BAYİ’e ait olmak üzere,
ŞİRKET’çe yapılan talebi takip eden 15 (onbeş) gün içinde ŞİRKET’in tayin edeceği mahal ve şahsa sağlam ve tam olarak teslim edilecektir.
Bu malzemenin kullanılması esnasında meydana gelen kazalar ve sonuçlarından sadece BAYİ sorumlu olacaktır.” hükmü ile ariyet sözleşmesinin 3. Maddesinde yer alan “İşbu demirbaş malzemenin, bayilik sözleşmesi her ne şekilde olursa olsun sona erdiğinde veya ŞİRKET’çe her ne sebeple olursa olsun yazılı olarak iadesi istendiğinde, 15 gün içinde tüm malzemenin azami itina ile sökümü ile ŞİRKET’ce tayin olunacak mahale nakli işlemleri her türlü gideri ... tarafından karşılanmak sureti yerine getirilecektir.
Bunlar için gerekli tüm vergi, resim ve inşa, tesis ve bakım masrafları ... tarafından ödeneceği kabul ve taahhüt olunur.
Ayrıca iade işlemi talebi zaman ve şart kısıtlaması olmaksızın Şirket’in tasarrufunda olup zamanlama ve şekil yönünden hukuki ya da cezai anlamda tazminat ve benzeri talepte bulunulmayacağı ... tarafından kabul ve taahhüt olunur.” Hükmü ve 4.Maddesinde yer alan “İşbu demirbaş malzemenin tamamı taahhüt edilen zamanda ŞİRKET’e veya ŞİRKET’çe tayin edilecek şahıs ve mahale zamanında ... tarafından iade edilmediği takdirde geçen her gün için, iade edilmeyen malzemenin o andaki piyasa değerinin dörtte birini cezai şart olarak ödemeyi ... kabul ve taahhüt eder.
Söz konusu demirbaş malzemelerin kısmen veya tamamen iade edilmemesi halinde benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislini tazminat olarak ..., ŞİRKET’e ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” Hükmü gereği, müvekkili şirketin, 03.12.2020 tarihli ariyet sözleşmesi kapsamında verilmiş 17.842,00-USD TL+KDV(%18) tutarında kurumsal kimlik uygulamalarının ve otomasyon sisteminin teslim edilmesinin talep edildiğini, davalı şirketin ise yedinde bulunan malzemelerin sadece bir kısmının teslim alınmasına izin verdiğini, geri kalan kısmından haksız olarak istifade etmeye devam ettiğini, bu doğrultuda.
Ariyet Sözleşmesinin 4.maddesi uyarınca benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislinin tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile şimdilik 150,00-USD'nin son fesih ihtarını keşide ettiği 29.11.2002 tarihinden itibaren işletilecek Devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, Müvekkili Levent TAŞKIRAN ın 28/11/2022 tarihli şirket devir sözleşmesi ile şirkette bulunan hisselerinin tamamını, devir alan İsmail KAYNAR a sattığını, davalı şirket ile herhangi bir bağının kalmadığını, Şirket ve iş yeri devir edilmeden önce Davacı şirket'in bölge müdürlerinin bilgisi dahilinde yapıldığını şirket yetkililerinin tavsiyesi ve önerisi üzerine değerinde satılmasının dahi önerildiğini, dava açılmadan önce iş yerine 19/12/2022 tarihinde Morovareklam şirketi tarafından gidilerek talep edilen malzemelerin listesinin çıkarıldığını ve malzemelerin davacı tarafından sökülerek alınmadığını,
Yine Morovareklam tarafından 24/02/2024 tarihinde davalı şirkete gidilip ve sadece 3 Adet konopi Logo Teslim alınmış olduğunu, sanki teslim eden davalı Levent TAŞKIRAN gibi tutanak düzenlendiğini, bu tespitlerden ve teslimlerden müvekkili Levent TAŞKIRAN' ın haberinin olmadığını, davacının Samsun Bölge Müdürü Nuri Bey'in ve Finansal sorumlusu Alper Bey'in Önerisi üzerine ve bilgisi dahilinde bu devir işleminin gerçekleştiğini, davacının amacının dava konusu malzemeleri geri iade almak değil, tahsil kabiliyeti olan kişiye yönlendirmek olduğunu,
davacı talebinin u hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan arıyet ve kefalet sözleşmelerine istinaden davacının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiği halde ve haksız feshe rağmen davacı tarafından davalılara verilen ekipmanların değerlerinin hesaplanarak bulunan alacağın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Taraf şirketleri arasında 03.12.2020 tarihli, iki buçuk yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi yapılmış olup, diğer davalı da 03.12.2020 tarihli kefaletname ile şirket lehine kefalet limiti dahilinde müştereken ve müteselsilen kefil olmuştur.
Söz konusu bayilik sözleşmesi ve ekleri gereğince davalının işletimindeki istasyona 03.12.2015 tarihli Ariyet Sözleşmesi çerçevesinde, ariyeten, 17.842,00-USD+KDV(%18) tutarında Kurumsal Kimlik ve otomasyon yatırımı yapıldığı tespit edilmiş ve davalının sözleşmeyi fesh etmesine rağmen davalı tarafından sadece KANOPİ LOGO nun teslim edildiği, diğer ariyetli malların Davacı şirkete iade edilmediği görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi’nin 7. Maddesinde yer alan Sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermesi halinde işbu malzemeler tüm söküm masrafları BAYİ’e ait olmak üzere, ŞİRKET’çe yapılan talebi takip eden 15 (onbeş) gün içinde ŞİRKET’in tayin edeceği mahal ve şahsa sağlam ve tam olarak teslim edilecektir.
Bu malzemenin kullanılması esnasında meydana gelen kazalar ve sonuçlarından sadece BAYİ sorumlu olacaktır.” hükmü ile ariyet sözleşmesinin 3. Maddesinde yer alan “İşbu demirbaş malzemenin, bayilik sözleşmesi her ne şekilde olursa olsun sona erdiğinde veya ŞİRKET’çe her ne sebeple olursa olsun yazılı olarak iadesi istendiğinde, 15 gün içinde tüm malzemenin azami itina ile sökümü ile ŞİRKET’ce tayin olunacak mahale nakli işlemleri her türlü gideri ... tarafından karşılanmak sureti yerine getirilecektir.
Bunlar için gerekli tüm vergi, resim ve inşa, tesis ve bakım masrafları ... tarafından ödeneceği kabul ve taahhüt olunur.
Ayrıca iade işlemi talebi zaman ve şart kısıtlaması olmaksızın Şirket’in tasarrufunda olup zamanlama ve şekil yönünden hukuki ya da cezai anlamda tazminat ve benzeri talepte bulunulmayacağı ... tarafından kabul ve taahhüt olunur.” Hükmü ve 4.Maddesinde yer alan “İşbu demirbaş malzemenin tamamı taahhüt edilen zamanda ŞİRKET’e veya ŞİRKET’çe tayin edilecek şahıs ve mahale zamanında ... tarafından iade edilmediği takdirde geçen her gün için, iade edilmeyen malzemenin o andaki piyasa değerinin dörtte birini cezai şart olarak ödemeyi ... kabul ve taahhüt eder.
Söz konusu demirbaş malzemelerin kısmen veya tamamen iade edilmemesi halinde benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislini tazminat olarak ..., ŞİRKET’e ödemeyi kabul ve taahhüt eder.”
Hükümlerine yer verildiği görülmektedir. Bu doğrultuda, davalının iade yükümlülüğünde bulunan ve davacıya iade edilmeyen 44 kalem demirbaşın değeriyle ilgili olarak makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış ve 26/04/2024 tarihli raporda demirbaşların dava tarihi itibariyle değeri değeri 19.357,74 $ olarak belirlenmiş ve rapordaki tespitler hüküm kuramaya ve denetime elverişli bulunmuştur.
Bu bağlamda, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında yukarıda değinilen bayilik ve ariyet sözleşmelerinin mevcut olduğu ve ayrıca diğer davalı Levent ile yapılan kefalet sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmenin davalı tarafça fesh edildiği ve feshe rağmen davalıya davacı tarafça ariyeten verilen teçhizatların bir demirbaş hariç iade edilmediği, davalıların ariyet sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi uyarınca iade ile yükümlülüklerinin bulunduğu ve bu yükümlülüğün yerine getirilmediği,
iadesi gereken teçhizatların toplam değerinin 19.357,74 $ olduğu ve davacının ariyet sözleşmesinin 4. Maddesi uyarınca teçhizatların değerinin 5 mislini tazminat olarak talep edebileceği, her ne kadar davalılar vekili 28/11/2022 tarihli şirket devir sözleşmesi ile şirkette bulunan hisselerinin tamamını dava dışı 3. Kişiye devrettiğini savunmuşsa da sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince bu davanın davalı şirkete ve kefile yöneltilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve talebe de bağlı kalınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca; Yargıtay ... ... ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere yabancı paranın tahsili amacıyla açılan davalarda vekalet ücreti ve yargılama giderinin yabancı paranın dava açıldığı tarihteki TL karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edilmesi gerektiğinden anılan kalemlerle ilgili hesaplamalar da dava açılış tarihi itibariyle Dolar satış kuruna göre Türk Lirası üzerinden yapılmıştır.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/827, K. 2024/688, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama