İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/96 K.2024/366

....

Esas2023/96Karar2024/366Tarih17 Mayıs 2024Okuma12 dk · 2.371 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
17 Mayıs 2024
T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2023/96 Esas - 2024/366
Esas no
2023/96 Esas
Karar no
2024/366
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.371 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

....

DAVA

İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 06/02/2023

KARAR TARİHİ : 17/05/2024

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekilinin 06/02/2023 tarihli dava dilekçesi özetle; davalı ile anlaştıkları sözleşme çerçevesinde kurulan ticari ilişki kapsamında, davalı tarafa sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, bunu yaparken tüm hak edişleri ve mal teslimlerini fatura tanzim ederek hem bu faturaları davalı tarafa gönderdiğini hem de bağlı bulunduğu vergi dairesine satış beyanında bulunduğunu, müvekkili akdedilen sözleşmeye istinaden üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirmişse de davalı sözleşmeye aykırı davranarak üstlenmiş olduğu ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini,

müvekkili firma bu kapsamda kendi kayıtlarında davalı taraf için açılan Cari Hesap Ekstresinde davalının aldığı malları borç hanesine, yaptığı ödemeleri ise alacak hanesine kaydetmek suretiyle cari hesap ilişkisi oluşturduğunu, davalı taraf için oluşturulan bu cari hesapta, davalı tarafın müvekkili şirkete mal satış ve tesliminden, müvekkili firmanın hak edişlerinden kaynaklı itirazın iptaline konu 183.805,32 TL bakiye borcu kaldığın,

netice itibariyle müvekkili ile borçlu davalı arasında ticari ilişki bulunmakta olup davalı KLV inşaat ile müvekkili arasındaki borç ilişkisini gösterir cari hesap ve ticari defterlerde de görüleceği üzere davalının takip tarihi itibari ile müvekkiline 183.805,32 TL borcu bulunduğunu, davalı şirket açık kalan cari hesaba ilişkin ödemelerin yapılacağı bahanesiyle müvekkili şirketi oyalamış müvekkili şirket de aradaki ticari ilişkiye istinaden iyiniyetli olarak beklediğini uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen davalı tarafça borcun tamamı ödenmediğini, müvekkilinin bu süreçte mağdur edildiğini,

müvekkilinin bakiye cari hesap alacağının tahsili için ..... sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine girişildiğini ancak borçlu vekili 21/11/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiş ve akabinde takibin durdurulduğunu bunun üzerine tarafımızca davaya konu fatura tutarlarının ve cari ödenmesi ve tahsili amaçlı 07/12/2022 tarihli ve 2022/145724 numaralı arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak davalı tarafla uzlaşma sağlanamadığını, bu sebeple huzurdaki davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin borçlu şirkete sağlamış olduğu hizmetlere ve hak edişlere ilişkin kestiği Faturalar,

Gelir İdaresi Başkanlığına sunulan BS Formları arasında yer aldığı Gelir İdaresi Başkanlığından BA/BS formlarının celbini talep ettiğini, Gelir İdaresi Başkanlığından celbedilen BA formları sonrası borçlu şirketin faturalarda yer alan hizmetlerin karşılığını aldığı açıkça anlaşılacağını müvekkili tarafından davaya konu kesilen faturalar borçlu şirkete tebliğ edilmiş olup davalı şirket tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını Kaldı ki taraflara ait ticari defterlerin incelenmesinde davalının takip çıkışı kadar borçlu konumda olduğu ve dava konusu takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiği ortaya çıkacağını davalı hakkında başlatılan

genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yasaya uygun olup müvekkili tarafından davalı borçluya verilen hizmet ifaları, düzenlenen faturalarda da açıkça gösterildiğini ayrıca davalıya tebliğ edilen faturalara da itiraz edilmediğini, davalı tarafından müvekkilinin takibe konu ettiği alacak miktarının biliniyor olması gözetildiğinde davacı tarafından icra takibine yapılan itiraz kötüniyetli ve hukuka aykırı olduğunu, hal böyle olunca alacağın likit oluşu da göz önüne alındığında davacı aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Bu konuda .....

Sayılı kararı şu şekildedir: "Davacıların temyiz istemi yönünden.

İİK 67. madde uyarınca icra inkar tazminatı yargılamada karar verilinceye kadar, ıslah olmaksızın talep edilebileceğinden, davacıların bu talebi kabul edilerek, alacağın faturadan kaynaklandığı da gözetilip, icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken, talebin reddi doğru olmamıştır." Davalı şirket borca itiraz etmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeple zaman kazanmak amacıyla yapılan haksız itirazın iptali ile kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebi ile davalı borçlunun alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili 27/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde; " Davacı.... Fuar Alanı İşi'' kapsamında ''Yapısal Çelik

Konstrüksiyon İmalatı ve Montajı İşlerini'' taahhüt etmek üzere 17.07.2020 tarihli Yüklenici

Sözleşmesi (EK-1: Yüklenici Sözleşmesi ) imzalanmıştır.

Sözleşmenin sonlanmasına müteakip davacı yanca müvekkil şirket aleyhine 04.11.2022

tarihinde işbu sözleşmeden doğan alacaklarının ödenmediği iddiasıyla.... Esas sayılı dosyasına

21.11.2022 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmuş ve takip durmuştur.

İcra takibinin durdurulması neticesinde davacı yanca sayın mahkemeniz huzurunda

görülmekte olan işbu dava ikame edilerek dava dilekçesinde özetle sözleşmeden doğan

edimlerin tam ve eksiksiz yerine getirdiğini buna karşılık davalı müvekkil tarafından bakiye

ödemelerin yapılmadığı ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve icra

inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davacının tüm iddia ve talepleri dayanaksız

olup davanın reddi gerekmektedir.

Şöyle ki;

A- DAVACI YAN DAVA DİLEKÇESİNDE TALEPLERİNİ SOMUTLAŞTIRMAMIŞTIR: 1- Davacı dava dilekçesinde taleplerini hakediş ödemeleri ve teminat iade ödemeleri olarak

ifade etmektedir. Ancak davacı yan, dava dilekçesinde bu taleplerini somut bir şekilde

açıklamamış ve talep etmiş olduğu alacak kalemlerini açık bir şekilde dilekçesinde

göstermemiştir. Bu nedenle dava dilekçesinde yer alan bu usuli eksiklik nedeni ile öncelikle

davanın usulden reddine karar verilmesini talep ederiz.

2- Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 31. Maddesi gereği dava dilekçesinde belirsiz olan bu hususlarda açıklama

yapılması ve belirsizliğin giderilmesini sağlamak adına davacıya süre verilmesini talep ederiz.

Bu kapsamda davacının yapacağı tüm açıklamalara ilişkin dava, cevap ve itiraz hakkımızı saklı

tuttuğumuzu da ayrıca beyan ederiz.

Yukarıda arz ve izah olunan tüm nedenlerle de öncelikle davanın usulden reddine karar

verilmesini gerekmekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması halinde de davacının

müvekkil şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi

gerekmektedir. Şöyle ki;

B- EKTE İBRAZ OLUNAN İMZALI HAKEDİŞ BELGELERİNDEN DE GÖRÜLECEĞİ ÜZERE

MÜVEKKİL ŞİRKET TARAFINDAN DAVACIYA SÖZLEŞME GEREĞİ HAKEDİŞ ÖDEMELERİ

YAPILMIŞ OLUP, DAVACININ MÜVEKKİL ŞİRKETTEN İDDİA EDİLDİĞİ ŞEKLİYLE BİR ALACAĞI

BULUNMAMAKTADIR

1- Davacı yan müvekkil şirket ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin

eksiksiz olarak yerine getirdiğini ancak yapılan işlerden dolayı alması gereken ödemeleri

alamadığını iddia ederek müvekkil aleyhine icra takibi başlatmıştır. Davacının müvekkil şirketten

herhangi bir muaccel alacağı bulunmamakta olup davacının hak ettiği tüm alacak kalemleri

ödenmiştir. Davacının dosyaya sunmuş olduğu defter kayıtları ve sair tüm evraklar delil

niteliğine haiz olmadığı gibi yapılan bu icra takibi ve ikame edilen huzurdaki itirazın iptali davası

da hukuksuzdur.

2- Davacı tarafından sunulan ticari işlemleri içeren muavin defter kayıtlarına dayanılarak

müvekkil şirketin 183.805,32 TL borcu olduğu haksız ve mesnetsiz şekilde iddia edilmektedir.

Ancak önemle ve tekrarla belirtmek gerekir ki; davacı hakediş belgelerinde imzalı hakedişler

yer aldığından davacı tarafından dayanak gösterilen muavin defter kayıtlarının da alacağı ispata

yönelik bir delil niteliğinde kabul edilmesi mümkün değildir. Bu açıklamalarımız ışığında

alacağını ispat yükü üzerinden olan davacının iddialarını ispat edemediği sabittir. 3- Kaldı ki davacı tarafın yüklenici sözleşmesi kapsamında yapmış olduğu işler nedeniyle

hak etmiş olduğu ödemeler eksiksiz olarak yapılmış olup bu durum müvekkil şirket hesap

ekstreleri ve cari hesap kayıtları ile sabittir. C- DAVACI YANCA İŞİN BİTMESİNE RAĞMEN ÖDEMELERİNİN EKSİKSİZ ŞEKİLDE

YAPILMADIĞI İDDİA EDİLMİŞSE DE İDARE İLE MÜVEKKİL ŞİRKET ARASINDA KESİN KABUL

GERÇEKLEŞMEDİĞİNDEN, TARAFLARCA İMZALI SÖZLEŞME GEREĞİNCE TEMİNATIN İADESİ

ŞARTLARI ZATEN OLUŞMAMIŞTIR

1- Davacı taraf, tüm koşulların yerine yerine getirilmiş olması karşısında müvekkil şirketin

bakiye alacaklara ilişkin ödeme yapmadığını iddia etmiştir. Davacı tarafından ileri sürülen bu

iddialar yerinde olmadığı gibi ispat yükü üzerinde olan davacı bu iddialarını ispat dahi

edememiştir.

2- Taraflar arasındaki Yüklenici Sözleşmesi'nin 9. Maddesinde "...Gerek işbu Sözleşmenin

diğer maddeleri gerek ise bu maddeye göre yapılan nakit teminat kesintileri, İDARE ile İŞVEREN

arasında yapılacak kesin kabulden sonra, aşağıdaki koşulların eksiksiz yerine getirilmesi koşulu

ile YÜKLENİCİ'ye iade edilebilecektir..." hükmü yer almaktadır. Hükümden de açıkça

anlaşılacağı üzere, teminatların iadesinin ön şartı idare ile işveren olan müvekkil şirket arasında

kesin kabul yapılmasıdır. Ancak İdare ile müvekkil şirket arasında henüz kesin hakediş, kesin

hesaplar aşaması zaten tamamlanmamış ve mutubakata varılamamış olduğundan şu aşamada

teminat kesintilerinin ve diğer teminatların iade edilmesine ilişkin olarak Yüklenici

Sözleşmesi'nin 9. maddesi gereği yükümlülük doğmamıştır. Davacının bu iddiaları bütünü ile

dayanaktan yoksundur. Nitekim iddialarımız Hatay Büyükşehir Belediyesi'ne müzekkere

yazılarak da kesin kabulün yapılıp yapılmadığı noktasında idareden gelecek olan müzekkere

cevabı ile ispat edilecektir.

3- Kaldı ki taraflar arasında akdedilen sözleşmede açık bir şekilde yer aldığı üzere işveren

müvekkilin teminatları iade etmesinin ön şartı idare ile kesin kabulün sağlanması olmanın

yanında iadelerin yapılabilmesi ayrıca birtakım şart ve koşullara da bağlanmıştır:

Yüklenici Sözleşmesinin ilgili Maddesi ''YÜKLENİCİ'nin çalıştırdığı işçilerden aldığı ve işçilerine

herhangi bir ücret, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, UBGT ücreti, hafta tatili ücreti, ihbar,

kıdem vd. tazminat sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin ibra belgelerini ibraz etmiş olması

ve SGK'dan ilişiksizlik belgesini İŞVEREN'e getirmesi ve bağlı olduğu vergi dairesine borcu

olmadığına dair belgeyi ibrazı ve YÜKLENİCİ işçilerinden hiçbirinin iş kazası geçirmemiş olması

ve 3.kişilere ve İŞVEREN'e zarar verilmemiş olması, YÜKLENİCİ'nin bu işten kaynaklı olarak

3.kişilere herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile ayrıca İŞVEREN aleyhine açılmış ve açılacak

davaların veya takiplerin kesin sonucunun alınmasını ve bu davada ve/veya icra takibinde

ve/veya hukuki her tür takiplerde hükmedilen tutarların tüm feri'leriyle ve yargılama harç ve

giderleriyle birlikte toplamının YÜKLENİCİ tarafından İŞVEREN'e tamamen ödenmesinden

sonra işbu SÖZLEŞME mucibince teminatın iadesini engelleyen ve/veya irat kaydedilmesini

gerektiren bir durum da yoksa ve İDARE ve İŞVEREN arasında Kesin kabulün yapılmasından

sonra ve YÜKLENİCİ'nin İŞVEREN'e hiçbir borcunun kalmadığının saptanması alinde gerek işbu

madde gereğince gerek ise Sözleşmenin diğer maddeleri gereğince yapılan teminat kesintileri

ile diğer teminatlardan varsa kalanı YÜKLENİCİ'ye iade edilecektir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Bir an için davacının müvekkil şirketten alacaklı olduğu düşünülse dahi; sözleşmenin

yukarıda yer verdiğimiz ilgili maddesinde de açıkça düzenlenmiş olduğu üzere müvekkil şirket

ile Hatay Büyükşehir Belediyesi arasında yapılacak kesin kabulden sonra dahi; yükleniciye

teminat iadesinin yapılabilmesi için, yüklenicinin işçilere ilişkin tüm işçilik alacaklarının ödeme

yükümlülüklerini yerine getirmesi, ibraname, ilişiksizlik belgeleri ile diğer belgelerin müvekkile

eksiksiz teslim edilmesi gerekmektedir.

Davacı yana her ne kadar sözleşme gereğince işçilerin özlük evrakları ile kıdem, ihbar

gibi işçilik alacaklarına yönelik belge eksikliklerinin giderilmesi yönünde şifahen ve yazılı olarak

talepte bulunulmuşsa da söz konusu eksiklikler giderilmemiştir. Kaldı ki evrakların eksiksiz olarak teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerinde olmakla

birlikte davacı iddialarını da ispat edememiş ve bahse konu evrakları müvekkil şirkete ibraz

ettiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil de sunamamıştır. 4- Açıklamalarımız ışığında teminatın iadesi adına sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olan

şartlar yerine gelmemiştir. Hal böyle iken teminatın iadesi için aranan koşullar tamamlanmamış

olduğundan davacının teminatın iadesine ilişkin olarak iddia ettiği tüm hususların da dayanaksız

olduğu ortaya konmuş durumdadır.

D- DAVACI TARAF TAKİBİNDE HAKSIZ VE KÖTÜ NİYETLİDİR. İŞBU NEDENLE LEHİMİZE

KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNİ TALEP EDERİZ.

1- Davacı vekili tarafından, borca karşı davacı kurum nezdinde hiçbir itirazın mevcut

olmadığını, borcun zımnen kabul ettiği gibi ilgili mevzuat gereğince davacı şirkete borçlu

olduğunu, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın kötüniyetli olduğunu iddia ederek takip

konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep

edilmiştir.

2- Davacının iddiaları yersiz ve hukuka aykırıdır. Zira aleyhimize icra inkar tazminatına

hükmedilebilmesi için öncelikle ödeme emrine yapılan itirazın haksız olması gerekir. Ancak

müvekkil şirketin itirazları yukarıda yer verdiğimiz tüm açıklamalarımız kapsamında da

anlaşılacağı üzere haklı ve yerindedir. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının

bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen

alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. İzah olunan nedenlerle davacının haksız icra inkar tazminatı

taleplerinin reddine karar verilmesini, takipte haksız ve kötü niyetli olan davacının takip konusu

alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep

ederiz " şeklinde talepte bulunmuştur.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava; " Davacı tarafından davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali " istemine ilişkindir. Talep, cevap, faturalar, BA/BS formları, sözleşme, ticari defterler, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 31/07/2023 tarihli rapor, 27/11/2023 tarihli ek rapor ve 29/03/2024 tarihli rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; " Dosyadaki uyuşmazlığın" davacı tarafından davalı aleyhine .... 04.011.2022 tarihli ilamsız icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali ” istemi olduğu,6102 sayılı TTK.

64/3 Maddesine uygun olarak davalı ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, Ticari defterlerin, ticari davalarda deli! olarak kabul edilebilmesi için gerekli olan;a-) Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, b-)Açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı, c-)Defter kayıtlarının birbirini doğruladığının tespit olunduğu, (6100 Sayılı HMK.

Madde 222) Davalı ..... 'nin ilgili fatura dönemlerine ait BA/BS formları incelenmiş hesaplarla uygun olduğu beyanlarının yapılmış olduğu tespit olunmuştur.

İş bu sebeple, ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu değerlendirilmekle birlikte, nihai karar takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, Taraflar arasında ticari ilişkinin yazılı sözleşmeler ile var olduğu, Davalı ..... 'ne aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı, 26.09.2022 ve 04.11.2022 takip tarihi itibarıyla 170.750,.80TL| C/H kalanı (asıl borç) BORÇLU BULUNDUĞU, Tarafların borçlalacak cari hesap kayıtlarının mutabık olmadığı, " görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.

27/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; önceki kök raporda değişiklik yapmayı gerektiren bir durum olmadığı, görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.

29/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı tarafın 2019-2021-2022-2023 ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerden;

defterlerin TTK. Hükümlerine ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğine uygun tutulduğu,

yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin birbirlerine uyumlu olduğuna,

Davalı Şirket’in BA ve BS bildirimlerinin kanuni süresinde beyan edildiğinin tespiti yapılmış

olduğu,

Davacı taraf kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacı ile davalı taraf arasında ticari

bir ilişkinin olduğu,...

sözleşmesinin olduğuna,

Davacı Firma olan .... davalı Firma....nlemiş ve bu faturalar davacı firma ticari defterlerinde kayıtlı olduğuna,

Davalı firma tarafından 2019-2023 yılları arasında değişik tarihlerde olmak üzere toplamda

4.849.033,77 TL çek, 50.655,58 TL havale ile ödemenin davacı firma ticari defterlerinde kayıtlı

olduğuna,

Davalı firma tarafından 2019-2023 tarihleri arasında düzenlenen gider ve iade faturası olarak

329.901,47 TL e fatura düzenlediği ve bunların davacı firma ticari defterlerinde kayıtlı olduğu

ve bu işlemler sonrasında resmi defter kayıt ve muavin dökümüne göre davalının davacı

firmaya 183.805,32 TL Borç bakiyesi bulunduğu" görüş ve kanaatinde bulunulmuştur.

Yukarıda içerikleri açıklanan bilirkişi raporlarından hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan 29/03/2024 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile .... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşullar ile kaldığı yerden devamına,

2-Hükmolunan alacak tutarı olan 183.805,32 TL ‘nin %20'si üzerinden hesaplanan 36.761,06 TL icra-inkar tazminatının İİK-67/2.madde uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli 12.555,74 TL harçtan peşin alınan 2.219,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.335,83 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 29.408,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 160,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.300,00-TL bilirkişi ücreti,2219,91- TL Peşin Harç 179,90-TL Başvuru harcı ve 25,60-TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 3.885,41-TL yargılama giderini davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına

7-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine , Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde.... Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/05/2024

....

Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/96, K. 2024/366, 17 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 06/02/2023
  5. Karar Tarihi : 17/05/2024
  6. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 05/06/2024
  7. Dava
  8. Cevap
  9. B- Ekte İbraz Olunan İmzalı Hakediş Belgelerinden De Görüleceği Üzere
  10. Müvekkil Şirket Tarafından Davacıya Sözleşme Gereği Hakediş Ödemeleri
  11. Yapılmış Olup, Davacının Müvekkil Şirketten İddia Edildiği Şekliyle Bir Alacağı
  12. Bulunmamaktadır
  13. Yapılmadığı İddia Edilmişse De İdare İle Müvekkil Şirket Arasında Kesin Kabul
  14. Gerçekleşmediğinden, Taraflarca İmzalı Sözleşme Gereğince Teminatın İadesi
  15. Şartları Zaten Oluşmamıştır
  16. D- Davacı Taraf Takibinde Haksız Ve Kötü Niyetlidir. İşbu Nedenle Lehimize
  17. Deliller Ve Gerekçe
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/96
Karar No
2024/366
Tarih
17 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/96 K.2024/370
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/96 K.2024/321
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/96 K.2024/401
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/96 K.2024/195
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/97 K.2024/358
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/97 K.2024/759

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.