KÜNYE
- Mercii
- Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/205
- Karar No
- 2024/700
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2024
Karar Metni
1.052 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/205 Esas - 2024/700 T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO
2024/205 Esas
KARAR NO : 2024/700
DAVA
Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 22/03/2024
KARAR TARİHİ : 11/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili 21/03/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı dava dışı ... ... ... plakalı traktörün imalat hatası nedeniyle yanması sonucu dava dışı sigortalıya kasko poliçesi kapsamında ödenen tazminatın sigortalı aracı imal eden davalıya rücu edilmesi amacıyla işbu davayı açtıklarını, açılan haklı davalarının kabulü ile dava dışı sigortalıya ödenen 1.408.050-TL'nin ödeme tarihi olan 14.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari/avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili 30/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya taraf olan müvekkili üretici firmanın pasif husumet ehliyeti olmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı şirket sigortalısı metin Ateş’in tacir olmaması nedeni ile mutlak ticari dava söz konusu olmadığından,
davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davada hak düşürücü sürelere uygun bildirim yapılmadığını ve davanın zaman aşımına uğradığını, talep edilen faizin hatalı olduğunu, dava konusu traktörde herhangi bir ayıp bulunmadığını, traktörün yanma sebebinin kabloların kısa devre yapması ve gizli bir ayıbın bulunduğu hususlarının hiçbir somut delile dayanmadığını, davaya sunulan itfaiye ve jandarma raporlarının bilimsellikten uzak ve ispat için yeterli olmadığını, davaya sunulan hasar servis tutanağının hatalı ve eksik,
kendi içinde çelişkili ve davacı taraf olan sigorta şirketinin bizzat kendi hasar tespit servisinden alınmış olup, objektif olduğunun iddia etmenin gerçeklikten uzak olduğunu, yangn sonrası alınan kesin ekspertiz raporunun Erbil Ateş isimli kişi tarafından yapılmış olup, soyadı benzerliğinin şüphe uyandırdığını, traktörün üretici firması olan müvekkili şirketin işinde profesyonel bir firma olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, her araçta bulunması gereken yangın söndürücünün olay sırasında araçta mevcut olmadığını belirterek,
davanın zaman aşımı, görevsizlik ve husumet yokluğu nedeni ile reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; " Davacının, davalı şirket aleyhine müvekkili şirket nezdinde sigortalı dava dışı kişiye ait ... ... ... plakalı traktörde imalat hatası nedeni ile olduğunu ileri sürdüğü yangın olayı nedeni ile oluşan ve ödendiği belirtilen hasar tazminat tutarı olarak şimdilik aracı imal eden davalı şirketten 1.408.050,00 TL tutarındaki tazminatın tahsili " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, poliçe-hasar evrakı ve ödeme için başvuru belgeleri, ödeme belgeleri, ibraname ve dosya kapsamındaki diğer tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde;
Öncelikle davalının görev itirazı anlamında Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın söz konusu düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bu bağlamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Somut olayda uyuşmazlık, davacının, davalı şirket aleyhine müvekkili şirket nezdinde sigortalı dava dışı kişiye ait ... ... ... plakalı traktörde imalat hatası nedeni ile olduğunu ileri sürdüğü yangın olayı nedeni ile oluşan ve ödendiği belirtilen hasar tazminat tutarı olarak şimdilik aracı imal eden davalı şirketten 1.408.050,00 TL tutarındaki tazminatın tahsili isteminden kaynaklanmakta olup, davacı şirketin sigortalısı olduğu belirtilen dava dışı 3. kişi Metin Ateş’in tacir olmaması durumunda, Yargıtay İBK’nın ... ... ... sayılı kararı uyarınca TTK-1472.maddesi uyarınca rücuen tazminat davalarının,
sigorta şirketince halefiyet hakkında dayalı olup, sigorta poliçesinden doğmadığından mutlak ticari dava olduğunun söylenemeyeceğine dair kararı dikkate alındığında; yapılan araştırma sonucu dosyaya gelen tacir araştırmasına yönelik gelen yazı cevapları dikkate alındığında, dava dışı kazaya karışan aracın maliki ve davacı şirketin sigortalısı ... ... ... ’in tacir olmadığı tespit edilmekle; somut olayda Mahkememiz görev alanında kabul edilen bir mutlak ya da nispi nitelikte ticari davanın söz konusu olmadığı, bu durumda ise; davaya bakmaya görevli Mahkemenin Mahkememiz değil.
HMK 2/1.m. gereğince genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle; HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/205, K. 2024/700, 11 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama