KÜNYE
T.C. Ankara
- Mercii
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/225 Esas - 2025/301
- Esas no
- 2023/225 Esas
- Karar no
- 2025/301
- Hakim
- ....
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- Av. ....
Karar Metni
1.904 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Av. .... DAVALILAR : 1- ... 2- ...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/04/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 28/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Dava dışı işçi ... tarafından müvekkili aleyhine .... E. sayılı dosyası üzerinden işçilik alacağı talebiyle dava açıldığını, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ilgili karara karşı .... E. sayılı dosyasında istinaf başvurularının esastan kesin olarak reddine karar verildiğini, işçinin ilamlı takibe geçtiğini ....
E. sayılı dosyasına müvekkili tarafından 04.01.2023 tarihinde 39.849,29TL yatırılacak dosyanın kapatıldığını, TBK 61. Ve 62. maddeleri uyarınca ödedikleri bu miktardan dava dışı işçiyi çalıştıran davalı firmaların müteselsilen sorumlu olduklarını, davalılarla aralarındaki sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca da davalıların bu ödeme kalemlerinden sorumu olduklarını, dava dışı işçiye yapılan ödemenin davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili davasını ıslah etmiş, harcını da yatırmıştır. Davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemişlerdir. Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine dayalı olarak rücuen tahsili istemine ilişkindir. Delillerden davaya konu İş Mahkemesi dosyası, davaya konu icra takip dosyası dosyaya kazandırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
... Mahkemesi'nin dosyasının incelenmesinde. Gerekçeli kararda, dava dışı işçinin 01.08.2012- 31.12.2015 tarihleri arasında ... ...'ne ait işyerinde ihale suretiyle iş alan firmaların elemanı olarak çalışması olduğu, işbu dava dosyasındaki davacının ...
Mahkemesi dosyasında davalı olduğu, İş Mahkemesi dosyasında işbu davanın davalıların da aynı şekilde davalı sıfatını haiz olduğu ve gerekçeli kararda davalı taraflar arasında asıl-alt İşveren ilişkisinin olduğunun ...'nin asıl işveren, diğer davalıların alt işveren olduğunun tespit edildiği, davalı firmaların devir yolu ile işçiyi istihdam eden alt işverenler olduğu, devreden alt işverenlerin kıdem tazminatı dışındaki işçilik alacaklarından sorumluluğunun, işçinin çalıştığı süre ile sınırlı ve devirden itibaren 2 yıl süre ile geçerli olduğunu, dava dışı işçinin davalı alt işveren ... ...
İnş. Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.(...) bünyesindeki çalışması ve işyeri devri üzerinden 2 yıllık sürenin geçtiği ve ... firmasında çalışmasının bir yıldan az olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığından kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarından davalı ... ... İnş. Otomotiv San. ve Tic.
A.Ş.'nin (...) sorumluluğu bulunmadığından, bu davalı yönünden davanın reddine karar verildiği; toplamda brüt 8.892,11TL kıdem tazminatı, brüt 4.858,13 TL İhbar tazminatı, brüt 200,00 TL UGBT, brüt 1.139,34 TL maaş, 3.400,00 TL lam vekalet ücreti, 729,10 TL yargılama giderinin diğer davalılar ... ve ... firmalarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile işçiye ödenmesine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf başvurusunun ( .... ) esastan reddine karar verilerek dava dosyasının 30.11.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Dosya kapsamı ön incelemede belirlenen uyuşmazlık yönünden rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Daava dışı işçinin, davalı ... nezdindeki çalışma süresinin (974 gün) toplam çalışma günü olan 1239 güne oranlanması neticesinde; ... firması bakımından katsayı 974 gün/1239 gün=0,7861 olup; davacının icra dosyasına yapmış olduğu 38,581,82 TL ile 691,20 TL ve 576,27 TL'den oluşan toplam 1.267,47 TL'lik stopaj ödemesi İle birlikte toplam 39.849,29 TL'lik ödeme bakımından davalılardan ... firmasına rücu edilebilecek tutar 39.849,29TL x 0,7861=31.325,53 TL olduğu rapor edilmiştir.
Rücu taleplerinde uygulanacak bir yasal hüküm bulunmadığı için, söz konusu taleplere ilişkin hesaplamaların ne şekilde yapılması gerektiği yargı kararları ile şekillenmiştir.
“Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle İşçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.” ( .... )
“..Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur.
Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesal ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Ayrıca yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirlenen İlkeler çerçevesinde son yüklenicinin ihbar tazminatının ve yıllık izin ücretinin tamamından, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere diğer işçilik alacaklarından ise tüm yüklenicilerin kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olduğu kabul edilerek, bu hususta yeniden bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe İle ödenen bedelin tamamından son İşverenin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” ( .... )
Tüm dosya kapsamına göre; .... nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...."
.... nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği....."hüküm altına alınmıştır.
.... nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği...." hükmü kararlaştırılmıştır.
Ayrıca .... 14/02/2018 tarih ve .... sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir.
Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır.
Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır.
Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrıca temmerrüde düşürülmesine gerek yoktur.
Tüm dosya kapsamına göre : dava dışı işçi ... alt işveren olan davalı ... ...şirket bünyesinde çalıştığı, işçinin hak kazandığı kıdem tazminatının asıl işveren olan davacının kesinleşen iş mahkemesi kararı sonucunda icra takibi sonucunda ödendiği, bununla birlikte dava dışı işçinin hak kazandığı ve işçiye ödenen işçilik alacaklarınının asıl işveren ve alt işverenden talep hakkı bulunduğu,
davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep hakkı bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına yönelik davanın kabulü ile bilirkişi raporu iye tespit edilen 31.325,53 TL'nin 04/01/2023 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...
Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, diğer davalı şirket yönünden ise , .... nolu dosyasında davalı olarak gösterilen ... Kurumsal ...
Ltd Şti hakkında açılan davanın ,dava dışı işçinin bu şirket bünyesindeki çalışması ve iş yeri devri üzerinden 2 yıllık sürenin geçtiği ve ... şirketinde çalışmasının 1 yıldan az olması nedeni ile anılan kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığından reddine karar verilip kararın bu gerekçe ile kesinleşmesi nedeni ile bu şirket bakımından İş mahkemesi kararının kesin hüküm oluşturduğundan ,
Ticaret Sicil Gazetesinin 20 /04/2020 Sayı 10062 ,Sayfa 39 da belirtildiği üzere bu ... şirketini devralan davalı ... ....AŞ'nin de işçilik alacakları yönünden sorumlu olmayacağı kanaatiyle bu davalı bakamından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip .... · e-imzalıdır Hakim .... · e-imzalıdır
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/225, K. 2025/301, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama