KÜNYE
T.C. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2025
- T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/585 Esas - 2025/20
- Esas no
- 2023/585 Esas
- Karar no
- 2025/20
Karar Metni
1.507 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/09/2023
KARAR TARİHİ : 10/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı teşekkülün,... ilgili kuruluşlarından biri olduğunu, bir İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, davalı firmaların işçilerinden ...'ın ve ...'in adı geçen şirketlerde iş akdiyle çalışmış olduğunu, iş akdinin feshedilmesi nedeniyle işçilik alacakları davalılar tarafından ödenmediğini, dava şartı arabuluculuk kapsamında yapılan başvuru ile ödenmediğini, işçiler davalılar işçisi olduğunu, arabuluculuk sürecinde;
...'ün 06/05/2015-21/02/2016 tarihleri arasında çalışması için 3.700,00 TL kıdem tazminatı, 2.670,00 TL ihbar tazminatı, 1.330,00 TL yıllık izin ücreti, 950,00-TL işçi vekili vekalet ücreti ve 260,00-TL arabulucu ücreti olmak üzere toplam 8.910,00 TL yasal kesintiler yapılarak işçi vekili ve arabulucunun hesabına 08/11/2018 tarihinde, ...'in 25/05/2013-21/02/2016 tarihleri arasında çalışması için 2.960,00 TL kıdem tazminatı, 4.790,00 TL ihbar tazminatı, 2.390,00 TL yıllık izin ücreti,
1.200,00 TL işçi vekili vekalet ücreti ve 340,00-TL arabulucu ücreti olmak üzere toplam 11.680,00-TL yasal kesintiler yapılarak işçi vekili ve arabulucunun hesabına yine 08/11/2018 Tarihinde ödendiğini, imzalanan sözleşmelere göre ödemeden davalıların sorumlu bulunduğunu, Arabuluculuğa başvurduklarını, sonuç alamadıklarını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, yapılacak yargılama neticesinde her bir davalıdan 100,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 500,00 TL'nin;
ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah etmiş, harcını da yatırmıştır. Davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemişlerdir. Davanın; işçilik alacaklarının rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Dava dışı işçi ...'in iş yeri unvanlı hizmet dökümünün ve dava dışı işçilere ilişkin arabuluculuk tutanakları ,ödeme belgeleri dosyaya kazandırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dosya kapsamı bilirkişiye tevdii edilmiş, 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı işçiye davalılar nezdinde ki çalışmasına istinaden 08/11/2018 tarihinde 3.700,00 TL kıdem tazminatı, 2.670,00 TL ihbar tazminatı, 1.330,00 TL yıllık izin ücreti, 950,00 TL işçi vekili vekalet ücreti ve 260,00 TL arabulucu ücreti ödendiği, davacı talebinin her bir davalıdan 100,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 500,00 TL'nin; ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsili olduğu, davacı ... ile davalı şirketler arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı,
İmzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, dava dışı işçinin davalılar nezdinde geçen hizmet süresi ile orantılı olarak hesaplama yapıldığında; ...
12.02.2016-21.02.2016 tarihli sözleşme 13. maddesinde “yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personelle ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür”,
- ... 22.11.2012 tarihi sözleşme 22. maddesinde “yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personelle ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür”
-Madde 12- “Yüklenici bu sözleşme kapsamında çalıştırdığı tüm personelin işvereni olarak İş Kanunu, ... kanunu ve çalışma hayatıyla ilgili diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre personelin her türlü ücret, vergi, harç, ...21.09.2010 tarihli 22. maddesinde “yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personelle ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür"
- Madde 12.14 “Yüklenici bu sözleşme kapsamında çalıştırdığı tüm personelin işvereni olarak İş Kanunu, ... kanunu ve çalışma hayatıyla ilgili diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre personelin her türlü ücret, vergi, harç, ... 28.09.2015 tarihli sözleşme 22. maddesinde “yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personelle ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür”
-Madde 12- “Yüklenici bu sözleşme kapsamında çalıştırdığı tüm personelin işvereni olarak İş Kanunu, ... kanunu ve çalışma hayatıyla ilgili diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre personelin her türlü ücret, vergi, harç, ... ve işsizlik sigortası primi vs. tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirecek”
-... 09.06.2015 tarihli sözleşmenin 22. maddesinde “yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personelle ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür”
-Madde 12. “Yüklenici bu sözleşme kapsamında çalıştırdığı tüm personelin işvereni olarak İş Kanunu, SSK kanunu ve çalışma hayatıyla ilgili diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre personelin her türlü ücret, vergi, harç, ... ve işsizlik sigortası primi vs. tüm yasal yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirecek” düzenlemelerine yer verildiği tespit edilmiştir.
...karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...."
...karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır.
... karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır. ... Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir.
Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır.
Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır.
Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrıca temmerrüde düşürülmesine gerek yoktur.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu, dosyaya kazandırılan ödeme belgeleri ve taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri ile birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçiler ... ile ...''in alt işveren olan davalı şirketler bünyesinde çalıştığı, işçinin hak kazandığı işçilik alacaklarının, davacı ile dava dışı işçiler arasında yürütülen ara buluculuk faaliyetleri sonucunda davacı tarafça ödendiği,
mahkememizce incelenen taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde ve teknik şartnamede işçilik alacaklarından dolayı açıkça yüklenicilerin sorumlu olduğuna dair düzenlemenin bulunduğu,bu sözleşme ile tarafların bağlı bulunduğu, bununla birlikte dava dışı işçinin hak kazandığı ve işçiye ödenen kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarından asıl işveren ve alt işverenlerden talep hakkı bulunduğu,
davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep hakkı bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına yönelik davanın kabulü ile davalı alt işverenlerden dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak ve feshe bağlı hakların son işverenle sınırlı olmak üzere rücuen tahsiline karar vermek gerekmiş, 08/11/2028 tarihli ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/585, K. 2025/20, 10 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama