KÜNYE
- Mercii
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/129 Esas - 2024/642
Karar Metni
1.351 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/129 Esas
KARAR NO : 2024/642
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : .....
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile
davalı şirket arasında .....'nin genel güvenlik hizmetlerinin yerine
getirilmesi adına sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin taraflar arasında alt-üst işveren
sıfatlarını doğurduğunu, ilgili sözleşmenin davalı şirketçe feshedildiğini, fesih
sonrasındaki süreçte davacı şirket bünyesinde çalışan işçilerin iş akitlerinin sona erdirildiğini
ve işçilik tazminatlarının davacı şirketçe ödendiğini,
davalı ile davacı şirket arasındaki Sözleşmenin 9.8. maddesinde görüleceği üzere
yıllık izinlere ilişkin ücretlerin üst işveren davalı ... Ltd. Şti. tarafından
davacıya ödenmesi gerektiğini, ilgili madde: ''…Tatil dönemlerinde yönetim uygun gördüğü
miktarda eleman çalıştırabilir. İzin ücretleri fiyata dahil edilmediği için izinde olan
personelin veya ekstra temin edilecek personele ait ücret karşılıklı mutabakatla belirlenerek
ayrıca fatura edilecektir….'' hükmüne havi olduğunu,
taraflar arasındaki fesih sürecinde yine bu doğrultuda, işçilere ödenen tazminatlara
ilişkin davalı şirket sorumluluğunun yetkililer tarafından kabul edilerek ilgili ödemelerin
kabul edildiğini ancak, sonraki süreçte davalı şirket yöneticisi tarafından bu borcun dava dışı
... şirketinin borçlarından düşüleceği belirtildiğini, uyuşmazlığın tam olarak bu
noktada ortaya çıktığını, zira davacı şirkete yapılması gereken ödemelerin 3. bir şirketle
aralarındaki borçlara yansıtılmasının davacı şirketçe kabul edilmediğini, bu doğrultuda 19.09.2023 tarihinde davacı şirketçe ... numaralı
faturanın "Yıllık izin ücreti yansıtması" açıklamasıyla tanzim edildiğini, bu faturaya süresi
içerisinde itiraz edilmediği halde ilerleyen tarihlerde ödeme yapılmadığını ve iade faturası
kesildiğini, davalının 59.339,60-TL bedelli faturayı ödememesi üzerine, davalı aleyhine
..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,
davalı tarafından anılan takiplere itiraz edildiğini ve icra dosyasının durdurulduğunu, icra takiplerine ilişkin itirazın kaldırılması için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu
ancak, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, davalının haksız ve mesnetsiz
itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından ödenen yıllık izin ücretlerinden davalı şirketin sorumlu
olduğunu, taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükmüne göre, ''…Tatil dönemlerinde
yönetim uygun gördüğü miktarda eleman çalıştırabilir. İzin ücretleri fiyata dahil edilmediği
için izinde olan personelin veya ekstra temin edilecek personele ait ücret karşılıklı
mutabakatla belirlenerek ayrıca fatura edilecektir.'' Bu madde lafzı ve taraflar arasındaki
sözlü iletişimin; Tatil dönemlerinde çalıştırılacak eleman sayısına davalı şirketin karar
verdiğini, işçilere ödenecek izin ücretlerinin, sözleşmede gösterilen ücrete dahil edilmediğini,
işçilere ödenecek izin ücretlerinin davacı şirketçe ayrıca faturalandırılacak ve davalı
şirketin bunları davacıya ödeyeceğini, hâl böyle iken davacı şirket tarafından işçilere ödenen
izin ücretlerinin davalı şirketten talep edilmesi hususunda herhangi bir hukuka aykırılık
bulunmadığını, davacının sözleşme uyarınca hareket ettiğini, davalı şirketin itiraz gerekçesinde her ne kadar fatura içeriğini kabul etmediğini
belirtmişse de usulüne uygun bir itirazı söz konusu olmadığını, 35.494,75-TL tutarındaki
yıllık izin ücreti yansıtmasına ilişkin faturanın davalıya tebliğ edildikten sonra süresi
içerisinde itiraz görmediğini, TTK' nun 21/2. maddesi: "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten
itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği
kabul etmiş sayılır." şeklinde düzenlendiğini, kanunun gösterdiği karinenin, somut olayda
vücut bulduğunu, taraflar arasında sözleşme olduğunu, tarafların tacir ve süresi içerisinde
gerçekleştirilmiş bir itiraz mevcut olmadığını, açıklanan ve Mahkemece re'sen gözetilecek
sebeplerle, davanın kabulü ile, ..... E. sayılı
dosyasına ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarının %40' ına tekabül
edecek şekilde (Mahkemeniz aksi kanaatte ise %20'den az olmamak üzere) icra inkar
tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Dosya bilirkişi heyetine tevdi olunmuş 09/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacı şirket vekilince, ..... esas sayılı icra
dosyası ile, 06/10/2023 tarihinde 59.339,60.-TL asıl alacak ve 757,72.-TL işlemiş
faiz olmak üzere toplam 60.097,32.-TL üzerinden takip yapıldığı, takibin 59.339,60.-
TL bedelli E- Faturaya ilişkin olduğu,
taraflar arasında 09/03/2021 tarihinde 1 yıl süre ile, ..... Sözleşmesinin imzalandığı, iş bu sözleşme uyarınca sözleşme süresinin
08.03.2022 tarihinde sona erdiği ancak, dava dosyası kapsamına sunulmuş bir kısım
“Hukuk Uyuşmazlıklarında İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Son Tutanakları” uyarınca
dava dışı işçilerin iş akitlerinin fesih tarihinin 28.02.2023 tarihi olduğu, bu haliyle
dava dışı işçilere yapılan yıllık izin ücreti ödemelerinin, işçilerin taraflar arasında
akdedilmiş hizmet alım sözleşmesi döneminde kullanılmamış yıllık izin haklarına
ilişkin olup/olmadığının tespitinin yapılamamakta olduğu,
yine, dava dosyası kapsamına sunulu, “banka ödeme dekontları” ile “Hukuk
Uyuşmazlıklarında İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Son Tutanakları” uyarınca dava
dışı işçilere, davacı şirket tarafından yapılmış yıllık izin ücreti alacağı ödemelerinin
32.000,00 TL olarak tespit edilmiş olup, fatura tutarı olan 59.339,60 TL tutara
ulaşılamamış olduğu,
davacı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin 2021-2022 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-
kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2023 yılı ticari defterinin ise, E – Defter olduğu ve
yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı,
davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen, dava ve takip konusu 1 adet yılık izin
ücreti yansıtması açıklamalı 59.339,60.-TL tutarlı faturanın davacı şirket ticari
defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin davalıdan yaptığı herhangi bir tahsilata
rastlanmamakla, davacı şirket ticari defterleri uyarınca (06/10/2023 takip tarihi) itibari
ile davalı şirketten 59.339,60.-TL tutarında alacaklı olduğu, davacı şirket vekilince 14/03/2024 tarihli beyan dilekçesi ile " Sayın Mahkemenin
28/02/2024 tarihli tensip zaptının ..... nolu arar kararı ile ödeme yapılan işçilerin
bilgilerinin bildirilmesi için süre verilmiştir. Bahsi geçen işçiler" denilmekle, 15 adet
işçi bilgisi verildiği, bu işçilerden; 11 tanesine 15/03/2023 - 17/03/2023 ve
20/03/2023 tarihlerinde toplam 113.457,82.-TL tutarında yılık izin ve kıdem
tazminatı ödemesi yaptığı,
davalı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise detayı Bilirkişi Raporunun ‘’6. Maddesi’’nde arz edildiği üzere, davalı şirkete yönelik inceleme ve tespit yapılamadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ...'nin genel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesi adına sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin taraflar arasında alt-üst işveren sıfatlarını doğurduğunu, ilgili sözleşmenin davalı şirketçe ... tarihinde feshedildiğini, fesih sonrasındaki süreçte davacı şirket bünyesinde çalışan işçilerin iş akitlerinin sona erdi ve işçilik tazminatlarının davacı şirketçe ödendiğini belirterek ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptalinin talep edildiği görülmüştür.
Bu kapsamda olmak üzere, taraflar arasında akdedilmiş 09.03.2021 tarihli ..... Sözleşmesi'nin” incelenmesinde, sözleşmenin “Hizmet şartları ve Ödeme Koşulları” başlığını taşıyan 3.8.maddesinde. “Personelin çalıştırılması ile ilgili İş Kanunu ve diğer yasal hükümlerin uygulanmasından ... sorumlu olup, İşveren'in hiçbir sorumluluğu yoktur” düzenlemesine, 3.35.maddesinde. “Çalışma Sistemi, AVM'nin çalışma sistemi ile yoğunluk durumuna göre değiştirilebilecektir.
Ancak gece çalışacak personel için 4857 Sayılı İş Kanununda belirtilen hükümlere uyulacaktır. Bu değişiklik sonucu oluşabilecek tazla mesai ücretleri ayrıca fauraya yansıtılacak ve tarafından çalışanlara ödenecektir" düzenlemesine, sözleşmenin “Yükler leri” başlığını taşıyan 4.4.maddesinde; “... çalıştırdığı elemanların her türlü özlük ve sosyal haklarını karşılamak (4857, 506 sayılı yasalara göre) ve ödemek zorundadır.
Bu konuda İşveren'in herhangi bir sorumluluğu yoktur.” düzenlemesine, sözleşmenin “Ödeme Koşulları ve Diğer Mali Hükümler” başlığını taşıyan 6.5.maddesinde. “İzine ayrılacak personelin yerine çalıştırılacaklar ile kestra çalıştırılacak personel ücretleri fiyata dahil edilmemiş olup, çalışma gerçekleştirildiğinde ayrıca faturalandırılacaktır.” düzenlemesine, 6.6.maddesinde.
“Dini/Milli Bayramla ile bakanlar kurulu tarafından genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde yapılacak çalışma ücretleri fiyata dahil edilmemiş olup, çalışma gerçekleştirildiğinde ayrıca faturalandırılacaktır.” ” düzenlemesine yer verilmiş olduğu görülmektedir.
Taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin yukarıdaki maddelerinde, sözleşme kapsamında çalıştırılacak işçilerin iş akitlerinin feshi halinde doğacak işçilik alacaklarından sorumluluğun davacı yükleniciye ait olacağının kararlaştırılmış olduğu, sözleşme ile sözleşme fiyatına dahil edilmeyip sonradan faturalandırılacak işçi ücretlerinin ise, işçilerin yapacakları fazla mesai nedeniyle hak kazanacakları fazla mesai ücretleri Ubgt günlerinde yapacakları çalışmalarından doğacak ücretleri ile izne ayrılan personel yerine çalışacak işçilerin ücretleri olduğu,
çalışma döneminde işçiye kullandırılmayan izin hakları bakımından iş akdinin feshi ile doğan yıllık izin ücretine ilişkin sorumluluğun davacı yüklenicide olduğunun düzenlendiği görülmüştür. Bu haliyle davacı ... tarafından dava dışı işçilere, işçilerin iş akitlerinin feshi ile ödenmiş yıllık izin ücretlerinin davalı asıl işveren şirketten rücuen tahsilinin talep edilemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ..... · e-imzalı Hakim ..... · e-imzalı
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/129, K. 2024/642, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama