KÜNYE
- Mercii
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/1027 Esas - 2025/947
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2025/1027 Esas
KARAR NO : 2025/947
HAKİM : ...... KATİP : ......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2025
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı .... iş çıkışı sürücü olarak kullanmakta olduğu ... plaka sayılı otomobil ile ......mahallesi istikametine seyir halinde iken ......kavşağına geldiği esnada önünde seyir halinde bulunan ... plaka sayılı aracın aniden durması nedeniyle çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... poliçe nolu Kasko Sigortası ile davalı şirkete sigortalı olan ... plaka sayılı araçta oluşan hasarın, kasko sigortacısı davalı ...
A.Ş tarafından poliçe genel şartları kapsamında ‘Taşıtın uyuşturucu maddeler veya K.T.K uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar teminat dışı’ olduğundan bahisle hasar bedelinin karşılanmaması nedeniyle iş bu davayı açtığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere öncelikle, davanın kabulüne, 6098 sayılı TBK'nun 107.
Maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporu alındıktan sonra bedel artırım yapılmak koşuluyla şimdilik 10,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek resskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğe çıkarılmamıştır. Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun 3/k. maddesine göre. "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanun'un m.3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre.
"Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar.
Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nın 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan Kanun'da özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur.
Aynı Kanun'un 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca ise Sigorta Hukuku'ndan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Anılan Kanun'un 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan Kanun'un 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri karşısında somut olaya gelindiğinde, davalı Sigorta Şirketi tacirdir. Davacının tüketici sıfatına sahip olup olmadığı, sigortalı aracın ticari araç olup olmadığı saptanarak görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekir. Bir başka anlatımla davacının tüketici olması, aracın hususi otomobil niteliği bulunması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi iken davacının tüketici sıfatına sahip olmaması, aracın ticari araç olması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri ticaret mahkemesi olacaktır. Davaya dayanak yapılan kasko sigorta poliçesinden ve araç ruhsatından sigortalı aracın otomobil olduğu, kullanım tarzının hususi olarak belirtildiği görülmüştür. Bu durumda davacı tüketici sıfatını haizdir.
O halde; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalması nedeniyle, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, davanın görülmesinde Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Katip ...... · e-imzalı Hakim ...... · e-imzalı
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1027, K. 2025/947, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama