KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2023
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/234 Esas - 2023/62
- Esas no
- 2022/234 Esas
- Karar no
- 2023/62
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının Kısmen İptali - Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 28/06/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/04/2023
Karar Metni
6.218 kelime·31 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının Kısmen İptali - Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 28/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin faaliyetlerine 1995 yılında 21 mağazayla başlamış olduğu, ana ilkesinin, temel gıda ve tüketim malzemelerinin mümkün olan en uygun fiyat ve yüksek kaliteyle tüketiciye ulaştırılması olduğu, ülkenin önde gelen ekonomi dergilerinden ...’in 2021 yılı için gerçekleştirmiş olduğu “...” konulu araştırması uyarınca, perakende sektöründe birinci, genel sıralamada ise ...’nin en büyük beşinci özel şirketi unvanına hak kazanmış olduğu, uluslarası marka değerlendirme kuruluşu ...’ın “2021 yılında ...’nin En Değerli Markaları” konulu araştırmasına göre perakende sektöründe birinci, genel sıralamada sekizinci en değerli markası olduğu,
2021 yılında yurt içinde 1.124 ... mağaza açan ...’in, yüzde 12 büyüme kaydederek 2021 yıl sonu itibariyle ...’de 10.489 mağaza sayısına ulaşmış olduğu, ... ve ...’da da faaliyet göstermekte olduğu, 2021 yılı sonu itibariyle ...’nin yanı sıra ... ve ...’dakilerle birlikte toplam 11.367 mağazasının bulunduğu, ... sayılı ... kararı ile “...” markasının tanınmış marka statüsünde olduğunun kabul edilmiş olduğu, müvekkili şirket adına 2015 yılından bu yana tescilli “...” ibareli markalar üzerinde öncelikli hak sahipliği bulunmakta olduğu,
davalı tarafından tescili talep edilen “...” markasının müvekkilinin “...” ibareli itiraza mesnet markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğu, “...” ibaresinin müvekkili markalarının asli unsurunu oluşturmakta olduğu, davalının başvuru konusu “...” markasının müvekkili markalarının asli unsuru olan “...” ibaresini aynı şekilde asli unsur olarak içermek suretiyle yazılış, okunuş, görsel ve işitsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik yaratılmakta olduğu, “...” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı, iltibas riskini pekiştirmekte olduğu,
“...” ibaresinin hiçbir markasal değeri bulunmadığı ve ilgili ibarenin başvuru konusu markada doğrudan müvekkili şirket markasının esas unsuru olan “...” ibaresini vurgulayacak biçimde kullanılmakta ve konumlandırılmakta olduğu, “...” ibaresi ile karşı karşıya kalan tüketicilerin, müvekkili şirketin “...” markalı ürünlerinin “yenilenmiş ... üst modeli, aynı markalı ürünün ... nesil serisi” olarak algılamasının kuvvetle muhtemel olduğu,
başvuru konusu “...” ibaresi ile karşı karşıya kalan tüketicilerin dikkatini ilk çeken ve aklına ilk gelen ibarenin “...” ibaresi olacağı, dolayısıyla başvuru konusu markanın müvekkilinin itiraza mesnet markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, markalar arasındaki söz konusu benzerliğin, taraf markalarının aynı firmaya ait seri markalar olduğu izlenimi yaratmakta olduğu ve görüldüğünde, müvekkilinin markasını akla getirmekte olduğu,
davalı markasının müvekkili markasını çağrıştıracağı, müvekkilinin “...” ibareli markası ile seri marka izlenimi uyandıracağı ve tüketicinin söz konusu markanın müvekkilinin seri markası olduğunu algılayacağı, müvekkil şirketin itiraza mesnet “...” ibareli markasının 35. sınıf son alt grupta yer alan "Müşterilerin malları elverişli ... şekilde görmesi ve satın alması için 01. 02. 04. 05. 06. 07. 08.13. 15.17.19.
21. 22. 23. 31. 34. sınıflarda yer alan emtiaların ... araya getirilmesi hizmetleri" için tescilli olduğu, davalının “...” ibareli başvuru konusu markasının ise müvekkili markaları ile aynı sınıfta yer alan birebir aynı hizmetler için tescil edilmek istendiği, birebir aynı hizmetler için başvurusu yapılan ve böylece sınıflar bakımından da çakışan markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunun tartışmasız olduğu, müvekkilinin “...” ibareli markaları ile başvuru konusu "..." markasının halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
bu karıştırılma ihtimalinin markaların ve/veya işletmelerin ilişkili olduğunun düşünülmesi ihtimalini de kapsamakta olduğu, ...’nun haksız rekabete ilişkin hükümleri bakımından da "..." marka tescil başvurusunun reddinin gerekmekte olduğu hususlarını beyanla; ...’nun ... sayılı kararının kısmen iptali ile ... sayı ile işlem gören “...” ibareli marka başvurusunun 35. sınıf son alt grupta yer alan "müşterilerin malları elverişli ... şekilde görmesi ve satın alması için 01. 02. 04. 05. 06. 07. 08. 13. 15. 17. 19. 21. 22. 23. 31. 34. sınıflarda yer alan emtiaların ... araya getirilmesi hizmetleri" için kısmen işlemden kaldırılmasına,
tescil işlemleri tamamlanmış ise kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine kararı verilmesini talep etmektedir.
CEVAP
Davalı ... vekili 06/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Taraf markaları karşılaştırıldığında; başvuruya konu marka ile iddialara mesnet marka arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı gibi diğer davalının başvuru markası ile davacı markalarının görsel bakımdan birbiriyle kıyaslanamayacak kadar farklı olduğunun anlaşıldığı, dava konusu başvuru markasının kelime markası olduğu, beyaz zemin üzerine siyah renkte küçük harflerle ve birbirinden ayrı şekilde yazılmış “...” ibaresinden oluştuğu, davalı markalarının ... bütün olarak bıraktığı genel izlenim ve kompozisyon itibariyle davacı markalarından tamamen farklı olduğu,
davacı markaları ile ortak unsur olan “...” ibaresinin tek başına ön plana çıktığının ve davacı markalarına bu surette yakınlaştığının söylenmesinin mümkün olmadığı, davacıya ait itiraza mesnet markaların “...” ortak ibaresi kullanılarak kiminde düz yazı, kimilerinde ise şekil ve renk unsuruna ayrıca ek kelimelere ve harflere yer verilerek oluşturulduğu, bu kapsamda davacıya ait markalar ile dava konusu başvuru markasının yazım biçimi, kullanılan şekil, renk ve stilleri açısından yeterince görsel farklılık içinde olduğu, görsel açıdan ortaya çıkan bu farklılığın, duyusal/işitsel/fonetik açıdan bakıldığında, daha da belirgin olduğu,
karşılaştırılan markaların, birden fazla kelime ihtiva etmekte olduğu ve bu kelimeler arasında ortak olan “...” ibaresinin okunuşu, diğer kelimelerin varlığı gözetildiğinde, tek başına, markaları fonetik olarak birbirlerine yaklaştırmaya yetmediği, markaların birbirinden çok farklı ilave kelimeler içermekte olduğu, markaların söyleniş tarzları, kulakta bıraktıkları “...”nın farklılaşmakta olduğu, bu nedenle duyusal açıdan benzer olduklarını söylemenin mümkün olmadığı,
markada yer alan bütün unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, markalarda yer alan algı ile imajın birbirinden farklı olduğu ve markalar arasında görsel, işitsel olarak ... benzerlik olmadığının açık ... şekilde tüketici tarafından algılanacağı ve görüleceği, anlamsal açıdan da; markaların birden fazla kelime içermekte olduğu, ihtilaf konusu markalarda ortak olan “...” ibaresinin markaları birbirlerine kavramsal olarak yakınlaştırdığını yahut benzettiğini söylemenin de mümkün olmadığı, markaların bıraktıkları genel izlenim (toplu intiba) yönünden benzer olmadığı,
başvuru konusu marka ile itiraz konusu markaların tertip tarzı, yazım stilleri, ihtiva ettikleri farklı şekil, renk, kelimenin, markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmakta olduğu, markaların bütünsel algılamada marka kapsamında yer alan malların tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzer addedilemeyeceği, davalı markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve her iki işareti yan yana karşılaştırma imkanı olmayan kişinin zihnindeki intibaın, davacıya ait markaların bıraktığı intiba ile aynı olmadığı,
iki marka örneğinin, aynı firmanın markası gibi algılanabilecek nitelikte olmadığı gibi, iki markanın karıştırılma olasılıklarının olmadığı, tüketicilerin, iki farklı marka karşısında olduklarının farkına varabilecekleri, markaların farklı üreticilere ait markalar olduklarını anlayabilecekleri ve bu nedenle üreticileri arasında idari veya ekonomik ... bağ kurmayacakları, her markanın özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin kapsamı ve bu mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici grubunun özellikleri,
markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların dayanak gösterilmesinin kabulünün mümkün olmadığı hususlarını beyanla; davanın reddini talep etmektedir.
Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi ibraz etmediğinden, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının Kısmen İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının 35/5 - 1, 2, 4, 5, 6, 7, 8, 13, 15, 17, 19, 21, 22, 23, 31, 34.sınıflarda yer alan emtiaların ... araya getirilmesi hizmetleri bakımından hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, tescili halinde dava konusu markanın yukarıda yer verilen hizmetler bakımından hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden maddi vakıalara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ...
Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davalı şahsın "..." ibaresini 35.sınıfta yer alan hizmelerin tescili amacıyla 24.12.2020 tarihinde gerçekleştirdiği ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.02.2021 tarih ve 366 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 18.03.2021 tarihinde .... sayılı markalarını mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1 hükmü kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şahıs tarafından 18.03.2021 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz edildiği, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, davacı yanın 24.08.2021 tarihinde yeniden itirazda bulunduğu,
davalı şahsın 25.08.2021 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 05.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka 04.07.2022 tarihinde tescil edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan ... markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında ... şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, ... mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu ... mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka ... işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş ... kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde ... algılama ortaya çıkıyor, yani ... işletmeye ait mal veya hizmet, başka ... işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde ... algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her ... unsura göre değil, ... bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka kapsamında yer alıp dava konusu yapılan; 35. sınıfta 05. alt grupta yer alan “Müşterilerin malları elverişli ... şekilde görmesi ve satın alması için… (01, 02, 04, 05, 06, 07, 08, 13, 15, 17, 19, 21, 22, 23, 31, 34. Sınıfta yer alan mallar)… mallarının ... araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetlerinin davacı şirkete ait ... sayılı markanın tescili kapsamındaki hizmetler ile AYNI/AYNI TÜR olduğu tespit edilmiştir.
35. sınıfta tüm alt gruplarda yer alan hizmetlerin davacı şirkete ait 2016 46710 sayılı markanın tescil kapsamındaki hizmetler ile AYNI/AYNI TÜR olduğu tespit edilmiştir.
35. sınıfta 05. alt grupta yer alan “Müşterilerin malları elverişli ... şekilde görmesi ve satın alması için… (07 ve 11. Sınıfta yer alan mallar)… mallarının ... araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri davacı şirkete ait ... sayılı markaların tescil kapsamındaki mallar ile ilişkili mal ve hizmetlerdir. Şöyle ki, bu malların ve hizmetlerin niteliği, amacı ve yöntemi aynı olmamasına rağmen, birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduklarından, hizmetlerin sunulduğu yer genellikle malların satışa sunulduğu yerle aynı olduğundan ve hedeflenen halk kesimi aynı olduğundan1 benzerlik söz konusudur.
35. sınıfta 05. alt grupta yer alan “Müşterilerin malları elverişli ... şekilde görmesi ve satın alması için… (29, 30, 31, 32, 33. Sınıfta yer alan mallar)… mallarının ... araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetlerinin davacı şirkete ait ....sayılı markaların tescil kapsamındaki mallar ile yukarıda açıklanan gerekçelerle ilişkili mal ve hizmetler olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu marka; beyaz zemin üzerinde siyah renkte harflerle yazılmış “...” ibaresinden oluşmaktadır. Söz konusu marka herhangi ... şekil unsuru içermemekte, markada yer alan kelime unsurları görsel olarak eşit baskınlıkta yer almaktadır.
Davacı şirkete ait hem ... kararının iptaline hem de davaya konu markanın hükümsüzlük talebine gerekçe markalar; tek başına “...” ibaresinden oluşan "..." markasından, “...” ibaresine “r” harfi eklenmiş "..." markasından, “...” ibaresinin devamına “...” ibareleri eklenmiş "..." markalarından, “...” ibaresinin başlangıç kısmına “bana” ibaresi eklenmiş "..." markalarından oluşmaktadır.
Taraf markalarında ortak olarak yer alan ve davacı şirket tarafından kendi adına tescilli markalar ile karıştırılma ihtimali yaratacağı iddia edilen “...” ibaresi, halk arasında yaygın olarak “...(1)” ibaresinin kısaltması olarak kullanılmakta olup, Kurum nezdinde yapılan araştırmada çeşitli sınıflarda farklı sahipler tarafından tek başına veya ek ibareler ile birlikte yaygın olarak kullanılmakta ve başvuruya konu edilmekte olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla “...” ibaresinin tüketicinin sıklıkla karşılaştığı türden ayırt edici gücü zayıf ... ibare olduğu düşünülmektedir.
Davacı markaları ile davaya konu marka karşılaştırıldığında;
Davacı markalarından "..." ibareli markalar incelendiğinde; “...” ibaresinin ayırt edici gücü düşük ... ibare olması nedeniyle “...” ibareleri ile birlikte tek ... kelime şeklinde birleşik olarak oluşturulmuş 6 veya 7 harften meydana gelen söz konusu markaların 2 kelimeden oluşan “...” ibareli dava konusu markadan uzak ve “...” ibaresini ayırt edilir şekilde içermeyen markalar olduğu anlaşıldığından bu markalar bakımından görsel, işitsel veya kavramsal ... benzerlikten söz etmenin mümkün olmadığı düşünülmektedir.
Davacı markalarından "..." ibareli markada yer alan “...” kelimesi ...’ya göre “Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Aynı, benzer. Beraber. Bu sayı kadar olan. Herhangi ... varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Eş, aynı, ... boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer; ... kez. Sadece.
Ancak, yalnız” anlamlarına gelmekte olup, davaya konu markada yer alan “...” ibaresinin “...(1)” ibaresinin kısaltması olarak kullanılmakta olduğu, “...” ibaresinin bazı kelime unsurları ile birlikte kullanılırken konuşma dilinde “...” olarak telaffuz edildiği durumlar olduğu, ancak davaya konu markanın “...” ibaresini de içeriyor olması nedeniyle markaların işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı düşünülmektedir.
Diğer taraftan gerek markaların oluşturulma şekli, gerekse iki ve üç harften oluşan kısa kelimelerde eklenen üçüncü harfin dahi markayı iki harfli ... kelimeden uzaklaştırabildiği dikkate alındığında "..." ve "..." markalarının görsel olarak da benzer kabul edilemeyeceği düşünülmektedir.
Davacı şirkete ait "..." ibareli markanın asli ve baskın unsurunun tek başına “...” ibaresi olduğu görülmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle “...” ibaresinin zayıf ... marka olduğu değerlendirilmekle birlikte, bu ibare asgari ... korumayı da haizdir. Zira, tescilli ... markanın hepten korumasız bırakılması ve serbest ... işaret gibi değerlendirilmesi mümkün değildir. Davaya konu marka “...” ibaresine ...’ya göre “Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı.
Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan. En son edinilen. İşe henüz başlamış; ... öğrenci. ... asker. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Tanınmayan, bilinmeyen. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen.
Biraz önce, çok zaman geçmeden” anlamlarına gelen “...” ibaresi eklenmek suretiyle oluşturulmuştur. “...” ibaresi herhangi ... ayırt ediciliği bulunmayan, tek başına marka olma özelliğini haiz olmayan, aksine devamına geldiği “...” ibaresini niteleyen ... ibare olmakla birlikte her iki marka da “...” ibaresini markanın başlangıç kısmında ve ayırt edilebilir konumda içermektedir.
Dolayısıyla ortalama düzeyde tüketici nezdinde dava konusu “...” ibareli markanın davacı şirkete ait “...” markalı ürün/hizmetlerin yenilenmiş versiyonu algısı yaratabileceği düşünülmektedir. Dolayısıyla; dava konusu “...” ibareli marka ile davacı şirkete ait ... sayılı “...” ibareli markanın ortalama düzeyde tüketici nezdinde ... bütün olarak yaratacağı algı ve izlenim itibariyle benzer olduğu kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak; davacı şirket markalarında yer alan ve davaya konu marka ile ortak olan “...” ibaresinin, ayırt edici gücünün zayıf olduğu değerlendirilmekle birlikte, bu ibarenin asgari ... korumayı da haiz olduğu, “...” ibaresinin herhangi ... ayırt ediciliği bulunmayan, devamına geldiği “...” ibaresini niteleyen ... ibare olduğu,
dolayısıyla ortalama düzeyde tüketici nezdinde dava konusu “...” ibareli markanın davacı şirkete ait ... sayılı “...” markalı ürün/hizmetlerin yenilenmiş versiyonu algısı yaratabileceği düşünüldüğünden, davaya konu marka ile davacı şirkete ait ... sayılı “...” ibareli markanın 35. sınıfta 05. alt grupta yer alan “Müşterilerin malları elverişli ... şekilde görmesi ve satın alması için.
(01, 02, 04, 05, 06, 07, 08, 13, 15, 17, 19, 21, 22, 23, 31, 34. Sınıfta yer alan mallar)… mallarının ... araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri bakımından, ortalama düzeyde tüketici nezdinde 6769 Sayılı Kanun m. 6/1 anlamında işletmeler arasında bağlantı kurulması olasılığı ve ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E-imza Hakim ... · E-imza
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/234, K. 2023/62, 8 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama