KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/256
- Karar No
- 2024/32
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/257 Esas
- Karar no
- 2024/23
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
2.630 kelime·13 dk okuma·14 bölüm
....
DAVALI
1- ... - ....
VEKİLİ
Av. ... -....
DAVALI
2- ... -... ....
VEKİLİ
Av. ... -....
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 26/05/2023
KARAR TARİHİ : 17/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 26/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davalı şahsın .... sayılı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazlarının nihai olarak ....’nın .... sayılı kararı ile reddedildiğini, davalı kurum kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin Türkiye’nin en büyük gruplarından biri olan .... bağlı şirketler arasında yer aldığını, müvekkilinin “...” esas unsurlu birçok markası bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkiline ait seri nitelikteki “...” markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olup iltibas yarattığını,
müvekkiline ait markaların esas ve vurucu unsuru olan “...” ibaresinin dava konusu markada aynen hiçbir değişiklik yapılmaksızın yer verildiğini, taraf markalarının soldan sağa doğru okunduğunda ilk dört harfinin aynı olduğunu, dava konusu markaya eklenen “...” ve “...” ibarelerinin markaya ayırt edicilik katmadığını, aksine “...” ibareli markaların serisi izlenimi yarattığını, markaların orta seviyedeki tüketiciler tarafından karıştırılacağını, dava konusu marka başvurusunun tescilinin talep edildiği 07. sınıfın müvekkilinin markaları kapsamında bulunan sınıflarla birebir/benzer/bağlantılı olduğunu,
müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şahsın müvekkiline ait “...” ibareli markaları bilmemesinin imkansız olduğunu, davaya konu başvurunun kötü niyetli olduğunu beyanla; ...’nın ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın “...” emtiası açısından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 08/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraf markalarının birbirinden tamamen bağımsız markalar olduğunu, davalı markasının bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde davacı markaları ile SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceğini, davacı şirketin kötü niyet iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunulmadığını, ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 26/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin uzman mekatronik mühendisi olduğunu, aile şirketi olan dava dışı ...
A.Ş.’de yönetici olarak çalıştığını, ... şirketin iştigal alanının kaynak sektörü olduğunu, dava konusu “... ...” ibareli markanın 26/09/1997 tarihinden beri aile şirketinin tescilli markası olduğunu, markanın dava dışı şirketin satışını yaptığı ... ürününde kullanıldığını, iş bu ürünün ağır sanayi sektöründe (santraller, madenler, fabrikalar) kırılan aşınan parçaların tamirinde kullanıldığını, “...” kelimesinin İngilizce “...=dayanıklılık/süreklilik” ve “...” kelimesinin “kaynak” anlamına geldiğini, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını, huzurdaki davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla;
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şahsa ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şahsın kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın "...." emtiası bakımından hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden özel veya teknik hususlara ilişkin rapor alınmış,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde.
Davalı şahsın ... sayılı "..." ibareli markanın tescili amacıyla 06.10.2020 tarihinde gerçekleştirdiği marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.01.2021 tarih ve 377 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 17.09.2021 tarihinde "..." ibareli markalarını mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1 ve m.6/9 hükmü kapsamında itirazda bulunduğu, itiraza karşı davalı şahsın 21.10.2021 tarihli karşı görüş dilekçesi sunduğu, yayıma yapılan itirazın ...'nca reddedildiği, bu karara karşı davacı şirket tarafından 28.06.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu,
davalı şahsın 25.07.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... 'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 29.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 04.09.2023 tarihinde tescil edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır.
Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur.
Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir.
Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır.
Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır.
Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır.
Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır.
Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacının itiraza/davaya mesnet gösterdiği; ... sayılı markaların başvurusu/tescili geçersiz olduğundan; .... sayılı markalar ise dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli olduğundan aşağıda yapılacak incelemede dikkate alınmamışlardır.
... kararının iptali davası bakımından, dava konusu edilen emtialar; “06. Sınıf: Özlü telleri (kaynak ve lehim telleri ve çubukları) 07. Sınıf: ....” iken, kısmen hükümsüzlük davası bakımından dava konusu edilen emtia; “07. Sınıf: ....” emtiasıdır.
Davacıya ait markalar ise; 01, 07, 08, 09, 11, 12, 17, 19, 20, 21, 35, 37. sınıflarda tescillidir.
Davacının ... sayılı “...” ibareli markası “07. Sınıf: Elektrikli kaynak makine elektrotları” emtiasında tescilli olup, bu emtia, dava konusu marka kapsamında yer alan (hem kısmen hükümsüzlük hem ... kararının iptali davası bakımından dava konusu edilen) “07. Sınıf: ...” emtiası ile aynı/aynı tür emtiadır. Elektrot kaynağı (Örtülü ark kaynağı, örtülü elektrot kaynağı veya örtülü elektrot kaynağı) çoğunlukla kaynakçıların eğitimlerinde elde ettiği ilk kaynak prosesidir.
Öğrenmesi kolaydır, kaynak sistemlerinin çalışma şekli ve metallerin elektrik gerilimindeki davranışına bir bakış da sunmaktadır. ...; kaynak işleminin gerçekleştirilmesinde kullanılan bir tür elektrottur. Elektrotlar, kaynak yapılacak metal parçaları birleştirmek için kullanılan eriyik metal sağlarlar. Kaynak elektrotları, kaynak işlemi sırasında yüksek sıcaklıklarda eriyerek, kaynak bölgesindeki parçaları birleştirir.
Bu elektrotların örtüleri demir oksit, mangan ve silis alaşımlı demir içerir.
... kararının iptali davası bakımından dava konusu edilen “06. Sınıf: Özlü telleri (kaynak ve lehim telleri ve çubukları)” ise, davacıya ait markalar kapsamında doğrudan bulunmamaktadır.
Özlü tel; boru formuna getirilmiş bir çelik bandın (strip) içerisine toz halindeki çeşitli kimyasal bileşenlerin (öz/flux) doldurulması yöntemi ile üretilen, ürün tipine göre gaz korumalı veya gaz korumasız olarak çeşitleri olan ve gaz altı kaynak makinelerine takılarak kullanılabilen kaynak telidir. Yüksek mekanik özelliklere sahip kaynak metali veren bazik tip özlü kaynak telidir.
Tokluk değerleri çok yüksek olduğundan basınçlı kap ve kazan, depolama tankları, basınçlı borular, çelik konstrüksiyon, gemilerde birleştirme kaynaklarında kullanılır. Genel olarak ince malzemelerde kullanılır. Bu elektrotların örtüleri ana olarak selüloz ve (Mn ve Si içeren) demir alaşımı içerir. Örtü büyük ölçüde gaz haline geçer ve dikey eksende kaynak yapma olanağı sağlar.
Özlü Telleri (kaynak ve lehim telleri ve çubukları) de “Elektrikli kaynak makine elektrodları” kısmına girer. Davacı markasında yer alan “Elektrikli kaynak makine elektrodları” ile dava konusu marka kapsamında yer alan “06. Sınıf: Özlü telleri (kaynak ve lehim telleri ve çubukları) 07. Sınıf: ....” benzer/ilişkili ürünler olup, benzer ihtiyaçları karşılayan, aynı alıcılara hitap eden, aynı yerlerde satılan ürünlerdir.
Sonuç olarak, hem ... kararının iptali davası, hem de kısmen hükümsüzlük davası bakımından, yukarıda belirtilen taraf markaları arasında “emtiaların aynı/aynı tür/benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu marka başvurusu; “...” ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. Markada yer alan “...” ibaresi üst satırda, “...” ibaresi ise alt satırda konumlandırılmıştır. “...” ibaresinde yer alan “...” ibaresi, İngilizce “kaynak, kaynak yapmak” anlamlarını taşımakta olup, davanın konusunu oluşturan emtialar bakımından tanımlayıcıdır.
Dolayısıyla “...” ibaresi ile birleşik yazılmışsa da, sektörde faaliyet gösteren kişiler, kolaylıkla “...” ibaresinin “kaynak” anlamını kavrayacaktır. “...” ibaresinin “kaynak” anlamına geldiği, davalı başvuru sahibi tarafından da ifade edilmiştir. "..." ibaresi İngilizce "Dayanıklılık" anlamına gelse de, başvuru markasında yer alan "..." sözcüğünün böyle bir anlamı bulunmamaktadır.
Dava konusu markada “...” ibaresinin alt satırda konumlandırıldığı da gözetildiğinde, dava konusu markada yer alan “...” ve “...” ibareleri, bağımsız vasıflarını korumaya devam etmektedir. Kelimeler bütünleşerek yeni bir anlam ortaya çıkmamıştır. Dolayısıyla dava konusu markanın esaslı unsurlarından biri “...” ibaresidir.
Davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalardan sadece ... sayılı marka ile dava konusu marka kapsamında yer alan emtialar bakımından (gerek ... kararının iptali davası bakımından, gerekse hükümsüzlük davası bakımından) "emtia ayniyeti/benzerliği" şartı gerçekleştiğinden, davacıya ait sair itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar ile dava konusu marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı hususu peşinen söylenebilecektir. Ancak davacıya ait ... sayılı marka bakımından ise aynı şey söylenememektedir.
Şöyle ki; davacıya ait ... sayılı markanın; "..." ibaresinden oluştuğu, "..." ibaresinin bilinen bir anlamının bulunmadığı, "..." sözcüğünün "Eşya, mal, emtia" anlamına gelen İngilizce kökenli bir sözcük olduğu, "..." sözcüğünün somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, buna göre söz konusu markanın esas unsurunun "..." sözcüğü olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu marka ile davacıya ait ... sayılı marka global olarak karşılaştırıldığında; gerek ... kararının iptali davası bakımından, gerekse markanın kısmen hükümsüzlüğü davası bakımından, dava konusu marka kapsamında yer alan emtialar ile davacıya ait marka kapsamında yer alan emtiaların aynı tür veya benzer olduğu, markalar arasında müşterek olarak bulunan "..." ibaresinden kaynaklı olarak markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, markalarda yer alan sair unsurların, markaları birbirinden farklılaştırmaya yeter derecede ayırt ediciliklerinin bulunmadığı,
davaya konu emtialar her ne kadar dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine hitap etse de, söz konusu tüketici kesiminin her hal ve şartta markalar arasında ilişki kurmayacağının söylenemeyeceği, somut olayda olduğu gibi, gerek markaların kapsamlarında yer alan emtiaların aynı tür veya benzer olması,
gerekse markaları oluşturan işaretlerin esas unsurlarının müşterek olarak "..." sözcüğünden oluşması karşısında, daha önce davacıya ait markayı gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin dahi, daha sonra davaya konu markayı gördüğünde ya da işittiğinde, dava konusu marka kapsamında yer alan emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu marka ile davacıya ait marka arasında ilişki kuracağı, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı,
bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenleri işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla, dava konusu marka ile davacıya ait ... sayılı marka arasında gerek ... kararının iptali istemi bakımından, gerekse markanın kısmen hükümsüzlüğü istemi bakımından, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı şahıs vekili, her ne kadar "..." sayılı markanın tescilinin 1997 yılından beri müvekkilinin ailesine ait olan ... A.Ş'ye ait olduğunu ileri sürse de, söz konusu husus, iş bu davaya konu marka başvurusu bakımından davalı şahsa müktesep hak sağlayamaz. Zira; davalı şahıs vekilinin belirttiği şirket, davalı şahsın kişiliğinden bağımsız, ayrıca hak ehliyetini haiz başka bir kişiliktir. Bu nedenle, davalı şahsın, kendi kişiliğinden ayrı ve bağımsız kişiliği haiz dava dışı tüzel kişiye ait önceki tarihli tescili dayanak göstererek, iş bu davaya konu marka başvurusu bakımından tescil hakkının bulunduğunu ileri sürmesi kabul edilemez.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu. Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir.
Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez.
Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....)
Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalardan biri arasında iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunmasının haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; gerek ... kararının iptali istemi bakımından, gerekse markanın kısmen hükümsüzlüğü istemi bakımından SMK m.6/1 hükmü koşulu somut olayda oluştuğundan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/256, K. 2024/32, 19 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama