KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/353
- Karar No
- 2024/116
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Esas no
- 2023/359 Esas
- Karar no
- 2024/137
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- ... -...
- Vekili
- Av. ... - ....
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
- Dava tarihi
- 07/08/2023
- Karar tarihi
- 15/03/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/03/2024
Karar Metni
2.680 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 07/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ... no’lu “...” ibareli .... sınıfları kapsayan marka başvurusunun SMK 5/1(b) ve 5/1(c) maddeleri mesnet gösterilerek “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.
Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)Radyo ve televizyon yayın hizmetleri.
Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.” yönünden kısmen reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili marka başvurusunun ayırt edici niteliğe haiz olduğunu, tek harf veya tek rakamdan oluşan markalar dahi stilize karakter kullanıldığında ayırt edici nitelikte olduğunu, müvekkili markasının bütünsel algıda ayırt edici bir marka olduğunu, kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek ... sayılı ... kararının iptalini talep ettiği görülmektedir.
CEVAP
Davalı vekili 15/08/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Dava konusu ibare, somut ve soyut anlamda ayırt edicilikten yoksun olup marka algısı yaratmadığını, söz konusu genel ibarenin, markadan beklenen fonksiyonları yerine getiremeyeceğini, bu ibarenin, markanın kaynak gösterme fonksiyonuna ve ayırt edici niteliğine sahip olmadığını, bu ibarenin, malın ve hizmetin kalitesini garanti etme fonksiyonundan da uzak olduğunu, tasviri nitelikteki tanımlayıcı bu ibarenin, ayırt edicilikten yoksun olduğunu, marka olmaya elverişli olmayan bu ibare üzerinde marka algısının oluşmayacağını ve bu nedenle de ayrıca SMK m.5/1-b kapsamında reddinin gerektiğini, söz konusu ibarenin,
belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacak; markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, davacı tarafın dava konusu markasının tanımlayıcı nitelikte olmadığını, reddedilen mal ve hizmetler açısından marka olabileceğini iddia etmekte olduğunu, ibarenin, 6769 sayılı Kanunun 5/1-b ve 5/1-c hükmü kapsamında marka olamayacağının ortada olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın. Davalının tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "... ... ..." ibareli marka başvurusunun "Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar;
manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)Radyo ve televizyon yayın hizmetleri.Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri." mal ve hizmetler bakımından somut ayırt edici olup olmadığı, tanımlayıcı olup olmadığı, marka başvuru dosyasında ileri sürülmeyen, ancak dava aşamasında ileri sürülen kullanım yolu ile ayırt edicilik kazanıldığı iddiasının dinlenebilir olup olmadığı,
hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmış,
06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İşlem dosyasının tetkikinde. Davacının "..." ibareli 17.05.2022 tarihinde gerçekleştirdiği ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca SMK m.5/1-b ve m.5/1-c hükümleri gereği marka tescil başvurusundan "Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar;
manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)Radyo ve televizyon yayın hizmetleri.Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri." mal ve hizmetlerinin çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacı yanın 27.07.2022 tarihli karara itiraz dilekçesi sunduğu, yapılan itirazı değerlendiren .... 'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği,
bu kararın davacı marka vekiline 07.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Kanun m.4 hükmüne göre; Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.
Markanın; ayırt etme, mal veya hizmetin işletmesel kökenini gösterme, mal veya hizmetin niteliklerini garanti etme, reklam, tekelleştirme ve koruma işlevleri bulunduğu kabul edilir. (...) Ayırt etme işlevi, marka kavramına dahil olan, piyasada bir mal ya da hizmeti diğerlerinden farklılaştırmaya hizmet eden, mal ya da hizmete adeta kişilik kazandıran, o mal ya da hizmete bir ad veren temel unsuru ifade eder.
Köken işlevi, malın ya da hizmetin hangi işletmeye ait olduğunun marka ile gösterildiği anlamına gelip, bu işlevin bugün anlamını yitirdiği, globalleşen ekonomi ve piyasada bulunan aktörlerin ve ürünlerin çeşitliliği ile dinamizmi karşısında alıcılardan pek azının piyasadaki mal ya da hizmetlerin hangi işletmeye ait olduğunu markadan anladıkları söylenebilir.
Garanti işlevi, bir marka altında pazarlanan mal ya hizmetin kalitesi ile ilgili olup, bu işlev sayesinde alıcı, piyasada bulunan ve deneyimlediği mal ya da hizmetleri nitelik olarak değerlendirme imkanına sahip olmakta, buna bağlı olarak bazı mal ya da hizmetlerin imajında değer artışı, bazılarında ise değer azalışı meydana gelebilmektedir.
Reklam işlevi, markanın, ait olduğu mal ya da hizmetin ayırt ediciliğini sağlayan işaret olduğuna göre, bu işaretin mal ya da emek sarfedilerek geniş halk kitlesine ulaştırılmasını, böylece ilgili markaya konu mal ya da hizmetin pazar payının arttırılmasını ifade eder. Bununla bağlantılı olarak ilgili mal ya da hizmetin piyasada gördüğü rağbetin hakim duruma gelmesi söz konusu olabilecek, bu da markanın tekelleştirme işlevine hizmet edecektir.
Markanın en önemli fonksiyonu ayırt edici bir işaret olmasıdır. Markaya bu fonksiyonu kazandıran, soyut ayırt ediciliğidir. Soyut ayırt edicilik; bir işaretin, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini, bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olması halidir. Bir işaret soyut ayırt edici niteliğe sahip değilse, ayırt edicilik fonksiyonuna da sahip olmayacaktır.
Marka, ayırt edicilik fonksiyonunun gereği olarak, mal ve hizmetleri ferdileştirmekte ve bunları tüketiciler için piyasada teşhis edilebilir hale getirmektedir. Bu yolla tüketiciler, almak istedikleri mal ve hizmetleri başka teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt edebilmektedirler. Ayrıca, mal ve hizmetlerin piyasada teşhis edilebilir hale getirilmesi ile, farklı teşebbüslerin mal ve hizmetleri için piyasa şeffaflığı sağlanmaktadır.
Piyasa şeffaflığının yerine getirilebilmesi, markanın iletişim fonksiyonu ile kolaylaşır. Markanın iletişim fonksiyonu, piyasada mal ve hizmet arz edenlerle talep edenlerin aralarında iletişim kurmalarını sağlamaktadır. Bu yolla marka, teşebbüslerin mal ve hizmetlerini kolayca pazarlamalarına, tüketicilerin malın imajı hakkında bilgilendirilmelerine hizmet etmektedir.
Markanın çok fonksiyonluluğu, marka hukukuna ilişkin düzenlemelerin uygulama alanının tayininde ve problemlerin çözümünde büyük önem arz etmekte ve dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, bir işaretin soyut ayırt ediciliğe sahip olup olmadığının belirlenmesinde markanın belirtilen bu fonksiyonlarının göz önünde bulundurulması gerekir. (....)
Soyut ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının tespiti ile tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının bir ilgisi yoktur; bu ayırt edicilik türünde marka olacak işaretin bütünlük arz etmesi, kolayca algılanabilir ve sınırlarının tespit edilebilir olması, ayırt edicilik fonksiyonunu haiz olması aranır. 6769 sayılı Kanun m.5/1-b bendinde belirtilen "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler" somut ayırt edici güçten yoksun işaretlerdir. Bu işaretler, hiçbir ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla ilgili tüketici kesimi tarafından marka olarak algılanmayacak işaretler olarak madde gerekçesinde açıklanmıştır.
Somut ayırt edicilik, marka olarak tescili talep edilen işaretin, tescile konu mal veya hizmetleri diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olması halidir. Soyut ayırt edici gücü haiz bir işaretin somut ayırt edici güce sahip olup olmadığının tespitinde, işaretin tescil başvurusuna konu olan mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olup olmadığının dikkate alınması gerekmektedir.
İşaretin, somut ayırt edici güce sahip olup olmadığı, piyasada oluşan kanaate göre tespit edilmektedir. Bu kanaatin oluşmasında değişik faktörler etkili olmaktadır. İşaretin orijinalliği, tanınmışlığı, piyasada genel olarak kullanılırlığı, kullanımın süresi ve yoğunluğu gibi kıstaslar, bu ayırt ediciliğin bulunup bulunmadığının belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.
Eğer bir işaret, piyasada oluşan kanaate göre tescili talep edilen mal veya hizmetler bakımından ayırt edicilik fonksiyonuna sahipse, kullanım sonucu ayırt edici güç kazanmasına gerek kalmaksızın marka olarak tescil edilebilecektir. O an için işaretin ayırt ediciliğinin bulunmadığı kabul ediliyorsa, işaret ancak kullanım neticesi bu gücü kazanabilir veya zaman içerisinde piyasadaki kanaatin değişmesi neticesi bu güç kazanılabilir.
6769 sayılı SMK m.5/1-c bendinde; Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Hüküm uyarınca, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten, üretim hizmetlerinin yapıldığı zamanı gösteren, malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini ifade eden sözcükleri münhasıran veya esas unsur olarak içeren işaretler marka olarak alınamazlar.
Bu mutlak red nedeninin kabulünün birinci sebebi; marka olarak tescili istenen işaretin, ilgili mal veya hizmetin kendisini veya onun bazı karakteristik özelliklerini belirten ad veya işaretlerden oluşması halinde, sözkonusu işaretin o mal ve hizmetin karşılığı olan kavram ile özdeşleşecek olması, bu sebeple mezkûr işaretin ayırt edici nitelik unsurundan yoksun bulunmasıdır.
İkinci sebep ise; malın ve hizmetin kendisini veya onun bazı karakteristik özelliklerini ifade eden bir işaretin marka olarak tescili suretiyle, herkesin kullandığı bir işareti bir şahsın inhisarına vermemek düşüncesidir.(....)
Tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; .... 'nun yerleşmiş uygulamasına göre (....) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (....) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 01.06.2023 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır.
Dava konusu başvurunun "..." şeklinde bir görsel ile başvuru konusu edildiği, başvurunun üst kısmında “...” rakamlarının “...” sayısını oluşturan şekilde, özellikle ve “2” ve “4” rakamlarının stilize bir yazımı ile bir araya getirildiği, “2” sayısının üst kıvrımının kısa, “4” sayısının boşluk kısımlarının dolgulu tasarlandığı ve orta bölümünde sağa dönük bir “...” işaretinin yer aldığı, “...” sayısının altında ise yine italik bir şekilde yazılmış “...” ibaresine yer verildiği görülmüştür. “...” ibaresi ile birlikte sağa dönük ... işaretinin “play/oynat” tuşunu temsilen kullanılmış olduğu müşahede edilmiştir.
Başvuru kapsamında SMK 5/1-b maddesi yönünden reddedilen mal ve hizmetler.
09.sınıftaki “Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.”, 35. sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları;
bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;
(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)”, 38. sınıfta “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri.”, 41. sınıfta “Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri.” olduğu görülmektedir.
Dava konusu markada “...” ve “...” sayıları arasında, ortaya çıkan algının bir bütün olarak “...” şeklindeki yazımından uzaklaşmasına yol açacak bir kullanım biçiminin var olmadığı, söz gelimi marka görselinde “.....”, “...”, “...-...” türevi bir yazım kullanılarak belirgin bir ayrıma gidilmediği, ilk olarak gördüğünü algılayacak olan ortalama zekadaki herhangi bir tüketicinin dava konusu markayı, mevcut görseli ile gördüğünde “...” şeklinde yorumlayacağı değerlendirilmektedir.
Tüketicinin sonradan bu ibareye iddia edildiği gibi alternatif bir anlam yüklemesi mümkün ise de markanın yarattığı ilk algıda işareti bu şekilde görmeyeceği, dolayısıyla dava konusu markaya yüklenecek ilk algının, işaretin kaynak göstermeye yeterli bir işaret olduğu yorumu yapılabilmesi için yeterli görülmelidir.
Zira yerleşik yargı kararları ve doktrinde de belirtildiği üzere burada esas olan tüketicinin, hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan, işaret ile mal veya hizmet arasında sıkı ilişkinin varlığını derhal algılayabilmesi olacağı, oysaki tüketicinin dava konusu görseli, “...” olarak algılama ihtimalinin ancak bu algıyı pekiştirecek şekilde markaya yönelik reklam/tanıtımların yapılmış olunması halinde mümkün olabileceği, oysaki somut uyuşmazlıkta ... kararında bu hususta herhangi bir inceleme veyahut araştırmanın da yapılmaksızın tamamen varsayımsal bir yoruma gidildiği görülmektedir.
Dolayısıyla; anılan ibarenin mevcut marka görseli itibariyle redde konu mal ve hizmetler yönünden, kaynak gösterme fonksiyonunun mevcut olacağı, davalı kurum tarafından savunulan algının, tüketicinin zihni bir çabası sonucunda alternatif olarak edineceği bir algı olacağı, dolayısıyla SMK 5/1-b maddesi koşulunun somut olayda oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu "..." şeklindeki marka, sahip olduğu bütünsel algı itibariyle, redde konu mal ve hizmetler yönünden kaynak gösterme fonksiyonuna sahip olduğu gibi ilk algısı “...” şeklinde olacak markanın, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin herhangi bir özelliğini tanımlayan, cinsini, çeşidini, kalitesini, miktarı vs. ifade eden bir kavram değildir.
Uygulamada da belirtildiği üzere mal veya hizmet ile sadece uzaktan ilişkisi olan basit hatırlatmalar ve telmihler markaya tasviri bir karakter vermez.
Dolayısıyla bir an için davalı kurum vekilinin ifade ettiği gibi “...” sayısının “...” kavramını anımsatır nitelikte olması dahi dava konusu başvurunun SMK 5/1-c maddesi gereğince reddini gerektiren bir şart olarak ortaya çıkmayacağı gibi davacı yanın da iş bu dava konusu markanın tesciline izin verilmesi halinde elde edeceği hak “...” ibaresinin kullanımları açısından davacı lehine bir tekel zaten oluşturamayacaktır.
Dolayısıyla SMK m.5/1-c maddesi koşulunun somut olayda oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davaya konu marka başvurusunun SMK m.5/1-b ve m.5/1-c hükümleri uyarınca mutlak tescil engelleri barındırmadığı anlaşıldığından, davanın kabulü ile, ... sayılı ... kararının iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/353, K. 2024/116, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama