KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Katip ....
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2024
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/281 Esas - 2024/468
- Esas no
- 2024/281 Esas
- Karar no
- 2024/468
- Hakim
- ....
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 1- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ....
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
.... VEKİLİ : Av. ....
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ : 25/06/2024
KARAR TARİHİ : 29/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 25/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; ...’nın hukuk güvenliği ilkesine aykırı ve tutarsız bir şekilde
verilmiş olan ... sayılı kararının iptali sağlanarak, müvekkili bankanın tanınmış markası
göz önünde bulundurularak ve tamamen kötü niyetle tescili talep olunan “....” ibareli markanın tescil edildiği tüm sınıflar açısından sicilden terkinine karar verilmesinin
gerekmekte olduğunu, markada yer alan “...” ibaresinin tali konumda olduğu bu sebeple markalar arası
benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınamayacağını, aynı zamanda markada yer alan "...." sloganı bakımından ise internette yapılan araştırmalarda bu markanın ...
şeklinde kullanıldığını, ... ibaresinin kullanılmadığını, ... tarafından ... sayılı karara ilişkin gerekçenin, tamamen soyut bir ifade ile oluşturulmuş olduğunu, ...'nın, ne markaların asli unsurlarını ne de tali
unsurlarını değerlendirdiği, basmakalıp bir şekilde karar verdiğini, müvekkili bankanın tescilli ve tanınmış markaları ile davalı
tarafın itiraz edilen markasının görünüş, kullanılan renkler, seçilen font ve yazı şekli gibi tüm unsurları
bir bütün halinde değerlendirildiğinde görsel anlamda müvekkili markalarına benzediği ve
hitap ettiği kitle açısından da davalı taraf markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkiline ait “...” ibareli markalarının itiraza konu olan uyuşmazlığa konu “...”
markası arasında bağlantı kurma ihtimali oldukça yüksek olduğunu beyanla; ... tarafından verilen ... sayılı kararın haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle
iptaline,
davalı şirketin ... sayılı “...” ibareli markasının tescili için
başvurulan tüm sınıflarda reddine, ... sayılı “...” ibareli
markasının tescil edilmesi durumunda sicilden terkinine,
davalı adına .... tescilli markaların üçüncü kişilere devrini önlemek ve tasarruf haklarının kısıtlanması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve kararın Markalar Siciline şerh edilmesi amacıyla ....’ne bildirilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili 02/07/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen marka başvurusu ile ret
kararına gerekçe olarak gösterilen marka arasında, tescil edilen mal veya hizmetler
yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, somut olayda bütüncül değerlendirme yapılarak tescil edilen mal veya hizmetler yönünden
karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığını, bu kapsam dahilinde davaya konu
marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen markanın, tescil edilen mal veya hizmetler
yönünden benzerliği söz konusu olmadığından tüketici zihninde bir ilişkilendirmeye yol açmasının
da mümkün olmadığını, “...” ibareli marka başvurusu ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların, tescil edilen mal veya hizmet sınıfları yönünden, aralarında benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davacı tarafın SMK m.6/4 ve 6/5 tanınmışlık gerekçelerine dayalı itirazı haksız ve hukuki dayanaktan
yoksun bir itiraz olduğunu, itiraz dilekçesinin ekinde başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösteren somut ve her
türlü şüpheden uzak delil sunulmadığından başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki davacı
iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını beyanla; iş bu davada, öncelikle davanın süresi içinde açılıp açılmadığının
tespiti ile süre aşımı halinde usulden reddine, esasa ilişkin olarak davacı tarafın tüm talepleri
ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili 25/07/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
Davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde tanınmış olduklarını
iddia etse de itiraza müstenit ... markalarının SMK md. 6/5
uyarınca tanınmış olduklarını kanıtlayamadıklarını, davacı tarafın tanınmışlık iddiasının ve müvekkili şirketin davacı
markalarının tanınmışlığına binaen kötü niyetli olduğu şeklindeki
öne sürümünün reddedilmesi gerektiğini, taraflara ait markalar arasında SMK md.6/1 anlamında
karıştırılma ihtimali bulunmadığını, dolayısıyla, davacı tarafın “karıştırılma ihtimali” iddiasının da reddedilmesi
gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde, müvekkili şirketin yapmış
olduğu marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu iddia etmesi
de hakka ve hukuka aykırı olup müvekkili şirketin davaya konu
marka başvurusunda SMK md. 6/9 bakımından kötü niyetli
olmadığını, dava dilekçesinde, ...’in kurum nezdinde dayandığı SMK md. 6/3
uyarınca “...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği yönündeki
iddialarına yer verilmemiş olduğunu, davacı tarafın bu aşamadan sonra bu yönde
ileri sürebileceği iddialara “iddianın genişletilmesi yasağı”
temelinde muvafakatlerinin bulunmadığını da bu vesile ile
belirttiklerini beyanla; davacı tarafın ... markalarını baz alarak benzerlik ve karıştırma
ihtimali kavramları ile tanınmışlık, kötü niyet ve diğer sebeplere dayalı
olarak açmış oldukları hakka ve hukuka aykırı iş bu davanın reddine,
karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Ön inceleme duruşması icra edilmeden evvel, davacı vekili ile davalı şirket vekili uzlaşma protokolü ibraz etmişlerdir.
... kararının iptali istemi bakımından davacı ve davalı şirketin yanı sıra, davalı ...'in de taraf olduğu, davacı ve davalı şirket arasında yapılan uzlaşma protokolünün diğer davalı ... bakımından hüküm ve sonuçlarını doğurmadığı, davalıların zorunlu dava arkadaşları olduğu, bu nedenle davalı ...'in dahil olmadığı uzlaşma protokolünün, ... kararının iptali bakımından "sulh"un sonuçlarını doğurmayacağı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili 28/11/2024 tarihli dilekçesi ile ... kararının iptali istemli davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede açıkça feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK m.307) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK m.309/2) Somut olayda davacı vekili dilekçe ile feragat beyanında bulunduğundan feragat nedeni ile ... kararının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından ise; taraflar arasında akdedilen 18/11/2024 tarihli Uzlaşma Protokolü hükümleri uyarınca, gerek davacı vekili ile davalı şirket vekilinin vekaletnamelerinde "sulh" olma hususunda yetkileri bulunması, gerekse markanın hükümsüzlüğü davasının tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri işlerden olması hususları dikkate alınarak; HMK m.313 ve m.315 hükümleri uyarınca; markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından 18/11/2024 tarihli uzlaşma protokolü hükümlerinin uygulanmasına, mahkememizce verilen 28/06/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, bu hususta ...'e müzekkere yazılmasına, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip.... · E imzalıdır Hakim .... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/281, K. 2024/468, 29 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama