KÜNYE
T.C. Ankara 5. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/510 Esas - 2025/33
- Esas no
- 2024/510 Esas
- Karar no
- 2025/33
- Hakim
- ......
- Katip
- ......
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- ......
- Dava
- Marka Hakkının İhlali
- Dava tarihi
- 16/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 31/01/2025
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkının İhlali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili 16/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle.
Davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünlerin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini,
davanın mahiyeti gereği davalı tarafa tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede bilirkişi eşliğinde keşif ve delil tespiti yapılmasına karar verilmesini, davalının ticari hayatını sürdüğü adres ile slip üzerindeki adres arasında farklılık bulunmakta olup tespit yapılmasını ticari hayatını sürdürdüğü adres olan " ...... " adresinde yer alan " ...... " ticaret ünvanlı ve tabelasız işletmede hukukçu marka vekili ünvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde;
vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; iş bu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, satış, otomasyon ve barkod sistemlerinin incelenmesine, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına,
davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı vekili Av. ...... 'ın mahkememize ibraz ettiği 16/12/2024 tarihli dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; davalı olarak " ...... " şeklinde kayıt bulunduğu, bu kaydın gerçek veya tüzel bir kişiye tekabül etmediği, bir dava dilekçesinde davanın kim tarafından ve kime karşı açıldığının açıkça belli olması gerektiği, bu hususun dava dilekçesinin zorunlu unsurlarından olduğu ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerektiği, tarafın dava dilekçesinde belirlenmesinin davacıya ait bir görev olduğu ve hiçbir şekilde mahkemeye bırakılamayacağı, davalı gerçek kişi ise;
gerçek kişilerin ad ve soyadlarının dilekçeye açıkça yazılması gerektiği, tüzel kişi ise; ünvanına yer verilmesi gerektiği, somut olaydaki dava dilekçesinde davalının kim olduğunun açıkça belirli olmadığı tespit edilmiştir.
Söz konusu eksiklik; mahkememizin 16/12/2024 tarihli tensip zaptı ile tespit edilmiş olup, "Dava dilekçesi içeriğinde HMK m.119/1-b bendi uyarınca davalının "kim" olduğu hususunun eksik olduğunun tespitine, HMK m.119/2 hükmü uyarınca, davacı vekiline, davalının "kim" olduğu bilgisini mahkememize ibraz etmek üzere 1 (Bir) hafta kesin süre verilmesine, bu süre içeresinde belirtilen eksikliğin tamamlanmaması halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA karar verileceğinin TEBLİĞEN İHTARINA, bir haftalık kesin sürenin tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlanmasına" şeklinde ara karar kurulmuştur.
Davacı vekili 25/12/2024 tarihli dilekçesi ile; taraflarınca davalıya ait kimlik bilgilerinin sunulma imkanı bulunmamakta olup davalıya ait kimlik bilgilerinin sunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasının hukuka aykırı olacağını, davalı bilgilerinin olmadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ise vekil edenin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmiş olacağını ve iş bu kararın mütecavizleri cesaretlendireceğini, 18.12.2024 tarihinde taraflarınca tebliğ edilen tensip tutanağının 2 numaralı ara kararından dönülmesine, davalının ticari hayatını sürdürdüğü " ...... " adresinde keşif yapılmasına,
keşif sonucunda davalı işletemeye ait vergi levhası doğrultusunda tespit edilecek kişiye husumetin yöneltilmesine ve tespit edilen kişi ile yargılamaya devam edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkememizin 18/12/2024 tarihli ihtaratlı tensip zaptı davacı vekiline 22/12/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, verilen bir haftalık kesin süre içinde davalının "kim" olduğuna ilişkin mahkememize somut beyanda bulunulmamıştır.
...... Dairesi'nin 19/09/2022 tarih ...... sayılı kararda da; davalının kimlik bilgilerini dava dosyasına ibraz etmediği gerekçesiyle davacı yanın açmış olduğu dava bakımından mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı tespitine karar verilmiştir.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; somut uyuşmazlık bakımından, bir haftalık kesin sürenin sona erdiği günü takip eden 31/12/2024 tarihi itibariyle 6100 sayılı HMK m.119/2 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ...... · E imzalıdır Hakim ...... · E imzalıdır
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/510, K. 2025/33, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama