KÜNYE
6. Asliye Ticaret Mahkemesi Davalı ...
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2022
- T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/470 Esas - 2022/345
- Esas no
- 2021/470 Esas
- Karar no
- 2022/345
- Hakim
- ...
- Katip
- ..
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Banka (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12/08/2021
Karar Metni
2.225 kelime·11 dk okuma·4 bölüm
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 07.06.2022
Mahkememizde görülmekte olan Banka (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı banka ile asıl kredi borçlusu dava dışı borçlu... arasında imzalanmış bulunan 21.09 2018 tarihli ve 200.000 TL
limitli, 15/12/2017 tarihli 500.000 TL limitli, 16.05.2017 tarihli ve 500.000 TL limitli Genel Kredi ve
Teminat Sözleşmeleri çerçevesinde krediler kullandırıldığını, davacı borçlu Nedim Aydoğdu'nun
sözleşmeleri müşterek borçlu-müteselsil kefil" sıfatı ile imzaladığını,
bahse konu sözleşmeler kapsamında doğan borçların ve sair ferilerinin ödenmemesi üzerine
hesaplar kat edilerek .... Noterliğinin 25.09.2019 tarih ve... yevmiye numaralı
ihtarnamesi ile borçlu ve kefillere ayrıntısı ihtarnameye ekli hesap özetinde belirtilen 23.09.2019
tarihi itibarı ile toplam 334.675.51 TL nakdi borcun bu tarihten itibaren işleyecek faiz. fon, gider
vergileri ve noter masrafı ile birlikte 24 saat içinde ödenmesi, 33 adet çek yaprağının davacı
bankaca ödenmesi garanti edilen meblağ olan toplam 66.900,00 TL nin 24 saat içinde müvekkil
banka veznelerine nakit olarak depo edilmesi, mer’i mektup bedeli 18,000TL alacağın da müvekkil
banka veznelerine nakit olarak depo edilmesinin ihtar olunduğunu, söz konusu hesap kat
ihtarnamesi üzerine de borcun ödenmemesi sebebiyle davalı ve dava dışı borçlu şirket aleyhine
...E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ödeme
emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun süresi içine yetkiye ve borca itiraza ile borca itiraz eden
borçlu bakımından icra müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, davalı borçlunun itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı borçlunun davacı
bankaya herhangi bir borcu bulunmadığı iddiasına dayanarak borcun tamamına yapmış olduğu
itirazın yerinde olmadığını, gerek TBK.'nun Kefalete ilişkin hükümleri ve gerekse sözleşmenin kefilin
sorumluluğunu düzenleyen maddelerine göre davalı taraf müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla
borçlu olduğunu, kefalet tarihleri itibarıyla kefil aynı zamanda lehine kefil olunan asıl borçlu şirketin
ortağı-yöneticisi konumunda olduğunu, davalı borçlu müvekkil bankaya takip tarihi itibarıyla takip talebinde talep edilen gayrinakit miktar
kadar da borçlu olduğunu, takip tarihi itibari ile davacı bankaca kredi borçlusuna verilen ve davacı
bankaya ibraz veya iade edilmeyen 30 adet çek yaprağı mevcut olduğu, çek kanunu gereğince
müvekkil bankanın ibrazında ödeme yapmakla yükümlü olduğu garanti tutarları toplam da takip
tarihi itibariyle 2.030.-TL olduğunu, ancak dava tarihi itibarı ile gayri nakit risk tutarının 24.195,-
TL. olduğu, yine takip tarihi itibari ile müvekkil banka tarafından İ...
Müdürlüğü lehine verilen ve halen meri bulunan teminat mektubu bedelinin 18.000.-TL
olduğunu, borçlu davalıların ... teminatı ... nolu kredisi bulunduğunu ve işbu
KGF teminatlı kredisine istinaden Kredi Garanti Fonu tarafından 26.03.2020 tarihinde müvekkil
bankaya 152.345,66 TL ödeme yapıldığını, davacı banka tarafından yapılan işbu tahsilat ise Kredi
Garanti Fonu ile davacı banka arasında düzenlenen ".... Arasında düzenlenen Kefalet Protokolü bulunduğunu,
takip talebinde talep ettikleri faiz oranlarının da sözleşmelere ve yasal mevzuata uygun olduğunu,
GKTS'lerin 11. maddesinde "temerrüt" hususu düzenlenmiş olup takip talebimizde talep ettikleri
faiz oranlarının Banka Kredi Faiz ve Temerrüt Faiz Oranlar Belirleyen Sirkülerde belirlenen yasal
oranlar olduğunu, masraf ve sair taleplerinin de sözleşmelere ve yasal mevzuata uygun olduğunu,
davalı tarafın yetki itirazı da yerinde olmadığını belirterek;
davalı borçlunun Ankara İcra Müdürlüğü'nün yetkisine yönelik yapmış olduğu yetki itirazının
reddine, icra takip talebine nakit olarak deposu talep edilen 78.900.-TL. gayrinakit alacağın takip
sonrası nakit alacağa dönüştüğü tarihlerden ödeninceye kadar işleyecek ve TBK. 100. madde
gereğince faiz masraflara mahsup edilerek hesaplanacak nakde dönen alacaklar için nakde
dönüştüğü tarihlerden tahsiline kadar yıllık %46,8 temerrüt faizi ve faizin 5 gider vergisi ile birlikte
davalı borçludan tahsiline ve diğer hususlarda icra takibinin takip talebindeki kayıt ve şartlar ile
devamına imkan verecek şekilde davalı borçlunun ...E
sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı
olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin
davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın icra takibi başlatırken söz konusu icra takibine konu olan sözleşmenin bir örneğini
davalıya sunmadığını, ...K. sayılı kararında
"Alacaklı vekilinin icra takibine dayanak yaptığı belgeleri takip talebine ekleyip icra dosyasına ibraz
ettiği halde, bunların ödeme emri ekinde borçluya: tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. İİK.nun 58/3.
maddesi gereğince alacak bir belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut
mümessili tarafından tasdik edilmiş borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra
dairesine tevdii mecburidir. IIK.nun 61/1. maddesi 2. cümlesi gereğince takip bir belgeye
dayanıyor ise onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesi zorunlu
bulunmaktadır. O halde, ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekir." dendiğini, Yargıtay Hukuk
Dairesinin de kararı doğrultusunda davalıya gönderilen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olmakla,
ödeme emrinin iptali gerektiğini,
davacı alacaklı ...Kredi Sözleşmelerine ve sair sözleşmelere
istinaden ...ne ticari kredi
kullandırmış olduklarını ve davalının müteselsil kefil sıfatı ile kredi sözleşmesinde imzalarının
bulunduklarını iddia ettiğini, hukuka aykırı olarak yapılan işleme dayanılarak borcun tahsili için
yapılan icra takibinin yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle yapılan icra takibinin iptali gerektiğini, ek
olarak ödeme emrindeki miktarı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının bugüne kadar
yapmış olduğu ödemelerin icra talebinde gösterilen borç miktarından mahsup edilmediğini, yapılan icra takibinde davacı banka tarafından uygulanan nakit ve gayri nakit risk tutarları, faiz oranları
fahiş olmakla, muaccel borç olmayan kısım da icra takibine konu edildiğini, dava, kredi ve sair sözleşmelerden ve kefaletten kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu,
olayda, kefaletin verildiği anda borcun belirli ya belirlenebilir olması gerektiğini, kefalet
sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi uyarınca kefil olunan açısından belirli yani ferdileştirilmiş bir
borcun varlığının aranılması gerektiğini, kefilin yalnızca kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki
sonuçları ile bağlı olduğunu, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden söz
edilemeyeceğini, belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi kurulamayacağının açık olduğunu, bu nedenle
kredi hesap sahibi şirketin sorumluluğunun bulunduğunu ancak kredi sözleşmesini imzalayan
müteselsil kefilin sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması
gerektiğini, eldeki kredi sözleşmesinde ise müteselsil kefili ne şekilde ve hangi miktarla sınırlı olmak
üzere kapsayıp kapsamayacağı hususunda açık bir hüküm bulunmadığını,
kefalet sözleşmesi davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun
(TBK) 581 ila 603. maddeleri arasında düzenlendiği, Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun
581. maddesinde "kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel
olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme" şeklinde tanımlandığını, Kanunda yer alan bu tanıma
göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan
bağımsız nitelikte bir borç ilişkisi olduğunu, müteselsil kefalet ise ayni Kanun'un 586. maddesinde
yer aldığını, g
erek öğretide, gerekse uygulamada sınırları belli olmak şartıyla devamlı, değişik içerikli, birden
ziyade yükümlülüğü içeren borç ilişkileri için geçerli olarak kefil olunabileceği kabul edildiğini,
kefaletin asıl borçlunun çeşitli yükümlülüklerinden sadece birisi için verilmesi zorunlu olmadığını,
azami miktar ile sınırlı olmak üzere kefilin borçlunun belirli birden fazla yükümlülüğünü aynı
kefalet sözleşmesinde tekeffül etmesinin mümkün olduğunu, ancak kefil olunan yükümlülüklerin
neler olduğunun kefalet sözleşmesinden anlaşılması gerektiğini, ancak davalı açısından bu
yükümlülüklerin neler olduğu ve sınırlarının belirlenmiş olmadığını,
yeni Borçlar Kanunu'nda da borcun ferdileştirilmesi ile ilgili bir düzenleme bulunmamakla beraber,
kefaletin fer'iliği yanı sıra BK 582/3 fıkrası ile kefilin korunması da kefil lehine olan, kefalette asıl
borcun ferdileşmesi gerektiği görüşünü desteklediğini, gerek ...., gerekse ... Mahkemesi kararlarında; kefaletin ferdileştirilmesinin
zorunlu olduğunu, asıl borcun belirli veya en azından kefalet anında belirlenebilir olmasının
gerektiğini, her ne sebeple olursa olsun ileride doğacak tüm borçlara kefaletin ise geçersiz olacağı
kabul edildiğini, kefaletin mevcut borçlar yanı sıra daha sonra doğacak tüm borçlar için de verilmesi
halinde kısmi hükümsüzlük söz konusu olacak, sadece belirli veya belirlenebilir borçlar açısından
kefaletin geçerli olacağını, tüm bu açıklamalardan ve yasal düzenlemelerden ortaya çıkan sonucun, kefaletin verildiği anda
borcun belirli ya da belirlenebilir olması gerektiğini, kefalet sözleşmelerindeki belirlilik ilkesi uyarınca
kefil olunan açısından belirli yani ferdileştirilmiş bir borcun varlığının arandığını, kefilin yalnızca
kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile bağlı olduğunu, henüz risk gerçekleşmeden
alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceğini, belirsiz alacak için kefalet sözleşmesi
kurulamayacağını, bu nedenle ... hesap sahibinin sorumluluğunun bulunduğunu ancak kredi
sözleşmesini imzalayan müteselsil kefilin risk altındaki borcu ödemek zorunda kalması ihtimali
nedeniyle bankanın ödeme talebinde bulunabilmesi ve kefilin bankanın bu talebinden sorumlu
olabilmesi için kredi sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunması gerektiğini, eldeki kredi
sözleşmesinde ise müteselsil kefilleri ne şekilde ve ne miktarda kapsayıp kapsamayacağı
hususunda açık bir hüküm bulunmadığını,
ayrıca...'den tahsil edilen miktarın mahsup edilmesi gerekirken bu miktar mahsup edilmeden
takip yapıldığını, yapılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğu belirterek
davanın reddini, takibin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine
bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
-Sözleşme örnekleri, kat ihtarı, ...sayılı dosyası
-Bankacı Bilirkişi Raporunda özetle: Dava dışı asıl borçlu.... ile davacı ... ve .... arasında 3 adet Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, davacı bankanın takip tarihi itibariyle Nakti alacak yönünden ;196.948,83 TL Asıl Alacak ( 182.541,67 TL Ticari Kredi, 14.407,16 TL Çek Karnesi ), 7.249,95 TL İşleyen Faiz, 361,74 TL Faizin %5 Gider Vergisi, 1.161,49 TL Masraf, 135.410.49 TL Asıl Alacak ( 5.399,61 TL ETH ve 130.010,83 TL ...), 3.364,75TL İşlemiş gecikme/temerrüt faizi, 168.23 TL Faizin %5 Gider Vergisi olmak üzere toplam 344.665,48TL alacaklı olduğu, Gayri Nakti Alacak bakımından.
30 adet çek yaprağı için banka sorumluluk bedeli olan 60.900,00 TL ve 18.000,00 TL tutarlı Teminat Mektubu tutarı toplamı olan 78.900,00 TL’nin davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesinden kaynaklı, ödenmeyen kredi borcunun tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce deliller toplanmış bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporu dosya kapsamına ve denetlemeye uygun olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı, ....İcra Müdürlüğüne ait takip dosyası, kredi sözleşmesi, banka kayıtları ile bilirkişi raporu içeriğine göre; Dava dışı asıl borçlu...
Ltd. Şti. ile davacı ... arasında.
16/05/2017 tarihli 500.000,00 TL limitli, 15/12/2017 tarihinde 500.000,00 TL limitli ve 21/09/2018 tarihinde 200.000,00 TL limitli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmelerde davalı ...nun müteselsil kefil sıfatı ile kefil olduğu, kefalet türünü el yazısı ile “müteselsil” olarak belirtildiği, kefalet tarihini ve kefalet tutarını da el yazısı ile yazıldığı, bu haliyle kefaletin geçerli olduğu, 06/08/2019 tarihli 9696 sayılı ...Gazetesi incelendiğinde, davalı ...nun davalı asıl firmanın ortağı olduğu, bu nedenle eş muvafakatine ihtiyaç bulunmadığı,
davacı bankanın davalı asıl borçlu ... firmasına ... nolu Ticari Kredi (KGF), ... nolu Esnek Hesap Kredisi, Teminat Mektubu Kredisi tahsis ediliği ve kullandırıldığı, ... Kart tahsis edildiği ve kullandırıldığı, Çek Kredisi Hesabı tanımlandığı ve çek karnesi verildiği Kredi sözleşmesinden doğan borçların ödenmemesi üzerine, davacı banka tarafından ....
Noterliği aracılığı ile 23/09/2019 tarihli, .. yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiği, ihtarnamenin 26.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 1 günlük sürenin 28.09.2019 tarihi itibariyle dolmuş olduğu ve aynı tarihte davalının temerrüde düşmüş sayılması gerektiği, İhtarname sonrası, 25/10/2019 tarihinde ...E, sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığı, davalı vekilinin 28/10/2019 tarihli itiraz dilekçesi üzerine takibin durmasına karar verilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, yapılan hesaplama neticesinde; takip tarihi itibariyle davacı bankanın takip tarihi itibariyle Nakti alacak yönünden.
96.948,83 TL Asıl Alacak ( 182.541,67 TL Ticari Kredi, 14.407,16 TL Çek Karnesi ), 7.249,95 TL İşleyen Faiz, 361,74 TL Faizin %5 Gider Vergisi, 1.161,49 TL Masraf, 135.410.49 TL Asıl Alacak ( 5.399,61 TL ETH ve 130.010,83 TL Business Kart), 3.364,75TL İşlemiş gecikme/temerrüt faizi, 168.23 TL Faizin %5 Gider Vergisi olmak üzere toplam 344.665,48TL alacaklı olduğu, Gayri Nakti Alacak bakımından.
30 adet çek yaprağı için banka sorumluluk bedeli olan 60.900,00 TL ve 18.000,00 TL tutarlı Teminat Mektubu tutarı toplamı olan 78.900,00 TL’nin davacı bankanın faiz getirmeyen hesabında depo edilmesi gerektiği belirtilmiş olmakla, davanın kısmen kabulüne ve alacağın likit niteliği dikkate alınarak icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
Katip ... · E imzalıdır Hakim... · E imzalıdır
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/470, K. 2022/345, 16 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama