İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/58 K.2024/345

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/58 Esas - 2024/345

Esas2022/58Karar2024/345Tarih31 Mayıs 2024Okuma18 dk · 3.508 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/58
Karar No
2024/345
Karar tarihi
31 Mayıs 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.508 kelime·18 dk okuma·11 bölüm

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/58 Esas - 2024/345

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA

... GEREKÇELİ KARAR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2022/58 Esas

KARAR NO : 2024/345

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 25/01/2022

KARAR TARİHİ : 31/05/2024

G.K. YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/12158 sayılı dosyadan, “Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla

Yapılan” icra takibine ilişkin ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinde borcun nedeni olarak 18/01/2021

düzenlenme, 24/04/2021 ödeme tarihli, 29.000,00TL tutarlı bono gösterildiğini, söz konusu senedin, Tur Grup Oto.

Turizm İnş. Ltd. Şti.’ne araç kiralaması sırasında, araçta doğması olası hasar ve trafik cezası

borçlarının güvence altına alınması amacıyla alacaklı şirketin isteği üzerine boş olarak verildiğini, davacıların,

davalı şirkete ait 2013 model 34 ABV 736 plakalı Renault Symbol aracı 18/01/2021 tarihinde SigmaDefence firması

olarak kiraladıklarının, 22/04/2021 tarihinde araçta hasar, zarar, ziyan olmaksızın geri teslim ettiklerini, Ocak ayı

kiralama faturasının ... A.Ş. firmasına, Şubat ve Mart ayları kiralama faturasının ise 2S Kauçuk A.Ş.

firmasına kesildiğini, aracın teslim edilmesine rağmen davalı firma yetkilisinin güvence senedini iade etmediğini,

senedin boş yerlerini doldurarak icra takibine koyduğunu, senedin verilme nedenine MALEN yazıldığını, bononun

TTK 776/1-b kapsamında kambiyo niteliği taşımaması nedeniyle İİK’nun 170/a maddesi gereği takibin iptaline karar

verilmesi için ... 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/962 E. sayılı dosyası ile “bononun kayıtsız ve şartsız

belirli bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerektiği, oysa sözleşmeye göre şartlı olarak verildiği, güvence senedinin

kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği, koşula bağlı, muhtemel ve müstakbel bir alacak için verilebileceği, henüz

alacak olup olmadığının, tutarı ve tarihinin belirli olmadığı belirtilerek” dava açıldığını, ayrıca davalı şirket yetkilisi

hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamasıyla 24/10/2021 tarihinde ... CBS'ye suç

duyurusunda bulunulduğunu, davalının savcılığa verdiği dilekçede, “Senedin üzerinde teminat senedi olduğuna

ilişkin bir yazı olmadığı gibi ayrı bir sözleşme de olmadığını, teminat senedi yazılı olsa bile Yargıtay içtihatlarına

göre teminat senedi olmayacağını”, “Taraflar arasında yapılan sözleşmede de senedin teminat olarak verildiğine

dair bir açıklama bulunmadığını” beyan ederek dava konusu senedin bir sözleşmeye dayanılarak verdiğini kabul

ettiğini, sözleşmenin fotokopisine bakıldığında, dava konusu senedin, sözleşmenin bir parçası olduğunun

anlaşılamadığını, sözleşmenin yazılı olduğu kağıdın alt bölümünün senet olduğunu, ana kağıttan kolayca

ayrılabilecek şekilde düzenlendiğini, kağıdın üst bölümünün sözleşme alt bölümünün senet olduğunu, senedin

sözleşmeden bağımsız olarak düzenlenmediğini, senet imzalanmadan sözleşmenin imzalanmasına onay

verilmediğini, durumun anlaşılabilmesi için sözleşme aslının dosyaya sunulması gerektiğini, senet metninde senet

bedelinin malen yazıldığını, ancak savcılık dosyasında şirket yetkilisinin özetle; “aracın kiralandığını, teslim

edildiğinde hor kullanım nedeni ile hasar oluştuğunu ve senedin bu nedenle alındığını” söylediğini, davalı şirketin

malen yazdığı senedi hangi mal satışına karşılık aldığını, ya da araçta hasar oluştuğunu ve bu hasarı da

davacıların yaptığını kanıtlaması gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulünü, ... 13. İcra Md.2021/12158 sayılı dosyası ile yapılan takibe konu 18/01/2021 düzenlenme 22/04/2021 ödeme tarihli, 29.000,00TL

bedelli senedin bedelsiz olduğunun tespitini, icra takibinin iptalini, davalının köyü niyetli olduğunu, icra takibi ile

haciz ve muhafaza yaparak davacılara verdiği zarar nedeniyle %40 icra tazminatına karar verilmesini, dava sonuna

kadar takibin geçici olarak durdurulmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar

verilmesini istemiştir.

Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin araç kiralama işi ile faaliyet gösterdiğini, davalılar vekilinin dava dilekçesinde takibe konu

senedin “Teminat Senedi” olduğunu belirtiğini, oysa bir senedin teminat senedi vasfını taşıyabilmesi için; senet

metninde açık olarak teminatın hangi hususta verildiğinin belirtilmesi gerektiğini veya ayrı bir sözleşme ile söz

konusu teminat senedine atıf yapılarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olmasının sağlanması

gerektiğini, aksi takdirde senedin kambiyo senedi vasfını koruyacağını, işbu dava konusu senet üzerinde senedin

teminat kapsamında verildiğine dair bir ibare bulunmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmede de senedin

teminat olarak verildiğine dair bir açıklama bulunmadığını, Yargıtay’ın yerleşik ve süreklilik arz eden içtihatlarına

göre, neyin teminatı olduğunun senet üzerinde açıklanması gerektiği ve ya ayrı bir belge ile senedin teminat senedi

olduğunun belirlenmesi gerektiğini, aksi durumda senedin, teminat senedi vasfını taşımadığının kabul edildiğini,

açıklamalar doğrultusunda davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu TTK 776/1-b kapsamında senedin

kambiyo niteliği taşımadığı ve İİK’nun 170/a maddesi gereği takibin iptalini talep etmesinin mesnetsiz kaldığını, yine

davacı vekilinin Teminat Senedi olduğu iddiasıyla, teminat senedi özelliği olmayan bir senet için başlatılan takibin

dava sonuna kadar durdurulmasını istemesinin de hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay 12.HD’nin 2014/23172 E.

ve 2014/31069 numaralı kararının; “Açık bono düzenlemesi yasaya aykırı olmadığından senedin anlaşmaya aykırı

doldurulduğu hususu ancak yazılı belgeyle kanıtlanabilir.” şeklinde olduğunu, davacıların senet altındaki imzalarını

ikrar ettiklerini, senedi boş olarak imzaladıklarını beyan ettiklerini, boş bir senedi imzalayarak alacaklıya teminat

olarak verdiğini iddia eden borçlunun, senedi teminat olarak verdiğini, yazılı bir delille ispatlaması gerektiğini,

davacılar tarafından ... 16. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2021/962 E. numarası ile açılan İcra Takibine İtiraz

davası neticesinde Davanın Reddine karar verildiğini, kararın istinafa götürülmediğinden kesinleştiğini, açıklanan

nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER

-Bilirkişi raporları -AAnkara 16. İcra Hukuk Mahkemesine ait 2021/962 Esas sayılı dosyası ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/12158 dosyası. ... CBS 2021/231911 sor. dosyası.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan takipten ve takibe dayanak senetten borçlu olunmadığına ,Senedin Bedelsiz Olduğunun Tespitine dair menfi tespit istemine ilişkindir.

Davanın taraflar arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesi kapsamında verildiği ileri sürülen ve ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/12158 sayılı takip dosyasında davalı tarafça takibe konulduğu belirtilen 18.01.2021 düzenleme, 22/04.2021 ödeme tarihli, 29.000 TL tutarlı bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitine dair açılan menfi tespit davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya ve icra takibine konu bononun araç kiralama sözleşmesi kapsamında teminat bonosu olarak verilip verilmediği, senedin sonradan taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulup doldurulmadığı, buna göre davacıların borçlu bulunup bulunmadıkları hususu ile kötü niyet tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

... 13. İcra Dairesine ait 2021/12158 E. Sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden Mahkememize gönderildiği ,... 16. İcra Hukuk Mahkemesine ait 2021/962 Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden Mahkememize gönderildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığına ait 2021/231911 sayılı soruşturma dosyasının fiziki olarak dosyamız arasına gönderildiği anlaşılmıştır.

Davalı Şirket Yetkilisi Tanık Halil Özkur Beyanında; Ben davalı şirket olan Tur Grup.....Ltd.şti. Yetkilisiyim , davaya konu edilen sözleşme aslı bizde değildir, sözleşme aslının nerede olduğunu bilmiyorum, aradan uzun zaman geçmiştir, fotokopisini dosya içeresine göndermiştik, sözleşmeler aradan kısa bir süre geçtikten sonra tarafımızca imha edilmektedir, dedi. Şeklinde beyanda bulunmuştur.

... CBSye yazılan müzekkereye cevap verildiği, takipsizlik karar örneğinin mahkememize gönderilmiş olduğu ve takipsizlik kararının ... 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2023/125 D.İş sayılı 03/03/2023 tarihli kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır,

Soruşturma dosyasının incelenmesinde; mahkememizce 13.03.2023 tarihli celsede davalı şirket yetkilisi olarak savcılık makamınca ifadesine başvurulan Halil Özkur'un, şirket yetkilisi sıfatıyla verdiği ifade de, araç kiralama sözleşmesi ile davacılara araç kiralama işlemi yapıldığını, oluşacak hasara karşılık olarak bono alındığını, hor kullanım nedeni ile araçta meydana gelen hasarlar nedeni ile ödeme yapılmayınca bonoyu takibe koyduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

Yargılama sırasında mahkememizce Davalı vekiline, eldeki davaya ve araç kiralama sözleşmesine konu aracın (... ) kiralama sözleşmesi sonrasında uğradığı hasarı gösterir (hasar tarihli olmak kaydı ile) belge, fotograf, kaza tespit tutanağı vb. ile hasarın giderildiğine ilişkin fatura ,belge vb asıllarını mahkememize sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, Davalı şirket vekiline, HMK.

222. maddesi gereğince davalı şirkete ait defter ve kayıtları mahkememize sunması yönünde 2 haftalık KESİN süre verilmesine, ihtaratlı olarak süre verilmesine karar verilmiştir.

Akabinde dosyanın mahkememizce resen seçilecek Makine mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile; davalının ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişiye aracılığı ile incelenerek tarafların ticari defter ve kayıtlarında akdi ilişkinin yer alıp yer almadığı, alıyorsa ne şekilde yer aldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, ticari defterlerde uyuşan ve uyuşmayan kayıtların neler olduğunun belirlenerek, akabinde kira sözleşmesine konu aracın hasarlanıp hasarlanmadığına dair kayıtların olup olmadığı tetkik edilerek, varsa hasarın niteliği , tamirat gerekip gerekmediği,

ne kadarlık hasar meydana geldiği, hasarın giderilip giderilmediği, hasar ile davacılar eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda rapor tanzimi istenilmesine, karar verilmiştir.

Mahkememizce deliller toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 01/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç bölümünde özetle ;

Davalının 2021 takvim yılı ticari defterlerinin HMK. 222. Maddesi hükümleri gereğince sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı hususunda takdirin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu, T.C. ...

13. İcra Dairesi'nin 2021/12158 Esas Sayılı dosyası İle 23/09/2021 takip tarihli Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu İle Yapılacak Takipte Ödeme Emri ile takibe konulan 18/01/2021 tanzim tarihli, 22104/2021 vade tarihli, 29.000,00TL tutarlı BONO'nun davalının ticari defterlerine kaydedilmediği, Dosya kapsamında bulunan, Halil Oto Servis Hizmetleri ünvanlı firmaya ait İŞ EMRİ ile hasar dökümü yapılarak fiyatlandırılan, davacılara kiraya verilen 34 ABV 736 plakalı Renault Symbol marka araca, İŞ EMRİNDE belirten tamir, onarım işlemlerinin/giderlerinin yapıldığına dair faturaya ve ilişkin kayda rastlanılmadığı,

ayrıca, bahse konu kiralanan araca ait tamir bakım giderlerinin, davalı kiralayan firma tarafından davacılara yansıtılmasına ilişkin keşide edilen yansıtma faturasına da rastlanılmadığı, - Aracın kiralama sözleşmesi uyarınca davacı kiracıya teslimi ve kira sözleşmesi sona erdiğinde davalı şirketçe davacı kiracıdan teslim alınması sırasında araçta hasar mevcut olduğuna dair taraflar arasında düzenlenmiş bir hasar tespit tutanağı görülmemiştir.

Davalı tarafça davacı taraflara kiraya verilen 34 ABV736 plakalı konu aracın hasarlandığı yönünde bir kanaate varılamadığı, ancak araçta belirgin bir hasar oluşmadıkça (aracı etkileyen herhangi bir kaza, darbe vb.) araçla ilgili periyodik bakım ve kontrollerde değişim gerektirecek yakıt harici sarf malzemelerin sorumluluğu, kiraya veren davalı tarafın sorumluluğunda olduğu, 5- Halil ÖZKUR 'un, şirket yetkilisi sıfatıyla verdiği ifadede, “araç kiralama sözleşmesi ile davacılara araç kiralama işlemi yapıldığı, oluşacak hasara karşılık olarak bono alındığı,

hor kullanım nedeni ile araçta meydana gelen hasarlar nedeni ile ödeme yapılmayınca bonoyu takibe konulduğu” şeklinde beyanda bulunduğu, dava konusu bononun araç kira sözleşmesinin teminatı olarak verilip verilmediği hususun değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 6- Dava konusu bononun, araç kiralama sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin kabul edilmesi halinde, davacıların teslim ettikleri araçta hasar bulunduğu kanaatine varılmadığından davacıların dava konusu bono nedeni ile davalı tarafa borçlu olmadıkları hususunda, Nihai takdir ve değerlendirme, Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile arz olunur.

Şeklinde bilirkişi heyeti tarafından değerlendirmede bulunulduğu anlaşılmıştır. Rapor taraflara tebliğ edilmiş ve davalı tarafından rapora itiraz edilmiştir yargılama sırasında Davalı vekilinin rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesinin rapor içeriği ve dosya kapsamı dikkate alınarak Reddine karar verilmiştir.

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.

Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).

Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır.

Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça TBK'nın 133/2 maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir.

Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def'îler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez.

Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.

Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Bununla birlikte borçlunun takas def'îni kullanması hâlinde ise, ne temel borç ilişkisine, ne de kambiyo senedi borcuna dayanılmakta, borçlu, kambiyo senedinden doğan borcu ile hamildeki alacağını takas etmektedir.

Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır.

Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, ..., 1969, s.16).

Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır.

Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir.

Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.

Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def'îdir. Bedelsizlik bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def'îni ileri sürebilir.

Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı TBK’nın 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def'îni dermeyan etme hakkını vermektedir.

Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir deyişle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmî bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45).

Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir.

Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (Ertekin, Erol/Karataş, İzzet: Uygulamada Ticari Senetler, ..., 1998, s. 693). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır.

Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.(Açıklamalar için bkz. Yargıtay HGK. 2017/(19)11-893E.,2021/1499 K.,25.11.2021 T.)

Yine yerleşik Yargıtay İnançlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Yinelemek gerekirse "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar.

Aslında Kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, mücerret bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması, şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez.

Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel defi nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır.

Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer.

Senette borçun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin ta'lili denmektedir.

Bu anlamda ta'lil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir.(Y. 6 HD. 2021/1281 E., 2022/1579K.)

Anlatılan ilkeler ve değinilen içtihatlar ışığında somut olay ele alındığında.

Davalı yanın savunması kapsamında özetle Teminat Senedi niteliği taşımayan bir senet hukuken bono hükmündedir ve Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, İş bu dava konusu senet üzerinde inceleneceği üzere senedin teminat kapsamında verildiğine dair herhangi bir ibare bulunmadığı, ayrıca taraflar arasında yapılan sözleşmede de senedin teminat olarak verildiğine dair bir açıklama bulunmadığı,

Yargıtay içtihatları gereğince bir senet üzerinde sadece ‘’teminattır’’ ibaresi yer alıyorsa o senet teminat senedi olmaz ve dolayısı ile de söz konusu senet için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılabileceği, davacıları imzalarını ikrar ettikleri senet üzerinde, teminat olarak verildiğine ilişkin herhangi bir beyan yer almadığı, Ayrıca davacılarca bahsi geçen araç kira sözleşmesinde, dava konusu senedin teminat senedi olarak verildiğine dair herhangi bir madde/düzenleme bulunmadığı, Davacılar tarafından, dava konusu senedin teminat senedi olduğun yarar yazılı bir delil sunulmadığı,

Davacıların iddia ettikleri gibi 'kesilerek' senet olarak kullanıldığı iddiası bir an için doğru kabul edilse dahi -kabul anlamına gelmemek kaydıyla- yine sözleşmede teminat senedine bir atıf bulunmadığı gibi yine senet kısmında bu evrakın teminat senedi olduğuna dait bir ibare yer almadığı, ileri sürülmüştür.

Yapılan açıklamalar ve toplanılan deliller kapsamında davalı şirket yetkilisinin mahkememizde alınan beyanı yine savcılık makamında senedin araç kiralanması karşılığında alındığına dair beyanları ve mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti raporu sonucunda T.C. ...

13. icra dairesi'nin 2021/12158 esas sayılı dosyası ile 23/09/2021 takip tarihli kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri ile takibe konulan 18/01/2021 tanzim tarihli, 22104/2021 vade tarihli, 29.000,00tl tutarlı bono'nun davalının ticari defterlerine kaydedilmediği, dosya kapsamında bulunan, halil oto servis hizmetleri ünvanlı firmaya ait iş emri ile hasar dökümü yapılarak fiyatlandırılan, davacılara kiraya verilen 34 abv 736 plakalı renault symbol marka araca, iş emrinde belirten tamir, onarım işlemlerinin/giderlerinin yapıldığına dair faturaya ve ilişkin kayda rastlanılmadığı,

ayrıca, bahse konu kiralanan araca ait tamir bakım giderlerinin, davalı kiralayan firma tarafından davacılara yansıtılmasına ilişkin keşide edilen yansıtma faturasına da rastlanılmadığı, aracın kiralama sözleşmesi uyarınca davacı kiracıya teslimi ve kira sözleşmesi sona erdiğinde davalı şirketçe davacı kiracıdan teslim alınması sırasında araçta hasar mevcut olduğuna dair taraflar arasında düzenlenmiş bir hasar tespit tutanağının görülmediği, davalı tarafça davacı taraflara kiraya verilen 34 abv736 plakalı konu aracın hasarlandığı yönünde bir kanaate varılamadığı,

ancak araçta belirgin bir hasar oluşmadıkça (aracı etkileyen herhangi bir kaza, darbe vb.) araçla ilgili periyodik bakım ve kontrollerde değişim gerektirecek yakıt harici sarf malzemelerin sorumluluğu, kiraya veren davalı tarafın sorumluluğunda olduğu, Halil Özkur 'un, şirket yetkilisi sıfatıyla verdiği ifadede, “araç kiralama sözleşmesi ile davacılara araç kiralama işlemi yapıldığı, oluşacak hasara karşılık olarak bono alındığı, hor kullanım nedeni ile araçta meydana gelen hasarlar nedeni ile ödeme yapılmayınca bonoyu takibe konulduğu” şeklinde beyanda bulunduğu,

dava konusu bononun araç kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiği toplanan tüm delillere göre mahkememizce değerlendirilmiş ve kabul edilmiş, Davanın Kabulüne, ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/12158 sayılı dosyasıyla yapılan takibe konu.

18.01.2021 düzenleme 22.04.2021 ödeme tarihli ve 29.000.TL bedelli senedin bedelsiz olduğunun davacıların davalıya bu senet nedeni ile Borçlu Olmadıklarının Tespitine, Davacının Kötü niyet tazminatı talebinin Kabulü İle senet bedeli olan 29000,00 tl bedelin %20 si üzerinden hesap edilen 5800,00 tl kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine , karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-DAVANIN KABULÜNE, ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/12158 sayılı dosyasıyla yapılan takibe konu; 18.01.2021 düzenleme 22.04.2021 ödeme tarihli ve 29.000.TL bedelli senedin bedelsiz olduğunun davacıların davalıya bu senet nedeni ile BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,

-Davacının Kötü niyet tazminatı talebinin KABULÜ İLE ; senet bedeli olan 29000,00 tl bedelin %20 si üzerinden hesap edilen 5800,00 tl kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine ,

2-Harçlar Kanunu gereği kabul edilen 29.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 1.980,99 TL karar ve ilam harcından 530,03 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 1.450,96 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 530,03 TL peşin harç olmak üzere toplam 610,73 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

4-Davacıların karşıladığı 81,00 TL tebligat gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.081,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 29.000,00 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2024

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/58, K. 2024/345, 31 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. T.C. Türk Milleti Adına
  4. ... Gerekçeli Karar
  5. Esas No
  6. Karar No : 2024/345
  7. Dava
  8. Dava Tarihi : 25/01/2022
  9. Karar Tarihi : 31/05/2024
  10. G.K. Yazıldığı Tarih : 05/06/2024
  11. Gereği Düşünüldü
  12. Deliller
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/58
Karar No
2024/345
Tarih
31 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/60 K.2024/957
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/60 K.2024/398
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/62 K.2024/940
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/63 K.2024/384
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/64 K.2024/956
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/64 K.2024/708

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.