KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/200 Esas - 2023/869
- Esas no
- 2023/200 Esas
- Karar no
- 2023/869
- Dava
- İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/03/2023
- Karar yazım tarihi
- 30/01/2024
Karar Metni
1.160 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ile müvekkili firma arasındaki anlaşma kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı şirkete iş avansı için ... bankası aracılığıyla 11.11.2019 tarihinde 30.000,00-TL borç gönderildiğini, davalı şirketin, anlaşma kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeyerek davacı şirkete ödemesi gereken miktarı vadesinde ödemediği için taraflarınca ... esas sayılı dosyası üzerinden 26.01.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, davalı borçlu şirketin başlatmış olduğu icra takibinden sonra yani 07.02.2022 tarihinde asıl borç miktarı olan 30.000,00-TL'yi ...
Bankası aracılığıyla müvekkili şirkete gönderdiğini, ancak, takip dosyasında asıl alacağın ferileri ve vekalet ücreti olan 10.302,33-TL'ye haksız yere itiraz ettiğini, beyanla davalının ...
E. Sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 10.302,33-TL yönünden iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin borcu olmamasına rağmen davacı şirket yetkilisiyle süregelen tanışıklık nedeniyle, talep olunan asıl alacağın (30.000 TL'nin) 07/07/2022 tarihinde davacı şirketin banka hesabına haricen ödendiğini, bu nedenle itirazın iptali davası açılmadan önce ödenen asıl alacak miktarı yönünden davacının dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından,
asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptali isteminin reddinin gerektiğini, asıl alacağın ferisi olan işlemiş faiz yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden davacı tarafın faiz alacağının da bulunmadığını beyanla davanın reddine davacının %20'den az olmamak üzere haksız takip nedeniyle tazminata mahkum edilmesine, HMK m.329 uyarınca davacının disiplin para cezasına mahkum edilmesine ve vekalet ücretinin tamamı veya bir kısmının davacıya yükletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Ticari defter ve kayıtlar, -ödeme dekontu, -Takip Dosyası, -Bilirkişi Raporu
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında iş avansı olarak gönderildiği ileri sürülen bedelin iadesi amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlar kapsamında özetle; eldeki davada talebin takip öncesi işlemiş faiz tutarları ile birlikte takip tarihinden sonra ödenen asıl alacaktan kaynaklanan feriler yönünden takibin devamı istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu ... sayılı takibinde; takibin 30.000,00 TL asıl alacak ve (toplam)10.302,33 TL işlemiş faiz olmak üzere 40.302,33 TL toplam alacak üzerinden başlatıldığı, takip tarihinin 31/01/2022 olduğu, ve tarafların kabulünde olduğu üzere 07/02/2022 tarihinde 30.000,00 TL tutarında haricen ödeme yapıldığı sabittir.
Hemen belirtmek gerekir ki; henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır.
Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır.
Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere icra takibinden sonra, ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan ve ihtilafsız olan ödemeler yönünden davacı alacaklının itirazın iptalini talep etmesinde hukukî yararı bulunmamaktadır.
Ne var ki, icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır.
Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekir.(Aynı yönde bkz Y. HGK 2020/(19)11-445 E., 2022/1077 K., 29/06/2022 T. Sayılı ilamının 25. md.).
Anlatılanlar doğrultusunda somut olay ele alındığında; takibe konu asıl alacak, takip tarihinden sonra fakat henüz dava açılmadan önce ödenmiş ise de, takip tarihi ile ödeme tarihi arasındaki dönem için asıl alacağa işleyecek olan (takip içi)faiz ile, asıl alacaktan kaynaklanan diğer feriler(icra giderleri vekalet ücreti vs) yönünden itirazın iptali isteminin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Ancak takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden ise tacir olan taraflar arasında TTK'nın 18/3.
Maddesi anlamında davalının usulünce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından, işlemiş faiz tutarları ve işlemiş faizden kaynaklanan feriler bakımından itirazın iptali istemi yerinde görülmemiştir.Ancak bu talepler hakkında yukarıda değinilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı nazara alınarak, hesap yapılmaksızın bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulmuştur.
Asıl alacak davadan önce ödenmiş olup işlemiş faiz talebi de yerinde görülmediğinden, icra inkar tazminatı talebinin koşullarının oluşmadığı kanaat edilerek ve yine takibin kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığı anlaşılmakla; davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin ve davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/200, K. 2023/869, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama