KÜNYE
6. Asliye Ticaret Mahkemesi İddia
- Mercii
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/325 Esas - 2025/42
- Esas no
- 2024/325 Esas
- Karar no
- 2025/42
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 13/05/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/01/2025
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.357 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili dilekçesinde özetle, Genel Müdürlüklerine bağlı .... ..... .... ... ... ... maddesi ve Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dava dışı işçilere kıdem tazminatının, işçilerin bildirdiği hesap numarasına ödendiğini, her ne kadar 4857 Sayılı Kanun'un 112. maddesinde, kıdem tazminatının kamu kurum ve kuruluşlarınca ödeneceği düzenlenmiş ise de,
bu hüküm işçinin kıdem tazminatını doğrudan görev yaptığı kamu kurumundan talep edebilmesi bakımından işçi lehine getirilmiş bir hüküm olduğunu, işçiyi istihdam eden, ücretlerini ve primlerini ödeyen alt işverenin, kıdem tazminatından sorumluluğunu ortadan kaldıran bir düzenleme şeklinde yorumlanamayacağından alt işverenin kıdem tazminatı dâhil her türlü işçilik alacağından müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, .... .... .... .... .... ...
Kararında işverenin kıdem tazminatından sorumluluğunun ortadan kalkmadığının açıkça belirtildiğini, yükleniciler ile müvekkili arasında imzalanan idari ve teknik şartnamelerde, yüklenicinin hak ve yükümlülüklerinin ayrıntılı olarak düzenlendiğini, bu sözleşme ve ekleri incelendiğinde kıdem tazminatı ödemesinden de yüklenici firmaların sorumlu olduğunun görüleceğini, işbu sebeplerle müvekkili İdare tarafından ödenen kıdem tazminatı ödemesinin davalılardan rücu edilmesi gereği -iş ortaklığı olarak çalıştıran firmalardan müştereken ve müteselsil sorumluluk esasıyla- hâsıl olduğunu,
davalı firmalar ile dava konusu alacağın rücuen tahsili talebiyle Ankara Arabuluculuk Bürosu 2024/7609 Büro, 2024/733 dosya numaralı dosyası ile arabuluculuk görüşmesi yapılmış ise de, anlaşma sağlanamadığını belirtmişlerdir.
SAVUNMA
Davalı ... Nak.Tem.İnş.Trm. Hay. San.Ve Tic.
A.Ş vekili dilekçesinde özetle, Asıl işveren olan emir ve talimata yetkili olan davacı kurumun tüm işçilik alacaklarından sorumlu olması gerektiğini, dava dışı işçinin müvekkilinde çalışma süresinin sabit olduğunu, davacının ancak müvekkili şirketin sorumlu olduğu süreye isabet eden tutarı talep edebileceğini, ödediği miktarı tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edemeyeceğini, dava dışı işçilerin söz konusu tazminata hak kazanacak şekilde mi işyerinden ayrıldığı hususunun ispatının davacı kurumun yükümlülüğünde olduğunu, davacı ile imzalanan sözleşmelerde,
İşçilerin sözleşmelerinin sona ermesi halinde ödenecek işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair bir hüküm içermediğini, müvekkili şirketin iş bu davada sorumluluğu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; işçinin müvekkili şirkette çalıştığı dönem ile sınırlı sorumlu olduğunu karar verilmesini devamla Yargıtay görüşüne uygun olarak taraflar arasında akdedilmiş olan hizmet sözleşmesinde, işçi alacakları ile ilgili hüküm bulunmadığı gözetilerek hakkaniyet gereğince;
müvekkilinin kendi dönem miktarı üzerinden sorumlu olduğuna ve devamla bu miktarın da 1/2 oranında paylaştırılmasına karar verilmesi gerektiğini, 1475 sayılı kanunun 14. maddesi: “İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.
12/7/1975 tarihinden, itibaren (1) işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur.
ANCAK, İŞYERİNİ DEVREDEN İŞVERENLERİN BU SORUMLULUKLARI İŞÇİYİ ÇALIŞTIRDIKLARI SÜRELERLE VE DEVİR ESNASINDAKİ İŞÇİNİN ALDIĞI ÜCRET SEVİYESİYLE SINIRLIDIR. ” hükmünü içerdiğini, Yargıtay bir kararında, son alt işverenin 1475 sayılı kanunun 14. Maddesi uyarınca tüm süre ve son ücrete göre hesaplanacak olan kıdem tazminatından, bir önceki alt işverenin ise çalıştırdığı dönem ve ücreti üzerinden belirlenmesi gereken kıdem tazminatından sorumlu olduğunu hükme bağladığını, (Yargıtay 9.HD.,T.12.9.2005, E. 2005/ 33890,
K. 2005/ 29530.) müvekkili şirketin işbu davada sorumluluğu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması halinde. 1475 sayılı kanunun yürürlükte bulunan 14. Maddesi uyarınca dava dışı işçilerin müvekkili şirkette çalıştığı dönem ve kendi ücret seviyesine göre sınırlı olmak üzere sorumlu olduğuna karar verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, işçilik alacaklarından kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır.
1475 sayılı İş Kanunu'nun "İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.
12/7/1975 tarihinden itibaren (2) işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
12/7/1975 tarihinden evvel (3) işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur." hükümlerini haizdir.
Yerleşik Yargısal içtihatlar nazara alındığında (Yüksek Yargıtay 23. H.D 01.07.2020 Tarih ve 2017/732 Esas ve 2020/2372 Karar) Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahkememizce, sözleşmeler, işçinin hizmet dökümü, ödeme dekontları dosyamız arasına alınıp, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede, davalıların işçinin ödenen kıdem tazminatından tamamından işçinin bünyelerinde çalıştığı sürelerle orantılı olarak sorumlu olduğunu tespit etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme incelenmiş, sözleşmenin 16.3. Maddesinde, yüklenici çalıştıracağı işçilerin ücretlerini, ve SGK primlerini mevzuatlar çerçevesinde ödeyecektir. İşçiler yüklenici nam ve hesabına idareden bağımsız çalışmakta olup, ödenmeyen ücret, SGK primleri, meydana gelebilecek tüm iş kazalarından münhasıran yüklenici sorumludur, şeklinde düzenleme bulunduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay içtihatlarına göre sözleşmede işverenin sorumluluğuna dair açık hüküm varsa işverenin sorumlu tutulacağı aksi halde işçilerin çalıştırılmasından kaynaklı ortaya çıkan tazminatlardan yüklenicinin sorumlu olacağı belirtilmiştir. Sözleşmede işverinin sorumluluğuna dair hüküm bulunmamakta, aksine yüklenicinin sorumluluğuna dair hükümler bulunmaktadır. Açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak, Bu haliyle davacının davasının tamamının kabulü gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/325, K. 2025/42, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama