KÜNYE
Türk Milleti
- Mercii
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
- T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2026/175 Esas - 2026/171
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/175
KARAR NO : 2026/171
BAŞKAN :..... ÜYE ..... ÜYE :..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALILAR : 1-..... 2-.....
DAVA
Tazminat / Trafik Kazasından Kaynaklanan
DAVA TARİHİ : 14/01/2026
KARAR TARİHİ : 10/03/2026
KARAR Y.TARİHİ : 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde.
14/05/2025 tarihinde davalı ...'e ait ... plakalı aracın diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeyken müvekkili şirkete ait ... plakalı araca kusurlu bir şekilde çarpmak suretiyle müvekkili şirket aracının hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kazada davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının serviste tamiri sürecinde araçtan mahrum kalındığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu,
araç mahrumiyet bedeli zararının dava tarihi itibariyle kesin olarak belirlenemediğinden belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı yana tebligat çıkarılmamıştır. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3.Uyuşmazlık bulunmayan hususlar bu aşamada belirlenmemiştir.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir.
IV-DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
5. Dava, araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6. Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
7. Bilindiği üzere 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir.
8. Anılan maddeye göre; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır....” denilmiştir.
9. Maddede belirtildiği üzere ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını yasa dava şartı haline getirmiştir.
10. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
11. Davacının dava açılırken dava dilekçesine anlaşmazlık tutanağını ekleyerek davayı açması gerekir ise de, başvuru yapılıp bu tutanağın eklenmemesi halinde izlenecek usul de yukarıda belirtildiği üzere 18/A maddesinde düzenlenmiştir.
12. Somut olayda öncelikle eldeki davanın "ticari dava" niteliğinde olup olmadığının değerlendirmesini yaptığımızda, TTK m. 4 hükmünde hangi davaların ticari dava niteliğinde olduğu düzenlenmiş olup yargılamasını yaptığımız uyuşmazlık yönünden ise; dava konusunun, maddi tazminat istemine yönelik olduğu, açılan davanın ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmakla; 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
13.Mahkememizce davacı tarafa 27/02/2026 tarihli ara karar ile; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi gereğince 1 haftalık kesin süre verilmiş, davacı yan 06/03/2026 tarihli dilekçesi ekinde 26/01/2026 tarihli arabuluculuk son tutanağını sunmuştur.
14.Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu kaza nedeniyle, davacının aracını kullanamamasından doğan araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkin olarak açılan işbu davanın ticari dava niteliğinde olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın, 14/01/2026 tarihinde açıldığı, davacı vekilince sunulan arabuluculuk son tutanak tarihinin 26/01/2026 tarihi olduğu, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı gibi Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize tevziinden önce arabuluculuk son tutanağının düzenlenmemiş olduğu, ancak Mahkememize sözkonusu davanın tevziinden sonra son tutanağın düzenlenmiş olduğu,
dava tarihinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun, yerleşik yargı kararları da dikkate alınarak tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilmeyeceği anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/175, K. 2026/171, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama