KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara Asliye Sekizinci Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/166 Esas - 2024/547
- Esas no
- 2023/166 Esas
- Karar no
- 2024/547
- Dava
- Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat
- Dava tarihi
- 06/03/2023
- Gerek.karar.yaz.tarih
- 13.10.2024
Karar Metni
2.077 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (stirdat) avasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin .... .... .... numaralı vadesiz hesabından 27.10.2022 tarihinde saat 12.31'de 1.000,00 TL, saat 12.50'de 1.000,00 TL, 06.11.2022 tarihinde saat 13.04' te 46.000,00 TL olmak üzere toplamda 48.000,00 TL “Takip Tahsilat İşlemi// Kambiyodan gelen işlem/Otomatik Trigger Tahsilatı, TriggerOtomatikTahsilatYapma” işlem açıklamasıyla çekildiğini, 07.11.2022 tarihinde yazılı şekilde bankaya başvurulduğunu, müvekkili şirketin bilgisi ve dahli dışında yapılan işlemlerin izahı, hesaptan usulsüz çekilen paranın faiziyle birlikte iadesinin talep edildiğini ancak bu bu hususlarla ilgili hiçbir yazılı açıklama yapılmadığını,
01.12.2022 tarihinde aynı şekilde müvekkili şirketin ... numaralı vadesiz hesabından 24.200 TL'nin yine müvekkilin izni ve bilgisi dışında çekildiğini, 23.12.2022 tarihinde hesaptan hiçbir icra takibi ve davaya dayanmayan usulsüz çekilen para " Takip Tahsilat İşlemi İptali // Kambiyodan Gelen İşlem/ Müşteri Bazlı Tahsilat İptali" açıklamasıyla ... numaralı hesaba iade edilmesine rağmen aynı gün “Takip Tahsilat İşlemi// Kambiyodan gelen işlem/Otomatik Trigger Tahsilatı, Trigger OtomatikTahsilatYapma” işlem açıklamasıyla tekrar çekildiğini, 27.12.2022 tarihinde usulsüz şekilde çekilen meblağ 1.000 TL, 1.000 TL,
46.000 TL ve 24.200 TL olacak şekilde nolu hesaba iade edildiğini, usulsüz çekilen meblağın iadesinden sonra ...Şubesi .... .... ....
00158007319196279 numaralı diğer vadesiz hesabından, tekrar 30.12.2022' de 3.200 TL, 04.01.2023' de 132.775,32 TL, 2.030 TL ve 12.800 TL “Takip Tahsilat İşlemi// Kambiyodan gelen işlem/Otomatik Trigger Tahsilatı, TriggerOtomatikTahsilatYapma” işlem açıklamasıyla çekildiğini, aynı tutarların 05.01.2023 tarihinde " Takip Tahsilat İşlemi İptali // Kambiyodan gelen işlem/ Müşteri Bazlı Tahsilat İptali" açıklamasıyla 00158007319196279 numaralı hesaba iade edildiğini, müvekkili şirketin bilgisi ve izni dışında çekilen meblağların defalarca kez müvekkili şirket hesabına iade edilmesine ve işlemlerin hiçbir hukuki sebebe,
dava veya icra takibine dayanmamasına rağmen 06.03.2023 tarihinde müvekkili şirketin 00158007319196279 numaralı hesabından tekrar 4.805,00 TL ve 79.780,06 TL çekildiğini ve halen hiçbir şekilde iadesinin yapılmadığını, müvekkilinin bilgisi dışında yapılan işlemlerin izahı için dilekçeyle Vakıflar Bankasına başvurulup cevap alınamamış akabinde 20.01.2023 tarihli ihtarnameyle bu konuda geri dönüş yapılmazsa hukuki yollara başvuralacağının ihtar edildiğini ancak yine herhangi bir yazılı dönüş alınamadığını,
Banka görevlilerinden öğrenildiği kadarıyla usulsüz işlemlerin sebebinin müvekkilin 2018 yılında düzenlemiş olduğu ancak çekte tahrifat nedeniyle çek takas merkezince işleme alınmayan Halkbankası ...şubesine ait 903127631151 numaralı çek olduğunu, Banka vekilleri tarafından söz konusu çek ile ilgili ...İcra Dairesi 2021/536 esas numaralı icra takibi başlatıldığını ancak dosyada müvekkiline ödeme emri bile gönderilmediğini, bahse konu icra dosyasının "kapalı" durumda olduğunu, Bankanın ödeme emri bile tebliğ edilmeyen iki yıldır işlem yapılmamış, kapalı durumdaki icra dosyasına istinaden takipli tahsilat işlemi adı altında,
müvekkilin bankacılık sözleşmesine dayalı olarak vadesiz hesabında bulunan parasını gasp etmesi tamamen usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu Çekin yasal süresi içerisinde usulüne uygun şekilde ibraz edilip ödememe durumunun tespiti yapılmadığı için kambiyo senedi vasfını yitirmiş durumda olduğunu, davalının icra dosyasına sunduğu kadarıyla söz konusu çekin arka sayfasına bakıldığında (ekte gösterilmiştir) hakkında karşılıksızdır işlemi yapılmadığı,
ödememe durumunun tespit edilmediğinin anlaşıldığını, başvurma hakkının kullanılabilmesin ilk şartının ödememe durumumun tespiti olduğunu, kaldı ki söz konusu tarihte müvekkili şirketin çek hesabında söz konusu çek karşılığının bulunduğunu, bu sebeple ödememe durumunun tespitinin mümkün olmadığını, çekin işleme alınmamasında kesinlikle müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, söz konusu çekin keşidecisi müvekkili şirket yetkilisinin, çekin düzenleme tarihi olarak 20.10.2018 yazmasına rağmen müvekkilinin yazısı üzerine bir çizgi çekilip 13.05.2018 tarihi atılarak çekte tahrifat yapıldığını,
çek üzerindeki tahrifatın bilgileri dışında yapılmış olup kesinlikle şirket yetkilisi tarafından yapılmadığını, çekin düzenleme tarihi 20.10.2018 olup ibraz süresi bu tarihten itibaren on gün olup, çekin bu süre içerisinde bankaya ibraz edilmediğinden kambiyo vasfını yitirdiğini, her ne kadar çek üzerinde ibraz kaşesi bulunmaması, ödememe durumunun tespit edilmemesi,
çekte tahrifat sebebiyle çeke dayalı herhangi bir hak kullanılamayacak olsa da ibraz kaşesi veya ödememe durumunun sayılan diğer yollardan biriyle tespiti yapılmış olsaydı dahi çeke dayalı hakların kullanılamayacağını, söz konusu çekin düzenleme yılının 2018 olup Ticaret Kanununda hiçbir yerde çeke ilişkin 5 yıl kadar uzun bir sürenin düzenlenmediğini, Türk Ticaret Kanununa göre başvurma hakkının 3 yılda, sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava hakkının 1 yılda zamanaşımına uğradığını, açıkladıkları nedenlerle,
davanın kabulü ile müvekkili şirket hesabından usulsüz çekilen 84.585.06TL' nin TC Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek avans faizi oranında temerrüt faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili Banka ile dava dışı İsmail Savaş arasında mevcut sözleşmeye istinaden kredi açılarak kullandırıldığını, iş bu davaya konu çeklerin ise İsmail Savaş tarafından müvekkili bankaya teminat olarak verildiğini, Halk Bankasına ait 4451330 seri numaralı, 36.450 TL bedelli ve 3060244 seri numaralı 46.000 TL bedelli iki adet çekin ...İcra Müdürlüğü'nün 2021/ 536 E sayılı dosyasına konu edildiğini, takibin süresi içerisinde başlatılmış olup 3 yıllık zamanaşımı süresinin takip açılışı ile birlikte kesildiğini, TTK.m.750'nin bu konuyu açıkça ifade ettiğini, maddeye göre zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması,
davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesildiğini, ayrıca anılan icra takibinin 01.06.2021 tarihinde başlatıldığını, 7318 sayılı "Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 30.04.2021 tarihinde 31470 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığını, anılan kanunun 15. Maddesinde geçici 15. Maddesinde covid 19 salgını sebebiyle vadesi gelen kambiyo senedine bağlı alacaklar için sürelerin durdurulmasına ilişkin kanunun yürürlüğe girdiğini,
müvekkili bankanın takas mahsup hakkını kullanarak müvekkili bankaya borcu olan şahıs ya da şirketlerin hesaplarında mevcut veyahut sonradan gelen parayı kendi alacağını tahsil etmek üzere el koyduğunu, müvekkili Banka ile dava dışı İsmail Savaş arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 8. Maddesiyle de hesaptan tahsilat, 11. maddesiyle banka nezdinde bulunan tüm alacakları, mevduat ve bloke hesapları üzerinde hapis, mahsup ve takas yetkisi verilmiş, ayrıca işverenden doğmuş doğacak maaş, ikramiye, temettü,
kıdem tazminatı ile her nam adı altında olursa olsun davacıya ödenmesi gereken hak ve alacakların tamamının Müvekkili Bankaya rehin ve temlik edildiğinin belirtildiğini, İsmail Savaş'ın Müvekkili bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesi gerektiğini, ödememesi halinde kredi borcunun teminatı olarak bankaya sözleşmenin 8 ve 11. maddesi gereğince yetki vermesinin haksız şart olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, nitekim; aksinin kabulü halinde; kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması,
kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacağını, bu nedenle davanın sözleşmeye bağlılık ilkelerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, öte yandan davacı vekilinin çekler üzerinde tahrifat yapıldığını öne sürdüğünü 46.000 TL bedelli çekin vade tarihi kısımında tarih değişikliği ve bu değişikliğe istinaden atılmış bir parafın görüldüğünü, parafın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespitini yapmanın müvekkili banka açısından mümkün olmadığını,
bu sebeple eğer Sayın Mahkeme tarafından imza incelemesi yapılmasına karar verilecek ise ve yapılacak imza incelemesi sonrasında imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının ortaya çıkması durumunda müvekkili banka aleyhine dava masrafları ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağını beyan ederek, haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile yargılama harç ve giderleriyle avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Banka kayıtları, tahsilat makbuzları -Davaya konu çek örneği -Takip dosyası örneği
-Bankacı Bilirkişi 25/01/2023 tarihli raporunda özetle. Dava dışı .... .... .... 'a kullandıran krediye- karşılık, teminat amaçlı temlik cirosuyla banka portföyüne alınan emre yazılı çekler üzerinde yer alan hesabın bulunduğu başka bankadan (...
A.Ş.) karşılığının olmadığı çeklerin arkasına yazdırılması suretiyle tespit edildiğinı, bu tespitten sonra, davalı bankaca, çeklerdeki borçlular aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, bankacılık uygulamasında, çekin teminat amacıyla temlik cirosuyla ciro edilmek suretiyle, kredi alacaklısı sıfatıyla davalı bankaya devredilebileceğini, bunun çek yasasına aykırılık oluşturmayacağını, her kambiyo ilişkisinin,
asıl borç ilişkisine dayanması ve kredi sözleşmesinin düzenlendiği dönemde davaya konu çeklerin banka portföyüne girişinin yapılmış olması ve kredi borçlusu İsmail Savaş'ın “Ticari Kredi Ödeme Planı”nda imzasının bulunduğu dikkate alındığında, kredinin; ciranta konumundaki borçlu İsmail Savaş tarafından kullanıldığı sonucuna varıldığını, davalı bankanın kredi alacağından dolayı, dava konusu çekleri teminata veren kredi borçlusu İsmail Savaş ile çeklerin keşidecisi Davacı ...Akaryakıt Nakliyat Beyaz Eşya Gıda Temizlik İnşaat San. ve Tic.
Ltd. Şti. hakkında Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip Yolu ile icrai takibat yapabileceğini bildirmiştir.
-Bilirkişi heyeti 26/07/2024 tarihli raporunda özetle; Davacı şirket tarafından keşide edilen çeklerden kaynaklı alacağın temlik cirosuna dayanarak talep etme hakkı olan bankanın yine taraflar arasındaki Kredi Genel Sözleşmesi'nin Madde 8-Müşterinin Banka'daki Her Türlü Hak ve Alacakları Üzerinde Banka'nın Sahip Olduğu Haklar başlıklı maddesine dayanarak müşterinin hesabında mevcut bakiyeyi takas ve mahsup etmeye yetkili olduğunu, ayrıca çeki bankaya ciro eden dava dışı İsmail Savaş'tan vadesi gelmiş alacağın da ödenmemiş olduğu dikkate alındığında, nihai ve hukuki takdirin Mahkeme'ye ait olduğunu, davacının iade talebinin dosya kapsamına göre dayanağı olmadığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı bankaya karşı açılan istirdat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı banka nezdindeki hesaplarından izni ve onayı olmaksızın kesintiler yapıldığını belirterek, yapılan kesinti tutarın istirdadını talep etmekte olup, davalı vekilince ise; kesinti sebebinin davacının keşide ettiği ve davalı bankaya dava dışı kredi borçlusu İsmail Savaş isimli çek lehdarı tarafından temlik cirosu ile verilen ve karşılığı olmayan çekler nedeni ile davalı bankanın davacı şirketin kendi nezdindeki hesaplardan takas/mahsup hakkını kullanmasından kaynaklandığı belirtilerek davanın reddi talep edilmektedir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bankacı bilirkişiden rapor alınmış, rapora itirazlar üzerine bu kez aralarında nitelikli hesaplama uzmanının da bulunduğu heyetten rapor alınmıştır.
Mahkemece alınan raporlarda belirtilen kesinti tutarları ile dosya kapsamında yer alan banka hesap hareketleri arasındaki uyuşmazlık nedeni ile banka hesap hareketlerini içerir belge içerikleri hükmün tesisinde esas alınmış yine raporlarda yer alan hukuki nitelemelere, hukuki nitelemenin mahkememize ait olması ve dosya kapsamına uygun görülmemesi nedeni ile itibar edilmeyerek hüküm tesis edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre ;
Keşidecisinin davacı şirket olduğu, lehtarının dava dışı İsmail Savaş olduğu, 13.05.2018 ve 10.07.2018 tarihli, 46.000,00 TL ve 36.450,00 TL tutarlı çeklerin, dava dışı İsmail Savaş tarafından davalı bankaya kullanmış olduğu krediye karşılık devredildiği, akabinde çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davalı banka tarafından iki adet çekin ...İcra Müdürlüğü'nün 2021/ 536 E sayılı dosyasına konu edildiği tahsilat sağlanamaması üzerine, keşideci sıfatına sahip olup davalı banka nezdinde hesapları bulunan davacı şirketin hesaplarından takas/ mahsup şeklinde çek bedellerinin tahsiline yönelik olarak kesintiler yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yerleşik yargısal uygulamalarda belirtildiği üzere, poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan.... ..... ....
Davaya konu çekler üzerinde, "bedeli teminattır", "bedeli rehindir" ibareleri ya da rehnetmeyi belirten başkaca herhangi bir kayıt bulunmadığı uyuşmazlık konusu olmamakla birlikte davalı bankanın, çekleri, dava dışı İsmail Savaş'ın kredi borçlarının teminatı olmak üzere görünürde temlik cirosu yoluyla devraldığı anlaşılmaktadır.
Bu husus davalı bankanın kabulünde olup davalı banka vekili tarafından sunulan 03.04.2023 tarihli cevap dilekçesi ile çeklerin, çekte lehdar sıfatına sahip bulunan dava dışı İsmail Savaş tarafından davalı banka nezdinde kullanılan krediye karşılık teminat olarak verildiği belirtilmiştir. Bu beyan karşısında dava konusu çeklerin davalı bankaya rehin cirosu ile devredildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davalı bankanın geçersiz ciro ile hamil olan davalı bankanın meşru hamil olmadığı kanaatine varılmıştır. (Yüksek Yargıtay 11 HD'ne ait 03.10.2023 tarih, 2022/1804 Esas ve 2023/5522 Karar sayılı ilamları)
Mahkememizce davacı ve davalı arasında düzenlenen bankacılık hizmetlerine dair sözleşme örneği dosya içerisine getirtilerek yapılan inceleme neticesinde, davalı bankanın sözleşmenin 8.maddesi uyarınca davacı hesapları üzerinde takas/mahsup hakkına sahip olduğu anlaşılmakta ise de, davacının, davalı bankaya, kendi aralarındaki akti ilişki kapsamında herhangi bir borcu bulunmadığı, dava dışı İsmail Savaş tarafından ciro yolu devir aldığı çek nedeni ile de meşru hamil sıfatına sahip bulunmadığı anlaşılmakla davalı banka tarafından davacı hesaplarından yapılan kesintilerin hukuka uygun bulunmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/166, K. 2024/547, 13 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama