KÜNYE
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/230
- Karar No
- 2024/727
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
Karar Metni
1.556 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/230 Esas - 2024/727
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2023/230 Esas
KARAR NO : 2024/727
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2023
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı arasında uzun zamandır devam etmekte olan alım satıma dayalı ticari ilişki söz konusu olduğunu, söz konusu ilişkide müvekkili davalı yana iş makinesi yedek parçaları satımı gerçekleştirdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı yan kendisine teslim edilen faturalara itiraz etmediğini ve fatura içeriğini kabul ettiğini, hesap özetinden ve sunulan dekontlardan görüleceği üzere davalı yan yapılan işlerin karşılığı olarak zaman zaman alacağa mahsuben müvekkili şirkete ödeme yapmış olduğunu,
bu husus da müvekkili şirketin edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiğini açıkça gösterdiğini, satımı gerçekleştirilen iş makinesi yedek parçalarına istinaden tanzim edilen faturalara karşılık davalı yanca kısmi ödemelerde bulunulmuşsa da borcun tamamının ödenmediğini, davalı yan her ne kadar kısmi ödemelerde bulunmuşsa da müvekkilinin alacağının tamamını ödemediğini, hesap özetinden anlaşıldığı üzere müvekkili şirketin davalı yandan 31/10/2022 tarihi itibariyle 412.376,16-TL alacaklı olduğunu,
müvekkili şirket davalı yan ile 412.376,16-TL alacağın ödenmesi hususunda defalarca görüşmüşse de davalının yan ödeme yapmama hususunda direnim gösterdiğini, 25/01/2023 tarihinde taraflarınca bakiye borcun ödenmesi hususunda mail gönderildiğini ve 2 gün içinde borcun ödenmesi talep edilmişse de herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket, davalı taraf ile aralarında mevcut ticari ilişkiden kaynaklı alacağını müteaddit defalar talep etmiş ise de davalı tarafın ödememe yönünde ısrar ettiğini, davalının ödeme yapmaya yanaşmaması üzerine taraflarınca alacağın tahsili amacıyla .... .... ...
E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı yanca haksız ve kötüniyetli olarak alacağın tahsilini geciktirmek maksadıyla itiraz edildiğini, mahkemenizce yapılacak yargılama neticesinde de davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunun tespit edileceğini, davaya konu alacak yapılan iş bedeli olup alacak faturalarla sabit olduğunu, davalının faturalara itiraz etmediği ve faturalara istinaden kısmi ödemelerde de bulunduğu nazara alındığında alacak bedelinin likit olduğunu, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunun ise delillerle sabit olduğunu,
açıklanan nedenlerle davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, davalı yanca icra takibine itiraz edilmesini müteakip taraflarınca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak arabuluculuk sürecinde yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, gelinen aşamada davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptali istemiyle huzurdaki davayı ikame zorunluluğunun hasıl olduğunu, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle takibe konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının iddia etmiş olduğu tüm alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davanın itirazın iptali davası olduğu gözetilerek davacının davasını 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıp açmadığının tespitinin talep olunduğunu, süresinde açılmamış ise davanın reddinin talep olunduğunu, öncelikle iddiaya konu faturaların konusunun ve teslimininin eksiksiz ve kusursuz ifa edildiğinin ispatı gerekmekte olup, ispat külfetininde davacıya ait olduğunu, faturaların ve faturada bahsi geçen mal ve/veya hizmetlerin ifasına/teslimine dair dava dilekçesi ekinde taraflarına herhangi bir belge sunulmadığını,
huzurdaki davada varsa yapılan herhangi bir ödemenin iddia edilen alacaktan mahsup edilip edilmediği, faturanın varlığının alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, alacağın ve iddiaların varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte icraya konu alacağa uygulanan ve uygulanması talep edilen faize ilişkin itirazları olduğunu, usulüne uygun yapılmış bir temerrüt olmaksızın işlemiş faiz talep edemeyeceği açık olan davacının takip sonrası için talep ettiği faizin türünün de belirsiz olduğunu, talep ettiği faiz türünün itibariyle değişen oranlarla uygulanabilecek bir faiz türü olduğunu,
bir para alacağı hususunda karşı tarafın temerrüdü için bunun ya açık sözleşme hükmünde kararlaştırılması yada usulünce temerrüde düşürülmüş olması gerektiğini, tüm yasal hakları ve karşı beyanda bulunma hakkı saklı kalmak kaydı ile davacı tarafından faturaya dayandırılan mal ve hizmetlerin verildiğinin davacı tarafından kanıtlanmasının ardından bilirkişi incelemesi ile varsa borç bakiyesinin belirlenmesine, neticeten haksız açılan davanın reddi ve itirazlarının kabulü ile takibin iptaline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki kapsamında davacının ticari ilişkiden ve cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağın faiz ve ferileri ile birlikte tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile.
Davalının icra dairesinin yetkisine yönelik olarak yaptığı itirazın, davalının genel merkezinin ...olması ve uyuşmazlığın para alacağına ilişkin bulunması nedeniyle davacının ikametgahındaki icra dairelerinin de yetkili olması nedeniyle yetki itirazının reddine karar verilerek, uyuşmazlığın esasına geçilmiş, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi nedeniyle doğan davacı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça yapılan itiraz sonucu duran icra takibinin devamını sağlamak amacıyla açılan işbu davada, mahkememizce gerekli deliller toplanarak,
öncelikle davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmasına karar verilerek, bu amaçla davalının ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer mahkemesi olan Kütahya Asliye Hukuk Mahkemesine ( Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) talimat yazılarak, SMMM bilirkişi.... .... .... den 28.05.2024 tarihli raporlar alınmış olup, taraf vekillerinin raporlara ve davaya yönelik beyanları da alınmak suretiyle tahkikat tamamlanmıştır.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, gerek talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporu içeriğine gerekse mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporu içeriği ile tüm dosya kapsamına göre, Gelir İdaresi Başkanlığını Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 08.07.2023 tarihli yazısının ekinde davacı ...
İş Mak.Ltd.Şti.'nin 2020-2021-2022-2023 Yılı BS-BA formları ile Gelir İdaresi Başkanlığı ...Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 06.07.2023 tarihli yazısının ekinde davacı ... İş Mak.
Ltd.Şti.'nin 2021-2022-2023 Yılı BS-BA formlarının birbirini teyit ettiği, davalı şirketin 2020-2021-2022 yılı resmi defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olup, envanter defterinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde noter onayı yapılmış olduğu, yevmiye defteri ve defteri kebir yönünden E-Defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde E Beratların oluşturulduğu, davalının resmi kayıtlarına göre davacının, davalıdan dava tarihi olan 30.03.2023 ve takip tarihi olan 09.02.2023 itibariyle 412.376,17 TL alacağının olduğunun tespit edildiği,
davacı şirkete ait kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda da, davacının 2020-2021 ve 2022 kayıtlarının Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığının görüldüğü, 2021 ve 2022 yılları kayıtlarının e defter olarak tutulduğu, defter beratlarının yasal süresinde alındığının görüldüğü, davaya konu olan e faturaların davacı kayıtlarında (davalı tarafın düzenlediği 849,60 TL fatura hariç) yer aldığı, davacı ve Davalı Ba Bs formlarının uyumlu olduğu,
davacı kayıtlarına göre davalıdan 629.333,06.-TL alacaklı gözüktüğü, ancak fiktif kayıt ve işlenmeyen faturanın düşülmesi neticesi yapılan hesaplamada.
(629.333,06-216.107,28-849,60) 412.376,18-TL davacının davalıdan alacaklı olduğu, davacının davalıdan alacak talebinin de 412.376,16-TL olduğu, talimat yolu ile alınan raporda davacının alacağı olarak tespit edilen tutar ile davacı defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu hesaplanan alacak miktarının birbirini teyit ettiği, davalı defter kayıtlarına göre de davacının davalıdan 412.376,17-TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davaya konu olan faturalara davalının Türk Ticaret Kanununa uygun bir yöntem ile E Fatura portal üzerinden red ya da itiraz yapılmadığı,
Noter kanalı ya da başka bir yolla itirazına ilişkin dava dosyasına belge sunulmadığı, davacının, davalıdan 412.376,16-TL alacaklı olduğu hususlarının tespiti karşısında; davacının itirazın iptaline ilişkin davasının davalıya ait kayıtlar ile de teyit edilmek suretiyle kanıtlanmış bulunan asıl alacağa ilişkin istemi olan 412.376,16-TL asıl alacak üzerinden kabulüne, davacının takipten önce yasal şartlara uygun şekilde davalıyı temerrüde düşürmediğinden davacının yerinde görülmeyen, takip ve dava konusu 1.214,53-TL tutarındaki işlemiş faize ilişkin isteminin reddine,
takip konusu alacağın taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olduğundan davacının icra inkar tazminatına ilişkin isteminin de kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/230, K. 2024/727, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama