KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/231
- Karar no
- 2024/205
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/12/2023
Karar Metni
1.200 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; marka hakkının izinsiz kullanımı sonucunda; hak sahibinin uğradığı maddi zarar şayet tecavüz olmasaydı elde edeceği muhtemel gelir, tecavüz edenin elde ettiği net kazanç veya taraflar arasında bir lisans sözleşmesi olması halinde ödenmesi gereken lisans bedeli üzerinden tespit edileceğini, iş bu durumlardan kaynaklı olarak bilirkişinin davalı firmanın gerek piyasa araştırması sonucu mevcut yapmış olduğu işler neticesinde ki kazançlarının hesaplanmasıyla gerekse de davalının defter kayıtlarındaki mali değerler üzerinden araştırılacak kazanç baz alınarak hesaplanmasını,
davacıya ait tescilli markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin öncelikle tespiti ile önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının tarafından piyasaya sürülen taklit marka ürünlerine ihtiyaten el konulmasını, dava sonunda ürünlerin davacıya teslimine aksi halde imha edilmesini, davacıda meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat miktarından şimdilik 1.000 TL ile 100.000 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesini, verilecek hükmün Türkiye çapında tirajı en yüksek 3 gazetede ikişer hafta ara ile iki defa yayınlanmasını,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazının kabulü ile dosyanın şirketin yerleşim yeri olan ... mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, davacı aleyhine açılmış olan ve Türkpatent nezdinde ... sayı ile tescilli olan markanın kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilen ve söz konusu markanın üçüncü kişilere devir ve temlik edilmesini, lisans ve rehin verilmesinin ve sair hukuki işlemlerin yapılmasının önlenmesine hükümsüzlüğüne dair açılan ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi ... sayılı dosyasının celbini, arabuluculuk işlemelerine dönük olarak ilgili arabulucudan tebligat işlemlerine dair bilgi ve dökümanların ve görüşmeye davet işlemlerinin nasıl yürütüldüğüne dair bilgi sorulmasını ve bu işlemlere dair tesvik edici bilgi ve belgenin dosyaya ibrazının istenmesini, bu aşamada ihtiyati tedbir uygulanmasının doğuracağı zararın büyük olması ve davacının markasının iptali ile müvekkilleri adına tescilinin vaki olabileceği hususları gözetilerek ihtiyati tedbir yönünden yapılan tüm taleplerin reddine karar verilmesini, tüm değerlendirmeler,
davalı beyanları ve deliller ışığında davanın reddine karar verilmesini, yargılama masraflarının ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait tescilli markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin öncelikle tespiti ile önlenmesini, durdurulmasını ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı tarafından piyasaya sürülen taklit marka ürünlerine ihtiyaten el konulmasını,
dava sonunda ürünlerin taraflarına tesliminini aksi halde imha edilmesini( davalıya ait işyerleri ve internet uzantısı bilgileri mahkemeye sunulacaktır.) müvekkillerinin meydana gelen maddi( kullanım ve meydana gelen maddi zararlar kapsamı) ve manevi zararın tazmini için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla taraflarınca belirlenmesi mümkün olmayan maddi tazminat miktarından şimdilik 1.000 TL ile 100.000 TL manevi tazminatın taraflarına ödenmesini, verilecek hükmün Türkiye çapında tirajı en yüksek 3 gazetede ikişer hafta ara ile iki defa yayınlanmasını,
Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava, tescilli markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin öncelikle tespiti ile önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ve tazminat taleplidir.
Huzurdaki dava dilekçesinde ... TİC LTD ŞTİ'nin davalı olarak gösterildiği, UYAP sistemine davalı olarak ise ... ŞTİ'nin kaydedildiği, yapılan tebligatın davalı tarafça tebellüğ edildiği, cevap dilekçesinin ...ŞTİ adına sunulduğu, davalı vekilinin dayanak vekaletnamesinde ise ... A.Ş adına sunulduğu, davalı vekiline cevap dilekçesini...LTD ŞTİ adına sunmasına karşın vekaletnamesinin ...
A.Ş adına olduğu gözetilerek verilen sürede davalı vekili tarafından; ticaret sicil gazetesi ekli olarak davalı şirketin vekaletnamedeki unvanlı şirket ile birleştirildiğine yönelik beyan dilekçesi sunulduğu, beyan doğrultusunda ticaret sicile müzekkere yazıldığı; müzekkere cevabına göre ...ticaret sicil müdürlüğünden yapılan ilan uyarınca 16/07/2018 tarihinde birleşme işleminin gerçekleştiğine dair sicil gazetesi incelenerek;
taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda uyap sistemindeki davalı şirket kaydının ticaret sicil kayıtlarındaki birleşme işlemi de dikkate alınarak ...A.Ş nin davalı olarak uyap sisteminde kaydının düzeltilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekilince cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 156/3. maddesinde sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesinin, aynı kanunun 156/5. maddesinde de üçüncü kişiler tarafından sınai mülkiyet hakkı sahibi aleyhine açılacak davalarda, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili mahkeme olacağı düzenlenmiştir.
Mülga KHK'larda aynı yönde yetki düzenlemeleri bulunup Yargıtay içtihatlarında anılan yetki düzenlemelerinin sınai mülkiyet hakkı sahibinin haklarını korumaya yönelik olmakla birlikte kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliği taşımadığı belirtilmiştir.(Yargıtay 11. H.D'nin ...E- ...K, ...E-...K).
Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde.
"Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir.
6100 sayılı HMK`nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin birinci fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı HMK’nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK’nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK`nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu göz önüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının dava açarken seçimlik hakkı bulunduğu; davalının şirketin dava tarihindeki sicil adresinin Şanlıurfa olduğu, davacının adresinin Balıkesir olduğu, davacının seçimlik hakkını bu mahkemelerden birinde dava açarak kullanmadığı, ilişkin davalı tarafça usulünce yetki itirazında bulunulduğu, davacının bu seçimlik hakkının ancak ilk davanın açılması sırasında kullanabileceği bir hak olduğu, davayı açtıktan sonra bu haktan faydalanarak dosyayı seçeceği yetkili mahkemeye göndertmek gibi bir hakkının bulunmadığı,
aksine HMK'nın 19/2.maddesi gereğince dava açıldıktan sonra bu seçimlik hakkın yetki itirazında bulunan tarafa geçeceği yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olarak gösterildiği, davalı yanca seçimlik hakkının kullanıldığı mahkemenin yetkili mahkemelerden biri olduğu anlaşılmakla, davalının yetkiye yönelik itirazının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/231, K. 2024/205, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama