KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.c
- Mercii
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/580
- Karar No
- 2024/837
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2024/580
KARAR NO : 2024/837
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2018
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve diğer borçlular hakkında ..... ..... ....
Esas sayılı dosyada açılan boşanma davasında tarafların boşanmasına karar verilmiş ise de karar hakkında kanun yoluna başvurulduğundan boşanma kararı kesinleşmediğini, müvekkilinin kesinlikle alacaklı banka lehine kambiyo senedi imzalamadığını belirttiğini, icra takibinin dayanağı olan kambiyo senetleri (bonolar) üzerinde müvekkiline ait tüm imzalar ve yazılar sahte olduğunu, müvekkilinin imzasının ve yazısının bir şekilde taklit edildiğini ifade ettiğini, müvekkil hakkında .... ..... ....
Esas sayılı icra dosyasında yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ödeme emrinde yazılı olan şekilde müvekkilinin takip dayanağı bonolar nedeniyle borçlu olmadığını, takip dayanağı bonolarda yer alan yazılar da müvekkiline ait olmadığını, takip dayanağı bonolar nedeniyle müvekkilin bankaya borcu bulunmadığını, alacaklı bankanın bonoların tanzim tarihi olan 09/09/2011 tarihinde ve 10/07/2012 tarihlerinde ödeme emrinde yazılı borç miktarı kadar alacağının olduğunu ispatlaması gerektiğini, bonoların vade tarihlerinin 31/10/2016 tarihi olması da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
müvekkiline banka tarafından bono karşılığında bir ödeme yapılmadığını, ayrıca bu bonolar borçlu şirketin bankadan kullandığı krediler için teminat olarak alınmış ise teminat senetlerinin kambiyo takibine konu edilmesi mümkün olmadığı gibi tanzim tarihlerinde borç var olsa dahi vade tarihinde bu borcun senette yazılı miktar olmasının 5 yıl öncesinden tahmin edilmesi mümkün olmadığını, bu krediler için banka ayrıca rehin ve ipotek kaydı alındığını belirterek müvekkilinin başlatılan takipte takip dayanağı senetlerden dolayı alacaklı bankaya borçlu olmadığının tespitine,
alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, imza itirazının İcra Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden bahisle görev nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; müvekkili bankanın .... ..... .... İnş. ... Ltd. Şti.
Ve kefilleri .... ..... .... arasında imzalanan kredi sözleşmesinin borcun ödenmemesi dolayısı ile kendilerine ihtarname keşide edildiğini, her birine tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller aleyhine tahsilde tekerrür olmamak üzere asıl borçlu ve ipotek veren aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip, diğer kefiller aleyhine ilamsız icra takibi ve kambiyo senedi borçluları aleyhine de kambiyo senedine mahsus icra yolu ile takipler yapıldığını,
davaya konu icra takibiyle aynı tarihte.... ..... .... esas sayılı dosyasından asıl borçlu ve .... .... .... aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyası içerisinde mevcut olduğunu, sözleşmelerde davacının imzası olduğunun görüldüğünü, davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, senetlerin illetten mücerret olduğunu, söz konusu senedin teminat senedi sayılabilmesi için üzerinde teminat içindir ibaresinin yer almasının yanı sıra aynı zamanda neyin teminatının olduğunun da açık bir şekilde beyan edilmiş olması gerektiğini,
söz konusu senet üzerinde herhangi bir ibare olmadığı gibi neyin teminatı olduğunun da yer almadığını, başka borçlulara yönelik takiplerde de aynı nedenlerle açmış oldukları davalarda ret kararları verildiğini, senetler incelendiğinde toplam borç miktarının 250.000,00 TL iken taraflarınca başlatılan takipte asıl alacağın 235.059,15 TL olduğunu, davacının iddia ettiğinin aksine ortada bir kötü niyet değil iyi niyet söz konusu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, .... ..... .... esas sayılı dosyasında takibin dayanağı bonolardan kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti isteğine ilişkindir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu senetlere ilişkin borcun asıl borçlu tarafından 13.09.2022 tarihinde ödenmiş olduğu, bu itibarla eldeki davanın konusu kalmadığı, dava konusu senetlerdeki imzanın davacı eli ürünü olması nedeniyle haklılık durumunda göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu olduğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/580, K. 2024/837, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama