KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/305 Esas - 2023/835
Karar Metni
1.124 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2023/305 Esas
KARAR NO : 2023/835
HAKİM : ... KATİP :...
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/05/2023
KARAR TARİHİ : 07/12/2023
YAZIM TARİHİ : 07/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili şirket aleyhinde 22/11/2017 tarihinde iş kazası talepli dava açıldığını ve işbu dava mahkeme nezdinde 15/10/2018 tarihinde sigorta şirketine ihbar edildiğini, davanın sonuçlandığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkili firmanın zararının işleyecek faizler ve kararın icraya koyulması halinde doğacak ek giderler sebebiyle daha fazla zarara uğramaması için davacı tarafınca sigorta şirketi ile iletişime geçildiğini ve yaklaşık iki aylık bir sürece yayılan mail sirkülasyonu yaşandığını,
mahkeme kararını istinaf etmeden ödeme yapma yönündeki taleplerinin sigorta şirketince olumlu karşılandığını ve kaza geçiren işçiye ödeme yapılmasına izin verildiğine dair davacı tarafına 2.12.2022 tarihinde onay maili gönderildiğini, işbu mail üzerine yine davalının bilgisi ve gözetimi dahilinde süreç yürütüldüğünü ve kaza geçiren işçiye 996.745,04-TL ödeme yapıldığını, sonrasında yine davalıya bilgi verildiğini ve ödeme talep edildiğini, davacı tarafından yapılan hesaplama ile sigorta şirketinin yaptığı hesaplama birbiriyle uyuşmadığı için sürecin uzadığını ve anlaşma sağlanamadığını,
ancak 03/02/2023 tarihinde sigorta şirketinin 516.624,85TL (512.424,85TL+ödeme tarihinden itibaren işlemiş 4200,00TL faiz şeklinde) ödeme yapmayı kabul ettiğini beyan ettiğini, davacı tarafına ibraname gönderdiğini, rakamı kabul etmemekle birlikte ibranamenin içeriğinde de hatalar olduğunu ve düzeltilmesini istediklerinde ise sigorta şirketinin 08/02/2023 tarihinde yani davacı tarafına imzalamaları için ibraname gönderdikten beş gün sonra dosyanın üst yönetim onayına sunulduğuna dair bir mail gönderdiklerini, sonrasında ise defaten sigorta şirketinden bilgi alınmaya çalışılmışsa da herhangi bir dönüş olmadığı gibi ödeme de alınmadığını,
tüm bu mailler incelendiğinde davalıdan onay alarak .... poliçe numaralı poliçe kapsamında ödeme yapıldığını, davalının davacı tarafına 512.424,85TL ve işleyecek faizi bakımından olan kısım için ödeme yapmayı açıkça kabul ettiğini, ancak sonrasında ödeme yapmaktan haksız ve hukuka aykırı bir şekilde vazgeçtiğinin açık olduğunu, bu kapsamda davacı tarafınca fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak en azından davalının açıkça kabul ettiği rakam üzerinden (512.424,85TL +ödeme tarihinden icra takip başlangıcına kadar işlemiş faiz olmak üzere) icra takibi başlatıldığını ancak davalı sigorta şirketinin,
salt müvekkilin alacağına ulaşmasını engellemek için icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu ve müvekkilin alacağını tahsil etmesinin önüne geçtiğini, icra dosya borcunun ödenmesi yani itirazın iptal edilmesi ve icra inkar tazminatı ile ferilerinin ödenmesi için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ama olumlu bir yanıt alınamadığını beyan ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak zamanaşımı konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenmiş olduğunu, huzurdaki davanın zaman aşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğunu, zaman aşımı itirazlarıının doğrultusunda işbu davanın reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte;
müvekkili şirketin, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (zmms) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacı tarafın vuku bulan trafik kazası sonucu,
mahkeme huzurunda ikame ettiği dava ile uğramış olduğunu iddia ettiği maluliyete istinaden maddi tazminat talep etmekte olduğunu ancak dosyadaki mübrez bilgi ve belgelerin hiçbirinin tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli olmadığını, müvekkili şirketin.
Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. kişilere verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğu da göz önüne alındığında, .... seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi ve ayrıca .... marifetiyle kusur durumu tespitinin yapılmasının gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve/veya uyuşturucu madde etkisinde olup olmadığı ve geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı hususu da incelenmesi gerektiğini,
davacı tarafça kurum sigortalısına haksız olarak ödendiği iddiası ile talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı ve sağlık giderleri trafik sigorta poliçesi teminatları dışında olduğunu, müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin tedavi teminatının devri için ...'ya prim aktarımı yaptığını, dolayısıyla yapılan bu prim aktarımından sonra söz konusu aracın karıştığı bir trafik kazası sebebiyle doğacak tüm tedavi gideri ve bu kapsamda yer alan geçici iş göremezlik taleplerinin ... tarafından karşılanması gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi düşünülür ve dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise; tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhlerine hüküm kurulması halinde müvekkili şirket dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, alacak likit olmadığı için icra inkar tazminatı talebinin haksız nitelikte olduğunu,
davacı tarafından ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olsa da konu davada ihtiyati haciz koşulları bulunmadığını, müvekkili şirketin ancak tanzim edilen sigorta poliçesi uyarınca ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirketin yerleşik bir adresi mevcut olmakla birlikte icra ve iflas kanunu uyarınca aranan şartlar açısından müvekkili şirketin aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunulmasının haksız olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddini talep etmiştir.
DELİLLER
-.... esas sayılı dosyası, -.... E. Sayılı icra dosyası, -Poliçe, hasar dosyası, taraflar arasındaki yazışmalar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava sigorta poliçesi sigortalısının riziko nedeniyle üçüncü kişiye ödemiz olduğu tazminatı sigortacısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında 04/11/2016-04/11/2017 tarihlerini kapsar işveren sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Davalı sigortalı istisnaları poliçede yer alan iş kazası nedeniyle davacının uğradığı maddi zararları tazmin etmeyi yükümlenmiştir.
Poliçede sigortacının sorumlu olduğu iş mahallerinin "...." adresi ve firmaya ait servis araçları olan .... ve .... plakalı araçlar olduğu görülmüştür.
İş mahkemesi dosyasından anlaşıldığı üzere riziko davacı şirket fabrikasının bulunduğu ... adresinde meydana geldiği ve işçinin yaralandığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller göz önünde bulundurulduğunda dava konusu iş kazasının taraflar arasındaki poliçe teminatının kapsadığı mahaller dışından farklı bir yerde meydana gelmesi nedeniyle sigortacının sorumlu olmayacağı anlaşılmakla davanın reddine, kötü niyet açıkça ispat olunamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim .... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/305, K. 2023/835, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama