KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/838 Esas - 2023/892
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2023/838 Esas
KARAR NO : 2023/892
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...
DAVA
Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 18/12/2023
KARAR TARİHİ : 22/12/2023
YAZIM TARİHİ : 22/12/2023
Mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete ait tüm ticari defterler, faturalar, vergiye esas belgeler ve sair her türlü belge ve evrakların bir etkinlik sırasında çalındığını, bu nedenle zayi olan şirket karar defterinin tespiti ve zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep; davacı vakıf şirketine ait tüm ticari defter ve belgelere zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK.'nun 5. maddesinde 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki daha önce iş bölümü şeklinde mevcut olan ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Özel hukuk alanında yapılacak yargılamalar sırasında uyulması gereken genel görev kuralları 6100 sayılı HMK 'da yer almaktadır. Bu yasanın 1. maddesi ile “Mahkemelerin görevlerinin ancak yasa ile düzenlenebileceği ve bu düzenlemenin de kamu düzenine ilişkin sayılması gerektiği” öngörülmüştür. Bu genel düzenlemenin yanında bir de ticari hayatla ilgili düzenlemeler içen 6102 sayılı TTK mevcuttur. Ticaret yasamızın 3. maddesinde ticari işin tanımı yapılmış, 4. maddesinde ticari davaların neler olduğu sınırlı olarak sayıldıktan sonra, 5. maddesinde ise aksi kararlaştırılmadığı sürece tüm ticari davalar ile ilgili olarak Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları belirtilmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanını ticari davalar oluşturuyor ise, ticari davaların hangileri olduğunu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine bakarak belirlemek zorunluluğu vardır. Bu madde de ise ticari davaya konu uyuşmazlıklar sayma sureti ile tek tek sıralanmıştır.
Ticaret yasanın 5. maddesi ile “aksine hüküm olmayan hallerde, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereği TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen ve ticari dava kapsamında sayılan uyuşmazlıkların ticaret mahkemelerinin görev alanını oluşturduğunu kabul etmek gerekir. Bu genel kuralın yanında uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemenin yer aldığı metinde bu konu ile ilgili uyuşmazlığın açıkça ticaret mahkemelerinde çözüleceği öngörülmüş ise (örneğin İİK'nun 171/4) ya da yasa ile bu yasa kapsamındaki işlerin ticari dava sayılacağı öngörülmüş ise (1163 sayılı yasanın 99. maddesi vb. gibi) bu yasadan kaynaklanan davaların da ticaret mahkemelerinin görev alanında olduklarını kabul etmek gerekecektir.
Somut olaya gelince ; davadaki talep vakıfa ait defter ve belgelerin çalınması nedeniyle zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık TTK nun 4/2 maddesinde yer alan ve sayma sureti ile belirtilen konulardan kaynaklanmamaktadır.
Bu davanın Ticaret Mahkemelerinin görev alanında kabul edilebilmesi için TTK nun 4/1 maddesi uyarınca, davanın her iki tarafının da tacir olması ve işin tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Somut olayda davacının tacir olduğu tartışmasız olmakla birlikte, eldeki davanın ticari dava olması için davalınında da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. 6102 sayılı TTK nun 16/2 maddesine göre " ....(2) Devlet il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlası kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi
ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eli ile işletsinler kendileri tacir sayılmazlar .... " hükmü gereğince 4721 ve 5737 sayılı kanunlar ile kurulan ve kamu kurumu niteliğinde olan davalı ...'nın tacir sayılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın ticari dava olmadığı kabul edilmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağının belirtildiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle aynı yasanın HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/838, K. 2023/892, 22 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama