KÜNYE
- Mercii
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/75 Esas - 2024/573
Karar Metni
1.240 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2024/75 Esas
KARAR NO : 2024/573
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLLERİ : Av. ..... Av. .....
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2024
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
YAZIM TARİHİ : 03/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davacı şirkete bağlı oyuncular davalı şirketin yapımcılığını " ....." isimli sinema filminde rol aldığını ve gerçekleşen bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturalar düzenlendiğini, davalının bir kısım ödemeler yapmış ise de,
davacının bakiyesi 243.000,00 TL tutarındaki alacağı ödenmediğinden .....E. sayılı dosyası ile davacı alacağının davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığını ve davalının kendisine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz etmesi üzerine İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının açıldığını, dava açılmadan önce 6102 sayılı Yasa'nın 5/A. maddesi kapsamında ..... arabuluculuk bürosuna müracaat edildiğini, arabuluculuk son tutanağından davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, davacı ve davalının ticari defter,
kayıt ve belgeleri ile ilgili dönemlere ait BA-BS formlarının incelenmesi halinde davalının davacıya olan borcunu ödemediğinin belirleneceğini, davalının ve davacının 2023 yılı ile gerek görülmesi halinde önceki yıllara ait BA-BS formlarının gönderilmesi için, davacı yönünden ....., davalı yönünden ise ..... müzekkere yazılmasının talep edildiği, davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında takip konusu faturaların düzenlenmesini gerektirecek hiçbir husumet ve ticari ilişki bulunmadığını, huzurdaki davanın davacının sıfat yokluğu gözetilerek reddi gerektiğini, davacı her ne kadar "oyuncuların" sinema filminde rol aldığını ve bu kapsamda bir alacak hakkının olduğunu iddia etmekte ise de faturaya konu edilen alacakların takip yetkisinin davacı şirkete ait olmadığını,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla ticari ilişkinin sinema filminde rol alan oyuncuların alacaklarından kaynaklı olarak doğduğunu iddia eden davacı yanın huzurdaki davada sıfat yokluğu mevcut olduğundan dava takip yetkisi ve husumeti bulunmadığını, davacı tarafça ileri sürülen hususların soyut ve gerçek dışı olup reddi gerektirdiğini,
davacı her ne kadar taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunu ileri sürmüş ise de iş bu iddia ispattan uzak olduğunu ve faturaya dayalı takibe itirazın iptali ya da faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, davacı alacaklının düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini, HMK 200.
Maddesinde belirtilen deliller ile ispat edilmesi gerektiğinden, faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, davacının, davalı şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı,
işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğinden, davacı tarafça sunulan irsaliyeli faturada teslim eden ve teslim alan bölümlerinde isim ve imza bulunmadığını, kargo teslim belgesinde ve kargo şirketince gönderilen kayıtlarda bir teslimatın yapıldığı belirtilmiş ise de teslimatın içeriğine ilişkin bir açıklama yapılmadığını, teslim belgelerinde, teslimatın dava konusu mallara ilişkin olduğu hususu da tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulamadığını,
ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerektiğinden, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olan faturanın dayanağının da usulüne uygun olduğunu ispatlanmasının gerektiğini ve tüm hususlar değerlendirildiğinde, fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olmasının tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamayacağını, mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin,
eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” ......" denildiğinden; belirtilen Yargıtay kararları doğrultusunda, davacının öncelikle davalı şirket ile ticari ilişkisini, mevcut sözleşme şartlarını, mevcut sözleşme şartlarına uygun ifayı / faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar iş yapıldığını, yapılan işi eksiksiz ve tam olarak davalı şirkete teslim ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlamalı, faturayı dayanaklandırılarak,
faturaya yasal süresinde itiraz edilmediğini ve yazılı işin yapılarak davalıya teslim edildiğini ve faturanın kesinleştiğini göstermediğini, borcu ve taraflar arasındaki ilişkiyi kabul anlamına gelmediğinden fatura içeriğindeki alacak tutarları tek taraflı olarak fahiş miktarda düzenlendiğini, davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirket tarafından icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğunu, takipteki borcun tamamına, takibe, faiz oranına, işlemiş faizlere, ferilerine, ödeme emrine, takibin dayanağı belgeye, belge içeriğine, faturaya ve faize itiraz edildiğini,
davalı şirket ve davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenerek hazırlanacak bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine, davacı hakkında takibin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine; avukatlık ücretleri ile yargılama masraflarının karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
- .....E. sayılı dosyası, -Tarafa ticari defterleri, faturalar, -Bilirkişi raporu: -06/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraf ticari defterlerinin uyumlu olduğu, icra takip tarihi ile davacının davalıdan 243.000,00 TL alacaklı olduğu, dava tarihi ile davacının davalıdan 243.000,00 TL alacaklı olduğu, dava tarihi ve icra takip tarihi ile davalının davacıya 243.000,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL
Dava faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Hemen belirtmek gerekir ki, ...... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, taraflarca ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında hizmet sözleşmesi bulunduğunu dava konusu sinema filminde kendi şirketinin oyuncularının görev aldığını ancak bu ilişkiden doğan alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ile tarafların ticari defterlerinden davacının edimin ifa ettiği kabul edilmiştir.
Faturaya dayalı davacı alacağının 243.000,00 TL olduğu bilirkişi marifeti ile tarafların defterleri ile tespit edilmiş olup, davalının kendi ticari defterlerinde de davacıya 243.00,00TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davalının tebliğ edilen faturalara itiraz ettiğine ilişkin ispatı bulunmamaktadır.
Davacının davalı ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı taraf kayıtlarına göre HMK 222. madde hükmü de nazara alındığında, davacının davalı firmadan 243.000,00 TL TL alacağı bulunduğu, davacının icra takibi ile 243.000,00 TL asıl alacak talep ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne, alacak likit olmakla %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ..... · ¸e-imzalıdır. Hakim ..... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/75, K. 2024/573, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama