KÜNYE
T.C. Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/197 Esas - 2025/872
- Esas no
- 2025/197 Esas
- Karar no
- 2025/872
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/02/2025
- K.yazım tarihi
- 19/10/2025
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin, dava dışı... ile aralarındaki akit gereği ruhsatı...'e ait olan .. plakalı aracı kiralık olarak kullandığını, sözleşme gereğince aracın tüm bakım, onarım, harç vs giderlerinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili şirketin, .... plakalı ... marka aracı lokal boya işlemi için davalının iş yerine götürdüğünü ve taraflar arasında bir eser sözleşmesi kurulduğunu, sözleşme bedeli olarak davalıya ait ...
IBAN numaralı hesaba müvekkili tarafından 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin, araçta yaşadığı bazı problemler nedeniyle aracın detaylı eksper muayenesi için "...
Ekspertiz" servisine götürerek eksper raporu almış olup alınan raporda, "mikron değeri: 100/130, gözle görülen ezik ve çizikler mevcut ve sağ arka stop çatlak -aracın sağ tarafının renk tonu sol tarafa göre koyu uyuşmamazlık mevcut- tespit edilmiştir." denilmek suretiyle araç üzerinde yapılan lokal boya işleminin ayıplı olduğunu, ilgili ayıbın yüklenici tarafa bildirilmesi ancak yüklenici tarafça sorumluluk kabul edilmemesi sebebiyle, müvekkili tarafından Ankara Batı İcra Müdürlüğü ...
Esas numaralı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borcunun farkında olmasına rağmen, kötü niyetle borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, davalı- borçlunun Ankara Batı İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ve icra takibinin takip tarihindeki koşullarla devamına, davalı- borçlunun kötüniyetli olması nedeni ile icra dosyasındaki taleplerine uygun olarak davalı aleyhine asıl alacağın %20’ den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; öncelikle davacının iddialarını kabul etmediklerini belirtmekle birlikte davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını ve bu nedenle davanın reddi gerektiğini, zira, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu aracın sahibi dava dışı üçüncü şahıslar olduğunu, söz konusu aracın sağ arka ve ön çamurluk ile sağ arka kapıdaki çizik ve eziklerinin onarımı müvekkilinden talep edildiğini, müvekkilinin, aracın belirtilen kısımlardaki eziklerin düzeltilerek buralara rütuj veya kısmi boya yapılabileceğini belirtmişse de,
davacı taraf aracın zaten komple boyalı olduğunu ve belirtilen kısımların da komple boyanmasını talep ettiğini, davacının talebine istinaden belirtilen kısımlardaki eziklerin düzeltildiğini ve boyandığını, dava dilekçesinde bahsi geçen eksper raporundaki diğer çizikler, ezikler ile sağ arak stop çatlağı ile ilgili müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığını, araçtaki onarımın gerekiği gibi yapıldığını ve yapılan işlemde herhangi bir ayıp olmadığı gibi söz konusu iddiaların gizli ayıp olarak nitelendirilemeyeceğinin çok açık olduğunu,
eğer müvekkilinin onarımından sonra yeni çizikler veya ezikler oluşmuş ise bunun sorumluluğunun müvekkiline yüklenilemeyeceğinin izahtan yoksun olduğunu, davacının iddia ve taleplerinin gerçeğe ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, bir an için aksi kanaat hasıl olsa bile, alacak konusu ve alacak varsa bile miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, davacının iddialarının aksine davacı tarafın kötiniyetli olarak icra takibi başlattığını beyan ederek,
davacının gerçeğe aykırı ve ispattan yoksun olduğu kadar usul ve yasaya aykırı davasının reddine, davacıdan asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla ilamsız icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 04.09.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 10.09.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Eldeki davada, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmektedir. Mahkememizce, uyap sistemi üzerinden yapılan araştırma sonucunda davalının potansiyel mükellef kaydının gelir getirici kazanç olmaksızın potansiyel haiz mükellef kaydı olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davalı tacir değildir.
Eser sözleşmesine ilişkin hükümler TBK'nın 620 vedevamı maddelerinde düzenlendiğinden eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu bağlamda, eser sözleşmesinden kaynaklı doğan alacakların tespiti istemine ilişkin uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip e-imzalı Hakim e-imzalı
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/197, K. 2025/872, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama