KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2019
- T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2018/851 Esas - 2019/227
- Esas no
- 2018/851 Esas
- Karar no
- 2019/227
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 30/11/2018
- K.yazım tarihi
- 02/05/2019
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili.
26/06/2010 tarihinde, sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plakalı dorse aracı ile Ayaş yolunu takiben şehir merkezi istikametine seyir halindeyken ön ilerisinde kendisi gibi aynı yöne seyreden ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca en sağ şeritte arka sağ kısmından çarpması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... plakalı çekici sürücüsü ...'nun KTK'nın 84/4 maddesini ihlal ettiği için asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın ise kusurunun bulunmadığını, bu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını,
söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremez hale gelerek manevi açıdan mağdur olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın tazmini talebiyle Ankara ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava kapsamında müvekkilinin maluliyet durumunun tesip edildiğini, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafındna kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin kaza sonucu yaralanarak %34,2 nispetinde vücut çalışma gücünden kaybetmiş olması ve 2 ay süre ile geçici iş göremez hale gelmesi sebebiyle uğramış olduğu manevi zararın davalı yanca tazmini gerektiğini, müvekkilinin yaşamış olduğu ıstırabı tarif etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin yaşı, sosyal ve ekonomik durumu, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmayışının,
müvekkilinde oluşan iş gücü kaybı oranı ve tüm diğer faktörülerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin maruz kaldığı manevi elem ve acı karşılığı talep edilmekte olan manevi tazminat bedelinin , davalı sigorta şirketinin ekonomik şartlarına göre oldukça makul seviyede olduğunu beyan ederek,
fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ...'nın yaralanması sebebiyle uğramış olduğu manevi zarara istinaden 80.000,00 TL manevi tazminat bedelinin davalı sigorta şirketine ait ... numaralı Kasko Poliçesinde yer alan manevi tazminat klozundan temerrüt tarihi olan 23/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete ...
Maksimum Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında bedeni ve maddi zararlar için tefriksiz kaza başına Poliçe özel şartlarında ihtiyari mali mesuliyet teminatına manevi tazminat talepleri dahil edilmiş olup manevi tazminat teminatının poliçede belirtilen İMM teminatı ile kişi başına 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu,
müvekkili şirkete sigortalısı araç sürücüsüne kusur atfedilse dahi davacının yaralanmasında müterafik kusurunun mevcut olduğunu, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı yanın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin tazminat sorumluluğunun doğacağı düşünüldüğünde ise davacı yanın ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini beyan ederek, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın başta zamanaşımı olmak üzere itirazları doğrultusunda reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dava dosyası, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, davacının ekonomik ve sosyal durum tespiti, trafik tescil kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı manevi zararın kasko poliçesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
26/06/2010 tarihinde, dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plakalı dorse ile Ayaş yolunu takiben şehir merkezi istikametine seyir halindeyken ön ilerisinde aynı yöne seyreden dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca en sağ şeritte arka sağ kısmından çarpması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana gelmiş, davacı yaralanmıştır.
Davacı, ... plakalı aracın davalı tarafından kasko poliçesi ile sigortalanmış olmasına dayalı olarak yaralanması nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmaktadır.
Davalı sigorta şirketi tarafından zamanaşımı definde bulunularak, uzamış ceza zamanaşımı süresinin dahi dolmuş olduğu savunulmuştur.
Davacı tarafından daha evvel Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesi nin ... E sayılı dosyasında aynı kazaya dair maddi zararların tahsiline yönelik olarak ... Sigorta Aş ye 16/05/2011 tarihinde dava açılmıştır. Davacının maluliyet oranı 20/01/2012 tarihinde tespit edilmiş ve 04/10/2012 tarihinde verilen karar ile maddi zararların tahsiline karar verilmiştir.
Kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı BK.nun 41. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık, 2918 sayılı KTK.nun 109/1.maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/2 maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda kaza 26/06/2010 tarihinde gerçekleşmiş olup, iş bu dava 30/11/2018 tarihinde ikame edilmiştir. Davacı, kaza tarihi itibariyle faili öğrenmiş, zararı ise Ankara ..... Asliye Ticaret Mahkemesi nin ... E sayılı dosyasında alınan 20/01/2012 tarihli maluliyet raporu ile öğrenmiş durumdadır. Bu raporun öğrenilmesi ve dava sonucu verilen
04/10/2012 hüküm tarihi dikkate alındığında 2 yıllık sürenin çoktan dolmuş olduğu anlaşıldığından, davacı tarafından, maluliyetin öğrenildiği tarihten itibaren uzamış zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği savunulmuşsa da, failin ve zararın öğrenildiği tarih, 2 yıllık sürenin hesabında gözetileceğinden, davacının zamanaşımına uğramış taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/851, K. 2019/227, 2 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama