İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1036 K.2024/233

Ankara Batı

Esas2022/1036Karar2024/233Tarih7 Mart 2024Okuma11 dk · 2.189 kelime

KÜNYE

T.C.

Mercii
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
7 Mart 2024
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/1036 Esas - 2024/233
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.189 kelime·11 dk okuma·20 bölüm

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO

2022/1036 Esas

KARAR NO : 2024/233

HAKİM

KATİP

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

VEKİLİ

DAVA

Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/04/2021

KARAR TARİHİ: 07/03/2024

K. YAZIM TARİHİ: 18/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili ve davalı ... arasında yapılan, davalı ...’in ... A.Ş. nezdinde % 100 hissesi olan, ... adına tescilli ... plaka sayılı aracın tüm hissesinin 27.01.2009 tarihli adi yazılı sözleşme (protokol) ile davalı yanca müvekkili ...’a devredildiğini, anılan sözleşmede devre konu aracın işletilmesinden doğan ve doğacak kar ve zararın müvekkili alıcıya ait olduğu, müvekkilinin bundan böyle ...

A.Ş.’nin vermiş olduğu talimatlara uymayı kabul ve taahhüt ettiğinin yazılı olduğunu, 1. maddede yazılı sözleşmede yazılı devre konu aracın midibüs( minibüsten daha büyük, otobüsten daha küçük araç) ... Genel Müdürlüğünün tahsis ettiği servis hat/ya da güzergahlara bağlı olarak çalıştığını, bu araçların çalışma ruhsatları ve uygunluk belgelerinin ...

Genel Müdürlüğü Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından verildiğini, müvekkilinin anılan sözleşmeye göre davalı ile 364.500,00 TL bedel mukabilinde hisse devri için anlaştığını, müvekkilinin borcuna mahsuben, borcundan düşülmek üzere davalıya 10.000,00TL elden kapora, bir de Ankara Merkez plakalı ... plakalı ticari taksisinin satış bedelini verdiğini, müvekkiline ait ... plakalı ticari taksinin satıldığını, bedeli 176.500,00 TL'nin müvekkilinin borcuna yani satış bedeline mahsuben davalı tarafa ödendiğini, bu şekilde davalı tarafa 186.500,00.TL nakit para ödendiğini,

geri kalan borcun meblağının ödenmesi hususunda ise müvekkili ve davalının müvekkilinin ... plaka sayılı aracın işletmesi, çalıştırmasından elde edeceği kazancı, ciroyu, kar payından elde edilecek meblağı, aracın banka kredisi ile çekilip alınmış olması nedeniyle kredinin elde edilecek kazançtan müvekkilince ödenmesi hususunda karşılıklı mutabakata vardıklarını, yani müvekkilinin bakiye borcunun bitirilmesinin aracın müvekkili tarafından çalıştırılması sonucu elde edilecek gelirden aracın banka kredi borcunun müvekkili tarafından ödenmesi sonucu gerçekleştirileceğini,

müvekkilinin kredi borcunu kendi bakiye borcunu tamamlamak üzere üstlendiğini, aracın çalışıp kendi borcunu ödeyeceğini, aracın o anki kredi borcunun aylık 4.000,00.TL’den 36 ay olduğunu, müvekkiline anılan satış sözleşmesi gereği ... plaka sayılı araç davalı tarafça sadece 1 sene kullandırıldığını ve bu süre zarfında elde edilen kazançtan müvekkiline mazot masrafı vd. araç giderlerine karşılık sadece 10.000,00.TL ödediğini, ... plaka sayılı aracın o anki aylık gelirinin tahmini günlük 400.00.TL – 500.00.TL’den en az ortalama 12.000,00.TL olduğunu, müvekkiline aracın 1 sene kullandırıldığını ancak kar-kazanç payı verilmediğini,

... plaka sayılı aracın işletilmesinden elde edilen gelirin havuz sistemi gereği ...

A.Ş.’nin havuzuna aktarıldığını, müvekkiline para verilmediğini, oysa 27.01.2009 tarihli sözleşmede aracın işletilmesinden doğan ve doğacak kar ve zararın müvekkili alıcıya ait olduğu davalı satıcı ... tarafından müvekkiline açıkça taahhüt edildiğini, ...'in bu taahhüdüne uymadığını, müvekkiline verdiği aracı müvekkilinden geri aldığını ve tekrar kendi adına çalıştırmaya başladığını, aracın işletilmesinden kaynaklı parasını müvekkilinin ...’den talep edilmişse de ...'in şirketin yüklü tutarda kredi ve başka borçlarının olduğundan bahisle müvekkilinin talebini sürekli reddettiğini,

müvekkilinin 27.01.2009 tarihli araç hisse satışı sözleşmesinden davalıya az miktarda nakit borcu kaldığını, bunun 34.000,00.TL davalıya bakiye borcu kaldığını, hatta bunun 2.000,00.TL’sinin düşümü konusunda tarafların anlaştığını, buna göre davalıya 32.000,00.TL bakiye borcu kaldığını, davacının nakit borcu ödeyemeyince davalının öyleyse benim ... plaka sayılı araçtaki hissemi düşür dediğini, müvekkilinin ... plaka sayılı aracın % 100 hisseye sahip tam maliki olduğunu, 32.000,00.TL bakiye borç için tarafların karşılıklı anlaştıklarını ve şahit ... nezaretinde 01.02.2011 tarihli yeni bir protokol imzaladıklarını,

bu protokole göre davalı ...'in ...

A.Ş.'de bulunan ... plakalı araçtaki hissesinin % 75’ini müvekkili ...’a devrettiğini, müvekkilinin 32.000.00.TL borcuna karşılık ... plaka sayılı araçtaki müvekkilinin % 100 hissesinin, % 25 düşürülmek, % 75 hisse müvekkiline ait olmak üzere ... plakalı araçla kaim edildiğini, müvekkilinin hissesinin % 25 noksanla başka bir araca aktarıldığını, bu ikinci sözleşme yapılırken de müvekkilinin ... plaka sayılı aracın işletilmesinden hak ettiği bedel ve satış bedelinin, geçmişe yönelik hiçbir mali hakkı davalı yanca müvekkiline ödenmediğini, ... plaka sayılı aracın davalı yanca müvekkiline hiç teslim edilmediğini,

müvekkilinin bu aracı hiç işletemediği gibi, kazanç da elde edemediğini, davalının, müvekkiline aracı vermediği gibi aracın çalıştırılmasından doğan geliri de vermediğini, müvekkilinin kazanç kaybının sürdüğünü, 01.02.2011 tarihli protokolün üzerinden her ne kadar 10 yıllık süre geçtiği düşünülse bile zamanaşımı süresi geçmediğini, araçların çalışıp gelir elde ediyor olup, bu şekilde zarar işlemeye devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin geçmeyeceğini, dava açma süresi kısıtlaması olmayacağını, davalı ... ve diğer bir kısım şahıslar hakkında “ Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan Ankara Batı ...

Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... E. ...

K. sayılı ve 30.05.2019 günlü kararı ile 2010 – 2011 yılları arasında anılan eylemi işlemeleri nedeniyle mahkumiyet hükmü verildiğini, arabuluculuk faaliyetinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davanın kabulüne, fazlaya ait hak ve alacaklar saklı kalmak üzere müvekkilinin 27.01.2009 ve 01.02.2011 tarihli araç hisse satış sözleşmeleri gereği davalıya ödediği hisse satış bedelinin şimdilik 186.500.00.TL’sinin ve ... ve ... plakalı sayılı araçların işletilmesi,

çalıştırılması nedeniyle elde edilen ancak müvekkiline ödenmeyen gelir, ticari kazanç, kar payının şimdilik 20.000.00.TL’sinin, toplam 206.500.00.TL alacağın davalıdan araç hisse satış tarihleri olan 27.01.2009 ve 01.02.2011 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ( Kazanç, kar payı alacak talebimizin 6100 Sayılı HMK 107/1’e göre belirsiz alacak davası olarak açıldığının bilinmesine) yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle.

Davaya konu araçların Sincan- Ankara hattında toplu taşımacılık yapan araçlar olduğunu, 2007 yılına kadar Ankara- Sincan hattında ... olarak bilinen otobüslerle taşımacılık faaliyeti gerçekleştirildiğini, 2007 yılında bu otobüslerin faaliyetlerine Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından son verildiğini, yeni bir ihale açacağını ve bu ihalede iptal edilen özel halk otobüslerinde hak sahibi olan kişilere öncelik tanınacağının belirtildiğini, ancak Büyükşehir Belediyesi karşısında tek tek kişiler olmasını istemediğinden ihalenin tarafının bir şirket olmasını istediğini, bunun sonucunda hak sahibi olan 222 kişinin ...

Şti , ... Şti ve ... Şti'nin ihaleye girmiş ve hak sahipleri adına 222 araçlık Özel Halk otobüsü taşıma ihalesini aldığını ( 2008-2018 yılları arasında faaliyet göstermek üzere), bu şirketlerin kendi arasındaki dağılımının ise 116 tane ... şirketi, 96 tane ... Şirketi ve 10 tane araç da ...

Şirketinin olacak şekilde olduğunu, Toplu Taşımacılık İhalesinin açıklanan şekilde imzalandığını ancak bu kez ihaleye uygun araçların alınması gerektiğini, bu aşamada ihaleyi alan şirketin garantörlüğünde araç üzerinde hak sahibi olan kişilerin kendi adlarına yaklaşık 150.000'er TL kredi kullanarak araçları aldıklarını ve 2008 yılının sonunda ihale kapsamında taşımacılık faaliyetine başladıklarını, kredilerin hak sahipleri adına olduğundan dolayı araçları hak sahibi olan kişilerin kendi adlarına işlettiklerini, elde etmiş oldukları kazançtan da kredi borçlarını ödediklerini,

müvekkili ...'in hak sahibi olduğu ... plakalı aracı davacı yanın satın almak istediğini, bu amaçla tarafların bir araya geldiğini ve 27.01.2009 tarihli protokolü imzaladıklarını, bu protokole göre müvekkilinin hak sahibi olduğu ... plakalı aracın hak sahipliğini davacıya devrettiğini, davacının da kabulünde olduğu üzere aracı da fiilen davacıya teslim ettiğini, davacı yanın yaklaşık bir yıl kadar aracı kendisi çalıştırmasına rağmen protokolde yazılı olan banka kredi borçlarını ödemediğini, araçların kar elde edemediğini ve ihale sözleşmesinin tarafı olan ...

Şirketinin maddi sıkıntılarından dolayı sorun yaşadığını belirterek aracı tekrar müvekkiline iade ettiğini, aradan bir yıl kadar geçtikten sonra bu kez davacı yanın bu kez ... plakalı araca talip olduğunu, iki yıllık banka kredisinin müvekkilince ödenmiş olan ... plakalı aracın % 75 hissesinin kalan kredilerin davalı tarafça ödenmesi koşulu ile davacıya verildiğini, davacının bu aracı da bir süre çalıştırmasına rağmen banka kredilerini ödemediğini ve tekrar aracı bıraktığını, davacı tarafından müvekkiline yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığını,

kaldı ki satış bedelinin ne kadar olduğu konusunda taraflar arasında akdedilmiş iki protokolde de bir düzenleme yer almadığını, bu haliyle her iki protokolün de zorunlu unsurlarının eksik olduğunu, iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmede karşılıklı edimlerin ne olduğunun bulunmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin ediminin ne olduğu ( araç üzerindeki hak sahipliğinin devri) belirlenmiş iken davacının ediminin ne olduğunun belli olmadığını,

taraflar arasındaki protokol uyarınca davacı yanın ediminin aracın banka kredisinin ödenmesi olarak kabul edilmesi halinde ise davacının bankaya ödemiş olduğu herhangi bir kredi ödemesi bulunmadığının görüleceğini, unsurları eksik olan protokollere dayanan davayı kabul etmediklerini, davacı yanın delileri arasında herhangi bir ödeme belgesi bulunmadığını, yaptığını iddia ettiği 186.500,00 TL ödemeyi kabul etmediklerini, bunun yanı sıra davacının talepleri arasında yoksun kaldığı karın da talep edildiğini,

aracın satın alınması için ödediğini iddia ettiği paranın iadesinin talep edilmesi halinde araç üzerinde mülkiyet hakkı olmayacağından mahrum kaldığı karın talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, hukuken geçerli olmayan protokol (sözleşmeye) dayanan ve ödeme iddiası delille geçerli bir delil ile kanıtlanmayan davanın esastan reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...(bozma öncesi ...) esas sayılı dosyası, araç trafik tescil kayıtları, tarafların ticaret sicil ve vergi kayıtları, Türkiye ... Bankası, Türkiye ... Bankası, Türk ... Bankası kayıtları ile tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE

Dava, adi yazılı şekilde düzenlenen araç hisse satış sözleşmesinden kaynaklı ödediği bedelin ve ödenmeyen gelir ,ticari kazanç, kar payının tahsiline yönelik alacak istemine ilişkindir.

Mahkememizin 23/09/2021 tarih, 2021/327 esas 2021/684 karar sayılı kararı ile Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair görevsizlik kararı verilmiş, Ankara BAM 20. Hukuk Dairesinin 15/09/2022 tarih 2022/1270 esas 2022/1123 karar sayılı ilamı ile özetle. "Somut uyuşmazlıkta da ticari işletme niteliğindeki halk otobüsünün hat ve hisse devri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istenmektedir.

Ticari işletme hakkındaki maddi hukuk normları ile ilgili düzenlemeler de TTK.'nın 1. Kitabında yer almaktadır. Bu durumda ticari işletme devri sözleşmesinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklar, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari iş ve ticari dava sayılır. O halde ticari işletme devri sözleşmesi niteliğindeki dava konusu sözleşmeden kaynaklanan somut uyuşmazlığı görüp incelemeye de asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

Bu durum karşısında mahkemece işin esasının incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş", denilmekle mahkememiz kararı kaldırılmış, mahkememizde yeniden yargılamaya devam edilmiştir.

Kamu hukukuna dayanan kısıtlamalardan birisi olan, 2918 sayılı KTK’nın 24.12.2009 tarih ve 5942 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 20. maddesinin (d) bendinde: “tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılacağı; noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirlerin geçersiz olacağı;

satış ve devir işleminin, siciline işlenmek üzere üç işgünü içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu ile vergi dairesine bildirileceği, bu bildirimle birlikte alıcı adına trafik tescil işleminin gerçekleşmiş sayılacağı” belirtilmiştir.

Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması hâlinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır.

Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir. Trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin geçerliliği 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmasına bağlıdır. Burada sözü edilen resmi şekil, sözleşmenin noterde re'sen düzenleme şeklinde yapılmasıdır. Bu şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir.

Geçersiz sözleşmeler ise taraflar için hak ve borç doğurmazlar. Taraflar sadece birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebilirler. Taraflar ancak aldıklarını iade ile yükümlüdürler bu bağlamda satıcı taraf alıcıdan ancak aracın iadesini isteyebilir, aracın kaldığı dönem için kullanma bedeli, kira ecrimisil adı altında talepte bulunulamaz.

Alıcı taraf ise, sadece satış bedelini isteyebilir, Satış bedelinin satıcıda kaldığı süre için faiz isteyemez (Yargıtay 3. HD'nin 04.12.2014 t. 2014/7621 E. 2014/15846 K. sayılı kararı).

Asıl uyuşmazlık adi yazılı araç sözleşmesi kapsamında kapora bedeli ve satım bedeli ödenip ödenmediği, eğer ödenmiş ise bu bedelin iadesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Dava harici satım sözleşmesine dayalı ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi isteminden ibarettir. Bu durumda, davacı taraf, davaya konu paraların davaya konu araç bedeli olarak gönderildiği yolundaki iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür; buna bağlı olarak, davalı savunmasını ispat ile yükümlü olmayacaktır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık yönünden yapılan değerlendirmede. Davacı ve davalı ... arasında yapılan, davalı ...’in ...

A.Ş. nezdinde % 100 hissesi olan, ... adına tescilli ... plaka sayılı aracın tüm hissesi 27.01.2009 tarihli adi yazılı sözleşme ( protokol) ile davalı yanca müvekkil ...’a devredildiğini anılan sözleşmeye göre davalı ile 364’500.00.TL bedel mukabilinde hisse devri için anlaştıklarını, Bu bağlamda davacının borcuna mahsuben, borcundan düşülmek üzere davalıya 10’000.00.TL elden kapora, bir de Ankara Merkez plakalı ... plakalı ticari taksisinin satış bedelini ödediğini,

Davacıya ait ... plakalı ticari taksi satıldığı bedelinin 176’500.00.TL davacının borcuna yani satış bedeline mahsuben davalı tarafa ödenerek bu şekilde davalı tarafa 186’500.00.TL nakit para ödendiğini iddia ettiği fakat Bankalara yazılan müzekkere cevapları ve davacının dosyaya sunduğu deliller gözetilerek ödemenin yapıldığı hususu ispatlanamamıştır.

Davacının davalıya davaya konu araç bedeli olarak gönderildiği yönündeki iddiası davalıca kabul edilmemiş, tersine davacı tarafından müvekkile yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığını Kaldı ki satış bedelinin ne kadar olduğu konusunda taraflar arasında akdedilmiş iki protokolde de bir düzenleme yer almamaktadır.

Davacının ödemeyi ispatlayamadığından ve geçersiz sözleşmeye dayanarak mahrum kalınan kar alacağı da talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.526,51 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 3.098,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine ,

Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 995,59 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 32.975,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

5-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/03/2024

Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1036, K. 2024/233, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asliye Ticaret Mahkemesi
  4. Karar
  5. Türk Milleti Adına
  6. Esas No
  7. Karar No : 2024/233
  8. Hakim
  9. Katip
  10. Davacı
  11. Vekili
  12. Davalı
  13. Vekili
  14. Dava
  15. Dava Tarihi : 22/04/2021
  16. Karar Tarihi: 07/03/2024
  17. K. Yazım Tarihi: 18/03/2024
  18. Gereği Düşünüldü
  19. Dava
  20. Cevap
  21. Deliller
  22. Gerekçe
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1036
Karar No
2024/233
Tarih
7 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1036 K.2024/220
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1037 K.2024/215
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1037 K.2024/192
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1044 K.2024/192
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1045 K.2024/328
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1045 K.2024/385

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.